• 247
    sözlükte gözlemlemediğim durumdur.

    19/20 sezonunda hocamızdan memnun olduğum tek bir nokta dahi yok. takıma bakıyorum mutusuzum, söyledikleriyle yaptıklarının tutarsız olmasından mutsuzum. takımın gol pozisyonuna girememe nedenini bizde neymar yok mbappe yok olarak cevaplayan zihniyetinden de mutsuzum.

    tüm bunlara bakıp burada gelip güzellemeler düzecek değilim. bazıları var ki hocaya eleştiri bile olmasın. düşman adamı burada barındırmazlar zaten.
  • 248
    galatasaray sözlükte fatih terim'i eleştiren hemen herkese yapıştırılan yafta. şampiyonlar liginde 6 maçta 9 şut atmışız. evet rakamla 9 yazıyla dokuz. tam altı maçta. maç başı 1,5 şut yapıyor. galatasaray'ın 25 yılı aşkın cl geçmişinde daha kötü istatistik varsa yazın da bilelim. yahu ben utanıyorum bu istatistikten. lig başlayalı 14 hafta geçmiş. bir tane eze eze kazandığımız maç yok. türkiye kupasında ikinci lig takımı tuzlaspor'a 2-0 yenildik. adamlar 10 kişiyle 2.golü attılar bize. takımın teknik direktörü süper ligde erzurum bb ile bir sezon geçirip başarılı olmuş 24 yaşındaki taylan'a 16 yaşında çocuk muamelesi yapıyor, bu ortamda onu sahaya süremezdim diyor. takımda forma adaleti yok. her maç bahane dinliyoruz. bu şartlarda hocayı eleştirmeyeceksek ne zaman eleştireceğiz? ben önce galatasaraylı sonra terim hayranıyım. terim'e olan sevgim galatasaray'dan dolayıdır. takımıma zarar veriyorsa eleştiririm. siz buna düşmanlık diyecekseniz demeye devam edin.
  • 249
    galatasaray’ın başındaki “4.döneminde” yeni nesilin en büyük sorununu ortaya koyan teknik direktörümüz... “hayallere giden yolda ödenecek bazı bedeller vardır” düsturunu anlamayan bir kitle var. yalnızca isteyen...

    kendisini “hoca her zaman haklı çıkıyor” mantığıyla desteklemek ne kadar yanlışsa “çağın gerisinde kalmış” diyerek eleştirmek de aynı oranda yanlıştır. hataları vardır. linnes, kadro tercihleri v.s... ancak kendisi galatasaray’ın başına geçtiğinde yaşanan bu ffp kıskacı ve kilitli kadro planlaması çerçevesinde kendisinin kariyerine “yakın” herhangi bir hocayı takımın başına geçirmeye ikna edemezdiniz. *
    bu durum yaptığı hataları haklı çıkarmaz ancak yaşadığı zor süreci anlayabileceğimiz bir donedir. biraz sakin olmamız lazım a dostlar. biraz daha mantıklı bakmak, hayallerle gerçekleri kıyaslamamak lazım. bırakın ajax’ı veya salzburg’u, club brugge’la bile kıyaslanabilecek bir konjonktürde değil galatasaray. hatta başakşehir’le bile değil.

    fenerbahçe, trabzonspor ve beşiktaş’la kıyaslanabilir ancak...

    bakın örnek almak başka, hayal etmek başka, hayale ulaşmak için çabalamak başka ancak sancısız dönüşüm düşünülemez. şu an dönüşüyoruz, dönüşürken yaşanması gereken sancının tam içerisindeyiz. bu süreçte ince görülmesi gereken 1-2 radikal karar vardı. fatih terim başka tercihler yaptı*. o kararların tersi yapılsa belki durum yine değişmeyecekti ancak bence tersi yapılmalıydı. ama neticede bu tercihlerle durum kötüye gitti. olay sadeleştirince bu kadar açık ve basit. kendimizi üst seviyelerle kıyaslayarak eleştirmek en basit tanımıyla haksızlık ve elmayla armutu kıyaslamak gibi...

    fatih terim’in açıklamalarına anlam yüklemek de yanlış. maç sonu açıklamaları tamamen oyuncuları kazanmaya yönelik. lakin öyle bir çağda yaşıyoruz ki futbolcu karakteri anlamında bir chelsea efsanesi olarak görünen mourinho’yu chelsea’den, leicester city’i şampiyon yapan ve adı sanı duyulmamış oyunculara sükse yaptıran claduio ranieri’yi takımından kovdurabiliyor, ülkenin en önemli figürü fatih terim’i hem de bir avrupa şampiyonasında kendi vitrinlerini baltalama pahasına satabiliyor*. o da mümkün olduğunca kazanmaya çalışıyor. bir bilgisayar oyunu olan fm’de bile mutsuz oyuncularla bir adım bile atamazsınız.

