---
alıntı ---
biz aynı öykünün farklı cümleleri olduk.
---
alıntı ---
o dönemleri hatırlayanlar bilir ki aslında lucescu hep terim ile kıyas edilirdi. futbol anlayışı olarak iki zıt kutup gibiydiler. hep bu ön plana çıkarıldı ama ortak noktaları da çoktu. başarılıydılar, tutkuluydular, birbirlerine karşı naziktiler. nezaket kısmı önemli bence. ikisi de hırslı insanlardı ama pisleşmediler. futbolumuz o dönem de temiz değildi ama aziz yıldırım-ali koç zehri henüz futbolun dilini esir almamıştı.
halef-selef ilişkisi de vardı elbette. lucescu terim'in mirasına kondu dendi ve o hayaletle boğuşmak zorunda kaldı. genel olarak galatasaray kariyeri başarılı olmasına rağmen selefe duyulan özlem lucescu'nun da sonu oldu. o da beşiktaş'a gitti, 1 şampiyonluk aldı. aziz yıldırım'ın şike çetesiyle baş edemeyeceğini görünce temelli kaçtı bu ülkeden.
iyi ki efsanemiz fatih terim var. lucescu da iyi ki bize geldi. belki terim olmasaydı lucescu daha çok rahat edecekti. ama kader işte; fatih hoca bizim en büyük 2-3 efsanemizden biri, lucescu da galatasaray'dan gönderildiği gün bile galatasaray'a aşık bir insandı. ne mutlu bize!
https://youtube.com/...?si=jeqgDUQgzHmrrLkD