resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:68
Uyruk:Türkiye
  • 34833
    mecbur bırakıldığı gençleşme projesi yüzünden gönderilen hoca. geçen sezondan bu yana hoca basın önünde açık açık irfan can, ghezzal, elneny gibi hazır oyuncular istedi. elbette bunların yanında her zaman kerem, marcao gibi genç eklemlemeleri de yapacaktı. ama istediği iskeleti oturtacak tecrübeli ve kaliteli oyuncular alınmadı. buna rağmen düşe kalka avrupa'da ligde ilerledik bir şekilde, devra arasını göremeden de gönderdik kendisini. kalsaydı iki takviye ile herşey çok farklı olacaktı.
  • 34835
    fatih hoca kadro iyiydi ama neden kötü oynuyor diye gönderilmedi veyahut bu yüzden eleştirilmedi. gerçi bu yönetim iş bilmezliği zirvesinde belki gönderme sebepleri başkadır ama neden eleştirildi kısaca belirtelim:
    - bu takımı kendisi kurdu. bu oyuncuları kendisi aldı. torrent kadronun vasatlığından şikayet edebilir belki ama fatih hocaya şikayet kredisi bu yüzden verilemezdi. 3 yılda kimsenin yapmadığı kadar transfer yapıp iyi oyuncularla kadro kuramıyorsan bu senin suçundur. ki sezon başı 25 milyona yakın para harcandı.
    - avrupa'daki maçlara olağanüstü hazırlanırken ligde maçlara gereken önemi vermedi.
    - ligdeki berbat performanslar yetmemiş gibi alay eder gibi açıklamalar yaptı, yine yetmedi sene başı o kadar oyuncuyu kendisi aldırmamış gibi yeni transferler istedi ve öyle sadece gedsonla biten bir liste değil bu. 4-5 farklı oyuncudan söz ediliyor, galatasaray'ı oyuncuların paralarını ödeyemeyen bir yönetim yönetiyor şu an o transferlere nasıl para harcayacak? sene başı her şey hani hallolacaktı?
    - takımda oynayamayacak kadar türk oyuncuları takıma katması. hani tamam bunları bulabildik dersen tamam da arda elini öptükten sonra galatasaray'a getirdin. aynı arda maçlara girdikten sonra sadece kaptanlık pazubandını almaya koşabiliyor. onu da hiç eksitmiyor ya, sanki taraftar kendisinin kaptanlığını kabul etmiş gibi neyse.
    - kadro vasat diyoruz tamam da bu oyuncular geldiklerinde daha iyilerdi? kerem dışında takımda ileriye giden oyuncu yok. özgüvenli bir tane oyuncu kalmamış. herkes topu kendinden uzaklaştırma derdinde. kerem'in de başarısının sırrı özgüveni bence. aldığın hiçbir oyuncu ileri gitmeyi geçtim hepsi geri gitmiş abi ne oluyor florya'da? oyuncuları falakaya yatırsan böyle olmaz.
    - ve en önemlilerinden biri, 3 senedir her seferinde ya ocak ya temmuz'u bekletirsen bir taraftara o taraftar da sorar hocam kafa mı buluyorsun diye.

    torrentle karşılaştırılması hem kendisi hem torrent için adil olmayan hocadır. mümkünse gölgesini de kulübün üstünde gezdirmemek lazım. hala terim konuşarak fatih terim'e büyük zarar veriyor sevenleri. sevenleri demek doğru değil biz de seviyoruz çünkü ancak ve ancak fanatikleri diyebiliriz. çünkü kendisi gitti diye takım maç kaybetsin isteyenler türedi. şimdi de yalandan ahı var demekle olmuyor. kendisine verilen imkanlar süper lig tarihinde hiçbir hocaya da verilmemiştir muhtemelen. bu kadar imkanın verildiği yere minnet edebilirsin ah değil.
  • 34836
    3 senedir bütün transferleri kendisi yapıyor algısı yaratılan hocamız.

    yani kendisi transferlerin hic birinde dahil değil demek saçma olur. ancak tüm transferleri kendisine mâl etmekte saçma. öyle olsa falcao bu takima gelemezdi açık açık istemediğini belirtti. veya gomis gittikten sonra eren derdiyok dışında forveti yokken gider forvet alırdı.

    bi de galatasaray 25 milyon euro harcadı evet ama kasada 500 milyon tl vardı da oradan harcama yapılmadı. asıl amaç zaten ekonomiyi döndürebilmek icin oyuncu satışı yapacak sistemi kurabilmekti. ki fatih hocanin yillardir en büyük şikâyeti satamıyoruz satmayı beceremiyoruzdu. kasada nakit o para olsa eminim baska oyuncular alınırdı ancak uzun vadeli ödeme planı da bu oyunculara yetti. yoksa simdi gidip 25 milyon euro bedeli olan forveti isteyelim 5 senede öderiz diye verirler mi?

    bir anda pesin para ödenmiş gibi yazıp sonra farkli yorumlar yapmak bence doğru değil. hocanin yaptığı her şey de dogru değil ancak bazı şeyleri ayrı değerlendirmek gerekir.
  • 34837
    kovulurken ligde 12. siradaydi. galatasarayla ligin 3. haftasindan sonra herhangi bir an cift basamakli siralarda olan hoca kovulur, bunun istisnasi yoktur. normalde 5. 6. olan da kovulur da terim'in o kadar kredisi vardi.

    kurdugu takim kume dusuyor, ve bu rezalet elmas'la birlikte terim'in eseri. torrent sadece kendisine on beden buyuk bir isle gorevlendirilmis, herhalde parasi iyi diye kabul etmis ve bu surecte biraz maas biraz tazminat alip evine donecek bir siradan yabanci. terim ise bu takimi bu rezil hale getiren, 12. siradayken kovulan eski hocamiz.

    yunus'u kiralayip yunus'un 15 yasindaki fizigi kadar gucsuz morutan'a para dokuyor, morutan+baris'i onyekuru'ya tercih ediyorsaniz, takimi siz kurmussunuzdur ve bu rezaletin sorumlusu sizsinizdir.
  • 34838
    ya şu kendisine 3 yılda kimseye verilmeyen imkanlar verildi, buna rağmen bu sene 25 milyon harcadı olayına bi açıklık getirelim ya. göz göre göre algı yapılıyor.

