resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:68
Uyruk:Türkiye
  • 31444
    ben sorunun kadro yetersizliğinde olduğunu düşünmüyorum. fatih hoca’nın anlayışında ve enerjisini kaybetmiş olmasında görüyorum. çok yazdım tekrar edeyim:

    1-rakip takıma pres nasıl yapılır öğretemiyor.
    2-hızlı tek pas oynatamıyor.
    3-rakibin presinden nasıl çıkılır takıma belletemiyor.
    4-takımın koşu mesafesi çok düşük. hatta avrupada koşu mesafesi en düşük takımız. bu sorunu çözemiyor. burada şunu ifade edeyim. koşu sadece kondisyonla ilgili değildir. takımın maç içinde nasıl ve nerelere koşacağını, kimin hangi mevkide ve hangi pozisyonda neteye koşacağını taktik belirler. taktik olmazsa kondisyonun olsa bile nereye koşacağını bilemezsin. bu konuyu, karl heinz feldkamp’ın antremanlarını izleyenler çok iyi bilir.
    5-rakip takıma ve özellikle top ayağındaki rakibe baskı yaptıramıyor. onlar da çok rahat pas yapıyor.
    6-duran toplardan yararlanamıyoruz.
    7-taktik gol pozisyonumuz yok. gollerimiz genellikle ya karambolden ya da doğaçlama pozisyonlardan. önceden planlanmış, taktik olarak hazırlanmış pozisyonumuz yok.

    daha uzatabilirim konuyu ama gerek yok.

    fatih hoca ligde hala başarılı olabilir bunu kabul ediyorum ama hedef avrupa kupalarıysa fatih hoca’nın enerjisinin yeteceğini düşünmüyorum.
  • 31445
    hocanın da hataları var ancak kendisi çok acımasızca eleştiriliyor. sözlükten ciddi anlamda soğudum şu son bir haftada, fenerbahçe ve beşiktaş taraftarlarının yapacağı gerçeklikten uzak yorumlar yapılıyor. bir kere avrupa başarısı beklentisini kısa vadede kafanızdan silin, ülke olarak avrupa'ya göre neredeyiz ki futbolda aynı seviyede olalım.

    2 milyar tl'nin üzerinde borcun var, gelirlerin büyük çoğunluğu tl, giderlerin euro. 1 euro 10 tl'nin üzerine çıkmış. ülkede futbol zaten tamamen kaos içinde, sürekli değişen kurallar, adaletsizlikler, say say bitmez. son 20 yıldır türk futbolunu inşaatçılar, tüpçüler yönetiyor.

    yeni yönetim kurulumuzla beraber hoca son 3 yıla kıyasla ilk defa görece daha rahat bir döneme giriyor, daha genç yaştaki potansiyelli topçuları bonservis bedeli ile kadromuza katabiliyoruz şu anda. önümüzdeki 10 yıl çok zorlu, seneye bankalar birliği anlaşması gereğince geri ödememiz başlıyor, ffp kısıtlamalarından daha zor bir döneme gireceğiz. böyle bir geçiş döneminde fatih terim'den başka bir alternatifimiz yok, bunu artık iyice anlayın. galatasaray'ın hedefi ligde her sezon şampiyon olmak, ucl'ye kalabilirse gruptan çıkmak, avrupa ligi'nde de gidebildiği yere kadar gitmek olmalı kısa-orta vadede.

    hocanın teknik ekibinin yetersiz olduğu konusuna katılıyorum ama hocayı az çok tanıyorsak kendi bildiği yoldan gidecektir. benim için kredisi sonsuz, inanmadığı yerde zaten kendisi bırakacaktır. tarihimizin en büyük efsanesini istifaya çağırmak gibi bir hadsizlik asla yapmayacağım.

    şampiyonlar ligi ön elemesine iyi bir takıma karşı yaz kampının ilk hazırlık maçında 2. lig takımına karşı oynayacak kadroyla çıktık farkında mısınız? seçimin geciktirilmesi konusunda bu yüzden bu kadar yangın çıkardık, ihraç istedik. seçim zamanında yapılsa ve gerekli hamleleri yapsak belki yine elenirdik ama bu kadar ezilmezdik.

    eylül ayına kadar gerekli takviyeleri yapıp önümüzdeki üç yılın iskeletini kurup iyi bir takıma sahip olacağımıza da inancım tam. şampiyon olacağımızdan da eminim. hocadan tek dileğim her yıl 300-400m € bütçeye sahip olan takımların bile zorlandığı bu pas futbolu ısrarından vazgeçip kendi bildiğini takıma oynatmasıdır. ek olarak da umarım profesyonel bir performans ekibi kurar, fizik kalite olarak gerçekten yerlerde şu anda takım, ama ben hiç bir zaman sezon başında fizik olarak tamamen hazır bir galatasaray hatırlamıyorum. genelde 5-10. haftalar arası açılır fatih terim takımları. herkesin yıllardır öve öve bitiremediği 11-12 sezonun ilk 10 haftasına bir açın bakın, daha iyi anlarsınız.

