• 185
    görüyorum ki sözlükte bile eleştiri adı altında yürütülen, var olan düşmanlık.
    bunları nasıl ortaya çıkarlar:
    - alınan mağlubiyette hemen türerler. sistem yok, taktik yok, biz zaten 2012’den beri top oynamıyoruz, takım top oynamıyor gibi zırvalarlar.
    - fatih terim hedef alınamadığı zaman yardımcıları ve teknik heyete giydirilir. hasan şaş başı çeker, ümit davala nasiplenir. levent şahin rencide edillir.
    şımarık galatasaray taraftarlarına sesleniyorum: açın galatasaray tarihine bir bakın. başarılara bir bakın. hatta çok değil igor tudor dönemi, sonrası ve yaşanılanlara bir bakın. sadece bakmayın o kuş beyninizi çalıştırıp biraz düşünün. düşünmek bu kadar zor değil. göreceksiniz son 25 yılda fatih terim var. fatih terim’dir galatasaray. fatih terim’i sevmeyenin galatasaraylılığı şüphelidir.

    şimdi şımarık galatasaray taraftarları size sesleniyorum: fatih terim bu takımdan ayrılırsa uzun bir süre asla şampiyonluk filan göremezsiniz. yalı çocuğu tüm köşeleri kapmış, ele geçirmiş, her yeri satın almış. buna rağmen fatih terim’in kellesini istiyor. biliyorlar ki o orada olduğu sürece galatasaray’ı devirmek çok zor olacaktır. kimse bana lise zırvalıklarından bahsetmesin. liseli tayfanın derdi galatasaray’ın kaymağını yemek, galatasaray’a sahip çıkmak değil. galatasaray’a sahip çıkan dursun özbek’i gördük. aday olsa hala daha oy verecekleri herşeye rağmen destekleyen liselileri biliyorum.
    fatih terim galatasaray’ın babasıdır, atasıdır, efsanesidir. bu kulübe sahip çıkan bir değerdir.

    edit:(ekleme)
    fatih terim’i savunduğum için fatih terim düşmanı olduğumu ifade eden mesajlar alıyorum. kimse kusura bakmasın ama üst üste 2 yıl şampiyon olan takım için takım top oynamıyor, taktik yok, disiplin yok, 2012’den beri takım top oynamıyor di-ye-mez. geçen sene türkiye’nin en sistemli takımı olarak addedilen başakşehir’i son 2 senedir sahamızda yenip şampiyon olduk mu? olduk. çok övülen şenol güneş’in beşiktaş’ını iki senedir sahamıda yenip şampiyon olduk mu? olduk. nasıl oldu bu? takım top oynamıyor diyemezsiniz. geçen sene sezonun ilk yarısı takım dökülüyordu. ben de yazdım bu kondisyonla şampiyon olamayız diye. ayrıca feghouli için geçen sezon ilk yarı yedek diye fatih terim’i eleştirenler lütfen açıp bir maçları bir zahmet tekrar izleyin. leş ötesi leş bir performans sergiliyordu feghouli. sezonun ikinci yarısı kendine geldi. diğer taraftan ya arkadaş adamın elindeki kadro yaşlı. tamam imkanlar dahilinde olabilecek en iyi kadro kuruldu. cl’deki diğer takımların bütçe olarak yanına yaklaşamıyorken hayallerimiz dünyadan büyük deyip fatih terim’e gömmek nedir. elimizde chealse, madrid vs yok. haddimizi bilelim. bu nasıl bir akıl tutulmasıdır anlayamıyorum.

    gelelim eleştirilere fatih terim’i eleştirmeyin kimse demiyor. eleştiri olmayan yerde gelişme olmaz vs. bunları yedi yaşındaki çocuk da biliyor. çok biliyormuş gibi eleştiri eleştiri diye savunma yapan yazarlar neyin kafasını yaşıyorsunuz. daha yazdığım entry’i bile okumamışsınız.

    her eleştiriye açık olmalıyız lakin takım top oynamıyor gibi eleştirileri iyi niyetli bulmuyorum.bu takım iki sene üst üste şampiyon oldu. bu sene daha güçlü. oyuna hakim olmaya yönelik klasik pas oyunu oynuyor. hücuma yönelik bir oyun planımız var. daha çok tempo yapmalıyız, daha dikine oynamalıyız, daha diri olmalıyız . herkes farkında. daha ligde 4 maç oynamış, avrupa’da bir maç oynamış takıma fatih terim hedefli saçma sapan eleştiriler geliyor. içi boş konuşmaları bırakalım ya yeter artık. ben de mariano yerine sağ bekte cancelo’yu izlemek isterim ama olmuyor.
    tekrar diyorum bu takım top oynamıyor adı altında yapılan eleştiriler kesinlikle kötü niyetli buluyorum.
  • 186
    hocayı, 2012-2013 sezonunda mersin maçı sonrası federasyona yönelik çıkışında haklı bulmuştum. ama kendisi bu çıkışa rağmen, bir sonraki sezon başında sayın ünal aysal ile yaşadığı polemik sonrası gidip 6 ay önce çıkıştığı kurumun başkanının yanında önünü ilikleyip imzayı attığında beni üzmüş ve kendisine tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış misali gönül koymama sebep olmuştu. bu işin bu tarafıydı benim açımdan. sonra o kurumla papaz olunca dönüp yine yuvasına gelmişti. o gün açıkçası istememiştim. git oraya orayla kötü ol gel buraya burayla kötü ol vs şeklinde.. sonuç olarak geldi şampiyon yaptı. sonra geçen sene bir daha yaptı. bunları yaparken de bir sürü rakibin kendini bilmez yöneticisine de hedef oldu. ancak şu futbol ikliminde hataları ve sevaplarıyla sahip çıkılması gereken yegane insandır. sevmeye bilirsiniz, ama sahip çıkmalısınız... gün kenetlenme günüdür.. bizzat taraftarınca eleştirmesi ve miladı doldu denmesi de profesyonelleşmeye başlayan kötülüğün amaçlarından biridir. unutmayalım!
  • 187
    düşmanlık ile eleştiri sık sık birbiriyle karıştırılıyor.
    bir taraftar olarak tuttuğu takım için beklentiye girmekten daha doğal bir şey yoktur. nedir bu beklentiler:
    1- transfer
    2- güzel futbol
    3- başarı

