• 771
    hocam bizi önceden dışarıdan karıştırırlardı. şimdi farklı şeyler oluyor. her istediğini yapan, transferin alasını yapan, ne yaparsan seni kimsenin önüne atmayan hep destekleyen yöneticilerimizi niye durup dururken itin köpeğin önüne atıyorsun. onlar sana diyorlar mı niye oyuncu değişikliğini gol yiyene kadar bekletiyorsun, bu takım niye bu kadar puan cetvelinde kötü durumda, niye şampiyonlar liginde 2 senedir rezil rüsva oluyoruz, niye doğru dürüst genç oyunculara şans vermiyorsun, niye bu takım ilk devre şut bile çekmekten, pozisyona girmekten bile aciz bila, bila, bila. hocam hani zengin çocukları vardır ya her istediği oldukça daha da şımarırlar aynı ona benzedi bu senin arda sevdan. bu sefer de istediğin oyuncak alınmasın ne olur ki elinde çok daha iyileri var. hocam her maç sahaya yeterli müdaheleyi yapamadığından biz diken üstünde maç izliyoruz. sen hala her maç sonrası yönetimle arda restleşmesi yaşıyorsun. valla çok büyük ayıp etmiş yönetim, bence artık saha içine de karışmalılar ve niye bu kadar sahaya konsantre olamıyorsun bir hesap sormalılar. hocam seni severiz ederiz ama şunu unutma ki bizim galatasaray sevdamız, arda sevdasından daha büyük. artık sende lütfen şu lafının gereğini yerine getir “asıl olan galatasaray,dır”. arda’nın yaptığı saygısızlıktır, gerçek bir galatasaraylıdır bunlara girmiyorum bile ne zamandır futbol oynamayan yaşını da almış bir oyuncudan bahsediyoruz. hocam daha önce de yazdım bırak arda’yı atalay’a bak, bırak arda’yı mustafa kapı’ya, süleyman luş’a bak. ben alt yapıda olsam valla üzülürüm bizi görmeyip top oynamayan arda’dan medet ummandan. hocam üzme bizi bütünlüğümüze zarar verecek lafları herkesin içinde, yönetimimizi de hedef alarak söyleme. bizim bizden başka dostumuz yok.
  • 772
    hocam sıfırdan kadro kuralım dedin kurduk. topçuların kralını getirdik. sezona başladık, futbol namına bir şey yok. liderden 10 puan fark yedik. ocak dedin. “ocağı bekleyin” dedin. “bekleriz ki biz zaten bayılırız beklemeye” dedik. yönetim sana 3 tane daha topçu getirdi. yine futbolda aman aman bi değişme yok. ee?

    hocam zannediyorum bu sezon mental olarak şampiyonluktan çok uzaktasın ve nasıl daha iyi oynarız diye düşünmeyi bırakıp bir arda’dır tutturdun gittin. ben şahsen arda’yı ilk sırf senle problem yaşadı diye karşıma aldım sevgili hocam. sırf senin gibi bir efsaneyi nasıl üzer diye nefret ettim. benim gibi milyonlarca taraftar var. yıllar geçtikçe artan bi kin besledik bu adama galatasaray taraftarı olarak. şimdi gelmişsin hiçbir şey olmamış gibi bağrına basıyorsun bu adamı ve böyle bi adam için geriyorsun bizi.
    başarısız olunca yönetime sarmayı ne zaman bırakacaksın?
    yönetim reddetmiş (ki bence haklılar) sonra geçip kameralar karşısında kaos oluşturacak açıklamalar yapıyorsun. amacın nedir hocam? zaten milletin derdi olmuşuz bir de sen ellerine koz veriyorsun. galatasaray’a zarar veriyorsun hocam. unutmamalısın ki seni sen yapan şey bu takım. yani galatasaray’ı sen galatasaray yapmadın. galatasaray seni fatih terim yaptı.

    kesinlikle yanlış şeylere odak olmuş durumdasın. şunu da belirtmek isterim ki bu sefer taraftar senin yanında değil. bizim tek isteğimiz bi teknik direktör olarak takıma taş gibi futbol oynatman ama maalesef sayenizde avrupa’da averaj takımı olduk ve 2,5 yıldır gözlerimiz kanıyor takımı izlerken.