    fatih terim taktik filan bilmiyor değildir, aksine çok usta bir taktisyendir. ancak hoca realist bir adam da değil, gerçek olmayacak bir hayalin peşinde koşuyor ve bu hayal için de 100m € bile harcasak oynayamayacağımız bir sistem oturtmaya çalışıyor. hocanın da bu hayalden vazgeçip daha realist kararlarla ilerlemesini bekliyorum. kimse boşuna hocanın istifasını beklemesin, önümüzdeki üç yıl boyunca şampiyon olurken aynı zamanda galatasaray'ın kurtuluşunun temellerini atacak. bir günde kral olmadı, bir günde de tahttan inmez. hoca akıllı adamdır, herkes gibi o da hatalarının farkında, telafi edecektir.
  • 31446
    yeter artık ben daha fazla ılımlı entry girmeyeceğim hakkında. ara ara sert entry de giriyordum ama yine de bir umudum oluyordu. hocadan umutlu olacak hiçbir veri yok şuan. takım kötü olabilir de yani şu aciz oyunun hiçbir savunulacak yanı yok. okan buruk neredeyse küme düşecek takımla şampiyonlar ligi'nde hem de ölüm grubunda elinden geleni yaptı ortaya bir şeyler koydu. biz kaç senedir ne oynuyoruz abi? takım kötüyse yenilelim de sürekli böyle aciz duruma düşeceksek, düşürmeyecek bir adamla çalışalım artık. bize de yazık.

    transfer yapıyoruz, adamlar canavar gibi, 2 ay geçiyor çöp! senin antrenör ekibin bu kadar mı vasıfsız? sürekli yeni transferler gelecek takım düzelecek diye transfer dönemi bekçiliği yapmak zorunda mıyız biz?

    her sezonun en az üçte birini çöpe atıp orada kaybettiğimiz puanları telafi etmeye çalışıyoruz. hakkını da vermiş olayım; pandemi sezonunun ikinci yarısında, sonunda 6. olmuş olsak da ben oynanan oyundan memnundum. şanssızlık ve hakem hataları yüzünden bir türlü olmuyordu ama sahada güzel bir oyun vardı. o sezon da gitti okan kocuk'u günah keçisi etti gerçi. sonra da bir irfan can kahveci süreci yaşadık sonunda sorumlusu taylan ve oğulcan oldu, oldu da cezayı onlar mı çekti yoksa biz mi?

    koca 3.5 sezonda bize reva görülen sadece yarım sezon top oynamak mı? vefaysa vefa borcumuzu yeterince ödediğimizi düşünüyorum ben. fatih terim saha dışında hala iş gören bir figür ancak saha içinde bitmiş artık. vefa adı altında takımda kalmaya devam etmesi, bugüne kadar kulübe verdiklerinden eksiltmek dışında bir işe yaramıyor. gönül isterdi ki okan buruk veya farioli gibi genç ve kendini kanıtlama hırsına sahip bir hocayı takımın başına getirelim. ama hem terim yetersizliğini kolay kolay kabullenecek biri değil, hem de elmas terim'e ses edebilecek pozisyonda bir başkan değil. o yüzden biz yine el mahkum en azından bu senenin sonuna kadar bu utanç verici futbola katlanağız.
  • 31447
    sözlüğün büyük bir kısmının mucize beklediği teknik direktör. orta sahasi bekleri kanatlari olmayan bir takımın, kadrosu oturmuş kaliteli bir avrupa takımını yenebilmesi mümkün değildir. futbol bireysel değil bir takım oyunu olduğu için şuan performansından memnun kalmadığımız kaliteli oyuncularımızın performansları da eksik bölgelerin oyuncuları takıma monte edildikçe artacaktır. hocamızdan süphe duymaya gerek yok, oldukça tecrübeli ve başarıları ile kendini birçok kez kanıtlamış biridir. sadece 1-2 ay daha verin, mantık dışı elestirileri bırakın.
  • 31448
    kulübe şimdiden 13 milyon €'luk bonservis bedeli ödeten, morutan da gelirse 23 milyon €'ya çıkacak olan ve umarım ne yaptığını bilen teknik direktörümüz. bakın euro kuru bugün 10 liralarda dolaşıyor. altına girdiğimiz bu maliyetler çok acayip maliyetler. başarısız olma lüksümüz yok. umarım hoca bir an evvel kendini toparlar.

    cicaldau : 6.5 milyon €

    berkan : 4 milyon €

    barış alper yılmaz : 1.5 milyon €

    sacha boey : 1 milyon €

    alpaslan, aytaç, van aanholt ise takıma bedelsiz şekilde katılan oyuncular.
  • 31449
    entry'nin en başında belirteyim ki sonra terim düşmanı ilan edilmeyelim. aralık 2017'de "kendisi ile küme düşmeye razıyım yeter ki geri dönsün" diyen birisiyim. üstelik 2013 eylül ayında milangaz'ın sahibinin yanında gülerek attığı imzaya rağmen.