    2017 - 2018 sezonu devre arası (hocanın takıma katıldığı sezon):

    gelenler:

    yuto nagatomo - kiralık

    gidenler:

    badou ndiaye
    nigel de jong
    emrah başsan

    2018 - 2019 sezonu sezon başı:

    gelenler:

    emre akbaba
    yuto nagatomo
    henry onyekuru - kiralık
    badou ndiaye - kiralık
    ömer bayram
    muğdat çelik - bedelsiz

    gidenler:

    bafetimbi gomis
    cavanda
    lionel carole
    tolga ciğerci
    yasin öztekin
    koray günter
    iasmin latovlevici

    2018 - 2019 devre arası:

    gelenler:

    mbaye diagne
    marcao
    luyindama
    emre taşdemir - bedelsiz
    mitroglou - kiralık
    semih kaya - kiralık

    gidenler:

    ozan kabak
    garry rodrigues
    maicon
    serdar aziz
    tarık çamdal

    2019 - 2020 sezon başı:

    gelenler:

    seri - kiralık
    nzonzi - kiralık
    lemina - kiralık
    andone - kiralık
    ozornwafor
    emre mor - kiralık
    falcao - bedelsiz
    ryan babel - bedelsiz
    jimmy durmaz - bedelsiz
    okan kocuk - bedelsiz
    adem büyük - bedelsiz
    taylan antalyalı - bedelsiz
    şener özbayraklı - bedelsiz

    gidenler:

    fernando
    sinan gümüş
    eren derdiyok
    muğdat çelik

    2019 - 2020 devre arası:

    gelenler:

    henry onyekuru - kiralık
    marcelo saracchi - kiralık
    jesse sekidika - bedelsiz

    gidenler:

    nzonzi ve emre mor kiralık sözleşmesi bitirildi, babel ve emre taşdemir kiralık gönderilmiş.

    2020- 2021 sezon başı:

    gelenler:

    oğulcan çağlayan
    etebo - kiralık
    omar - bedelsiz
    emre kılınç - bedelsiz
    arda turan - bedelsiz
    fatih öztürk - bedelsiz
    kerem aktürkoğlu - bedelsiz

    gidenler:

    jimmy durmaz
    mariano
    yuto nagatomo
    adem büyük
    ahmet çalık
    selçuk inan - kariyer sonu

    2020 - 2021 devre arası:

    gelenler:

    mostafa - opsiyonlu kiralık
    henry onyekuru - kiralık
    gedson fernandes - kiralık
    deandre yedlin - bedelsiz
    halil dervişoğlu - kiralık

    gidenler:

    -

    şimdi totale bi bakalım. bu sezon başına kadar gelindiğinde, bir bonservis ücreti ödeyerek aldığımız oyuncular:

    emre akbaba, yuto nagatomo, ömer bayram, diagne, marcao, luyindama, ozornwafor, oğulcan, mostafa.

    fatih terim geldikten sonra takımdan ayrılan 11 - rotasyon oyuncuları:

    badou ndiaye, gomis, tolga ciğerci, yasin öztekin, koray günter, latovlevici, ozan kabak, garry rodrigues, maicon, serdar aziz, fernando, sinan gümüş, mariano, nagatomo, ahmet çalık, selçuk inan.

    fatih terim takıma katıldıktan sonra bedelsiz olarak aldığımız 11 - rotasyon oyuncuları:

    falcao, babel, jimmy, adem büyük, taylan, şener, omar, emre kılınç, arda turan, kerem, yedlin.

    allah aşkına bi gidenlere, bi de gelenlere bakalım. yukarıda gelen oyuncuların bi çoğunu fatih terim aldırdı evet. arada deneme transferleri de yaptı, muğdat gibi. fakat abicim giden takımda gomis, fernando, rodrigues, mariano, ozan kabak var.

    giden takımda orta sahada fernando, ndiaye, tolga ciğerci, selçuk inan ve bu sezon başına geldiğimizde belhanda var.

    bu 4 senede orta saha merkezine aldığımız oyuncuları sayalım mı? hadi sayalım: 1. taylan... o kadar. başka yok.

    yani naptık? adam gönderdik kiralık aldık, adam gönderdik kiralık aldık. sonra noldu? senin takımın boşaldı haliyle. bu sezon başındaki 25 milyon euro harcama az bile. bu adama yarım sezonluk tudor için harcadığımızın yarısını harcamadık, harcadıysak da satarak yerine fazla fazla koyduk. harcayalım demiyorum, adam şu takımın kalitesini arttırmak istediği için gömmeyeydiniz keşke, birazcık daha sabredeydiniz, daha üstüne eklemeler yapması gerekiyordu çünkü takımın içi tamamen boşaltılmıştı diyorum.

