• 169
    gönlünüzce eleştirin hatta bol bol eleştiri yapın. insan doğası hata yapacaktır hiç kimseyi putlaştırmamak gerekiyor.
    her seferinde şu başlığı eleştirildi diye gelip yazmak çok saçma zaten çok net anlaşılıyor kimin ne amaç ile yazıldığı.
    fatih terim zaten kulübün efsaneleri arasına girdi kimse bunu inkar edip konuşamaz ama bu maçta * yaptıklarınında dolayı 10 yıl sonra arkasından konuşulmayacak. şuan durumu, takımı, oyunu konuşuyoruz. olay bu kadar her seferinde düşmanlık düşmanlık diyip susturmayın milleti. bizi diğer takımlardan ayıran da bu fatih terim de olsan eleştirilirsin.
  • 170
    eleştirmek başka düşmanlık etmek başkadır. sen eğer x yerine y oynamalıydı, a yerine b taktiğiyle sahada olmalıydık dersen eleştiridir kabul de görür. fakat yine sen, her puan kaybı sonrası, hoca istifa etsin gitsin, defolsun, yok efendim şu hoca geri gelsin, hoca senden bıktık, egoistsin, adaletsizsin, maçın bilmem neyine ettin gibi cümleler kuruyorsan bu yaptığın şey apaçık düşmanlıktır.

    vardır düşmanlık, bir de gerçekler vardır. bu gerçekleri görmek isteyenlere bir de fatih terim’ in kariyer geçmişi vardır. tabi bir de bu gerçeklerden korkanlar vardır. başarılarını görmezden gelmeye çalışırlar, saçma sapan yerlerden laf vurma çabasında olurlar. ama hocanın da dediği gibi: “ yel kayadan ancak toz alır! “ .
  • 171
    25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçından sonra twitterda troller hoca istifa diye hashtag açmış. tamam burada eleştiririz, analiz ederiz her şey sevgimizden. yedirmeyiz.

    benim adım galatasaraylı bir futbolcudan geliyor. babam neredeyse ablama koyacakmış o adı da bizimkiler zor ikna etmiş. babam zamanında çok zenginmiş, 2000 yılında tüm avrupa deplasmanlarına gitmiş. karda kışta her deplasmana da. sonrasında tekstil sektörü bitti, mahvoldu. babam da battı. borç içinde kaldı. bazı arkadaşları intihar bile etti. hayatta en sevdiği şey galatasaray'dır. emirates cup'ta bile mahalleyi inletirdi. gün geldi babam tüm gün takip etmekten başka bir şeyi olmadığı galatasarayımın maçlarını izleyemez oldu. st petersburglar, kopenhaglar, monacolar gezen babam digiturk alamaz oldu. (o ekonomik durumda bile hiç unutmam bir gece ben şımarıkça forma istiyorum diye ağladığım geceden sonraki sabah başucumda 100. yıl formamızı tam takım bulmuştum, sekiz yaşındaki çocuk istemiş diyemiyorum bugün bile. kızıyorum kendime hala) işte o adam fatih hocamın, canım hocamın geldiği gün hiç düşünmeden digiturk'u aradı. benim gözlerimden yaş aktı. belki neyden kısacaktı onun için bilmiyorum. en son ne zaman üstüne başına bir şey aldı bilmiyorum. en son ne zaman babamdan bir kuruş istedim bilmiyorum. alamadı yine de fakat bir önemi yok. bir his takımı değil mi galatasaray?