    ancak gerek sosyal medyada gerekse camia içinde kendisine en büyük kötülüğü şartsız koşulsuz destekleyen amiyane tabirle allah gibi tapanlar yapmaktadır. kardeşinden, babasından, annesinden daha fazla kendisinin sevildiğinin beyan edildiği bir ortamda gayet üsturuplu bir şekilde "forvet varken neden baabıl oynatıldı" diye soru soran adama verdiği cevap bu aşırıya kaçmış anlamsız sevginin bir tezahürüdür. aslında "baabıl" telaffuzu/aksanı da eleştirilmezliğin sonucunu çok güzel göstermektedir. zira soruyu soran kişi türkiye'de ikamet etmeyen turkuaz medya grubunun hollanda temsilcisi fatih özyar'dır. herkesin merak ettiği, gayet teknik ve taktikle ilgili sorulması gereken soruyu basın toplantısında sorabilecek bir türk gazeteci bulamazsınız. işte bunlar hep irrasyonalizm ve buna bağlı korku imparatorluğu.

    fatih terim eleştirilecektir, eleştirilmelidir. hatta istifaya dahi davet edilebilmelidir. mantıklı olan da budur. özellikle milyonlarca euronun döndüğü sayısız taraftara sahip bir sektörde eğer eleştirilmezseniz örnekte görüldüğü gibi kontrolsüz güce kapılır ve hedeflenen yolda bir arpa boyu yol alamazsınız.

    fatih terim herkesin aksine çok iyi teknik bilen bir futbol direktörüdür ancak başarısızdır. çünkü mevcut bilgilerini artık sahaya yansıtamamaktadır. dolayısıyla bu başarısızlığını kabul etmeli ve yol yakınken görevini başka birine devretmelidir.
  • 31450
    taraftarımızın kendisine yönelttiği sorunların tamamı kadro ile ilgili olan bir numaralı efsanemiz. hele babel'e diagne'ye arda'ya feghouli'ye pres yaptır baskısı var, çok komik. ezelinden beri koşmayan oyuncuların karakterini değiştirmesi bekleniyor her halde hocanın. bir de aldı başını gitti şu pres futbolu. pres defansif bir araçtan fazlası değildir. topu kazanmak içindir. topu kazandıktan sonra ne yapacaksın peki? pres yaptırdı diyelim topu kazandık ne yapacağız ceza sahasına mı dikeceğiz. erzurumspor gibi mi top oynamamızı istiyorsunuz. 2000'de fark yaratan prese yüzlerce anti tez yazıldı zaten. gegenpressing oynayan liverpool'un topa sahip olma yüzdesi kaç biliyor musunuz. şampiyon olduğu sene %63. manchester city mesela hiç mi pres yapmıyor. hayır yapıyor ama belli bir saniye sonra defansif pozisyonunu alıyor. pres bir oyun tarzı değil bir enstrümandır, aynı pas gibi. 2000'deki gibi durmaksızın pres yapma denen bir şey kalmadı.

    aytaç kara'nın içinden jean michael seri çıkartmasını istiyorlar, defans önünde %95 pas isabeti ile top çıkarsın isteniyor. mostafa mohamed'i drogba seviyesinde sana bir kitle de var. duran top mesela, kim kullanacak? ömer dışında takımda topa falso verebilen adam yok. cicaldau geldi de frikik izleyeceğiz artık. geçen sene yetersiz bulunan adamlarla çıkıyoruz şampiyonlar ligi elemelerine. hocadan yoktan var etmesini bekliyorsunuz bazı şeyleri. oyunculara yapamayacakları şeyler yükleyip yapamayınca linç ediyorsunuz. hocaya iftiranın bini bir para olmuş zaten. elindeki oyuncular geriye gidiyormuş. oturdum düşündüm dedim kim? kimden bahsediyor bu millet. bir çok yazar arkadaşımızın da mustafa cengiz yönetiminin hatalarını örtmek için bunları yaptığının farkındayız. çünkü bu kadro onların eseri, transferi 10 günde bitireceğiz deyip bitiremeyen yönetimin ya da hocanın değil. ffp belasını bitirmiş. kimseyi almadan kadronun içini boşaltarak ben de bitiririm. bu yöneticilik mi allah aşkına.