    not: tüm bilgiler transfermarkt'ten alıntıdır.

    edit: eklemesini de yapayım, 4. döneminden bu yaz transfer dönemine kadar kiralık ücretleri de dahil olmak üzere galatasaray'ın transfere harcadığı toplam para 44.1 milyon euro, kazandığı para ise 59.4 milyon euro'dur. 15 milyon euro kar etmişiz yani.

    ne yapması lazım abi adamın transfer başarısını görmeniz için? kendisi mi istedi her sene takıma kiralık adam doldurup da sonra sil baştan kadro kurmayı. lan portekiz liginin küme düşme potasındaki takımdan bulup getirdiği stoper avrupa ligi'nin en değerli stoperlerinden biri şu an, 25 milyon euro'yu falan beğenmiyoruz. türkiye 3. liginden bedelsiz getirdiği adamı avrupa'nın devleri takip ediyor. ama iyi bi yedek kaleci almadı. evet amk, takımın her yeri tamam, gidip paramızı yedek kaleciye harcamalıydık. bu mu transferdeki başarı kıstasımız?

    edit2: aklıma geldi bi ekleme daha yapmak istedim. bunlar sadece rakamsal bilgiler. daha detaylara girmedik. girelim bazı detaylara:

    -koca bir sezonun yarısını forvet pozisyonunda sadece eren derdiyok varken oynadı ve sezonu şampiyon bitirdi başarısız dediğimiz döneminde.
    -her sezon minimum 5 maç haksız cezalar yemesine rağmen takımını hep yarışta tuttu, pandemi sezonunda motivasyon kaybı sebebiyle sezon gitti. bunu en güzel anlatan grafik de aşağıda:

    https://gss.gs/O2P.png

    bu grafikte de görebilirsiniz takımın nerede şampiyonluğu kaybettiğini, evet tam pandeminin başladığı yer.
    -bekinin gözünde havaifişek patladı.
    -bekinin ciğeri söndü (yuh)
    -falcao ve andone'yi aldığı sezon falcao hadi zaten sakat da, andone de uzun süreli bir sakatlıkla boğuşmak zorunda kaldı.
    -muslera üst üste çok büyük sakatlıklar yaşadı.
    -luyindama milli takımından sezonu kapatıp döndü ve bir daha toparlayamadı.
    -gayet ritmini bulan ve çok iyi işler yapan emre akbaba iki yıl üst üste bileğini kırdı.
    -geçen yılki hakem olaylarına girmiyorum.

    yani ne kadar şanssızlık varsa geldi adamın başına, ama asla takımını yarıştan koparmadı. ve biz bu adamı takımdan kopardık el birliğiyle. bravo hepimize.
  • 34839
    tabiki bir suçlu varsa burada herkes sorumluluk almak zorunda. hocamız fatih terimde, yönetimimizde ve taraftarımızda.

    hatırlanacağı üzere okan kocuk ne kadar kötü bir kaleci deniliyordu, şimdi niye kiralandı deniliyor. zaten böyle bir gelişim göstersin diye kiralandı. yani başarılı bir sonuç.
    emre akbaba için artık bitmiş yürüyemiyor bile ne işi var burada deniliyordu, kiralandı. kendine geliyor. başarılı bir sonuç.
    yunus akgün kalabilirdi bence de kadroda. yanlış bir karar.
    babeli göndermek istemediler mi? oyuncu gitmemekte direndi.

    transfer süreçlerinde ise tabiki hocanın raporu ve yönetimin bütçesi doğrultusunda yapıldı transferler. mostafa mohamed, morutan, nelson, cicaldau, marcao, halil, van aanholt ve sacha boey. bazıları taraftar istedi ve alındı mesela olimpiu morutan. bunların hiç biri kötü oyuncu değil. olmadıklarını zaten avrupa maçlarında gösterdiler. bir takım nasıl kazana kazana form tutuyorsa, arka arkaya kayıp ederkende tam tersi oluyor.
    ve bu transfer edilen oyuncuların çoğu satıldığında kar ettirecek oyuncular. ama tabiki takımım eksik önemli parçaları var mesela alamadığımız gedson fernandes veya sakat olan kalecimiz kaptanımız muslera gibi.
    bu oyuncuların çoğu alınmak istenilen ilk sıradaki oyuncular bile değildi örneğin nicolae stanciu istenildi olmayınca cicaldau alındı. ilk sıradakileri zaten ya pahalı olduğundan yada bazı takımların vermediklerinden alınamadı.

    evet takım çok kötü durumda ne yazıkki, bu fatih hoca varken de böyledi şimdi de devam ediyor. her kötü oynanan maçlarda bile hakemler penaltıları görmek istese, boğaza atılan yumruğu görmek istese, tekrarlanması gereken penaltıları görmek istese, ofsaytları görmek istese büyük ihtimal şuanda ikinci sıradaydı takım.

