• 12398
    fiziksel savaşın yanında psikolojik savaşı da çok iyi bilen adamdı. türkiye'nin en dokunulmaz adamını bile 30 dakikada maçtan attırabilmişti. benim hatırladığım melo'nun iki kırmızı kartı var. biri 150 milyonluk oğuzhan'ın iftirasıydı. tükürdü diye iftira atıp melo'yu attırdı. hakem tabi sözde tükürük olayında yerde düdüğünü arıyordu. görmediği bir olayda karar verdi. melo çok ama çok itiraz etti. sırf bu bile iddiayı çürütüyordu. çünkü melo bir şey yapsa itiraz etmez cezasına razı olur. keza diğer kırmızı kartında hayvan gibi kayıp arkasına bakmadan içeriye gitti. tabi o maç da beşiktaş'ı tek başına perişan etti. bir gol atıp, bir de gol sildirdi. 1-2 bitecek maçı 0-3 bitirdi. melo sert oynardı ama rakibi caydıracak, yıldıracak sertlikti bu. yoksa ayağa dalma, kafa atma manasında değil. psikolojik harbi iyi bilirdi. bu ülkede bunu en iyi o oynadı. galatasaray'da oynamasına rağmen bu kadar az kırmızı kart görmesi bunu ne kadar iyi yaptığını da gösteriyor. teknik analizi zaten çok yapıldı o yüzden o konulara girmiyorum ama oynadığı 4 sezonda çok iyiydi. 2015'te en zor dönemde bel fıtığı ameliyatı olup koşa koşa imdada yetişmişti. yürekli adamdı.
  • 12399
    2011/12 sezonunda hücuma verdiği katkıyı değil bir ön libero, hücuma dönük oynayan bir göbekmiş, box to box'mış falan verse yılın 11'ine en başta yazılır. 2010/11'de yaşadığımız dibe çöküşten kurtuluş ancak kulübede fatih terimle mümkündü. bunda çoğunluk hem fikirdi; ama sahada da bir melo lazımmış aslında sonradan anladık.

    sadece agresif değildi. bir ön libero olarak ne yapması gerekiyorsa eksiksiz yapardı. ek olarak isyan ederdi, takımı ve tribünü ateşlerdi, gol atardı vs.

    ayrıca; hala rakip takım taraftarlarının bir lord voldemort, bir darth vader muamelesi çekmesi de bence acayip zevkli. adını duyunca çıldıran milyonlar var ülkede şaka gibi.*
  • 12400
    türkiye liglerinin görüp görebileceği en iyi defansif orta saha oyuncusudur. psikolojik üstünlük, hırs, agresyon, tataraftarla duygusal temas kurmak ve benzerine sıkıştırılamayacak kadar iyi futbolcudur. yerden, havadan, uzun, kısa, iç, dış, ikiye bir, dribbling her türlü oynar. overclock edilmiş bir top kapma yeteneği vardır, hava topu vermemeyi ise onur meselesi yapar. melo gibisi bir daha zor gelir. bu adam hala futbol oynuyor. verebileceği çok şey varken takımdan ayrılmasına sebep olanlara ise ne desek az.
  • 12402
    performans olarak bakarsak melo bu lig tarihinin en iyi defansif orta sahası değildir. hatırlar mısınız bilmem ama melo bizim tribünler tarafından da ıslıklanmış bir oyuncudur. tabii ki bu sadece bir maç oldu. ama o ana kadar çok kötü oynadığı için bu oldu. yanı melo kampa geç gelir, geç form tutardı. bu bağlamda mesela atiba, mehmet aurelio melo'ya kıyasla çok daha istikrarlı oyunculardı. bu yazdıklarımın arkadasında olmak kaydı ile diyorum ki melo sadece bizim lig için değil dünyadaki 3 büyük lig hariç her lige fazla bir adamdır. ben kendisinin çok özel bir oyuncu olduğunu, yerinin real, barça, münih, city, psg olduğunu düşünüyorum. yerden havadan çok iyi, teknik, adam geçebilen, nispeten şutu olan, sert, güçlü, hızlı, zekı, yaratıcı bir orta sahaydı melo. yani melo'nun kendi potansiyeline ulaştığı bir maçı onun gibi oynayabilecek başka bir defansif orta saha bence gelmemiştir bu topraklara. bence melo nedenini tam açıklayamasam da potansiyeline ulaşamamış bir oyuncudur. melo galatasaray'ın da çok.uzerinde bir yetenekti bence.

    yanı bir kadro kursam sınırsız bütçem olsa ben o takıma melo'ya yine alırdım, o kadar diyeyim.

    kendisi performans olarak en iyi mıdır değil midir bilemem ama yetenek olarak bence tartışmasız bu lige gelen en iyi defansif orta sahadır.