    hoca bir gün emekli olup torun sevecek inşallah ama bunu milletin ağzının suyu akarak izlediği bir sistem kurduktan sonra yapacak. hocanın kafasındaki sistem de belli. istediği sistemi oynayacak oyunculardan belli oluyor zaten.
  • 31451
    2021-2022 sezonu kendisi için tamam mı, devam mı sezonudur. şampiyon olursa bahsettiği 3 yıllık planı yapmak için vakti olur ama şampiyon olamazsa bu sefer zaten kendi bırakır. transferde genç oyunculara yönelmiş bir durumdayız. ffp'nin bitmesinin ardından ilk sözünü tuttu. her ne kadar verilen paralar yüksek de olsa maalesef piyasa bu. ikinci sözünü de tutar ve iyi oyun izletirse devam eder. aksi halde kulübümüzün en büyük üç efsanesinden biri ile büyük ihtimalle son sezonumuz olacak. ben hocayı seven ve saygı duyan birisiyim. bu sene de hocayla olmaya varım. sene sonunda umarım kazanan galatasaray, dolayısıyla efsanemiz, dolayısıyla biz oluruz.
  • 31452
    kendisinden mucize beklenilen hoca.

    aytaç, ömer, emre, sekidika ve 1 ve 3.liglerden gelen kerem ve barış...oyun kurabileceğin 1 tane orta sahası yok mevcut ilk 11'de. bu kadro ile psv gibi hazır bir rakibe karşı ne yapması bekleniyor ? bu eleştirilerinizi gerçekten anlamıyorum. anlamaya çalışıyorum ancak anlayamıyorum. terim giderse (ki umarım gider çünkü bu taraftar bunu hak etmiyor) hiç bir şeyin değişmeyeceğini daha da dibe vuracağımızı herkes görecek ve 3. döneminde olduğu gibi pişman olunacak ancak bu sefer "geri dön hocam" denilecek bir hoca olmayacak ortada.

    4 sezonun 2'sinde ffp'ye ve kiralık ordularına rağmen şampiyon olmuş, 3. sezonda pandemi olmasa gene şampiyon olacak ve son sezonda sadece 2 golle şampiyonluğu kaçırmış bir hocadan bahsediyoruz. 4 yıl üst üste şampiyon olabilen sadece galatasaray var zaten ve bu tarz alışkanlıkları da fatih hocanın kendisi bu taraftara aşıladı.

    top oynatmıyor denilen 4 sezonun 3.sezonu hariç her sezonunda; en fazla gol atan, en az gol yiyen, en fazla ceza sahasında topla buluşan ya 1. ya 2. takım olmuşuz hep. rakip taraftar zihniyetiyle yapılan bu iğrenç yorumları kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim.

    ffp belasından nihayet kurtulmuşuz ve sabretmemiz gereken tek sezonda acımasız eleştiriler, yalanlar, hakaretler... şu kadro tamamlandıktan sonra gene olmazsa hep beraber eleştirelim, gerekirse istifasını isteyelim ama şuan değil... yapmayın.
  • 31453
    teknik ekibini güçlendirmesi elzem olan hocamız. gerekirse 10 kişi getirsin hepsinin maaşını kulübe fatura etsin kendisi ödemesin, kimsenin gıkı çıkmaz. modern futbol içerisinde teknik ekibin önemini herkes biliyor. kimi takımın 10 kişilik ekibi var. bu iş necati ve selçuk'la yürümez. 70 yaşındasın hocam alabildiğin kadar teknik ekipten desteği alarak bildiğin doğruları yap. bu işin egosu olmaz, dünya nasıl değiştiyse futbolda değişti. özlenen avrupa günlerine geri dönmeyi gerçekten istiyorsak takım kadrosu kadar teknik ekip kadrosunun da güçlü olması önemli.
  • 31455
    hala 96-00 döneminin ekmeğini yiyen teknik direktör. sonrasında galatasarayın başında 8 sezon bitirmiş ve 4 şampiyonluk yaşamıştır. bir de 9. haftasında ligde 7. iken milli takıma kapağı attığı sezon var. yani %50 bile değil ya, hadi şampiyonluk oranı %50 diyelim. bu sezonlarda avrupada hüsran var. sahada drogbalı, sneijderli takım dışında futbol oynayan bir takım yok. o günlerin kurları ile, harcanan 1 milyar liranın üzerinde para var. bugünün parası ile hesaplarsak muhtemelen galatasarayın borçlarını aşar harcattığı gereksiz paralar. sarrlar, bratular, petreler ve daha niceleri, bu takımda top toplayamayacakken, büyük transfer diye bize yutturuldular. menajerler milyarder oldu. olan hep galatasaraya oldu. şimdi de 4 sezondur çalıştırdığı takımda sahaya çıkaracak adam bulamadığı için üç sene daha isteyip, bol sıfırlı, bol zamlı yeni sözleşmesi ile galatasarayın paralarını harcamaya, taraftarı da kanser etmeye devam edecek. hata hep futbolcularda olacak. o topu tokatladı, bu ayağından kaçırdı diyecek. işler iyice kötüleşince yönetim istediği tranferleri yapmamış olacak. kendisi yine sıyrılacak, bazılar efsane diyecek, laf söyletmeyiz diyecek. olan da galatasaya olmaya devam edecek.
  • 31456
    --- alıntı ---
    baba rockefeller, hani şu yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin adamı olarak ünlenen, petrol ve çelik ve banka imparatoru john davison rockefeller 98 yaşında, artık pilinin bittiği günlerde yatağa düşmüş. en iyi hastanelerde en ünlü doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar etrafında pervane. oğulları “biricik babalarının” üzülmemesi, mutlu olması için sahibi oldukları büyük gazetelerden birine talimat vermişler. her gün baba rockefeller için tek (evet tek) bir nüsha gazete basılıyormuş. haberiyle, köşe yazarları ile, hava durumu, ekonomi, dışpolitika, sanat kültür, spor, magazin sayfalarıyla sahici bir gazete.