    bi başarıda nasıl tek etken fatih terim değil ise başarısızlıkta tek etken fatih terim değil. burada atanmış tff başkanının ve hakemlerinin yaptığı oyunları görmezden mi gelelim, yoksa yönetimin sessizliği ve beceriksizliğinimi? kötü gidişatın tek sebebi fatih terim olmadığından, gönderilmesi şuanda hiç bir şeyi değiştirmediğinden sonuç olarak olarak yanlış karar olduğunu düşünüyorum.
  • 34840
    ünal aysal- mustafa cengizle daha iyi ilişkiler yürütmesi gerekirken ters düşmüştür. burak elmas ve yıldırım demirören 'e güvenirken arkasından bıçaklanmıştır. rizespor başkanına dostum derken , adamlar bizi milli düşmanları olarak görmüşlerdir. o kadar hayat tecrübesine ve buraların kurdu olmasına göre insan sarrafı olamamıştır. bu duruma hep şaşırmışımdır. egosu gerçekten bazı şeyleri görmesini engelliyordu.
  • 34841
    --- alıntı ---

    artı hep anlattım biliyor musun
    dedim ki dili yok bunun
    kimsesi kimi yok onun
    neşesi düşü yok şunun
    dedi ki düşür omzunu
    ne şiiri ne şarkısı
    yok işte bir şey oldu
    öyle değil işte olmalı bir çözümü
    biz onca gece uykumuzu yok yere mi böldük
    acıları çekip gözlerini silmiş insanları düşün
    paramparça düşü

    --- alıntı ---

    ne galatasaray’a ömrünü verenler ne de galatasaray’a ihanet edenler unutulur hocam.

    büyük galatasaray’ın büyük efsanesi.
  • 34842
    2021-2022 sezonu hezimetinin en büyük sorumlusu teknik adam.

    takımın kondisyon sıkıntısından, futbolcuların hem fiziki hem mental anlamında çöküşünden istifa söylemlerinin baş kahramanı burak elmas sorumlu değildir. burak elmas aylardır susarak galatasaray'ın haklarını savunmayarak zaten gitmesi gereken şuanki ilk isimdir ama sırf terim fanı olup burak elmas'ı kötü sonuçlardan sorumlu tutmak bazı kişilerin derdinin galatasaray olmadığının en büyük göstergesidir.

    şuanda malesef en masum olanımız kulubede oturan teknik adamdır. daha ikinci maçında kendisini küme düşme potasında bulmuş, mevcut türkiye taraftar profilinden nasibini almıştır. ve bu tabloda bu saatten sonra ne yaparsa yapsın en fazla ligi ilk onda bitirecek lig sonunda ülkesine geri dönecektir.

    zaten fatih terim isminden sonra galatasaray'ın başına gelerek ateşten gömleği giymiştir. olayın buralara geleceğini hepimiz biliyorduk.

    (bkz: 20 ocak 2022 galatasaray kasımpaşa maçı)
  • 34843
    transfermarketten baktım geldiğinden beri yanlış saymadıysam 4.ft döneminde 58 transfer yapmış. 2 kere kiralık gelenleri falan sevenlerinin hatrına çıkartıyorum 50 transfer diyelim. 50 transfer yapıp -hadi her şeyi geçiyorum şu an galatasaray futbol kulübünde kendinin aldırmadığı tek adam feghouli. sayının da önemi yok. tüm takımı kendi kurdu işte- yazın 25-30 milyon euro harcatıp, bir mektupla taraftarın duygularıni bir kez daha başarıyla yöneterek, bu enkazın bu kaosun %90 sorumlusu olan adam, buradan mağdur olarak sıyrıldı. tebrik edilesi bir başarı.
  • 34844
    kalması da gitmesi de kulübe resmen dert olan hocamız.

    takımın başındaydı, avrupa'da estik ligde batırdık. bu arada hakem hatalarını falan geçiyorum yoksa ceza alırım. ancak gerçekten kötü futbol oynandı abiler bunu kabul edin artık. maç sonu yapılan açıklamalar, yardımcı antrenör beğendirememeler, değişerek gelişeceğiz demeler, arda'dan medet ummalar sabrını sınamadı mı bu taraftarın? terim, gözümüzde kredisi olduğunu bildiği için anlayış bekledi, haklıydı da. ancak zaman geçtikçe takımdan kendisinin de uzaklaşmış olduğunu hissettim. analizleri, hazırlıkları belli ki yardımcılarına bıraktı, ancak olmadı. sonunda da bu ayrılık gerçekleşti.

    transfer meselesine gelince de sayın hocamız her yaz transfer döneminde güzel bir kadro istedi, bazıları alındı bazıları alınmadı. kendisi de kış transfer dönemini işaret etti. marcao, mohamed, luyindama gibi isimler kış transfer dönemlerinde kadromuza katıldı. evet kendisi oyuncu satamamaktan şikayet ediyordu ancak belhanda'ya teklif geldiğinde ben mi satmadım abi? feghouli'yi istediklerinde ben mi bana lazım dedim? ozan kabak konusunda ısrarla satılmasın diye ben mi feveran ettim? evet belki dönem içerisinde kritik isimlerdi ama satış konusunda bu kadar menfi olunca süreç tıkandı belki bilemiyoruz. ama galatasaray söz konusu isimlerin ikamesini kısa sürede bulabilirdi bence, bulmalıydı. belki de sportif direktörlük kendisi için çok daha iyi olacaktı ama kabul etmedi. sahi neden kabul etmedi? niye bunu kendisine bir hakaret olarak algıladı?

