• 21
    başarısız bulabilirsin.

    taktiklerini beğenmiyor olabilirsin.

    oyunu okuyamadığını, yaşlandığını düşünüyor olabilirsin.

    fakat sevmiyor olamazsın.

    fatih hocayı sevmeyen galatasaray taraftarı olduğunu düşünmüyorum.

    nedenine gelirsek,
    galatasaray denilince aklına gelen 3 isim say desek,
    ali sami yen
    metin oktay
    fatih terim
    gelir akla.

    ben galatasaray taraftarıyım.
    fakat ali sami yen'i, metin oktay'ı sevmiyorum.
    demek ne kadar mantıksız ise
    fatih terim'i sevmiyorum demekte o kadar mantıkszdır.
  • 22
    sevmeyen galatasaray taraftarı olamaz diyenler kaç yaşında bilmiyorum ama 50 yaş üstü tanıdığım çoğu galatasaray taraftarı fatih hocayı sevmez. futbolculuk döneminde şimdilerin arda turan'ı gibi bir figür kendisi. eskilerin sevmemesi de gayet normal.

    ben severim. bazen abarttığını, hele bu 4. dönemdeki performansından dolayı gitmesi gerektiğini düşünsem de severim. sevene ya da sevmeyene de sen taraftar değilsin, olamazsın demem. diyemem.
    burası galatasaray. diğer mecralarda alışıp buralara da taşımaya çalıştığınızı lider kültü, otoriter bakış burada sökmez.
  • 23
    bu tercihinde özgürdür ancak fatih terim sayesinde galatasaray'ın avrupa şampiyonluğu yaşadığını, armadaki 4 yıldızın neredeyse 2 tanesinin terim'e ait olduğunu da unutmaması gereken taraftardır. kısacası fatih terim yaşayan en büyük galatasaray efsanesidir. kişiliğini beğenmeyebilirsiniz ama sportif olarak yaşattıkları uğruna ölmeye değer diyesim geliyor.
  • 24
    2014-2017 arası sözlüğün kahir ekseriyetiydi.

    bırakalım bu 'fatih terim'i seven şudur, sevmeyen budur' yorumlarını. hepimiz konjonktüre göre konuşuyoruz işte. yarın fatih terim nihat özdemir ile birlikte basın toplantısı yapsın, milli takım için 'milli dava ayrıdır' diyerek şenol güneş'in yerine geçsin, yine bahsettiğim yıl aralığındaki yorumlar artar. sanki olmadı mı böyle bir şey?

    şenol güneş demişken, şenol hoca da trabzonspor ve bursaspor takımlarını çalıştırırken epey gözde bir isimdi burada. ne zaman beşiktaş ile anlaştı, o zaman karalanmaya başlandı. sebep olarak abuk subuk açıklamalar yapması söylenecektir, hak veririm de bazı eleştirilere. ancak şenol hoca hep böyle garip garip açıklamalar yapan bir insandı. çok revaçta açıklamalarından bir tanesi, 'istanbulun havası kirli, federasyonu kurullarıyla birlikte bursa'nın tertemiz havasıyla uludağ'da ağırlamak isterim' gibilerinden bir şeydi.

    veya trabzonspor - psv eşleşmesi sonrasında 'eindhoven sokaklarını gezdim, pislikten geçilmiyordu ama tutup da kameraya çekmedim' diye garip garip saçmalaması da mevcuttu, ama o zamanlar burada epey övülmekle meşgul olunduğu için hatırlanmaz.

    sonuç olarak kimse kimseyi yaftalamasın, rica ederim. herkes kendi fikrine saygı duyulmasını istiyor, fakat karşıdaki tarafa emrivaki yapmasını da biliyor. bunu bazen ben de yapıyorum, ama yapmamamız gerek.

    belki bir günah çıkarma entrysi oldu bu.
  • 25
    benim bakış açıma göre sevmemekte, hatta bunu apaçık belirtmekte özgür olan taraftardır. keşke bu tip taraftarın bu mecradaki temsilcileri sevmediklerini açık açık söyleseler. galatasaray sözlük'teki bazı yazarların fatih terim'i sevmedikleri, hatta ona karşı hasmani duygular besledikleri entrylerinde açıkça belli oluyor.

    benim hoşuma gitmeyen nokta bazı yazarların fatih terim'i seviyor ayağına yatıp;

    - ona iftiralar atmaları,
    - onun başarılarını değersizleştirmeye çalışmaları,
    - onunla her allah'ın günü çeşitli başlıklarda dalga geçmeleri
    - ve en sık gördüğüm de hocaya sallamak uğruna gerçekleri çarpıtıp hem akıl ve mantıkla hem de yer yer kendi yazdıklarıyla çelişmeleri.

