resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:68
Uyruk:Türkiye
  • 33225
    bu sene kafasındaki oyuna en uygun kadroyu kurma şansını yakaladı ve sezon başından beri artan süreli sekanslarda bize istediği oyunu izletmeyi başardı. her maçta daha iyiye gideceğimiz belli. şanssızlığı sisteminin en önemli adamı olan marcao’yu saçma bir sebepten 8 hafta kaybetmesi oldu. marcao ve nelsson’un ne kadar uyumlu çalıştığı avrupa maçlarında ortaya çıktı. şimdi de bu ikiliyi düzenli olarak ligde izleyeceğiz. her geçen hafta daha da iyi olacaklar ve bir yerden sonra rakipler bize önde basmaktan da vazgeçecek. sağ kanatta morutan’ın etkinliği ve diğer tarafta kerem’in sprintleriyle açamayacağımız rakip yok bu ligde. cicaldau ve berkan’ın ekstra eforlarıyla orta sahamız yeterince güçlü.

    açıkçası hocanın önündeki en büyük engelin yabancı sınırı olduğunu düşünüyorum, bu konuda da bir lobi oluşturmanın en geçerli yolu bu sene avrupa’da kaydadeğer bir başarı yakalamak. sadece gruptan lider çıkabilirsek bile bu saçma kararın geri çekilebilmesi adına elimiz çok güçlenecek. kural bundan sonra değişmeden 8+3 şeklinde gitse dahi fazla zorlanmayız. sonrasında da parlatılan gençlerin satılarak sürdürülebilir bir galatasaray yaratmanın yolu açılacak. 3 senelik yapılanmada hocanın hayallerini gerçekleştireceğine yürekten inanıyorum.
  • 33226
    hocanın önündeki en büyük engel en ufak bir takılmada ortalığı sosyal medyada yangın yerine çeviren sahada kendi oyuncularını yuhalayıp takımın ritmini bozup gençlerin özgüvenini bozan bir kesim taraftardır. bunu bu sezon bir kere yaşadık ama hocanın motivatörlüğü ve tecrübesi sayesinde süreç sıkıntısız aşıldı gibi. bu vakanın tekrarlaması an meselesi çünkü cümlelerini çoktan yazmış, yayınlamak için elektronik aygıtlarının başında ufak bir başarısızlığı bekleyen bir kesim var. böyle bir durumun tekrarlanması takım içinde çok ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. umarım fatih hoca ustalık eserini bir şekilde tamamlayabilir.
  • 33227
    hocanın önündeki en büyük engel kendisidir. kendi takıntılarıdır. 21 ekim 2021 lokomotif moskova galatasaray maçında alınan galibiyet toz pempe bir portre çizmiş gibi görünüyor ama çok değil o maçtan 3 gün önce bir anadolu takımına karşı sezonun en kötü futbolunu oynayan takım da bizzat kendisinin yönettiği takımdır.

    nasıl bir mağlubiyetten sonra yermek yanlışsa bir galibiyetten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmak da bir o kadar yanlış. ama ortada iki senedir istikrarlı bir şekilde oynanan kötü oyun var. bir önemli galibiyet bunu değiştirmiyor.

    galatasaray futbol takımı kazansa da kaybetse de doğru dürüst futbol oynamıyor. bu sezon yepyeni kadroyla da kimse kusura bakmasın ama hala sahaya doğru dürüst bir şey yansıtamıyor.

    ben kendisini sürekli eleştiriyorum ve benim için en büyük kriter de bu sezon dünya kadar transferle “bahanesiz” kurduğu kadro ile bile oyun anlamında geçen seneden hiçbir farkı olmaması. takım bireysel performanslar üzerinden gidiyor. henüz hiçbir rakibe karşı oyununu kabul ettirerek oynamadı bu takım. kendinden kat kat zayıf takımlar karşısında bile ezildiği süreçler yaşadı. saha içinde oynanan şeye çok rahat önlem alınabilen bir takım hala önümüzdeki. bunları bir kenara çekip sanki her şey mükemmelmiş gibi davranmak sorunları sadece halı altına atmaktan başka bir şey değil.
  • 33228
    kendisinin önündeki en büyük engel nedense kendisiyle bireysel bir problemi olduğunu düşündüğüm, kendisini galatasaraylı olarak tanımlayan, en küçük fırsatta istifa başlıklarında fink atıp, sahada kötü oyun gördük diye her yeri yangın yerine çevirme çabasında olanlardır.