    öte yandan isim takıntıları da başka bir konu. bazı futbolcular konusunda gereğinden fazla ısrarcı oldu. biz burada dönem dönem selçuk, belhanda, babel, arda, feg, ömer bayram gibi isimlere tepki gösterdiysek biraz da bu yüzden. arkasında genç oyuncu bekleyen bitmiş adamı kazanmak için çok çaba harcadı. bazen verim aldı, bazen alamadı. örneğin takımda sol bek sıkıntısı var iken tuttuk emre taşdemir'i de giresunspor'a kiraladık. tek fazlalık bu adam mıydı şimdi? ve her zaman dediğim gibi genç futbolcu konusu... terim gençleri seven, onları sahaya sürmekten korkmayan bir isimdi. ancak son döneminde bu özellikten ısrarla kaçındığını gördük. gençlere değer 90+3'te oyuna alınarak verilmez beyler yapmayın. hazırlık maçlarında bile bu çocukları oynatmadı ya da son bir iki dakika oyuna aldı. genç bir futbolcu olarak kıçıkırık hazırlık maçında dahi forma bulamazsan nasıl sarı-kırmızı forma hayalleri kuracaksın?

    uzun lafın kısası dördüncü fatih dönemini de geride bıraktık. ben biliyorum ki hoca beşincisine hazırlanıyor. suskunluğu da belki bu sebeptendir. ama bence yapma hocam. bu takımın son 50 senesinde bir şekilde daima oldun, başarılar seninle geldi, minnettarız. ama artık başka şeyler yapmak zorunda bu takım. başka yollar aramak zorunda. kötü yönetilen bir ayrılık süreci yaşadın farkındayız ama daha fazla yıpranmasın iki taraf da...
  • 34845
    galatasaray'ın şu an içinde bulunduğu durumun belki de birinci sorumlusu olan eski teknik direktörümüz.

    yukarıdaki görüşüm nedeniyle görevden alınması kararını çok doğru buluyorum. bu konuda yönetime tek eleştirim bu kararı çok geç almış olmalarıdır. takım kaybetmeye bu kadar alışmadan bu kararı alsalardı yeni gelen hocanın durumu kontrol altına alıp toparlaması daha kolay olacaktı. oysa bugün domenec torrent ve ekibi için işler hiç de kolay değil. son oynadığımız lig maçı (bkz: 20 ocak 2022 galatasaray kasımpaşa maçı) da gösterdi ki fizik kondisyon olarak zaten bitik olan oyuncularımız mental olarak da, motivasyon olarak da bitmiş durumdalar. kazanmayı unuttukları gibi normalde yapabilecekleri pek çok şeyi yapmaktan uzak görünüyorlar. rakibin oyunda kontrolü ele geçirdiği anlarda panik havasına girip acemice hatalar yapmaya başlıyorlar. ezcümle fatih hoca arkasında büyük bir enkaz bırakmış durumda ve bu enkazı toparlamak hiç kolay olmayacak. o nedenle taraftarların artık gerçekleri görüp yeni hocaya ve oyunculara tam destek vermesi gerekiyor. oyuncular mental olarak güçlenmeden ve özgüvenleri yerine gelmeden şu an içinde bulunduğumuz durumdan çıkamayız. bu dönemde oyuncular ve teknik heyet üzerinde taraftar baskısı olmamalı.

    fatih terim'in başkan olma mevzusuna gelince, bunu önerenlere gerçekten hayret ediyorum. bu denklemi nasıl bir mantık dizgesi içinde kurduklarını çok merak ediyorum. fatih terim'in galatasaray'daki son dönemi de gösterdi ki hocayı teknik direktör olarak başarısız yapan özellik ya da huyları günümüz futbolunun başka pozisyonlarında da başarısız olmasına neden olacaktır.

    ilk olarak, hoca iktidarı paylaşmayı bilmeyen birisi ve bulunduğu yerde her zaman tek adam olmak istiyor. futbol şubesi sorumlusu istememesi, başkanlarla sürekli kavga etmesi, hatta kulübede kendisine akıl verecek düzeyde bir yardımcı istememesi bile hep bu özelliği nedeniyle. oysa günümüzde futbol çok kompleks bir iş oldu ve ekip çalışması olmadan başarı imkansız. işin önemli boyutlarını o işi iyi bilen insanlara bırakmak ve onlarla birlikte çalışmak gerekiyor. fatih hocanın kariyerinin sonlarındaki en büyük hatası bence, egosunu yönetmeyi başaramaması ve iktidarı paylaşmayı öğrenememesi oldu. bunun sebebi de bence hocanın bir diğer özelliğinde gizli. hoca uzun zamandır kendisini araştırmaya ve öğrenmeye kapattı. ders alan değil ders veren olarak uzun yıllar futbolun içinde kalabileceğini düşündü ve maalesef yanıldı. günümüz futbolunu takip etmeyi uzun süredir bıraktığını düşünüyorum, çünkü bu takibi yapmış olsa ekip çalışması olmadan başarılı olamayacağını görebilirdi. son olarak, hocayı başarısızlığa götüren bir huyu da geçimsizliği oldu. hoca hep birileriyle ya da bir şeylerle kavgalı. tff'den kulüp başkanlarına yöneticilerden oyunculara ve hakemlere kadar sürekli olarak birileri ile kavga içerisinde. sürekli kavga içinde olunca başarı gelmiyor haliyle çünkü bazen kavga ettikleriniz size güçleri nispetinde zarar vermeye başlıyorlar (tff'nin son iki üç yıldır bizi doğraması örneğinde olduğu gibi) bazen de siz işinize konsantre olup doğru kararları veremiyorsunuz (geçen sezon sonunda ayağımıza gelen şampiyonluğu iki golle kaçırmamız örneğindeki gibi). şimdi burada durup düşünelim; iktidarı paylaşmayı bilmeyen, günümüz futbolunu takip etmeyen ve sürekli birileriyle kavga eden birisinin büyük bir futbol kulübünü yönetmesi mümkün müdür? tek adam olma ısrarı hepimizin malumu olan ve bu yaştan sonra bu özelliğinden vazgeçemeyeceğini bildiğimiz fatih terim'in galatasaray'da başkan olarak iyi bir performans ortaya koymasına ben şahsen pek ihtimal vermiyorum. olur da fatih hoca galatasaray'a başkan olursa aziz yıldırım türü bir başkan olur ancak. istenen bu ise söylenecek bir şey yok.
  • 34846
    bu sezon yasanan hakem hatalari olmasa belki bugun gorevenin basinda olacak denilen teknik adam ama bir diger yandan baktigimizda da kazandigi maclarin cogunda sansi da yaninda olan kisiydi fatih terim. eger o maclarda sansimiz yaver gitmese ve alistigimiz hakem hatalari olsa bugun kac puanimiz olurdu bir hesaplayalim.