    bizim derdimiz futbol olmuş senin ki arda. biz diyoruz sivas'tan 10 puan fark yemişiz ne ardası sen diyorsun yönetim haber sızdırmış.
  • 773
    hocam, maç sonu açıklamalarını yazılı metne bakarak okuma aklından geçeni direkt söyle. böyle olunca komik oluyor.

    ayrıca maç içinde tepkilerine daha doğrusu tepkisizliğine bakınca o metinleri maç oynanırken kulübede mi yazıyorsun diye düşünmüyor değilim. galatasaray futbol takımı 75. dakikaya kadar oyuncu değiştiremez diye bir ayet mi var canım hocam?
  • 776
    sevgili hocam;

    arda turan konusundaki ısrarınızın sebebini çok merak ediyorum. ben galatasaray'ın menfaatlerini düşünen bir insanım. arda'nın, galatasaray'a en ufak bir katkısı olacağını düşünsem gelsin derim de arda'nın futbol oynamaya mecali yok. arda'nın mecali olmasa bile hataları olmasa bu taraftar onu kabul ederdi ya da hataları olacaktı ama atletico madrid'deki arda olacaktı. şuan çıkan sesler, acı ama gerçek, o zaman çıkmazdı. bu peri masalı yaratma çabasına ne sizin, ne de galatasaray'ın ihtiyacı var iken bu ısrar neden? hadi ısrar ettiniz ve yönetim ile ters düştünüz. hadi yönetim de hata yaptı ve bunu basına sızdırdı diyelim. bakalım ne kadar galatasaraylı'sın hocam? sırf egonuz yüzünden takımı yarı yolda bırakacak mısınız çok merak ediyorum. ünal aysal ile olan ayrılığınızda hatayı eşit paylaştırıyordum ama burada ayrılırsanız suç tamamen sizde olacak. bunu da sizi çok seven biri olarak söylüyorum. gelin eteğinizdeki taşı dökün ve son 2 haftayı unutun. önümüzdeki maçlara odaklanalım.

    saygılar.
  • 778
    saygıdeğer hocam;
    taraftar olarak sana koşulsuz destek verdik. üstelik tüpçü’nün dümen suyuna girmene rağmen. kebapçı olayında firesiz yanında olduk. sizi hedef alan yalı çocuğu’nun sesini kestik. bütün bunları sen galatasaraylı olduğun için yaptık. desteğimiz koşulsuzdu ve hala koşulsuz.

    mustafa cengiz yönetimi de tıpkı taraftarlar gibi size koşulsuz destek verdi. belki yeterince hissedemediğin bir özelliği var mustafa cengiz’in. tıpkı taraftarlar gibi hissediyor, taraftarlar gibi düşünüyor ve başkandan çok taraftar mantığıyla hareket ediyor. bu da onun taraftar nabzını mükemmel şekilde tutmasını sağlıyor.

    arda turan olayında da başkan mustafa cengiz taraftarın nabzını çok iyi tutmuştur. çok iyi anlamıştır ki taraftarın ezici bir çoğunluğu arda’ya karşı. kendisi de taraftar olduğundan arda’ya karşı olmuştur. sizin arda konusundaki tutumunuz doğru değil. bir kısım taraftarlar sizi çok sevdiğinden arda konusunda bocaladı. neler oluyor diye anlamaya çalıştı ama hiç kimse anlayamadı. arda konusunda ileri sürdüğünüz argümanlar taraftarı ikna etmedi. 2,5 yıldır futbol oynamayan, gece kulüplerinde olaylar, hastanede silahlar ile anılan arda’yı neden istediğin anlaşılamadı hocam.

    yönetim de taraftar da senin arkanda ve hala da öyle. bak ultraaslan bile ne diyor. “arda’yı istemiyoruz ama alınırsa da mecburen destekleyeceğiz.” o açıklamanın tercümesi budur.

    ali koç gibi bir rakibimiz (ona göre düşman) varken bizim birbirimizle uğraşmamız, hele arda yüzünden kaosa sürüklenmemiz akıl karı mı?