    fatih terim’in bu döneminde çok başarılı olacağının bir garantisi yok. olmayacağının da bir garantisi yok. gözü kör bir fanatizmle hoca bu işi yapar diyen de, yapamaz diyen de allame-i cihan değil, sen kimsin diye sorarlar adama.

    insanlara anlatılmaya çalışılan şey, galatasaray taraftarı ise, mantıklı davranması. son 3 sezonda hocanın takım kurulumu konusunda yaşadıkları sıkıntıları biliyoruz hepimiz. kimseyi eleştirmek için yazmıyorum bu örneği, allah şifa versin muhatabına ama, yalnızca galatasaray erkek basketbol takımının geçen seneki ve bu seneki durumunu karşılaştırıp, hocanın yaşadığı sıkıntıları anlamaya çalışabilirsiniz.

    futbol her durumda kendinden maddi olarak daha zayıf olan takımları yendiğin bir spor dalı olsaydı, zaten izlemenin bi anlamı olmazdı sanıyorum. daha zengin olana 3 puan yazar geçerdik. bazen yeni kurulan bir şey umut vaad ediyorsa sabretmeniz gerekir. sabır dediğiniz şey zaten iyi olana gösterilmez. bir şey kötü ise sabredersiniz.

    hoca 4 yıldır bu takımın başında. 4 yıldır istikrarlı oyun yok evet. neden acaba? 4 yıldır sıfırdan kadro kurup sonra yeni gelen futbolculara kendi oyununu baştan anlattığı için olabilir mi? hmm.

    yepyeni, gencecik bir kadrosu var artık elinde. üstelik kiralık falan da değil. üstelik güçlü, saha dışını hocaya bırakmayan bir yönetim kadrosuyla. hocayı şimdi göndersek, yeni gelecek o çok bilimsel hoca başarısız olursa ne kadar kredisi olacak gözünüzde? 3 ayda o adamı da derdest etmeyecek misiniz? o gelecek hoca kendi oyuncularını istediğinde galatasaray’ı tekrardan büyük maliyetlerin altına sokmayacak mıyız?

    sabır göstermek için başınızda kredisi olan birinin olması gerekir. yoksa iki günde yerine getirdiğinizi de yok eder gönderirsiniz. fatih terim’den daha çok kredisi olan kimi getireceksiniz takımın başına?

    takım iyiye gidiyor, net bu. avrupa galibiyetlerimizi şansa falan bağlamak, komik yani. marsilya, lazio, lokomotif moskova. 2 deplasman, 3 maç, yenilen gol sayısı 0. buna şans diyorsanız sonra gelip burada sergen’le falan taşak geçmeyin, baya aynı kafadasınız çünkü.

    ligde henüz oyun oturmadı, eksikler var. takımının en önemli parçalarından biri 8 haftadır yok. rotasyon yapılması gereken yerler var. dahası, lig çok daha uzun bir maraton. burada bazı fedakarlıklar yapıp avrupa’ya odaklanmak şu an için daha mantıklı, zira telafi edecek vaktin olacak.

