• 102
    fatih terim düşmanlığı değil de hocanın doğrusuna doğru yanlışına yanlış diyebildiğimiz zaman daha iyi günlere erişeceğiz.

    fatih terim’in galatasaraylılığı tartışılmaz. ama bu seneki teknik adam performansı düşündürücü noktaya vardı. hoca çok formsuz. nasıl ki geçen seneki şampiyonluğun mimarı taraftarla beraber kendisi ise bu seneki tablonun baş sorumlusu kendisidir. bunu dile getirmek fatih terim düşmanlığı mı oluyor? ben fatih hocayı çok severim adaletini, hocalığını, yenilgiyi kabul etmeyişini... ama bu takım fatih terim takımı değil. geçen sene de değildi bu sene hiç değil. fatih hocanın dış etkenler ile mücadele etmek yerine acilen saha içinr odaklanması ve yapabileceğinin en iyisini yapması gerekir. son 10 maçta 1 galibiyet alan her teknik adam eleştirilir. bu fatih terim olsa bile... zaten bu tablonun arkasında başka bir teknik adam olsaydı çoktan yolcu edilmişti. fatih terim farkı buradan geliyor. umarım hoca kafasını toplar ve tam konsantre bir şekilde bu iki maçı halledip az hasarla devre arasına girmeliyiz.
  • 105
    burada olup olmadığıyla ilgilenmediğim durumdur. ilgilendiğim kısım yanlış düşünce ile. insan hataya müsait, kusursuz olamayacak kadar basit bir canlıdır. fatih terim de bir insan olduğu için yaptığı hatalar eleştirilebilir, başarıları övülebilir.

    karşıtlıklar yaratıp taraf olmak zorunluluğumuz mu var ki bizim? neden yönetimin haklı yanını söylemek fatih terim düşmanlığı oluyor. birinin yalnızca kötü yahut iyi tarafını görmek ne kazandırır ki? erdemli olanı iyiye iyi kötüye kötü demektir. söz konusu galatasaray menfaatiyse -ki şahsım adına kişilerden çok galatasaray menfaatini düşünürüm her zaman- galatasaray'a hizmet etmekle yükümlü yönetim ve teknik ekibi iyisiyle övmek, kötüsüyle yermek en mantıklısıdır.
  • 107
    kendisine biat etmemek düşmanlık değildir. her olayın 2 tarafı vardır, ve bir insanın her konuda haklı olma ihtimali de insan olduğu için yoktur. dolayısıyla burada bir şey konuşuluyorsa provoke edici uydurma entry'lere inanmak yerine bunu oturup düzgünce mantık süzgecinden geçirmek gerekir. bu da düşmanlık demek değildir. düşmanlık safsatalarını birtakım gereksizlerin sözlükteki provokasyonuna dahil etmemeleri gerekir.
  • 108
    gerçek bir galatasaraylı nasıl oluyor da bu olgunun içinde yer alabiliyor inanamıyorum. nasıl fatih hocadan nefret ediyorlar? inanılmaz. neden mi?

    adam mekanın gerçek hesabı. her zaman var gücüyle galatasarayı sahipleniyor. var mı böyle başka bir galatasaraylı? yok.

    kendini parçalıyor galatasaray için. 24 saat aklı yüreği burada bizimle. ekibi de aynı şekilde. muhakkak hata yapabilir. ama başkası olsa yapmayacak mı?