    bence mustafa cengiz ve yönetimiyle en kısa sürede kenetlenmeniz ve arda konusunu aşmanız gerekir. aklın yolu birdir ve başka da yol yoktur.

    sizi de yönetimi de destekleyen birisi olarak söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. mektubuma son verirken selam eder büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden ....:)
  • 779
    baba...

    ben 1989 doğumluyum. gözümü biraz açıp da televizyonda gördüğüm şeyleri idrak edebildiğim yaşlarda her maça 1-0 önde başlayan, her sene şampiyon olan bir galatasaray vardı. sayende çok keyifli bir çocukluk geçirdik*. uefa kupası'nın anlamını yaşı bizden büyükler daha iyi anlasa da bize bir avrupa kupası gösterdin. artık ne haliniz varsa görün pankartının asıldığı, bir iki takviyeyle şampiyonlar ligi almanın hesaplandığı, tribünlerin kal bu sene kal bu sene alınacak çok kupa var seninle diye inlediği ortamda kalktın italyalara gittin...

    iki sene sonra şampiyon takımın hocasını koltuğundan ederek geri geldin. candan erçetin'in elbette şarkısıyla karşıladık seni. yavaş yavaş aklımızın ermeye başladığı zamanlardı. 6 kasım 2002 akşamı yerin dibine batası inadın tuttu, ceyhun-yusuf orta sahada cirit atarken ben taktiği bozmam dedin, 6 tane yedik. çıktın tüm suç benim dedin, sineye çektik. o sezonu bizden alıp beşiktaş'a verdiler, birşey diyemedik... ertesi sezon sıçtık batırdık, bana tamas'ı sorma dedin sormadık. sezonun bittiği yerde yeni bir başkan, yeni bir yönetim, belki yeni bir hoca dedin gittin. olimpiyat stadına bir kere daha lanet ettik...

    milli takımın başına geçtin. sana savaş açtılar. arkadan camia varken laf edemeyenler ağzına sakız ettiler. dünya kupası kaçınca üzerine çullandılar, euro 2008'de yarı final görünce sus pus oldular, saha içi olmayınca saha dışından yine saldırdılar. el altından dünyaları götüren adamlar meclis kürsülerinde senin maaşını konu etti. aleyhinde propagandalar aldı yürüdü.

    sen de biz de dibe vurmuşken birbirimize sarıldık 2011 yazında. normal olmayan sezonda iki kere şampiyon oldun, onların sahasında şampiyon oldun, zevk için sahalarında kupa kaldırdın. ertesi sene oraya bile bırakmadan şampiyon olarak çıktın oraya. avrupa avrupa duy sesimiziyi hatırlattın orta yaşlı ingilizlere. burnundan kıl aldırmayan mourinho'ya 20 dakika defans yaptırdın. yeni sezon başladı, az biraz sallantıdaydık ama nasılsa başımızda fatih terim var dedik. üç beş zibidinin gazına geldin, eleman aşağı eleman yukarı diye diye kar tanesi çığ oldu altında kaldık. gittin bir sene dövüştüğün adamla kol kola girdin, kader ortağım diye gülümsedin. bir kör bıçak içimizi deldi geçti görmedin...

    aylar günler geçti. kader ortağın sana yapacağını yaptı, yine ortada kaldın. bizim inatçı hırvat medyayla ters düşünce kuyusu kazılmaya başlanmıştı. bir gece çıktın nerede kalmıştık dedin, ortalık bayram yerine döndü. kimimiz herşeyi o an unuttu, kimimiz biraz mesafeli durdu, bazımız belki bir tık daha fazla... "kader ortağına" laf sokayım diye sizin hiç ihanete uğradığınızı hissettiğiniz oldu mu diye sordun, kabuk bağlamış yaralarımızı yine kanattın. ama sineye çektik.