    baba rockefeller her sabah gazetesini okumuş, ölene kadar mutlu, çok çok çok mutlu olmuş ve anlaşılan mutlu ölmüş.
    --- alıntı ---

    sanırım bana haber verilmediğinden olayı anlayamadım. yönetimiyle, taraftarıyla fatih terim için kendi çapımızda bir pembe gazete işine giriştik de herkese söylenmedi sanki. bir tutturduk "ne istersen alalım hocam, kimi istersen alalım hocam, en büyük sensin hocam, al kulüp de senin her şey de senin, sen yoksan zaten kapatalım dükkanı, al sana başkan, al sana oyuncu, sen yoksan bizde yokuz" artık kendimizi delirtmemize bir tık kaldı. yani bunun bir sonrası istatistiklere, gerçeklere sırtımızı dönüp "hocam dünyanın en çok koşan takımını yarattı, hocam dünyanın en iyi futbolunu oynatıyor" diyerek pespembe bir dünyada yaşamak. hayır senelerdir ortada gözle görülür bir damla umut veren veri de yok kim yaratıyor bu güzel dünyayı, kim çizdi bu resmi?

    7/24 hocayı güzelleyip, hocanın koşulşuz, şartsız her dediğinin yapıldığında daha başarılı olunacağı inancı nereden geliyor ben onu da anlamıyorum. ben tam tersi bu anahtar teslim etme olayının hocayı daha çok gerip, kötü etkileyeceğini düşünüyorum. çünkü bu sefer ihale sadece kendi üstünde, topu atacak biri yok ki bunu maç içindeki hareketlerinden ve sonrasındaki röportajlardaki gerginliğinden hissedebiliyorum.

    28 temmuz 2021 galatasaray psv eindhoven maçında sadece bisiklet sürüp maça çıkan diagne takımda en sivrilen adam, konyaspor'a kiralık gönderilen sekidika en dikkat çeken isim ki konya'da bile bu kadar dikkat çekmiyordu. bak sadece bu tablo adamı kahreder, oturduğu yerde ağlatır. bu tablo bana umut vermiyor, hayal kurdurtmuyor.

    yahu rakip bizim takımı alenen yerlerde sürüyor, mecazi anlamda değil gerçekten tutup yerlerde sürüyor. 180 dakikada kaleyi karşımıza alıp şut bile çekemedik, sanırsın 1950lerin efsane macaristan'ına karşı oynuyoruz. kim geldiyse geri gitmiş, avrupa'nın en az koşan takımlarındanız, taç atışı hatasından 1 golle şampiyonluk vermişiz aynı hata 2 ay sonra tekrarlanıyor bu sefer tur veriyoruz, oyun doğaçlama oynanıyor, bir dirhem olsun ışık yok ama hala "hoca çok iyi sistem kuracak, geleceğin takımı geliyor, 3 yıl bekleyin" demeyen düşman ilan ediliyor. arkadaş siz karanlıkta mutlu oluyorsunuz diye herkes neden gözlerini kapatmak zorunda? hocanın bir şey vadedecek durumu yok! hocanın kendi de değişmiş, futbol da değişmiş, futbolcular da değişmiş. fatih terim'in takımında feghouli gibi ısınan birisini hayal edebilir miydiniz? yetemiyor, yetişemiyor adam, olmuyor belli ki.

    transfer döneminin sonuna kadar istediği isimler alındıktan sonra son gün bana artık müsade deyip giderse verebileceği en büyük katkıyı vermiş olur ve gerçekten yeniden yapılanmış oluruz. zira adını ne koyarsanız koyun bu ezik, niteliksiz, kişiliksiz oyun tarzı takımın genlerine işlemiş durumda. teknik heyetin yetersizliğini de ortadan kaldırmadan buna yapılanma denemez. yoksa istediğin kadar adam al, 5er 10ar milyon euro verilen oyuncuların tenekeye dönüşüşünü 3 sene izleriz usul usul.
  • 31457
    saha içinde gördüğü ile çoğu taraftarın gördüğü arasında inanılmaz fark olan hoca.

