resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:68
Uyruk:Türkiye
  • 33292
    2021-2022 sezonunda oynattığı futbolun, 2012-2013 sezonunda aykut kocaman'ın fenerbahçe'de oynattığı futbol ile benzerlik taşıdığını düşünüyorum. o zaman fenerbahçe de avrupa'da başarılıydı ama ligde tekliyor ve hiçbir şekilde hücumda yeterli bulunmuyordu.

    ayrıca, oynanan bu futbol avrupa'da başarılı bir sonuç varsa kabul görebiliyor ama ligde sonuç aldığınızda bile tam olarak destek bulamıyor, aynı konyaspor maçında* olduğu gibi. bir de sonuç alamadığınızda ise büyük takımların ve genellikle sürekli hücum eden bir takım görmek isteyen galatasaray taraftarının doğası gereği hunharca eleştiriye dönüyor.

    bizim ligde kazanmanın şifresinin "tempo ve temponun getirdiği coşku" olduğunu düşünüyorum. zaten, fatih terim'in kazandığı şampiyonlukların çoğu da tempolu futbol ve inanmış, coşkulu taraftar birlikteliği gelmişti. şimdi ise, az hata yapmak için yavaş tempolu, takım savunması odaklı bir futbol oynanıyor ama olası bir kötü sonuçta ortada "fatih terim - galatasaray" birlikteliği olmasına rağmen, inanç ve coşku filan kalmıyor.

    işin garip yanı, aykut kocaman'a defansif futbol oynattığı söylendiğinde tepki veriyordu. fatih hoca da ofansif bir futbol oynattığını iddia ediyor ve zaman zaman 2000'deki oyuna ve sahanın her alanında yapılan baskıya atıfta bulunuyor. şimdi soruyorum size, 2021-2022 sezonunda oynanan futbolun 1999-2000 yılındaki futbol ile en ufak alakası var mı? kaç kere şok baskı ile top kapıp, hızlı hücum ile gol atabildik?

    2000 yılındaki fatih terim futbolunu bugünün ideali olarak liverpool ve bayern münih üzerinden açıklayabiliriz ama galatasaray üzerinden açıklayamayız bana kalırsa. 2000 yılındaki gibi hızlı, tempolu, coşkulu bir futbol oynayabilsek, şampiyon olacağımıza inancım tam ama şu anki %100 konsantrasyona dayalı, yavaş tempolu, ağır oyun ile trabzonspor ve avrupa'dan elenmiş bir beşiktaş ile yarışırken oldukça zorlanacağımızı düşünüyorum.

    fatih hocanın basın toplantılarını dinledikten sonra pek ümidim kalmıyor ama umuyorum ki, belli bir noktadan sonra gerçekten 2000'deki gibi tam saha baskısı yapabilen, rakibi top kaybına zorlayıp, kapılan toplarla hızlı hücumlar yapan tempolu bir takım izletebilir bize. bu en azından benim için şampiyonluk ve başarıdan daha önemli.
  • 33293
    senelerdir ligin ilk yarılarını çöpe atıyor nedense. ikinci yarı yükselişe geçiyor takımları. bunun bence en önemli sebebi terim’in taktik anlayışı. hücumda oyunculara özgürlük verdiği için, oyuncuların birbiriyle uyum içinde oynamaları zaman alıyor. uyum sağlandığında da çok net güzel oyunlar oynuyor takım. ya da rakipler hedefsiz kaldığı için bize öyle geliyor, bilemiyorum.
  • 33294
    kendisine her zaman bir hagi lazım.

    96-2000 arasını hatırlayanlar olacaktır. 99-00 hariç, diğer sezonlarda galatasaray'ın tıkandığı, iyi oynamadığı, bunaldığı çok maç oldu. hagi sıttin metreden saçma sapan goller atıp bir sürü maçı açtı. sonrasında skor alındı.

    bütün kariyeri, oynamak istemeyen, sorunlu, kaytarma meyillisi, asabi ve dengesiz oyuncuları %100 motive edip verim alarak geçmiş ve beyni bu minvalde gelişmiş bir insanın zorlu bir sistemi oturtmak için geçiş sürecine ve bu süreçte elini en az hagi kadar rahatlatacak birine ihtiyacı var. hiç değilse 2011-12 sezonundaki necati bile uzaktan golleriyle en az iki üç kabız maçı çözdü.

    şu an bizim takımda bu yok. kendinden güçlü görünen rakiplere karşı oyunu belli bir savunma prensibiyle tutup da atabilirse 1-0 kazanıyor. bu işi yapabilecek olan morutan 90 dakika sahada kalamıyor, muhammed doğru kullanılamıyor vs.