• 5437
    eğer yapı kredi anlaşması harcama limitini geçme cezasından yırtmasını sağladıysa; gene, bir defa daha, her zamanki gibi, türk futbolunun iyiye gitmesi için olan bir kuralı yok sayıp istismar eden kulüb.

    ilk önce eğri oturup doğru konuşalım. finansal bir borç alma işlemi harcama limiti kuralıyla ilgili bir konu değildir. zaten avrupada böyle olmadığını görecekler. elmaya armut denmektedir.

    ikinci olarak başkanın sahip olduğu bankadan yüksek miktarda borç alınması uefa tarafından hoş karşılanmayacak. paris saint germain’in arap sahiplerinin şirketlerinden sağladığı avantajlar ceza konusu olduysa bu hayli hayli olacaktır. şampiyon olsalar dahi cl’ye gidemeyecekler.

    üçüncü olarak şampiyon olmak zorundalar. bu da demektir ki sezonun ikinci yarısında hakemler ve masa oyunları yardımıyla çok hak yiyeceklerdir çünkü şampiyon olmak zorundalar. gene günahların takımı olacaklar. bir tarafta trabzon, beşiktaş, başakşehir ve galatasaray kamuoyu ve lobi gücü, öbür tarafta kayınpederi/dünürü fetodan tutuklu nihat özdemir ve borsaya kote kendi bankasından kendi takımına akıl almaz bir kredi veren artık şaftı dağılmış ali koç..

    dördüncü olarak bankalar birliğinin öncelik ettiği, devlet bankası ziraat bankasının verdiği ve diğer takımların aldığı kredi harcama limitlerini etkilemezken, ali koç başkanın ailesinin , borsaya açık bankası yapı kredinin verdiği çoook avantajlı kredi harcama limitini yükseltiyor. yukarıdaki cümle kendi içinde 3-5 tane mantık hatası barındırıyor.

    beşinci olarak bu kredi orta vadede fenerbahçeyi daha da dibe gömmüştür.
  • 5440
    3 temmuzda olan bitene rağmen ceza almamış bir kulübün, ülkemiz şartlarında daha basit görünen limit aşımı gibi bir konuda ceza almasını beklemek fazla iyimserlikti. her zamanki gibi ne yaparlarsa yapsınlar yanlarına kar kalmıştır. bu yüzden sinirlerinizi bozmanıza gerek yok.