    tekrar ediyorum. hoca bu dönem kötü. hoca bu dönemi yönetemedi. bu mutsuzlukta onun da payı yok değil. ancak eleştirilirken ele alınan doneler havada kalıyor. diğer takımlardan örnek verirken ya da “şunu nasıl yapmazsın” diyeceğimiz temelde 2 şey var: 1. martin linnes*
    2.selçuk inan’ın kısıtlı cl kadrosuna kayıt edilmesi.

    hoca belli ki kendi söylediğinin aksine cisimlere değil isimlere takıldı. lakin seri’nin performansı, belhanda’nın performansı, n’zonzi’nin performansı, babel’in performansı, mariano’nun performansı ve en garibi nagatomo’nun performansı... bunları “sadece ve sadece” hocaya bağlamak ve iş bilmezlikle suçlamak kolaycılık ve kelle avcılığıdır.
  • 250
    fatih terim'e toz dahi konduramayan tayfanın insanları yaftalama çabasından başka bir şey değildir.

    öyle bir algı yaratılıyor ki hoca sanki 3 hafta önce göreve başladı da, sabırsız taraftar istifa istifa diye bağırıyor.

    öyle bir algı yaratılıyor ki sanki taraftar real madrid, psg mağlubiyetlerinden dolayı hocaya kızıyor.

    öyle bir algı yaratılıyor ki sanki hoca eline zorla verilen kadroyla top oynamaya çalışıyor, yönetim transfer yapıyor.

    öyle bir algı yaratılıyor ki sanki tüm dünya galatasaray'a cephe almış da, taraftar bu ortamda birlik olup hocaya sahip çıkmak zorunda.

    şu sözlük'te hocayı belki de en çok eleştiren adamlardan biriyim; eleştiririm çünkü yukarıdaki gibi algı oyunlarına tahammülüm yok.

    yahu kör göze parmak diye bir deyiş var.
    kimsenin yukarıdaki sebeplerden ötürü hocaya tavır aldığı, hele hele imparator payesini verdiğimiz bir nevi babamız kabul ettiğimiz adama düşmanlık güttüğü falan yok.
    bunlar sizin hezeyanlarınız.

    3 senedir takımın başında olan hoca.
    transferleri yapan hoca.
    kadroyu kuran hoca.
    yanına yardımcı almayan hoca.
    avrupa'da dibi gösteren hoca.
    başarısızlık için rapor vermeyen hoca.

    ee, geçmiş başarıları için geleceği çöpe atmasına göz mü yumalım?
    kötü ligimizde, rakipsizlikten ötürü ve üstüne üstlük berbat futbol oynayarak şampiyon olmak hocayı başarılı mı yapıyor?

    ligin en iyi kadrosu sende, rakiplerin parasızlıktan doğru dürüst kadro kuramamış; sahaya sadece o sarı kırmızı formayı koysan zaten %50 şampiyonluk ihtimalin var.

    beğenmediğimiz hamza hamzaoğlu bile 3 kupa kazandırdı takıma.

    hocamın kredisi çok büyük ve bunu da 3 yıldır kullanıyor zaten.
    geleceğe dair en ufak bir ışık verse eyvallah ama verdiği demeçlerle, çıkardığı kadrolarla, kendisiyle çelişen vaatleriyle böyle olmadığını gördük işte.

    bunları düşünmek bazılarına göre fatih terim düşmanlığı olsa da işin aslı düşmanlık değil, galatasaray sevgisidir.

    takım böyle devam ettiği sürece bir taraftar olarak gerekirse her gün aynı şeyleri yazarım, eleştiririm.
    bu benim en doğal hakkım.
  • 251
    fatih terim düşmanlığı diyorsunuz da sanki hocanın hatalarını ve eksikliğini söyleyenlerin cebine para koyuyorlar. siz ne derseniz deyin fatih hoca asla 1996-2000 dönemindeki futbolu oynatamayacak, boşa bekliyoruz, boşa bekliyorsunuz. çünkü geleceğin genç ve dinamik takımını yaratmakla değil, hala yaşlı ama günü kurtarmaya yönelik kadrolar kuracak. o dönemki gibi gümbür gümbür önde basan, pres yapan, agresif galatasaray'ı fatih hoca ile bir daha izleyemeyeceğiz maalesef bu gerçek. haa hoca ile bu vasat futbola tahammül ederiz diyorsanız ayrı konu ama kusura bakmayın bu mevcut vasat futbola ben tahammül edemem. bu yüzden mi düşman oluyoruz?
  • 253
    fenerli ve beşiktaşlı eziklerde görülen düşmanlıktır.