    bu seferki çok farklı olacak dedin, ligden düşmüş takıma kaybedilen deplasman dönüşü taraftar meşalelerle karşıladı havaalanında. bir izmir akşamında alayını arkadan bıraktın yine. kimileri için zaten sen nerede kalmıştık dediğinde bitmişti aslında herşey. ertesi sezon dört bir taraftan saldırdılar, osuruktan cezalar, karalama kampanyaları, rakibin rakiplerinin attığı iptal edilen goller, aleyhimize uydurma penaltılar, çıkıp birilerini şampiyon ilan eden cumhurbaşkanı... eksi bilmemkaç derecede oynatılan bir deplasmandan sonra onlar ellerini avuştururken çıktın 8 de kapanır 18 de dedin. en çok inananlar bile son hafta sivas deplasmanında biten senaryolar yaparken sivas deplasmanı formalite maçına dönmüştü bile...

    bu sezona başladık, yarısına geldik. top oynadık mı, oynamadık. avrupa'da rezil olduk mu, olduk. sezon için umut var mı, o da yok...

    senin canın sağolsun...

    baba parasından başka başarısı olmayan şımarık bir zengin aile çocuğu, kulübünü temsilen federasyon başkanlığı yapan bir zat, emrindeki hakemler, kurullar. iflas etmiş, bitmiş de okeye dönen, her fırsatta alakalı alakasız ağlayan bir rakip ve satın alınmış medyası. yaralı bir hayvan gibi saldırırken seninle birlikte savaştık hepsine karşı. savaşmaya devam ediyoruz. savaşmaya devam da ederiz.

    sen şimdi kalktın ciğeri beş para etmez bir serseri uğruna cephe değiştirmeye çalışıyorsun. 30 milyonluk koca bir orduyu yine yüzüstü bırakmaya yelteniyorsun. sen geldiğinden beri kaçacak diye tempo tutan, içinden de bildiği tüm duaları eden itin köpeğin duasını gerçekleştirmeye çalışıyorsun. o günden beri kaçabilecek kim varsa kaçtı, yerine gelenlerin de alayını kaçırtırız sen olduktan sonra...

    top, tank, tüfek, tweet ne varsa serbest dedin. bu lafın muhataplarından birini koynumuza sokmak için mi tüm bu çaba? 6 ay önce çaldırdığın yaz dostum'u ne çabuk unuttun? yalandan bir el öpmeye tav olacak kadar mı ufak senin imparatorluğun?

    bizimki de can. sevdadandır dedik sineye çektik ama yeter.

    bizimki de can...

    yeter...
  • 780
    sayın hocam,
    arda konusundaki düşüncelerinize saygı duymakla birlikte bu arda ısrarınızın arda'yı da taraftarın gözünde daha kötü gösterdiğini bilmenizi isterim. kendisinin varlığı kulübü ve taraftarı bölmeye doğru gidiyor. açık konuşuyorum yaprak dökümü kitabında ferhunde karakteri ne sonuçlar doğurmuşsa benzerini de arda göstermek üzere. arda benim için artık yaprak dökümü'ndeki ferhunde karakteriyle aynıdır.

    sayın hocam,
    ne güzel emre taşdemir'i oynayamıyor takımda, oynasın diye kiraladık. oynadıkça güçlenecektir ve bu girişim oldukça da yararlı olacaktır. arda ne zamandır oynamıyor. oynadığı son zamanlarda iyi de oynamadı. ortada bitmiş bir arda var. takıma alacağız da ne olacak? iyi olan oyuncuları kesip yerine zorla arda'yı mı monte edeceksin? arda torpil olmadıkça bu takımda oynayamaz. oynamamalı da. taraftarın size olan inancını bozmayın lütfen. hocam madem arda'yı çok istiyorsun sürekli oynayabileceği bir takıma gitmesine aracılık et. 5 ay başka bir takımda oynasın futbolunu göstersin. arda'yı almadan emre taşdemir taktiği uygula. yaz transfer döneminde* oynamış ve hazır olan bir arda transfer edilirse bugünkü kadar tepki olmayacaktır. bugün arda'nın istenmemesinin büyük çoğunluğu arda'nın futbolculuğunun bitmiş olduğuna inanılması. diğer çoğunluk ise arda'nın geçmişinden dolayı istemiyor. dediğin gibi hocam insanlar hata yapar ve pişman olan ikinci şansı hak eder. buna pek bir şey diyen olmaz ama futbolu unutmuş ve bitmiş bir arda için taraftarın tahammülü yok. arda 2019-2020 sezonunun ikinci yarısında bir takımda sakatlanmadan sürekli ve iyi bir performans göstererek oynar o zaman yazın ortam daha müsait olur. arda'yı şimdi takıma zorla sokmaya çalışmak arda'ya da zarar verecek.