    hala abim kombinesini, digiturk playini verdiğinde bana, ilk küs olduğu babama veririm. ailesini yıkmış, hayatını yerle bir etmiş tek şeyi babamın bu takım. ben nerede kalmıştık twitini babamın gördüğü an için bile hakkını ödeyemem fatih hocamın. iyi ki varsın.
  • 172
    biat derecesinde terimci olanların uydurduğu bir hayali düşman bu kavram. kimsenin nefret düzeyinde terim düşmanı olduğunu görmedim ben. ne burada ne başka yerde. herkes sizinle aynı şeyi düşünmek zorunda mı? aksi düşünce düşmanlık mı?
    fatih terim'in bir iki maçlık performansını, bazı kararlarını baz alarak hakkında olumsuz bir şey söylediğimizde düşmanı mı oluyoruz? ya da geçmiş tüm başarılarını reddetmiş mi oluyoruz? söz konusu insan tanrı mı?
    futbolda dün yoktur arkadaşlar, vefa da yoktur. hele de galatasaray gibi yarışmacı ve öncü takımlar için. bakın jose mourinho gibi tarihin en başarılı 10-20 hocasından biri şu an tükendi. a klas düzeydeki hiçbir takımda iş bulamaz hale geldi, yorumculuk falan kovalıyor. kimse ah sen porto gibi takımla cl kazandın, ah babam sen interle bile cl kazandın al sana real madrid demiyor. sen gelişen futbola ayak uyduramıyorsun, kendi aldığın topçuyla bile anlaşamıyorsun diye kovdular en son. kimse ona vefa göstermedi.
    mesela ben galatasaray'ın 2 senedir (evet kazandığı 4 kupaya rağmen) keyif veren futbol oynadığı tek bir maçını hatırlamıyorum ki bu sürede 6, 7 gol attığı tonlarca maç oldu. bir sistem dahilinde futbol oynadığımıza da şahit olmadım. evet bu oyun ligde sonuç verdi ve fatih terim'in artık genlerine işleyen son düzlükte yarış kaybetmeme efsunuyla beraber başarı da getirdi ancak en ufak eleştiri getirene hain damgası vurulan bu teknik adam hiç hata yapmadıysa ve biz tamamen düşmanlıktan eleştiriyorsak neden 2 sezondur malum takım puan kaybetsin diye her hafta dualarla maç izliyoruz? nasıl 8 puan geriye düşebiliyoruz? forvetimiz yok diye mi? devre arasında geldi o forvet ve devre arasında 5 olan fark maç fazlasıyla 11 oldu ikinci devre. 8 puan geriden gelmek başarı ama 8 puan geriye düşmek normal mi? oyuncularımız cezalar aldı diye mi? e malum fenerbahçe maçında 2-0 sonrası gevşeyen ve düşen takımına hiç müdahale etmedin ki hocam. yani değişikliği falan bırak, yanına çağırıp taktik vermedin oyuncularına. sonra da yardımcıların oyuncularınla bir olup meydan savaşı yaptı. 2-0'da skoru tutabilsen fenerbahçeliler başlarını eğip gidecekti. skora ortak olunca olaylar değişti. kaybedilen puanlarda, derbilerde falan birilerinin hatası olmalı. yani bi hata var ortada ama kimin belli değil. genelde belhanda'ya çıkıyo faturası ilginç şekilde.
    mesela haftaya derbi varken iç sahada 2-0 öne geçiyorsun, kart sınırındaki stoperini kenara almıyorsun ve adam kart görüp cezalı duruma düşüyor. hoca hata yaptı diyen hain oluyor ne hikmetse.
    son zamanlarda bir de taraftarın az derdi varmış gibi basın toplantılarında beyin jimmastiği yaptırıyor bize. bugün dediklerini herkes farklı anlamış. net konuşmuyor. cümleler hep muallak. başkancılık oynuyor. ya konuya yönetim çok uğraştı çok didindi diye başlayıp ah bir orta saham olsa ah bi stoperim olsa diye bitirdin, e demek ki uğraşmamış yönetim? maç hakkında soru almamak için falcao'dan girip takımda 40 tane orta saha varken ah orta saham olsa diyosun. nzonzi, seri, belhanda, donk, selçuk(bunu ben adamdan saymıyorum ama sen her maç oynattığına göre saymalısın) bunlar orta saha as olarak oynattıkların ve oynatabileceklerin. jimmy, ömer, atalay, feghouli(mecbur kalırsan) ile de yedekledin mi bitti gitti. daha ne orta sahası? kontenjan mı var, yerli oyuncu zaten bulamıyoruz bir yabancı hakkımızı da gidip rotasyon oyuncusuna mı kullanalım? stoper diyorsun. geçen sene as iki stoperinin yedeği ahmet-semih'di. öyle şampiyon oldun. ahmet-donk daha iyi rotasyon. elinde tek forvetin diagne iken sen rotasyona girip kadroyu şişirecek adam düşlüyosan bi şey diyemem sevgili hocam. falcao'nun bu maliyette olacağını belki acemi başkan mustafa cengiz tahmin edemez ama bu takımda drogba ile çalışmış, hagi ile çalışmış sen edebilirsin hocam. bu işi baştan veto etmediysen, şimdi bize maliyet deme hocam. bize 2 aydır senin çok çabaladılar dediğin yönetim hayal sattı, 2 aydır bekliyoruz, en başından düşünülmesi gereken bir şeyi en sonda düşünüp vazgeçtik diye kimseye anlatamazsım hocam.
    futbolda mutlak doğru yok. ben aykut kocaman'ın oynattığı kabız futbolu seven adam bile tanıyorum. kaos futbolu seven de olabilir, saygım sonsuz. hocamızın hatrı ve kredisi adına katlanırım da orta sahası nzonzi-seri-belhanda olan takımın pasla hızlı çıkamamasına ama sonuç görmek isterim. futbol bir sonuç oyunudur, sonucumuzu aldık elhamdurillah der devam ederim. e ama hem futbol yok hem sonuç yoksa ben de iki kelam edince düşman olmayıvereyim.
  • 173
    şu hayatta sayısız kere başıma gelmiş bir gerçek var ki; bugün "siz kimsiniz ki hocayı eleştiriyorsunuz, siz düşmansınız" diyen kim varsa yarın takım gerçekten çöktüğünde hocaya küfür kıyamet girecek. peki sonra onları kim terbiyeye davet edip, saygılı olmalarını isteyecek biliyor musunuz? evet doğru tahmin bugün işler iyice boka batmadan hocayı net şekilde eleştirenler "düşman" dedikleri. benim hayatımda bu hep böyle oldu. biat kültürünün sonu her örnekte bu şekilde sonlanır. tecrübeyle sabit.