    1. galibiyet giresunspor maci: hatirlayanlar olacaktir, macin ilk 20 dakikasi giresunspor maci koparacak pozisyonlari buldu. hatta baya infial oldu sozlukte, merak edenler gidip mac basligina bakabilir ki o donem giresunspor ligin en kotu takimi olarak gosteriliyordu. 30. dakikada diagne'nin firsatciligindan bir gol bulduk ve akabinde giresunpor mal gibi bir kirmizi kart gordu ve mac lehimize bitti.

    2. galibiyet hatay maci: macin hemen basinda gol yedigimiz ve ilk 15 dakika yari sahayi gecemedigimiz mac. yine sozlukte infial yaratan, ne yaptigimizi bilmedigimiz iddia edilen bir mac. tipki son 3 senenin geneli gibi. 30. dakikada cicaldau'nun direkten donen topunu soso tamamliyor ve golu buluyoruz. macin ikinci yarisi tamamen kaos futbolu. 88. dakikada omer bayram'in duran topunda luyindama kafayla golu atiyor, ittir kaktir kazaniyoruz. ama buna ragmen genel kani, sezonun bu anina kadar oynanan 7 mac icerisinde en iyi oyunu bu macta oynadigimiz yonunde. seviyeyi gostermesi acisindan onemli :) bu arada yine bu donem hatayspor ligin en kotu takimlarindan biri olarak gosteriliyor.

    3. galibiyet goztepe maci: yine lige en kotu baslangiclarindan birini yapan bir rakip. macin 35. dakikasi itibariyle klasik problemler devam ediyor. taraftar yine sosyal medyada isyanda. ıleride basan goztepe ve hucum etmekte zorlanan bir galatasaray. netekim 43. dakikada golu yiyip 1-0 geride kapatiyoruz ilk yariyi. ılk yari galatasaray 0.21xg, goztepe 0.51xg ile oynuyor. ıkinci yari ırfancan egribayat sagolsun, kaleye tingir mingir giden topu yumurtlayip galatasaray'a beraberlik golunu getiriyor. bundan 6-7 dakika sonra morutan tamamen bireysel becerileri ile bir gol buluyor ve adam gibi pozisyon bulamadigimiz macta 2-1 one geciyoruz. mac sonunda maci 90 dakika izlemeyi basarabilen taraftarlar tebrik yagmurunu tutuluyor ve marsilya macinda allah yardimcimiz olsun nidalariyla gun bitiyor.

    4. galibiyet rizespor maci: uzun uzun anlatmanin geregi yok. mucizeler gerceklesmese muhtemelen fatih hoca'nin son maci olma ihtimali olan bir macti. 88. dk da skor 2-2 iken penalti kaciran rizespor ve macin 106. dakikasinda gelen garip diagne golu.

    5. galibiyet konyaspor maci: macin hemen basinda pozisyon dahi yokken mohamed'in attigi gol ve geri kalan 89 dakika boyunca galatasaray'in sahasinda tek kale oynayan konyaspor. macin ikinci yarisinda bir ara topla oynama oraninda %71 i yakalayan bir konyaspor.

    6. galibiyet gaziantep maci: yine cok dusuk uretkenlikle oynadigimiz ama diger 5 galibiyete nazaran belki de ilk kez alinan net galibiyet. macin ilk yarisinda gs 0.33 xg ve 1 gol uretirken gaziantep 0.25xg ve sifir gol uretti. gol 45+3 de morutan'in yine bireysel yetenegi ile geldi. macin adami dicko ile mac boyu bogusan marcao oluyor diyeyim, macin durumunu siz anlayin. zaten 31 ekim'de oynanan bu mactan sonra neredeyse 2 ay, 25 aralik tarihindeki antalya macina kadar galibiyet alamadi galatasaray.

    7. galibiyet antalyaspor: nuri sahin sagolsun, pozitif futbol oynamaya calisan bir hoca olunca galatasaray ligdeki muhtemelen en iyi macini oynuyor ve ilk yarida 12 sut cekiyor. buna ragmen gol ilk yarinin uzatmalarinda geliyor. ıkinci yarida macin en cok konusulan ismi ısmail cipe oluyor. baya ovuluyor bu mactan sonra :) bu mac bugun itibariyle galatasaray'in aldigi son ve net hakeden taraf diyebilecegimiz ilk ve tek galibiyet.

    yani demem o ki, su kazandigimiz maclari galatasaray'i hic izlememis birine izletseniz ve bu seneki galibiyetlerimiz bunlar deseniz, adam yatin kalkin ligdeki konumunuza sukredin der.

    ben bir galatasaray taraftari olarak bu sezonki performansta etkisi olan herkesin utanmasi gerektigini dusunuyorum.
  • 34847
    galatasaray efsanesi eski teknik direktörümüz.