    geçmişini bir kenara koyarsak futbol hali bakımından arda'nın benzeri başka bir futbolcuyu düşünün. taraftar onu da istemez. x isimli bir futbolcu 1 yıldır oynamamış ve arada oynadığında da hep sakatlanmış ve futbol olarak hiçbir şey vermemiş, yaşlı. futbolu bitirmiş. ister miydin? kimse istemez. arda'yı istiyorsan al sabri sarıoğlu'nu da hocam. o da arda kadar oynamadı.

    özetle; arda bizde oynayamayacak konumda. şampiyonluk peşindeysek kendisini kazanacağız diye kayıplar yaşamayalım. gitsin herhangi bir takımda sürekli oynasın. form ve güç kazansın. o zaman yazın bu kadar tepki olmaz kendisi için.

    bana sorarsan arda artık hiç gelmesin. galatasaraylılık derken biz hep ne deriz? "sizi buraya getiren yeteneğiniz, burada tutacak olan ise karakterinizdir."

    ne taraftarın kalbini kırın ne de arda'yı ferhunde yapın. rica ediyorum.
  • 781
    --- alıntı ---

    yok mu senin insafın yok mu
    bir güler yüzün çok mu
    dağ mısın taş mısın

    uzak mı bu eda bu hal tuzak mı
    hak mısın bana yasak mı
    dost musun düşman mısın

    iki gözüm seneler geçiyor
    gönül ektiğini biçiyor
    bir selam lütfet bu ne çok hasret
    gel barışalım artık

    canözüm bahar geldi
    dalları kiraz bastı
    yedikat eller yakınım oldu
    gel kavuşalım artık

    --- alıntı ---

    3 yıl kadar önce sosyal medyada sizin için yapılmış bir videodaki şarkının sözleri bunlar hocam. beraber geçiriyor olduğumuz bu son dönemimiz, eskisinden daha hırslı şekilde, gerçek olamasa da hayallerin peşinden gidildiği dönem olmalı.

    ayrı geçirdiğimiz yıllar ne bizim için ne de sizin için iyi oldu. henüz düşmedik, düşersek de eğer galatasaray yerde kalmaz, hep beraber kalkarız evelallah. bunu bize siz öğrettiniz.

