• 12279
    dünya kupası çeyrek finalinde kendi kalesine gol atıp kırmızı kart görmeseydi bize yedirmezlerdi. brezilya'nın elenmesinde günah keçisiydi. dunga'nın elano üzerine kurguladığı acayip taktikleri unutulmuş, bütün suç melo'ya kalmıştı. bir de brezilya hücum oynar, estetik oynar, melo gibi defansif futbolcuların brezilye mili takımında işi yoktur gibi yorumlar yapılıyordu.

    bize gelip başarılı olmasaydı hala futbola devam edemezdi. etse de brezilya'da edemezdi. gerçek bir fırsat transferiydi. hem onun için hem bizim için.
  • 12280
    kendisi gittiğinden beri tek düşündüğüm şey orta sahaya bir melo daha almaktı ta ki bir arkadaşım beni aydınlatana kadar. melo 2009 yılında yani bonservis bedellerinin bu kadar uçmadığı 30m euroların dehşet para sayıldığı, rekorun 90m olduğu 2009 yılında 25m euro bonservis ödenmiş birisi. müthiş kariyerinin üzerine 1-2 sezon başarısız olduktan sonra gözden düşmüş ve yolu galatarayla kesişmiş.

    nasıl bir hagi daha gelmeyecekse sanırım bir melo daha gelmeyecek. gelir diyenler için şu örneği vereyim, en fazla 2 sene içinde poıgba'yı aldığımızı düşünün. bu ne kadar saçma geliyorsa 2009 yılında da melonun bize 2011de gelmesi o kadar saçmaydı. böyle şeyler 40 yılda bir olur. ben bu saatten sonra göremem ama umarım torunum olursa galatasaray orta sahasında melo gibi bir futbolcu görür.

    galatasaray'a gelmiş en büyük futbolculardan biri ve tartışmasız bir galatasaray efsanesi.
  • 12281
    canlı gözler ile izlediğim bizim formamızı giymiş en büyük topçudur kendisi. her türlü olumsuz şey kendisi için söyleyebilir ki kabul etmem*. çirkef, şovmen, paragöz vs, vs. hem oyun becerisi ile hem de psikolojik anlamda basını, rakibi, kendi arkadaşlarını, hatta rakip antrenörleri ve yöneticilerini en güzel şekilde bozuyordu. koşu mesafesi 10 km altında olmasına rağmen maçı izlerken insana hiç öyle gelmiyordu, gücünü de en verimli şekilde kullanıyordu. 2014-2015 sezonu şampiyonlar ligi faciası dışında adamın türkiye'de geçirdiği dönem olağanüstü bir dönemdi.

    yeni bir melo bulamayacağız ve bu durum ile barışık olmamız gerekiyor. son olarak hazır yaz ayındayız. bu adam her yaz hepimizi maymun ediyordu. gittisiyle kaldısıyla. melo'ya o konuda bende çok kırgınım ama o kadar. varolsun.
  • 12282
    kendisinin bize kattıklarını abartalım ama bize gelmesinde o kadar da abartılacak bir şey yok. evet 25 milyon euro, juventus'a transfer olduğu zaman büyük paraydı ama kendisine bu bedel ödenen her futbolcuyu da dünya yıldızı kategorisine sokmaz. melo'nun da öyle müthiş bir kariyeri filan yoktu. kendisine 25 ödenmeden sadece 1 sezon önce 8 m € bedelle "almeira" dan almış firoentina. juventus'ta yılın beklentileri karşılayamayanı seçilse de 2 sezon banko 11 oyuncusu olmuş. bu değerli ama melo'nun transfer olduğu juventus, bugünkü inter ve milan'dan hallice bir takımdı. yani a klasman bir takımın oyuncusu olmadı melo hiçbir zaman. bugünlerde 4.5 milyon €'ya sevilla'ya sattığımız fernando kariyer olarak, milli olamasa da melo'dan daha üstün mesela bence. melo'dan biraz daha yaşlı gelse de prime dönemi geçmişte kalmış bir adam olarak gelmedi. yani isim olarak melo kalibresinde de daha iyileri de galatasaray'a gelmiştir de gelir de. bize onun performansından izletecek birinin daha gelmesiyse zor evet. çünkü melo bayağı zirve performansına çıktı bizde ve extra olan bu oldu. kimi getirirsen getir gerçekleşmesi kolay olan bir şey değil bu.
  • 12283
    4.yıldızı taktığımız 2015 sezonu şampiyonluğumuzda iç sahada konyaspor maçı vardı hatırlayanlarınız vardır. aykut kocaman’ın kabız futbolı, kaleye gidemiyoruz bir türlü 11 kişi geride savunuyorlar. staddayım, dedim ki bu sene bitti bu iş herhalde bu kadarmış. moral çok bozuk.

    derken sahneye kim çıkar? topu öyle bir indirdi ki selçuk’un önüne selçuk’a da sadece kafayla topu içeri atmak kaldı. melo denince aklıma gelen en özel anlardan birisidir.. ateşi iyice harlamıştık o gün şampiyon olmak için.