• 44
    2018 dünya kupası sonrası final maçı hakkında kupada oynayan hemen hemen bütün takımların defansif oyun sergilemesi hakkında hem aykut kocaman'a, hem de fatih terim'e görüşleri sorulur. zannediyorum, niçin birinin sürekli kazanan, diğerinin sürekli kaybeden olduğu aşağıda belirttikleri görüşlerde kendini belli ediyor.

    aykut kocaman konuyla ilgili şunları söylemişti:

    "final, bugünün oyununun nereye gittiğinin gösteren, iki doğru takımın maçıydı. birçok açıdan benim oyunuma benzediğini anlıyorum. bizim ülkemizin şartlarına uygun şekilde harmanlamaya çalıştığımız oyunun ta kendisi. bu oyun benim oyunum değil, onların oyunu ve biz burada bunu yapmaya çalışıyoruz. ülkemizde bu oyunu izleyip, yorumlayanlarla, benim gibi düşünenler arasında büyük fark olduğunu söyleyebilirim. futbol artık netice oyunu. bunu severek ve isteyerek söylemiyorum ama böyle bir gerçek var."

    fatih terim ise aynı konuyla ilgili fikirleri sorulduğunda kupadaki 'önce gol yememe' üzerine kurulu futbol anlayışını eleştirip düşüncelerini şöyle dile getirmişti:

    "kim ne kurarsa kursun sonuçta daima hücum oynayanlar, futbol oynamayı arzu edenler kazanacaktır. defans oynamak bir sanattır. zaten bunu konuşmuyorum. gol yememe, futbolu çirkinleştirme üzerine konuşuyorum. zaten dünyada bunun alıcısı da yok. tribünde ve tv başındaki futbolseverler de görüyoruz bunu."

    2011-12, 2012-13 ve 2017-18... üç sezon karşı karşıya geldiler, üçünde de fatih terim'in galatasaray'ı birinci, aykut kocaman'ın fenerbahçe'si ikinci oldu. demek ki, defansif futbol, ofansif futbola karşı her zaman dezavantajlı.

    düşününce, terim gibi ofansif futbol oynatmayı seven bir teknik adamın italya'ya gitmesi ironikmiş baya. çünkü italyan futbolu kazanmaya değil, kaybetmemeye öncelik verir. acaba şansını ispanya ya da almanya'da deneseydi daha farklı bir kariyeri olur muydu? galiba bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.