    galatasaray dünyanın en güzel şeyi hocam. siz de onu güzel yapan etkenlerden birisiniz. siz varsanız “galatasaray’ı bizden daha fazla düşünen biri var” demektir. iyi ki varsınız.
  • 782
    değerli hocam merhaba;
    hem öz dayım, hem de babamın rahmetli dayısı beşiktaşlı oldukları için beni beşiktaşlı yapmak için çok uğraşmışlar ben küçükken. formalar almışlar, bayraklar almışlar vs. ben birazcık aklım ermeye başlayınca (1998 gibi) hemen galatasaraylı olmuşum, babamdan da feyz alarak. senin 4 sene üst üste şampiyon yapıp, sonunda da uefa kupası'nı kazandığın takımı izleyerek futbolu sevmişim. o zamandan bu yana ne zaman takımın başına gelsen, bir önceki gidişin içimizi acıtsa da sana bir çok renktaşım gibi kucak açmışım. çevremde bizim takıma düşman herkesi karşıma alarak gözlerimden ateş çıkarcasına seni savunmuşum. tff senin ağzından bir söz çıksın da ceza verelim diye beklerken sen diline hakim olamamışsın ceza almışsın, savunmuşum. cezan bitmiş tribünden boğazım patlarcasına "imparator" diye bağırmışım.
    sana ne kadar güveniyoruz hocam açıklayayım mı? 3. döneminde şampiyonlar liginde de ligde de fırtına gibi eserken bir tezahürat yankılanıyordu tribünlerde. "selçuk inan, sneijder'iyle, ileride burak yılmazla, sağ tarafta altıntopla, sevsin sizi didier drogba" diye. 4. dönem için takımın başına geldiğinizde, hatta geçen sene 2018-2019 sezonunda takım "yine" top oynamazken o tezahuratı biz stada giderken, metrodan indikten sonra "fatih terim, fatih terimle, ileride fatih terimle, sağ tarafta fatih terim, sevsin sizi fatih terim" diye söyledik. niye? çünkü sana çok güveniyorduk hocam. vardır bir bildiği diyorduk. takıma gelen sorunlu her oyuncuyu "olsun, fatih hoca adam eder" diye sineye çekiyorduk. ki bu sene taraftarın belki de emre mor'dan beklenti duymasının tek sebebi sendin.
    kusura bakma hocam ama itiraf da etmek lazım. hani diyorsun ya benim hayallerim dünyadan büyük diye. hocam hayallerin gibi egonuz da dünyadan büyük ne yazık ki. taraftarın sevdiği, döneminde çok büyük güven duyduğu ikinci başkanla da ters düştün. takım 2. devre çıkışa geçsin, farkı kapatsın da şampiyon olsun diye dualar ederken, ümit beslerken sen 23 ocak 2020 galatasaray çaykur rizespor maçısonrası ortalığı yangın yerine çevirdin.
    hocam, geçtiğimiz sene stadımızda oynadığımız maçlar öncesi 55000 mermiye ihtiyacım var dediniz, koşa koşa geldik. 75.dakikaya kadar oyuncu değiştirmeme hastalığını yakalandınız, olsun geçer dedik ses etmedik. tff başkanına ayrı, yalı çocuğuna ayrı cephede savaş vermeye başladık, olsun başımızda ne de olsa imparator var dedik gıkımızı çıkarmadık.
    ama hocam olmadı. bu hiç olmadı. fiorentina'ya giderken, 2014 senesinde bizi bırakırken kalplerimizde açtığın yaralar yine kanamaya başladı. insan en çok sevdiğinin yaptığı hareketlerden etkilenir ya, etkilendik hocam. üstelik de babası yaşındaki gazeteciye uçakta saldırmış, takım arkadaşının idmanda kanını akıtmış, evli birinin eşine sarkmış, kocasına silah çekmiş, uluslar arası arenada hakeme krampon fırlatmış, ligimizde yan hakemin yakasına yapışmış ve aylardır doğru dürüst top oynamayan, senin kuyunu kazmış bir "adam" için bunu yaptın ya, kahrolduk. adımız fatih terim düşmanına çıktı sözlükte.
    hocam "başarılar gelir geçer asaletin bize yeter" diyoruz biz tribünlerde. hocam şu arda konusunda asil bir duruş bekledik biz senden. bu sene başarı gelecekse elbette başımız üzerinde yeri var gelsin, ama gelmeyecekse de devre arasında verilen kararlarla asaletimizi yitirmeyelim diye düşündük.
    olmadı hocam. üzdün bizi, bir adet eski evladın için sen gün itibariyle bir çok evladını üzdün. ikinci devre ayağımıza taş değmesin derken sen koca bir kayayı yolun ortasına bıraktın. çok üzgünüm sinyore, çok üzgünüm değerli imparatorum.
  • 783
    hocam geldiğinden beri içeriden bilgi sızdırılıyor, yapmayın, isim isim ifşalarım dedin. dün ifşalayınca ortalık yangın yeri oldu. kulüp başkanı teknik direktörüyle olan bütün görüşmesini anı anına başkalarına iletir mi?

    hocanın hataları elbette var ama bu son olay hocanın hatası değil. bütün bilgileri sızdıran hatalı değil de, bilgiler sızdırılıyor diyen mi hatalı?
  • 784
    valla hocam, ben sana açık söyleyeyim. köstebek şu bu falan bunlarda haklısın, desteklerim de savunurum da. eleman falan diyenlere bakma, gelip prandelli gibi çalışırsan eleman olursun, senin gibi değil.