    evet egosu çok yüksek. benim dediğim olacak diyor. yönetime bile bunu diyor. ama hoca haklı. isteklerini yapacaksınız, işine karışmayacaksınız. ki gs yeniden dünya markası olsun. zaten bu son dönemden sonra artık başkanlıktır kendisinin hedefi net. artık şartlar onu gerektiryor.
  • 111
    galatasaray taraftarında ve doğal olarak sözlükde de olandır. bunun sebepleri de vardır.
    sosyal bakımdan:
    ilki bizim milletin özgüvenli insan sevmemesidir. biz de yumuşak başlı, uyumlu adam sevilir. aksi toplumda, her kademe ve pozisyonda, rahatsızlık yaratır. terim'in sert çıkışları, kulübü mobilize etmek için yaptığı atarlar vb, inkar ettiklerine bakmayın, bazı taraftar da bile rahatsızlık yaratır. bireyler bu tip karakterlerle karşılaşınca kendinde bir rahatsızlık hissedebiliyor.
    galasaray temelli sorunlar:
    bunlardan ilk uefa kupasından sonra italya'ya gidişidir. arda turan bile hatırlarsanız gittiğinde bu meseleyi söylemişti. bu olay, o dönemi yaşamışlarda bir kırgınlık oluşturmuş durumda.
    ikincisi, canaydın dönemindeki başarısızlık meseledir. zaten uzun süre terim'in taktik bilmediği, gazla oynattığı gibi saçma sapan argümanlara maruz kalan taraftarımız milan olayı ve canaydın dönemiyle birlikte "ikna" oldu. "terim taktik bilmiyor yeaaa" düşüncesini puan kaybedilen her maç yorumunda görebilirsiniz. forvet mi yok, yedek mi yok, donk'tan yıldız mı yaratılmaya çalışılıyor... hiç bir mazeretin veya rasyonel gerekçenin önemi yok.
    üçüncüsü aysal döneminde hocanın milli takıma gidişidir. ben hocayı orada birincil derecede hatalı bulanlardanım. bana kalırsa kalabilirdi. ancak demirörenle olan fotoğraf taraftarda büyük bir üzüntü yarattı. bir çok insan haklı olarak ah etti. tabi bu ekibe zaten sevmeyen, aslında kendi ego yarıştıran bir tayfa da eklendi. düşmanlığa temel oluşturan bir sebep de bu.
    _______
    saydığım bu sebepler nedeniyle ne yazık ki taraftarımız içinde terim düşmanları vardır. her puan kaybı, her tartışmalı mesele, her kriz anında her başlığa koşarak sebep gözetmeksizin yapılan düşmanlık boyutundaki eleştirileri görebilirsiniz.
    ozan kabak'ın terim'in izni olmadan gönderilemeyeceğini dolayısıyla hata yaptığını söyleyip, aynı zamanda terim'in neden konuşmadığındam dem vurup daha sonra terim, olayı açıklayınca, açıkladığı işin gene hocaya kızan gördü bu göz.
    transfer başlığına bakarsanız forvet alınmadığı için hocanın eleştirildiğini de görürsünüz. kimsenin eleştiriye lafı olamaz. bence semih'in alınması eğer onay verdiyse hocanın hatalı kararıdır mesela. ama bahsettiğim tarzdaki yorumlar eleştiririnin ötesine geçiyor.
  • 112
    fenerliler, beşiktaşlılar ve trabzonluların kıskançlıkla dolu düşmanlıkları normal, sonuçta hepsini sportif anlamda tokatlamış birisi. camia içerisindeki düşmanlığa gelince. galatasaray sözlük, ekşi sözlük ve bilimum yerlerdeki fatih hoca düşmanlığının birkaç sebebi var. bunlar sayısal olarak çoğunluk değil, azınlıktalar ama saf taraftarı etkileme güçleri var. birinci kısım anti-terimci taraftarın ki tümüyle yabancı hayranlığı. yabancılar türklerden üstündür, renkli gözlülerde renksizlerden üstünüdür kompleksiyle fatih hocayı istemiyorlar. bunu bizzat ali-sami-yen. net 'te yazan bir arkadaş dan duydum. skibbe'ye aşıktı renkli gözlerinden ötürü, olabilir. sonra ekşisözlükte de benzeri yazılar gördüm. renkli gözlü yabancı hocalara karşı çekim duyan bir kitle var. bu kriteri herşeyin üzerinden tutuyorlar. fakat bu kriteri galatasaray'ın başarısından da önde tutuyorlar. işte bu nokta çatışma noktası. bunlar ciddiye alınacak kişilerde değil. riekerink , skibbe aşıkları bunlar, hatta aşıktan öte tapıyorlar. diğer kısım ise siyasi nedenlerle fatih terim'e karşı. kendileri x partilerini tutuyor, fatih terim ise onların düşüncesine yakın değil. bunların en komik argümanı ise fatih terim egolu, fatih terim kendini kulüpten üstün görüyor demeleri oysa bizzatihi kendileri siyasi görüşlerini galatasaray'dan üstün görüyorlar. akılları sıra milleti fişeklemeye çalışıyorlar yalan algılarıyla. diğer kısım ise yöneticilerle, aşırı fanatik lisecilerle bağlantılı kişiler. bunlar ise tümüyle ardışık bir emir silsilesi ile hareket ediyorlar. "fatih terim başkandan üstün", "fatih terim başkan olmalı", "transferler fatih terim'den habersiz yapılmaz" diye diye algı yapıp gene saf taraftarı kandırmaya yönelik planlarını uyguluyorlar. buraya sokulan nifakların gene esas amacı fatih terim egolu, kendini kulüpten üstün görüyor algısı yaratıp yoluna taş koyulmasını istiyorlar. ama artık taraftarın büyük çoğunluğu bunu yemiyor. hoca dün açıklama yapmasaydı bu kesim bu defa gomis'in satılmasını terim istedi, ozan'ın satılmasını terim istedi diye suçu hocaya yükleyecekti, planları da bozuldu. mustafa cengiz iyi birisi midir, kötü birisi midir bilemiyorum. dışarıdan gördüğüm kadarıyla iyi bir insana benziyor. başkanın bu tarz işlere kesinlikle girmemesi gerekiyor. fatih terim onun için büyük bir şans olduğunun farkında olmalı. fatih terim'in başkanlıkta da gözü yok, olsa zaten adaylığını koyar ve seçilir. burada hocanın istediği transferleri yap başkan. yapamıyorsan da basın toplantısında hocadan ve taraftardan özür dileyerek bu sene ekonomik imkanlardan yapılamadığını net biçimde anlatırsın. olay bu, olması gereken bu.
  • 113
    burada yazan bütün yazarlar galatasaraylı değil, nasıl bizlerden antu’ya yazanlar varsa tam tersi olanlar var ve bunlar hemen anlaşılıyor.