    bu tip kişiler apaçık "ben bu adamı sevmiyorum, değersizleştirmek için de elimden geleni ardıma koymayacağım" deseler kendi adıma "hay hay" derim. bu kişiler böyle gizliden çabalara girdiklerinde bunun anlaşılmadığını mı sanıyorlar bilmiyorum ama kendilerini komik duruma düşürüyorlar.

    not: burada kast ettiğim terim'i eleştiren, terim gitsin diyen herkes değil tabii ki. bahsettiğim tipteki yazarlar hocayı performansı nedeniyle eleştiren yazarların (ki katılmasam da düşüncelerine sonuna kadar saygı duyarım) arasında kamufle olma çabasında, ama hem yazdıkları entrylerin içerikleriyle hem de üsluplarıyla kendilerini apaçık ele veriyorlar ve ortaya trajikomik bir tablo çıkıyor. yel kayadan ancak toz alır tabii, ne yaparlarsa yapsınlar hocaya zarar veremezler. verdikleri zarar aslında sadece kendilerine haberleri yok. bir gün anlarlar belki.

    not 2: fatih terim'i sevmeyip ama 2. paragrafta saydığım iftira, değersizleştirme ve dalga geçme gibi eylemleri gerçekleştirmeyenlere de kesinlikle hiçbir lafım yok. galatasaraylı olsa da kimse fatih terim'i sevmek zorunda değil, isteyen nefret de edebilir. ancak kimse hocaya karşı saydıklarım eylemleri gerçekleştirme hakkına sahip değil. bu fatih terim'in fatih terim olmasıyla alakalı bir durum değil insan olmasıyla alakalı bir durumdur.
  • 26
    üslubu beyan ayniyle insan diye bir söz var. fatih terim eleştirisi yaparken de bu eleştirinin temel dinamiği burada kendini ele veriyor. yakın olduğu siyasi çevre üzerinden zaten bir kesim tarafından mimli. bugünün olayı değil elbette, bu da yaşı en az benim kadar olanlar bilir. o çevreyi günahım kadar sevmesem de bundan dolayı fatih terim'e asla bakış açım değişmez. bu ülke insanının ideolojik yaklaşımları çeşit çeşit olsa da ideolojik yobazlık hepimizin ortak özelliği. itiraf etmemize de gerek bu arada.

    örneğin gedson için oynatma sözü verdi safsatasını gerçeklik kabul edip acımasızca sallayanlar oldu burada kendisine. saçma sapan iddialarla hareket edenlerin iyi niyetinden bahsedemezsiniz. "benim kişisel görüşüm, karışmazsın" savunması da kabul görmez, kusura bakma. gedson'u beğenmezsin saygı duyarım, ben inanılmaz beğeniyor ve potansiyelli görüyorum şahsen. fakat terim'in bana göre normalden öte olması gereken tercihi senin saçmalamana zemin oluşturamaz.

    emre akbaba olayına gelelim. fatih terim ısrarcı oldu, son üç maçta etkisi var. kimisi der ki kendisinde ısrarcı olmasaydık, kötü oyununa tahammül ettiğimiz bazı maçlarda puan kaydı da olmazdı. bilemiyorum, belki de öyle olurdu. fakat bunun tercihini yapacak olan iradeye sahip kişi terim'dir. sorun tam olarak burada başlıyor. terim bu tercihinden ötürü ihanetle suçlanıyor arkadaş. sokak röportajlarında gördüğümüz çomar refleksini, burada aklı başında kişilerden görüyoruz. üzücü olan da bu. peki aynı emre akbaba kalan maçları alırsa ne diyeceğiz? alamayabilir de. bu da bir nevi tercih, belki de kumar.

    işbu üslupsuz yakıştırmalardan ötürü fatih terim eleştirisi yapmaya kalkacakken ben de vazgeçiyorum. terim'in bundan sonra yapması gerekenler ile alakalı orhan uluca her şeyi anlattı. başkanlık olmasa da ben de kendisini, kendi tanımladığı özel bir pozisyonda, kulübeye de hocasını getirerek tribünde görmek istiyorum. bir sistem inşa etmesini istiyorum.
  • 28
    tuhaftır. rakip takım taraftarlarının gençliğini mahvetti bu adam, her gün sövmeleri normal de, sen nasıl sevmiyorsun. uefa kupası aldık, 4 yıldızımız var, kadıköy'de kupa aldık falan demeyi biliyorsunuz ama.

    sevmiyorsan bile saygı duymak zorundasın. saygısızlık yaparak hocanın başlığına türlü şeyler yazanlar var. istifa et, bırak diyebilirsin, futbolu, sonuçları beğenmeyebilirsin çok normal, kim ne diyebilir ? ama saygısızlık yaparak, haddi aşarak, nankörlük yaparak bunları demek, burası galatasaray sözlük ise diyemezsin arkadaş. ekşi değil burası.