    mesela maç sonu diyor ki 28 temmuz 2021 galatasaray psv eindhoven maçında yediğimiz ikinci golü taçtan yedik:

    taçtan gol yemedik sayın hocam. taç atılırken, adamlar gayet çalışılmış bir şekilde topsuz alan koşuları ile bizim savunmamızı uyuttular. taçtan sonra en az 3 pas daha yapıldı. ömer'in hatası da olsa, organize şekilde golü yedik ve savunmada bir allahın kulu uyanamadı!

    ben önceden bu açıklamaların basına ya da dışarıya karşı hocanın karakteri kaynaklı olduğunu düşünüyordum ama 3 senedir sahada gördüğüm olay, analiz(!)lerin ciddi ciddi bu şekilde yapıldığı ve çoğu problemin sümen altı edildiği. ilk aklıma gelen duran top karşılamalarının yaya doğru yapılması mesela. 2020-2021 sezonunda bu şekilde kaç gol yendi. hala bir uyarı gelmemiş olacak ki, en tecrübeli ve en değerli oyuncunuz bile yapılan ortayı yayda, rakibin tek oyuncusuna doğru yapabiliyor...

    mesela aynı maç içinde psv muslera ile karşı karşıya kalmadığı için hocaya göre ilk 35 dk'da pozisyon vermemiş oluyoruz. halbuki 15.dk'dan sonra psv gazımızı aldıktan sonra elini kolunu sallaya sallaya kalemize geldi. ama hoca bu oyunu iyi buluyor. bunlar bana çok enteresan geliyor.

    bu liste uzar gider. ben hocadan ümidimi keseli çok oldu. bu dönemde milyon eurolar saçılacak genç oyuncuların nasıl geriye gideceğini izleyeceğiz gibime geliyor. umarım ben yanılırım.
  • 31458
    yeniden takımın başına geldiği 2017 aralık tarihinden itibaren takımı her geçen gün daha da kötü hale gelen antrenör.

    her sezon ama her sezon istisnasız daha da geriye gittik. birkaç örnek vermek gerekirse: 1) savunma yapamıyoruz... yani hem çok basit goller yiyoruz hem de ulan bu nasıl şansızlıktır dediğimiz goller yiyoruz. aslında sanşsız değiliz; sadece kim nerede ve kimi karşılayacak bilmiyoruz.. tek örnek vereyim hemen: geçen sene oynadığımız ilk karagümrük maçında yediğimiz 2. gol... rakip sahada ufacık bir top kaybı ile 70 metrede 2 pas sonucu gol yeniliyorsa o takımın "takım savunması" yoktur...

    2) herhangi bir doksan dakikada rakipten kaç top kazanmışız istatistiklere bakmadım ama gördüğüm kadarıyla bir elin parmağını geçmiyor.. bu, hem ikili mücadele ile kazanım hem de rakibin pas hatası yapmasına sebep olacak dizilim, parselleme ve markaj olarak rahatça söylenebilir. rakip, ataklarını kendisi sonlandırıyor. bu bir acziyettir. ya gol yiyoruz ya aut oluyor ya da basit pas hatası yapıyorlar.

    3) hücum... maalesef 2019- 2020 sezonunun 2. devresinin ilk birkaç maçı haricinde organize bir atak yaptığımızı hatırlamıyorum. öyle uzağa gitmeye gerek yok; 28 temmuz 2021 tarihlerinde psv ile oynadığımız şampiyonlar ligi ön eleme maçında yediğimiz 2. gole bir bakalım. götze'nin atmış olduğu pası, hem sekidika hem de diğer taraftan ömer bayram maç içinde 5- 6 kez denedi. sonuç: koca bir sıfır... topları direk rakip savunma aldı. uzaklaştırma bile yapmadı aq adamlar; direk kontrol edip yeni oyun kurdular. çünkü içerde muhammed dışında futbolcumuz yoktu; hatta bazen o bile yoktu. 18 içinde tek adamla gol ararsan tabii ki atamazsın. götze'nin topu içeriye çevirirken psv'nin tam 4 oyuncusu bizim 18 içindeydi. van ginkel'e gelmeseydi arkadaki 3 adamdan birine elbet piyango vuracaktı. hücum planın yoksa olacağı bu kısaca.. doğaçlama her şey dogaçlama.. lyundama marcao'ya, marcao sol beke, sol bek bir iki adım atar yine marcao'ya. marcao sıkılırsa ortadaki adama atar. o adam yüzünü dönüp babel'e oynarsa ne alâ....