    bu gruplara mensup olmayanlar ise oturup bir daha düşünsün biz neyiz diye. imparator'un rakip takımların ezik taraftarının g.tlerinde bıraktığı sızıyı hatırlayıp ne yapıyoruz desinler.

    yoksa 7/24 köpekler neden havlıyor sanıyorsunuz galatasaray ve fatih terim aleyhinde.
  • 255
    geçen sene beşiktaş taraftarı şenol güneş'i eleştirirken çok şaşırıyordum, sonuçta 4 senede 2 şampiyonluk kazanmış, cl'de gruplardan 1. çıkarmış bir isimden bahsediyoruz.
    şimdi de galatasaray taraftarı şaşırtıyor beni. 10 senede 8 tane şampiyonluk kazanmış, avrupa'da 1 uefa kupası, 1 de cl çeyrek finali oynatmış birisinden söz ediyoruz.

    bu sezon adına hoca eleştirileri sonuna kadar hakediyor. göze güzel gelen futbol oynamadığımız açık. fakat hoca da bunun farkında ama her maç sonrası da çıkıp kötü top oynuyoruz diyecek hali yok, bu durum takımın özgüvenini bitirir. hoca bu dönemi bir şekilde atlatmaya çalışıyor, o yüzden ben sabırla bekliyorum.
    çünkü ben galatasaray tarihinin en etkili futbolunu oynatan, en başarılı hocasının bir bildiği olduğuna inanıyorum. mutlaka sabır gösterirsek işleri yoluna koyacaktır. fakat eleştirenleri de gayet iyi anlıyorum. sezon başından beri top bile oynamıyoruz ben de biliyorum.

    ama fatih terim'e pirlo'nun sözleri üzerinden ve aynı zamanda zeka düşüklüğü ibaresi olan saldırma biçimini anlamış değilim. neymiş hoca bbg izliyormuş, imaj yapıyormuş, taktik tahtasında futbolculara karıştırmış vs vs. yahu sen kimsin de galatasaray kulübünün efsanesini böyle ahlaksızca eleştirebilirsin? sen galatasaray'a bugüne kadar ne katkı sağladın? 2 forma alıp, 3 tane maça gittiniz diye fatih terim'e böyle bel altı saldırmak kimin haddine?

    fatih terim'e yapılanların aynısı şimdi de hasan şaş'a yapılmaya başlandı. 2-3 tane çapulcu gelmiş izlanda milli maçı öncesi "elleriyle bile topu kaleye götüremezler" sözlerini eleştiriyorlar. yahu bu insanlar hiç mi hata yapamaz? sen hiç mi hata yapmıyorsun? yok neymiş hasan şaş teknik taktik bilmiyormuş, kendileri daha iyi bilirmiş. kaç kere hasan şaş'la birebir görüştün de kendisinin teknik bilgisini ölçme fırsatın oldu.

    karşınıza çıksa elini öpeceğiniz, boynuna sarılayacağınız adamların klavye başında eleştirilmesine saygı gösteririm ama böyle bel altı saldırıp düşmanlık yapılınca kendimi tutamıyorum. önce saygı göstermeyi bilin kulüp efsanelerine. öyle metin oktay ruhu vs demekle olunmuyor galatasaray taraftarlığı, bu duyguyu yaşamanız ve göstermeniz lazım.
  • 257
    rakip taraftarı anlıyorum ama bizim taraftar ne diye böyle bir şey yapıyor anlamıyorum. ben de memnun değilim bu seneki futboldan ve oyuncu tercihlerinden. fakat hoca gitsin demek rakiplerimizin ekmeğine yağ sürmektir. bu sene işimiz zor ama seneye bu takım şampiyon olacaksa bunu yine hoca yapacak. umarım mücadeleyi bırakmaz ve istifa etmez. ederse boşa bir kaç yılımız daha geçer.. hoca bırakana kadar kalmalı.
  • 258
    bu düşmanlığı yapanlar takım şu haldeyken hala aman hocam canım hocam diye kendisini koşulsuz övenlerdir. adama öyle bir özgüven verdiler ki, adam kendisini her şeyden herkesten üstün görüyor. başkandan üstün, taraftardan üstün, medyadan üstün, futbolcudan üstün. yapmayın allah aşkına, geçen sene bizi fatih terim değil, henry onyekuru ve formda bir sofiane feghouli şampiyon yaptı. gerisi hikaye.