    fakat, her şeyin öncesinde şu takıma top oynatman lazım. şu takım sezon başından beri en azından istekli top oynasa, şampiyonluk potasında olsa falan kimse gelip sana laf edemez, hatta o zaman arda'yı getirmek istesen herkes tamam getir der emin ol.

    ama sen takıma top oynatmıyorsan, biraz da isteklerini tartacaksın hocam. yapacak bir şey yok. rica ediyorum saha içine bi odaklan. saha içini çözdüğünde devamı gelir zaten. rica ediyorum.
  • 785
    merhabalar hocam,

    şu kendince inanılmaz alt metin içeren, bizi saatlerce düşündürdüğünü sandığın açıklamalarından fırsat bulursan eğer, bu arda turan isimli vatandaşın bayram değil seyran değil neye güvenerek şampiyonluğun en önemli adaylarından başakşehir ile olan sözleşmesini haftalar öncesinden feshedip, evde tuzlu fıstık ve kola eşliğinde tv izleyerek galatasaray'a geleceği günü beklediğini açıklarsan sevinirim. bu adamın arkadaşları, eski başkanı, eski hocası, basındaki dostları, menajeri nasıl cesaret alıp bizim kulübümüzün adını ağızlarına alıyor gerçekten inanılmaz günler geçiriyoruz. eminim sende bunların bir cevabı vardır.

    önümüzdeki tablodan anladığım kadarıyla yönetimin zerre kadar fikri yok arda turan süreci ile ilgili. taraftar zaten anlamadı neyin kafasını yaşadığımızı. bir sen bir de anlamsız açıklamaların var bu sürece omuz atan. çık bir açıkla evine mi geldi, yalvardı mı, yere mi yattı, geldiğinde yanında birileri daha mı vardı? birisi seni tehdit mi etti? ne oldu da sana küfreden, kuyunu kazan adamı ciğerimize sokmak için tüm dünyayı karşına alacak kadar ikna oldun? bu vatandaşın altyapıdan çıktığını sana bir ay önce mi söylediler? anlat ki bizim kafamızdaki soru işaretleri de dağılsın. yok öyle 30 milyon taraftarın arkasından plan yapıp dayatmak! köstebek var deyip kulübün ortasına ateş atınca bu sorular cevap bulmuyor sayın hocam. elimizde bir tane kıymetsiz haberler uçuran köstebek varsa, bir tane de milyonları hiçe sayıp kendi keyfi için kulübün tüm mekanikleriyle oynayan, kimseden habersiz planlar yapan bir hocamız var. bilmiyorum hangisi daha zararlı galatasarayımız için. sen de çık açıkla. açıkla ki biz de bilelim, yönetim de bilsin neye güvenerek bu arda'nın haftalar öncesinden kulübünden ayrıldığını.

    saygılar.
  • 786
    karakteri beş para etmez bir adam için takımı bu hale soktun ya hocam, helal olsun sana. nedir sebebi? anlat bize, bizde bilelim. biz o herifi sileli çok oldu. hemde sana milli takımda yaptıklarından sonra sildik. sen nasıl affettin?

    galatasaray spor kulübünün en egosuz başkanıyla bile çatışmaya girmeyi başardın tebrik ediyorum. faruk süren, özhan canaydın, ünal aysal hepsiyle kavgalarında senin yanında oldu bu taraftar. hoca haklıdır dedi. şimdi içimden demek gelmiyor. bir karaktersiz için bizi soktuğun durumlara bak be hocam.
  • 787
    hocam merhaba,

    söyleyeceklerim kısa ve öz
    sana olan sevgim, saygım çok çok fazla ama sırf arda turan için kulübün içinde kaos çıkartmaya gerek yok diye düşünüyorum ve şampiyonluğa odaklanmaya davet ediyorum seni.
    arda turan yüzünden vereceğin olumsuz bir kararda sana olan sevgim ve saygım kesinlikle kalmaz sadece benim değil bir çok galatasaraylınında aynı fikirde olduğunu düşünüyorum.
    şimdi silkelen ve kendine gel hocam sen bize lazımsın.

    (bkz: kenetlen başka galatasaray yok)