    fatih terim'in galatasaray'ı başarılı oldu mu? evet. transferler mutlu etti mi? evet.
    e güzel futbol beklemek suç mu?
    tabi ki de eleştiri olacak. puan kaybedildiğinde o puanın neden kaybedildiği hakkında suçlu aranacak. bunun adı düşmanlık değildir.

    düşmanlığı yalı çocuğu tarafından maaşları ödenen paralı köpekler yapar. düşmanlık whatsappta fenerbahçe ekşisözlük grupları kurup sistematik olarak hoca hakkında algı oluşturmaktır. yine bu whatsapp gruplarında toplanıp hashtag oluşturarak hocaya saldırmaktır.

    bizim yaptıklarımız sadece eleştiri.
  • 188
    kendine "galatasaraylıyım" diyen kimse fatih terim düşmanlığı yapmaz. bazı entrylerimde nasıl ki "imparatorumuzdur, canımızdır" diyorsam; bazı entrylerimde de "imparatorumuzdur, canımızdır ama..." diye başlayan cümlelerle de eleştiririm. şöyle bir söz vardır: "olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin." dolayısıyla dünyadan büyük hayallerimizi gerçekleştirmek için eleştirmeliyiz. eleştiri demek asıp kesmek, istifasını istemek falan değildir, bunu yapanlar zaten eleştirinin anlamını bilmiyordur ama eleştiriyi doğru yapanlarla, yanlış yapanları bir tutup hemen düşman sıfatını yapıştırmak düpedüz alçaklıktır. kusura bakmayın ama beni fatih terim düşmanı ilan edecek kişi daha anasının karnından doğmadı. yazmadan önce lütfen defalarca düşünerek yazalım ki, kalp kırmayalım.
  • 189
    fatih hoca'nın yaptığı her hareketi sorgulamadan etmeden doğrudur diye şakşakçılık yapanlar en büyük fatih terim düşmanlığı yapanlardır. eleştiri olmadan başarı olmaz. o yüzden hocanın hatasını söylemenin bile düşmanlık olarak nitelenmesi benim gözümde galatasaray'a ihanetten başka bir şey değildir.
  • 190
    her koşulda senciyiz diyenlerin en büyük terim düşmanı olabileceğini düşündünüz mü hiç?

    bir yönetime koşulsuz bağlılık diktatörlüğü doğurur. mevlam neylerse güzel eyler anlayışı kitlesel körleşmeye sebep olur. farklı renkler ve sesler susturulur. sürekli olarak düşman yaratılarak "suni bir kenetlenme" meydana gelir.

    oysaki kenetlenme doğru yapının etrafında olmalıdır. güzel işler beraberinde bir kenetlenme getirirse o zaman anlamlı olur. kötü gidişatın, sistematik hataların üzerini örtmek için belirli düşmanlar yaratılarak haydi kenetlenelim demek, yapılan hataların üzerine sünger çekmek desteklediğimiz oluşuma bir anlamda sekte vurmak demektir.

    elbette ki koskoca galatasaray camiası kendi efsanesini bilinçli kötülüklerden koruyacak, kötülerin karşılarına dikilecektir. hele ki ülke futboluna katkısı fatih terim'in tırnağı etmeyecek insanların terim'den hesap sorabilecek gücü kendinde bulmasına asla müsaade etmeyecektir.

    ancak bu kutuplaşma sürecinde farklı renklerin ve eleştirilerin susturularak "şimdi bu konuların sırası değil" anlayışıyla mutlak bir gücün oluşmasına katkıda bulunmak kabul edilebilir değildir.

    malatya maçında* levent şahin'e ihaleyi yıkan arkadaşlarımın brugge maçında* takımın düştüğü anlarda müdahale edemeyen kenar yönetiminde fatih terim'in olduğunu maalesef görmüyorlar. ya da bu körleşme ellerinin klavyeye gitmesine mani oluyor. bu sezon, hazırlık maçları dahil, takımın taktiksel anlamda ortaya ne koyduğunun dile getirilememesi; ömer bayram'ın takımın en hazır ismi olmasına rağmen kenarda tutulması gibi bir çok örneğin yani kısaca eleştirilerin kenetlenme uğruna geri planda bırakılması... fatih terim'e yapılacak en büyük kötülük budur işte.

    eleştiri ve muhalefet neden değerlidir? euro 2008'de ben iyiyim diye bas bas bağıran arda'nın ancak grubun 3. maçında onbir başlaması, geçen sezonun son dönemecinin yıldızı feghouli'nin ligin ilk haftalarında yer bulamaması... bunların konuşulması ve hocanın doğruyu bulması. kaldı ki fatih terim zıtlıktan, karşıt görüşlerden daha çok beslenen bir teknik adam.

    velhasıl kelam dış mihraklar, iç düşmanlar işlerini bir kenara bırakarak yapay kenetlenmenin ve kitlesel körlüğün önüne geçerek, doğru taktiksel yapı ve sistemin bulunması ve işleme konulması gerekiyor. en büyük düşmanlık bunun önüne geçmekte zira.