    bana göre bazılarımızın yanıldığı veya hocanın bize dayattığı bir kaç konu var. mesela geçen sene şampiyonluğu averajla kaybettiğimiz faslı. fikstürde puan durumuna baktığımız zaman evet öyle. lakin rakibimizde aboubakar para alamadığı için sakatım diye maça çıkmamazlık yapmasaydı fırsat önümüze altın tepsiyle gelmeyecekti. nitekim altın tepsi geldi önümüze. 11 mayıs 2021 denizlispor galatasaray maçı deplasmanda ikinci penaltıyı emre akbaba'ya kullandırmayacaktı. gerekirse sahaya girip ilk penaltıyı atan babel veya gedson tercihinde bulunabilirdi. yine aynı maçta mostofa'ya güvenip kaçırdığı penaltı sonrası bana göre gereksiz futbolcu kazanma duygusallığına da gerek yoktu.

    bu sene avrupa da çok iyiyiz faslı. çok iyi olduğumuza katılmıyorum. daha prestijli bir anadolu takımı gibi ani kaptığımız toplarla direkt hucüm yapıp netice almamız. nitekim grup maçlarında ve bu sezon boyunca en keyif aldığım maç 25 kasım 2021 galatasaray marsilya maçıydı. o maçta da fener mağlubiyeti çok koymuş acilen yeni bir maç olmasını ve galibiyet almayı istemiştim içten içe. bu maçta vesilesi oldu bir nevi.

    yine bu sene hakem hataları hariç bireysel yaptığımız hatalarda var.

    25 ekim 2021 beşiktaş galasaray maçında takımın penaltıcısı kendi deyimiyle cicaldau yerine mostofa kullanırken hiçbir şey yap(a)maması oldu. buraya sene içinde yapılan bir çok hata yazılabilir saha içinde kalırsak. ama maalesef olan oldu. e tabi saha içinde yapılan teknik/taktik hataların yanı sıra hakemlerinde doğramaya hazırmışçasına bıçakla koşmaları da cabası oldu.

    dediğim gibi olan oldu, giden gitti. fatih hocayı gerçekten seven birisi olarak yazdım bunları. güldüğünde gülüyordum üzüldüğünde üzülüyordum. hatta hanım bile şaşırıyordu. ne sevgiymiş be! dediği zamanlarda oldu. ama hiçbir zaman twitter'da yazılan fatih terim galatasaray'dır gibi saçma sapan bir düşüncenin de peşinden gitmedim. galatasaray değerlerini ve menfaatlerini hiçbir zaman hocadan küçük görmedim. hoca da bunu anladı ki görevini bırakmayı tercih etti diye düşünüyorum. bakın, dünyanın hiçbir futbol ülkesinde bir futbol takımın camiasının bir teknik direktöre bu kadar bağlılığını göremezsiniz. hocamız ocak dedi tamam dedik. temmuz dedi tamam dedik. yine ocak-temmuz arasında gidip geldi tamam dedik. 3 sene planlama dedik ona da eyvallah dedik. dedik ama bu sene saha içinde istenilen oyunu ortaya koyamadı takım. belki taktiği uymuyordu ya da başka bir şey. hocaya eyvallah dememizin, bu kadar kendisini sevmemizin zaten nedeni kendisini bize başarıya alıştırmış olması. kazandığı kupalar, verdiği savaşlar. ama bu savaşı kazanamadın hocam üzülerek söylüyorum. o yüzden sana bu sene bu kadar hafta sabredildi.

    buraya tonlarca daha cümle yazarım ama bu sene bu takım beni tüketti. son olarak alınan kararı doğru buluyorum. hocam da artık emekli olsun. her defasında gidip gelmekten kendisi de bunalmıştır eminim.

    hocam sana taraftar olarak hakkım helaldir. bundan sonra ki hayatında sağlıklı bir ömür dilerim.
  • 34848
    teknik direktör olarak galatasaray'a geri gelme ihtimali yüzde yüze yakın olan eski hocamız. bununla yaşamayı öğreneli çok oldu çoğumuz için.
    ama bu durumdan hoşnut olmayanlarımız için birileri bir iyilik yapsa da, fatih terim'in ne zaman emekli olacağını resmi ağızdan söylese. ona göre kendimizi hazırlasak; hiç yorulmasak eleştiriydi, oydu, buydu. 10 sene mi, 15 mi? 5 değil, onu biliyorum. çünkü önümüzde feldkamp örneği var.
    feldkamp 2007'de geri geldiğinde 74 yaşındaydı. bu bir kıstas olarak kullanılacak yakında fatih terim'in yaşı için. ki fatih hocamız, nazar değmesin, feldkamp'tan çok daha sağlıklı. ben fatih terim'in ''şampiyon olan en yaşlı teknik direktör'' gibi rekorlara da göz dikeceğine inanıyorum.
  • 34849
    kendisini şu konuda savunacağım;
    kendisi teknik direktör. galatasaray batsa da maaşları ödeyemeyecek duruma gelse de ffp cezası alsa da bunlar onun sorumluluğu değil.
    hoca messi'yi de isteyebilir moder gibi 14 milyona giden futbolcuyu da. hoca o, ister. ben kendisini bu konuda çok eleştirdim çünkü onun ne kadar iyi galatasaraylı olduğunu kulübü düşündüğünü biliyoruz. bunu bilirken nasıl bu maaşlara çıkmasına göz yumdu nasıl sürekli saçma sapan adamları aldırdı anlam veremedim. neden önceden küçülmeye gidilmedi vs. neyse.
    burada kendisine limit koyacak kişiler yönetimdir.
    misal seri, nzonzi, lemina, falcao dönemi ulaşılan maaş bütçesi aslında fatih hocanın sorunu değil. orada galatasaray çıkarlarını düşünmeyip teknik direktörüne "arkadaş gelecek yılları çöpe atamam bu paralarla küçülüp mali disiplini devam ettirmemiz" lazım demesi gereken başkandır. al bak serbest ve ucuz adamlarla nasıl kadro kurarsan kur, bütçeler bu kadar diyecek kişi de başkan.