    ali sami yen, metin oktay ve fatih terim çünkü. kime yazdığının farkına var önce.

    o yüzden moderasyon daha çok göreve. arada sızan fbjk taraftarları da olabilir tabii, buna da dikkat edilmesi lazım.
  • 29
    bu başlığa tekrardan yazma gereği duydum.

    nedenine gelirsek,

    fatih hocayı bir galatsaray taraftarı olarak seviyorum.
    fakat galatsaray taraftarı olmasaydım sevmezdim.
    nedeni ise çok basit.

    bizim tarihimizdeki en büyük başarılar fatih hoca sayesinde kazanılmıştır.

    galatasaraya en ufak katkı yapmış her insanı galatsaray taraftarının sevmesi gerekiyor.

    başka takımı tutsaydım fatih hocayı sevmezdim.

    bu çok basit bir mantık. neden insanlar inadına anlamak istemiyor, anlamıyorum.

    siyasi düşüncesini sevmiyor olabilirsiniz, karakterini sevmiyor olabilirsiniz, hatta oynattığı futbolu bile sevmiyor olabilirsiniz.

    fakat galatsaray taraftarıysanız size bu kadar başarılar kazandıran bir adamı sevmiyor olamazsınız.

    fenerbahçe taraftarların büyük çoğunluğu
    aziz yıldırım gibi bir adamı bile seviyorlar.

    fenerbahçe ve beşiktaş taraftarlarının en büyük hayalleri kendi fatih terimlerini yaratmak.

    bizim ise tek derdimiz kendi değerlerimizi yok etmek.

    biz böyle kendi değerlerimizi yok etmeye devam edersek ilerde bugünleri bile ararız.
  • 30
    2014 senesinde galatasaray taraftarının büyük bir kısmı bu tanımlamaya uyuyordu. ben o gün de seviyordum bugün de seviyorum. o gün kalsın istiyordum, bugün gitsin istiyorum daha doğrusu başkan olsun istiyorum. yani kişilerin fikirleri zamanla değişebilir. eskiden ölecek kadar sevdiğimiz insanlar bugün aklımıza bile gelmiyor olabilir. hayatın olağan akışına uygundur ve benim de bizzat tanıdığım 40 yıllık galatasaraylı olup fatih hocayı pek de sevmeyen taraftarlar vardır.
  • 31
    ben de bu kişilerden, hatta bu kişilerin önünde bayrak taşıyanlardan biriyim. herkes gibi kendimce sebeplerim var ama bu sebeplerin en başında, başka bir takımda devam etme ihtimali varken yıldırım demirören ittifakına sığınması gelir.

    ben fatih terim'in başka takımlar çalıştırmamış olmasına kızıyorum aslında. neden sadece galatasaray ve milli takım varmışçasına bir kariyer planı kurguladığını az biraz anlayabiliyorum ama elimde bu fikirlerimi destekleyebileceğim çok fazla veri yok. kızma sebebimse şu; mesela o kendisine tapılan fiorentina'ya gidebilirdi bu süreçte ve galatasaray, kendisine muhtaçmış gibi hissetmezdi o çok uzaklardayken. fatih terim italya'da mücadelesini sürdürürken ne mi olurdu? bir iki şampiyonluk az kazanırdık en fazla ama takım hala ayakta olurdu.

    milli takım teknik direktörlüğü nedir hepimiz az biraz biliyoruz. bolca cukka, az antrenman, yılda 10-15 maç izleme, az efor, az stres. yani milli takım teknik direktörlüğü ununu eleyip eleğini asmış ya da kendisini gösterme mecburiyeti olan düşük profilli kişilerin tercihidir. fatih terim bunlara uymuyordu ne yazık ki.

    fatih hoca'nın ilk milli takım tecrübesinden sonra takım çalıştırmadan geçirdiği bir dönem var mesela. sizce neyi bekliyordu bu süreçte? ben biliyorum ama yine bu konuda elimde güçlü veriler yok.

    son olarak;

    bizim taraftarımızdaki bu kafa devam ettiği sürece, kendisinden sonra gelecek olan teknik direktörlerde de "3. xy dönemi" gibi şeyler görebiliriz. fatih terim'i de yaşı 70'e yaklaşırken bir kez daha fiorentina kapılarında görmeyi ve kendisini desteklemeyi çok isterim bu arada. ben yalnızca galatasaray'ın başındayken sevmiyorum kendisini. fiorentina'yla sene sonunda anlaşırsa şayet kendisini yeniden sevmeye devam eebilirim.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!