    ha her durumda da aynı yerde durmama rağmen, ben bir şekilde düşman mevzisinde yer alıyorum ona da kaderin cilvesi diyelim artık.
  • 174
    galatasaray sözlükte olmaması gereken şey.

    ancak 19/20 sezonunda elde çok iyi bir kadro var ve takımin hiç bir oyun planı yok. üzerine de sürekli kaybettiren bir selçuk ısrarı mevcut. linnes gibi bazı futbolcuların hep arka plana ittirilmesi var. iste bu eleştirilir.

    sözlüğün amaçlarından biri bunları konuşmak değil mi? hatalı işler yaparken fatih terim'i elbet konuşacaz. konuşacaz ki kamuoyu oluşsun.
  • 175
    net bir şekilde vardır. 9 sezonda 8 şampiyonluk kazanmış, son iki sezonun şampiyonu olan hocayı isminden bağımsız olarak söylüyorum ikinci haftada istifaya davet eden haindir.

    bu sene ali koç denen yalı çocuğunun twitter'da troll ekibi kurduğu çok net belli oluyordu. anladığım kadadrıyla buraya da sirayet etmiş. sosyal medyanın çileleri de bu adamlar.
  • 176
    böyle bir kavram vardır, hatta burada bile rastlanabilir. ancak şu da unutulmamalı, eleştiri ve düşmanlık farklı şeylerdir. daha önce birçok yazar arkadaşımızın da belirttiği gibi kötü oyunu, oyuncu tercihlerini veya oyun planı sorgulamak düşmanlık olarak betimlenemez, eleştiri olarak adlandırılır.
    düşmanlık dediğimiz ise kişiliğe hakaret, daha ligin ikinci haftasında istifa istemek şeklinde olur. yani aslında bu konuyu en kolay anlayabilecek taraftar kitlesine sahibiz; biat etmek anlamsız ama düşmanlık kabul edilemezdir.