    kötü niyetli değilseniz, mantıklı iseniz, takım bu kadar pozitif bir hava yakalamışken negatif basmak baya saçmalık. haberiniz olsun.
  • 33229
    her seferinde aynı hikayeyi yaşatan teknik direktör. bir avrupa maçı oluyor geride bekleyip bir şekilde oyunu tutuyoruz, sonra puan ya da puanlar alıyoruz. sonra başlığı kendisini destekleyenler tarafından doluyor ve methiyeler diziliyor.
    sonra arkasından hücum oynamamız gereken bir lig maçı oluyor ve kazansak bile kan ter içinde oluyor. bu sefer de eleştirenler biz ne zaman iyi oynayacağız diye soruyor.
    öncelikle kendisi ile ilgili bir kaç şeyi kabul etmek lazım gerçekten;
    avrupa maçlarında son yılların çok üstünde başarılıyız. bu doğrudur fakat 3 maçta kendimizin attığı 1 gol olduğunu unutmamak lazım. o uefa kupası dönemindeki mallorca, dortmund maçları gibi döve döve kazanmadık hiç birisini.
    bu kötü bir şey mi? kesinlikle değil fakat çok da abartıp beklentiye girmemek lazım, küçük şansızlıklarla 0 puanda da olabilirdik.
    ayrıca gün geçtikçe daha iyi oynuyoruz kısmı da çok gerçekçi değil, en son lig maçı olan konya maçında düştüğümüz durum ortada.
    lig ve avrupa arasındaki bir diğer fark da marcao idi (buradaki çoğunluğun uçağa bile bindirmeden göndermek istediği :)) bakalım bundan sonra ligde de beklenen oyun gelecek mi?
    benim kısıtılı futbol bilgim ve gözlemim ile fikrim kendisinin son 3 senedir takıma bir şey katmadığı yönünde. yerine başka bir teknik direktör olsa da galatasaray bundan farklı bir durumda olmazdı.
    umuyorum ki yarın oynanacak beşiktaş maçında sacha boey haric tam kadro takım ile eksi günlerdeki gibi hem keyif veren, hem de kazanan bir takım cıkartır sahaya.
  • 33230
    artık 68 yaşına gelmiş, ustalık döneminde ve son takımını yönetmekte olan teknik direktör. galatasaray'ın kendi istekleri doğrultusunda kurulan genç, dinamik ve potansiyelli kadrosuyla son dansını yapıp emekliye ayrılacaktır. mevzu galatasaray oldu mu o da bizim gibi taraftar olduğundan ve en fazla sorumluluk taşıyan görevi ifa ettiğinden çok yıprandı, başka takım çalıştırmaz bu saatten sonra. hala başımızdayken değerini bilelim, yarın öbür gün çok özleyeceğiz.
    başlıkta üç senedir takım top oynamıyor, başka teknik direktör olsa da durumumuz değişmezdi vs denmiş. öncelikle fenerbahçe'nin hocanın 4. döneminde kaç teknik direktör değiştirdiğini, her sene yeni baştan kadro kurarken kaç para harcadığını hatırlatırım. ondan sonra galatasaray'ın da ffp yüzünden aynı dönemde kiralık oyunculara yöneldiğini, hiçbir şekilde yeni baştan takım kuramadığını hatırlatırım. bu sene o takım kuruldu ve ilk devre bitmeden istisnasız her gelen oyuncu değerini belirgin bir şekilde yükseltti. bugün cicaldau italyan takımlarıyla, kerem ve berkan dortmund'la anılıyor. boey'i söylememe gerek yok, hepsini tek tek saymayacağım. ve de takım avrupa ligi'nin en zor grubunda daha gol yemedi ve lider. buna da şans denmiş, antuda bile bu kadar terim düşmanı olunmaz gerçekten. hepimiz aynı gemideyiz arkadaşlar, hocayı yıpratmaktansa ona destek olun. kötü gün taraftarı olun da demiyorum çünkü bayağı bayağı iyi günlerdeyiz, negatif enerji pompalamayın yeter. fm oynamıyoruz, galatasaray'a her hafta önüne gelene beş attıracak hoca yok dünyada. konya'yı baskın futbolla net bir şekilde yenmek istiyorsunuz, tamam. ama bir hafta içinde üç maç yapacağımız ve bunlardan birinin moskova'da diğerinin beşiktaş'la olacağı aklınıza gelmiyor. lütfen daha itidalli olalım.