• 4937
    maçlarını uzun süredir takip etmiyordum. çünkü bu takımın maçını izleyince sinirlenmemek elde değil eğer bu takımı tutmuyorsanız. yok bu takımın taraftarıysanız ve azıcık karakteriniz varsa da yüzünüz kızarır. o yüzden maçı izlenecek bir takım değil. bugün bir hata yaptım ve 21 kasım 2020 gençlerbirliği fenerbahçe maçıni açmış bulundum ve yine rezillikleri görünce sinir oldum. diego perotti denen emek hırsızına, halil umut meler denilen organizma tarafından çalınan penaltı gerçekten iğrenç.
  • 4941
    öncelikle geçen sene lig başladığında şampiyonluk adayım fenerbahçeydi üzerine izlediğim müsabakalar, kadro mühendisliği ve kim ne derse desin vedat muriqi etkisiyle bu düşüncemin kesintisiz arkasındaydım fakat her zamanki gibi nasıl becerdilerse ilk yarı sonlarına doğru öyle bir tepetaklak oldularki üzerine bir de pandemi derken aynı bizim gibi ortadan ufalanarak kayboldular.

    bu sene fenerbahçe kağıt üstünde geçen sene ki fenerden çok daha iyi olduğunu kabul etmek lazım ama bu etki şimdilik sadece kağıt üzerinde kaldı. sahaya oyun olarak baktığımızda şu an tek sistemin kenar ortaları olması ve alternatif olarak henüz bir oyun planı belirlenemediğini görüyoruz. yani şu an orta kanalları kapandığında tek kurtarıcı sadece yetenekli ayakların ortaya çıkıp bir şeyler yapmasını beklemek olacaktır.bu bana çok tanıdık geldi, sadece 'bireysel yeteneklerle' maç kazanmak..

    bu size de tanıdık gelecektir çünkü biz bu şekilde son yıllarda çok kupa kaldırdık. türkiye ligini hiç bir zaman abartmamak lazım sisteme bile gerek kalmadan sadece bireysel yeteneklerle sezon sonu ipi göğüsleyebilirsiniz. örnek olarak alacağımız hangi ligte bunu sistemsiz başarabilirsiniz?

    premier lig deseniz adama gülerler, ispanyada real-barca hegamonyasını kırabilmek için simeone yıllarca ilmek ilmek oyun planı işledi, almanya dicem ama 'sistemin' belki de anavatanı sayılır, italyada son yılların ağır abisi juveyi indirebilmek için yıllarca süregelen farklı oyun planı çalışmaları bile maalesef fayda sağlamıyor diyeceğim odur ki bizim ligimizi çok gözümüzde büyütmeye gerek yok. dalga geçtiğimiz 3 aylar topçusu sofiane feghoulinin biraz gaza ayağını koymasıyla sen bu ligte şampiyon oluyorsun.

    buna dayanarak fenerbahçenin ise yaptığı bu sene ki en büyük doğru, kadro derinliğini gerçekten zirveye çıkarmasıdır. bugün o kadar eksiğe rağmen sahaya ideal bir ilk 11 çıkmaları yetmedi oyuna sonradan dahil olanlar ise bizim pazartesi oynacağımız kayseri müsabakasında takımın vazgeçilmezleri olurlar. bizim lig böyledir yetenekli ayakları sahaya koyduğun zaman üzerinde saatler harcaman gereken sistemlere ihtiyaç yoktur, bu adamlar bir şekilde skor tabelasını sana değiştirirler. bu arada bahsettiğimiz yetenekli adamların fiziksel olarak devamlılıkları da mevcuttur, bir maç oynayıp beş maç 'sakat'lanmazlar.

    feneri şu an durduracak tek etmen doğuştan gelen looserlık genleridir. bu yazıyı yazmak istememin en önemli nedeni eğer transfer dönemini verimli geçiremezsek bu kadroyla başarı hayaldir diyorum ve sonuna kadar da bunun arkasındayım. kadro derinliğini geçtim oynayanlar bile şu an galatasaray seviyesinde mi bunu sorgulamak lazım? zaten son 20 yıla bakarsak bazı zamanlar hariç hangi yılda bizim kadromuz fenerden daha iyiydi ki? diye de sorabilirsiniz hak veriyorum ama biz ya hep ya hiç sezonlarını oynadığımızdan bu senenin sahada az malzemeyle çok yemek çıkaracak bir sene olmadığı o kadar aşikar ki. ara transfer döneminde kaynak yaratabilmek için şimdiden çalışmalara başlayıp dersimizi iyi çalışmazsak bu işin sonu bellidir. fener olur, alanya olur, başakşehir olur bana farketmez sonuçta bizi bir takım mutlak geçecektir. bizim ana kadroya takviyeleri geçtim, klübeye de belli başlı dokunuşlar yapmamız gerek. fener bir maç kazandı yazılanlara bakta diyebilirsiniz ama konuya bu kadar sığ değil geniş çerçeveden bakmanızı isterim. bana kurtarıcı ömer bayram girip, diğer tarafta samatta oyuna dahil oluyorsa bu işte bir terslik vardır.