    4) fazla uzatmaya gerek yok ama bu bentte saha parselizasyonuna yer vermemek futbola ihanet olur. bu konuda da bir şeyler karalamaya gerek yok: inanılmaz kötüyüz...

    takımın hali içler acısı.. eksiklerimizi madde madde saysak 20'ye yakın şey sayarız.. kısacası fatih terim bu takımı çalıştırmıyor, çalıştırmıyor ve son olarak çalıştırmıyor... meselemiz kadro kalitesi felan değil. hocayı eleştirirken ömer bayram'ın, sekidika'nın ya da aytaç'ın yetersiz olduğunun bilincinde hareket ediyoruz. ama adamların yeteneksiz olduklarını belirtme durumunda bile değiliz ki.. plan ayrı bir şey, yetenek ayrı bir şey. bir takımda kimin nerde ve ne zaman durması gerektiği furbolcu isminden bağımsız öğretilmesi gereken bir durum..

    transferleri kim istedi vs. bu konulara dahi girmek istemiyorum. çoğu futbolcu fatih terim'in döneminde geldi desek bu defa para yoktu anca bunlar oldu denilecek. eleştirelim, eleştirelim ki tek gayemiz olan "galatasaray" sahaya somut bir iki şey koysun değil mi?
  • 31459
    futbol harici olaylara enerji harcadığına performansı düşen imparator.
    sorunu kadro yetersizliğiyle şayet bu kadroda hocanın imzasi olmayan kaç oyuncu vardır ki bir elin parmaklarını geçmez.
    el tigreyi bile kulüp zorla mı aldı hocanın izni olmasaydı gelebilir miydi? kadro yetersizse bunun baş müsebbibi yine hocadır. aldirmasaydın.
    geçelim sorun mental. iyi hazırlanmıyoruz, hazırlanamıyoruz rakip analizleri yok. yardımcılar sadece maçı izliyolar ellerinde çekirdek eksik. takım ruhu yok. gazozuna bile maç yapılsa bu takım kazanmak için çırpınırdı. pres yapacaz ilerde güç yok. iki kişi yapıyor gerisi bakıyor. sonra onlarda bırakıyor.
    çok sorun var be azizim...
  • 31461
    her maç sonunda pozisyon vermeden gol yedik diyen teknik direktör. baydı artık bu söylemi. bir de pozisyon vererek gol yesek neler olacak acaba.

    ben artık takımımın kazanmasını istiyorum. geriden gelip fark kapatmakla övünmesini değil fark açmasını, kopup gitmesini, domine ermesini istiyorum bu ligde. avrupa'da da en azından gruptan çıkmanım, bir kaç tur atlamanın hazzını yeniden yaşamak istiyorum.

    çok iyi oynayarak yenildik, pozisyon vermeden gol yedik, 2 atsak şampiyonduk gibi mazeretler duymak istemiyorum.
  • 31462
    "bir taçtan gol yedik işte" diye alelade bir şeymiş gibi anlatarak devrinin "en azından avrupa futbolunda" çoktan geçtiğini bir kez daha göstermiştir. ulan millet özellikle taç atışlarını çalışıyor, bunun için özel antrenör tutan bile var. bizim duran toplara bile çalışmadığımız ortadayken "bir taçtan gol yedik" diyor ya. sanki birinin sakarlığından kendi kalemize atmışız veya saçma sapan bir şut savunmaya çarpıp yön değiştirmiş de öyle yemişiz gibi.

    son yıllarda avrupa'da tek takım yenmişiz o da azeri takımı. yarı türk sayılır. biz brugge, psv, glasgow kadar olsun takım diye bekliyoruz sanki real madrid'i geçmeyi istemişiz gibi "makas çok açıldı" edebiyatı yapılıyor. evet makas açıldı ama ekonomik olarak değil. taktik, teknik, antrenör kalitesi konularında açıldı.
  • 31464
    olmayacak goller yemek kendisinin takımlarının huyudur. hoca da her zaman bunu şanssızlık gibi lanse eder. başımıza gelmeyen kalmadı lafını çok duyarız onun için hocadan. ben hatırlıyorum üçüncü döneminde de puan kayıplarını hep buna bağlardı. olmayan pozisyondan gol yedik, kendi kendimize gol yedik, bir sürü sakat verdik. şöyle bir geçmişe bakınca hoca belirli aralıklarla tekrar ediyor bu sözleri.