    birde eleştiriyi başka boyuta taşıyanlar var, kişisel nefretini dökeceği fırsatı kollayanlar ufacık bir olumsuz durumda ortaya atlıyorlar.

    diğer türlü altı dolu eleştiriler olmalı, eğer olmazsa hocada bir noktada kendinin sağlamasını yapamaz, kondisyoner konusunda eleştiriler buna örnek, belki hoca da mutlu değildi fakat ciddi eleştiri gelince devre arasında hemen değişim oldu.

    dediğim gibi altı dolu ve mantıklı eleştiriye saygı duyulmalı hocada buna saygı duyuyor, diğer türlüsü zararlıdır.
  • 117
    bu o kadar derin bir duygu ki adamlar fatih hocanin dün yaptığı on numaralık harekete bile hala kulp buluyorlar.
    ve bunu yapan sadece galatasaray düşmanı rakip takım taraftarları değil. maalesef galatasaraylı kimliği ile gezenlerde de vardır bu duygu.
    dünden bu sabaha kadar özellikle bekledim. sözlükte fatih terim'e kafayı takmış adamlardan birilerinin takdir etmesini bekledim ama olmadı.
    simdi de çıkmış diyorlar ki keske bunu gizliden yapsaydı.
    kimse kusura bakmasin bu kadar devlet meselesi olmus mevzudan gelen paranin nereye gidecegini kamuoyuna açıklaması gerekirdi ve açıkladı.
    zaten bugune kadar terim'in yaptığı yardımları kaçımız duydu? adam normalde zaten el altından yaptığı bu tarz işleri bugüne kadar kimsenin gozune sokmadi.
    baska takimlisini anlarim da galatasarayli olup da bu kadar bu adamdan nefret edenini gercekten anlayamiyorum. ne yapti oglum bu adam niye nefret ediyorsunuz bu adamdan bu kadar?
  • 118
    nedeni iddia edildiği gibi karakter kaynaklı değil galatasaray'ı tek başına türkiye'nin yerel ve uluslararası başarıda en tepeye çıkarması ve özellikle uluslararası bilinirlikte türkiye'de rakipsiz yapmasından dolayıdır. üstelik milli takımlar ile avrupa şampiyonasında yarı final oynatmış tır ve dünya 3. sü milli takımın iskelet kadrosu da terim'in eseridir. kendisi faal takım çalıştırmadığı zaman tüm türkiye'nin sevilen karakteri ve güzellik yarışması dahil her türlü organizasyonların aranan yüzü iken ne zaman galatasaray ile ilgili bir organizasyonun başında olsa bir anda diğer güruh tarafından türkiye'nin en karaktersiz insanı ilan edilir. yani nefretin nedeni terim değil başarıları altında diğer camiaların ezildiği galatasaraydır.
  • 119
    normal bir düşmanlıktır. bir hoca düşünün ezeli rakiplerinizden birinden; takımın başında 7 kez şampiyon olmuş. üstelik belki hiç kimsenin bir daha göremeyeceği avrupa kupasını ülkesine getirmiş. hedefini en büyük kupa olarak koymuş. her şekilde bizde düşmanlık besleriz bu adama. bundan mutluluk duymanız gerekir. çünkü galatasaray'da düşmanlık duyulan herkes başarılıdır. dursun özbek' e düşman olan bir kişi bile yoktur, galatasaray' lılar dışında.
  • 121
    gayet normaldir, takılmayınız.

    bizim en yakın rakibimizin 7 şampiyonluk ve avrupa kupası kazanan, sayısız avrupa galibiyetleri olan, her çalıştırdığı sezonda şampiyonluğun en büyük adayı olan, kimyası kulübü ile bütünleşmiş efsane bir teknik direktörü olsaydı bende onu yıpratmak için tüm çabamla saldırırdım. imparator’a saldırmalarına çok da takılmıyorum. onlar saldırdıkça biz korumaya, onlar hasetlendikçe biz koymaya devam edeceğiz.

    korkmamız gereken şey; pirincin içindeki siyah taş değil, pirincin içindeki beyaz taşlardır.
  • 122
    hiçbir örnek alıntı yapmadan kendisine karşı düşmanlık beslendiği iddaa edilen durum. hocamızın yaptığı bağış ile ilgili ben hiç bir galatasaray taraftarından ya da ünlü kişisinden bir eleştiri görmedim. kime ve neye dayanarak yaptığı bağışı galatasaraylılar tarafından da eleştirildiğini söylendiğine anlam veremedim. bu tip dayanaksız iddaaların tamamının silinmesi gerekir sözlükten. lüzumsuz bir ortam germe çabasından fazlası değil.