    ha burada bir not; taraftar olarak hocanın istekleri olmayınca kızdık. yönetimlerden hem hoca ne isterse yapsın hem ffpyi halletsin hem zarar yazmasın istedik. bunu yapan adam peygamberliğini ilan ederdi zaten.

    sonuç olarak kendisi mali konularda kimseye hesap vermek zorunda değil. o hesap yönetimlerin.
    kendisinin tek hesabı eğer istediği transferler olmazsa sıkıntı çıkarması olur. o noktada da mancini'de olduğu gibi yollar ayrılabilirdi. bilemiyorum.
    harbiden paralel evrende ikinci şampiyonluk sonrası başkanın "bütün pahalı herkesi satıyoruz, elden çıkarıyoruz, maaş bütçesini 25 milyona çekiyoruz" demesini ve o durumda fatih hoca ne karar verdigini görmek isterdim.
    neyse artık olan oldu. ama menajere x verilmiş mehmet'e y verilmiş. hoca ister ama imzayı yönetim atar. başkan hocasından korkarsa tabi kulübün çıkarlarını düşünmeden de hareket edebilir. ama her durumda sorumlu odur. fatih hoca kafalarına silah dayamadı.

    edit: arkadaşlar mustafa cengiz yönetimi hatalarını kenara bırakın. demek istediğim ikinci sampiyonluk sonrası bu takımda yüksek maaş isteyen herkes elden çıkarılmalıydı. maaş politikası bugün gibi olmalıydı. ffp varsa az maaşlı kiralık ya da serbest ya da anadolu takımları gibi ucuz adam alınmalıydı. bunları yapmak isteyen bir yönetim olsa, her büyük ve özellikle "hayalim var" diyen büyük bir hoca gibi fatih hoca da kabul etmezdi. pozisyon futbolu oynamak isteyen adama yetmezdi. burada onda hata bulmuyorum ama onun istekleri ile bizim yapmamız gerekenlerin ayrı yollarda olduğunu söylüyorum.
  • 34850
    doğduğum günden bu yana galatasaray'ımız 10 şampiyonluk kazanmış. ben bunların 3 tanesini çocuk olduğum için hatırlamıyorum ama geri kalan 7 tanesi dün gibi aklımda. çocuk olduğum dönemdeki 2, daha sonra hatırladığım şampiyonluklardan 4'ü aynı adam tarafından galatasaray'a kazandırıldı. ben bu adamdan istesem de nefret edemem. kızarım ki son üç senede inanılmaz derece hayal kırıklığına uğradım. yok yine de geçiyor kızgınlığım. korkunç bir sezon geçirdiğimiz 2010-2011 sezonunda bile gittiğim yerlere formamı giyerek giderdim o zamanlar rakip takımı tutan arkadaşlarım benimle o kadar dalga geçerlerdi ki. tabii ben galatasaraylıyım takım kötü de olsa iyi de olsa o formayı giyerek çıkarım kimseye de aldırış etmem. o yaz döneminde hoca takımın başına geçti. babam şu günlerde hoca hakkında çok sallayıp dursa da o günlerde hoca için bu adam bizim efsanemiz iyi hocadır toparlanırız derdi. öyle bir sezon geçirdik ki o sezon getirilen saçma sistem olmasa biz yine kadıköy'de şampiyonluğumuzu ilan etmiş olacaktık. daha da güzeli oldu karanlıkların içinde parladık sözde ezeli rakibimiz olan küçük takımın mabedinde. daha sonraki sezonda şampiyonlar liginde gelen çeyrek final ve bir şampiyonluk daha. hayatımın en mutlu günlerine o kadar güzel izler bıraktı ki kızamıyorum, darılamıyorum olmuyor yani. yıllar geçti ben üniversiteye geçtim hoca yine döndü geldi 2 şampiyonluk daha sıkıştırdı. benim gibi genç birinin hocaya küsmesi, darılması söz konusu olamaz yapamam yani. bizim bir ailemiz, bir galatasaray'ımız bir de fatih hocamız vardı. bence hocayla bu sezonki yolculuğa hiç başlamamalıydık ama başlamışken böyle de bitmeseydi keşke.

    ben hocayı sevmeye ömrümün sonuna kadar devam edeceğim. ama bundan sonra da galatasaray olarak hocayla bir daha çalışmamak üzere bir yapı kurmak zorundayız. bunu hoca kötüdür, yapamaz dediğim için yazmıyorum. hocaya allah uzun ömür versin 80 yaşında bile olsa galatasaray çağırsa koşarak gelir ama bizim artık güçlü yönetimlerle sağlam bir yapı kurarak devam etmemiz gerekiyor. 96'dan bu yana hocasız geçen 13 sezonda sadece 4 şampiyonluk galatasaray için iyi bir tablo değil. bunun en büyük nedeni ise maalesef ki seçilen kötü yönetimler oldu. hem hocayı artık rahat bırakalım hem de galatasaray'ı düzlüğe çıkaracak o yapıyı kuralım.