    olaylara teker teker baktığınızda birçoğu gerçekten şanssızlık gibi görünebilir ama şanssızlık denilen olay da bu kadar sık tekrar etmez. senede 2-3 maçı geçmez şanssızlıktan puan kaybı. bir maç tacı geriye kullanıp top kaptırır gol yersin ve buna şanssızlık diyebilirsin anlarım ama bunu tekrar tekrar yaşıyorsan bu artık şanssızlığı değil senin bu duruma çalışmadığını gösterir. ben antrenman metotlarımızın ciddi anlamda yetersiz olduğunu düşünüyorum. bana kalırsa çok daha iyi seviyelerde yardımcı antrenöre veya antrenörlere ihtiyacımız var.
  • 31465
    kimsenin kendisinden mucize beklemediği teknik adam. şahsen ben mucize falan beklemiyorum. beklentim oldukça sade ve basit. ne oynadığını bilen, sahaya bir kimlik yansıtan, fiziksel ve taktiksel olarak ezilmeyen, mücadele eden bir takım istiyorum. mücadelen kastım da bir adama 3 kişi hurra pres yapmak değil. aklı başında, bir şablona uygun, rakibe göre esneklik gösteren kompakt bir takım görmek istiyorum. çok bir şey istediğimi de düşünmüyorum, mazaretlerden de gına geldi demek istiyorum çünkü bütçeden, makastan falan kimse dem vurmasın gerek şampiyonlar ligi gerekse de avrupa ligi‘nde daha mütevazi bütçelerle dediklerimi yapabilen; bir anlayış, felsefe ve sistem sunan birçok takım görülüyor. biz neden bunu yapamıyoruz bunu merak ediyorum ve bunların bir çoğuna teknik adamın çözüm olacağını düşünüyorum. umarım boş sözler, mazaretler ve taraftarın gazını almak yerine tez vakitte sahada bir icraata şahitlik edebiliriz. zira aylar öncesinde* 8'de 8 yapan ve futbol olarak bir şeyler ortaya sunan bir takımın böyle saçma bir kısır döngüye girmesine şahitlik etmek cidden can sıkıcı. ve o zaman* nasıl oyuna ve hocaya destek olduysak bu sefer de kötü gidişte eleştirmek kadar en doğal hakkımız kadar bir şey olamaz.
  • 31466
    ne fatih terim’e tapanlardan, eleştirilemez görenlerdenim, ne de kendisine saygısızca hakaret ve iftirada bulunabilecek hadsizlerdenim. fakat psv turu özelinde hakkındaki eleştirilerin bir kısmını haklı bir kısmını haksız buluyorum.

    football manager oyununda hile yapsanız dahi avrupa maçında etkili olamayacak bir kadro ile oyun planı olan, ne yaptığını bilen bir avrupa takımına karşı oynadık. hayatın doğal akışının bir gereği olarak da varlık gösteremeden turu kaybettik. çarşambanın gelişi salıdan bellidir, daha geçen sezon biterken kiralıkların dönüşü, formsuz okey dönen veteranlar ve tüm bunlara çözüm bulabilecek bir yönetim için seçimlerin geç yapılacak olması, bu turun böyle biteceğini tahmin edilebilir yapmıştı zaten. 1 haziran itibariyle pep guardiola ile anlaşılsa ve aynı süreçten o geçse yine elenecektik, yine varlık gösteremeyecektik.

    önceki yıllardaki futbolu eleştirirsiniz, yaptırdığı transferi eleştirirsiniz ama psv’ye karşı varlık gösteremediği için eleştirmek manasız, saçma. hoca da başkan da bu turu hedef görmediğini belli etti. sabredin demese de sabır istedi. sabredelim. sene sonu görüntü yine aynı olursa kendisi bırakacaktır zaten. yaşattığı onca güzel yıl için 1 sene daha bekleyin.
  • 31468
    galatasaray futbol takımı teknik direktörü. teknik direktör olarak başarısızlıklarını artık yazmaya gerek yok ama diğer bir konu var ki asıl bu beni inanılmaz rahatsız ediyor. bu konu ise galatasaray kulübünü diğerlerinden ayıran en önemli özelliği olan başarısız olan sistemi ya da başkanı ya da teknik direktörü gözünün yaşına bakmadan anında göndermektir. 2/2 şampiyon olmuş başkanı, liderken derbi performasnları ve deplasman performansı yüzünden görevden alınmış teknik direktörlerin olduğu bir yerdi bu kulüp. ama şimdi bakıyorsun terim'in takımında ne çalışılmış bir pozisyon, ne hırs ne çaba her anlamda bitmiş ve 4/37 avrupa galibiyeti almış bir performans var ortada. tüm bunlara rağmen 4 senedir takımın başında ve hala kalkıp 3 sene daha diyebiliyor, "makas açıldı" her seferinde ağzında. hoca sen anlamıyor musun biz sana soruyoruz bu takım neden organize tek atağa sahip değil, neden duran top pozisyonlarında "e aytaç da ömer'e çekil deseymiş" diyebiliyorsun, bu takımda kimin nereden duran top kullanacağı nasıl belli olmaz allah aşkına, o zaman sen neden oradasın ?

    maalesef galatasaray'ın yaşayan en büyük efsanesi galatasaray'ın en büyük tabusuna dönüşmüş durumda. asla eleştiri kabul etmediği için, kendisinde asla sorun görmediği için ve tüm bu rezil denilebilecek performansa rağmen arkasında hala bu kadar kör olmuş bir destek varken terim bu takımın ve kulübün başarısındaki şu anda en büyük engeldir. yine maalesef galatasaray'ı galatasaray yapan "başarısız olan gider" kuralını yıkıp bizleri de artık diğerleri gibi yapmıştır.