• 29832
    uçurulmamak için10 nisan 2021 galatasaray fatih karagümrük maçının üzerinden biraz zaman geçmesini istedim.

    rakip takımın başında bir adam var; francesco farioli. babel'den 2, donk'tan 3 yaş küçük bu adam.
    hocam sen 22 yaşındaki kerem'i daha pişmesi lazım diye kenarda oturturken farioli 18 yaşındaki efe tatlı'yı takımın merkez orta sahası olarak galatasaray deplasmanına çıkarıyor. yetmiyor kendi 6 pası içerisinde baskı yese bile top çevirecek kadar soğuk kanlı bir oyun oynatıyor.

    hocam sen ne hissettin bilmiyorum ama 89. dakikada karagümrüklü oyuncunun zaman geçirmek yerine korner kullanmaya koşarak gitmesinden ben utandım. adamların çıkıp çatır çatır kendi oyunlarını bize kabul ettirmesinden utandım. galatasaray deplasmanına 18 yaşında orta sahayla çıkma cesaretinden ben utandım.

    umarım sen de biraz olsun utanmışsındır.
  • 29834
    yeni sezona paralel evrende kurulan ali sami yen, sebahattin beyazıt, faruk süren, ünal aysal eşbaşkanlığında kurulan hayali bir konsorsiyumla bile girilse bir şeyi değiştiremeyecek efsanemiz.

    150 maç, 3,5 sezon olmuş hala seneye tam olarak ne bekleniyor ben anlamıyorum. yahu bu adam 35 yaşında değil ki bu sene şu hatasını gördü artık bunu tekrar yapmaz, bakış açısı değişti, oldu bu adam diyesin. neyi değiştirecek de mesela bir anda uçup kaçacağız? sağ, sol bek, iki orta saha alacak, sistem değiştirecek ve biz beklenen galatasaray'ı izleyeceğiz diyebilen var mı? hakemlerin güçlü yönetim sonrası bize karşı art niyetli davranmasının önüne geçileceğini düşünüyorsanız, peşinen söyleyim sebebi yönetim değil, bizzat tff ile terim arasındaki savaş. sistemin dışında kalsın, itibarı yok olsun diye uğraşıyor adamlar. seneye de yiyecek en az 10 maç ceza, biz bu 10 maçın 8inde puan kaybedeceğiz. kadromuzda kim olursa olsun, lider her kimse son 10 haftaya en az 8-10 puan geriden gireceğiz vs. vs.

    geçenlerde başka bir entrymde de yazmıştım. fenerin loser döngüsünün bir başka versiyonuna girdik, son 3 sene hemen hemen aynı. taraftarın bir kısmı bu döngüden çıkmak istese de önemli bir kısmı aynı şeyleri deneyerek farklı sonuç bekleyerek, çıkmak isteyenin de önünü kesmekte ısrarlı ki bu galatasaray tarihiyle, felsefesiyle taban tabana zıt.
  • 29835
    https://images.app.goo.gl/5JaFfuKZFC5DEs457
    https://images.app.goo.gl/v4gSF2xNee3R4S278
    https://images.app.goo.gl/Qrpbi14udbZ4xXJn6

    yukarıda duran şu üç fotoğrafa baktım 10 dakika boyunca. sonra gittim bir de aynaya baktım, 'acaba ben gerizekalı mıyım?' diye...

    'hiç bir dönem hocanın eline iyi kadrolar verilmedi' sözü türk siyasetinin son yirmi yılındaki "algı siyaseti" ile yarışır...

    yok efendim, bülent korkmaz kadro dışı kalmış, suat kaya gözden çıkarılmış, ergün pembe, hakan ünsal alt ligden gelmiş falan fıstık.

    yav arkadaş, dünya futbol tarihinde, şanssız, formsuz bir dönem geçirip, hatta üstü çizilen tek oyuncu bunlar mıydı? bahane de bitmiyor anasını satayım.

    chelsea'de kevin de bruyne için bundan bir cacık olmaz dedi vakti zamanında. ınter, pirlo'yu vasat diye kapı önüne koydu. yahu, didier drogba 26 yaşından sonra çıktı piyasaya, n'golo kente'yi 24 yaşında duyduk. öncesinde fransa ikinci ligde takılıyordu adam.

    evet hocanın o dönemlerdi hakkı asla yenmez, kemik gibi takım yarattı. sağdan soldan topladığı adı sanı bilinmez oyuncularla, gençlerin dinamizmiyle, yaşlı kurtların tecrübelerini müthiş harmanladı ve avrupa'nın zirvesine yürüdük. bunu da kimse inkar etmiyor.

    fakat hocanın eline özhan canaydın dönemi haricinde hiçbir dönem sıradan oyuncular verilmedi. kaldı ki, o dönem bile ısrarla istediği felipe'nin bonservisinin yüzde ellisi için 3 milyon dolar verilmişti vasco de gama'ya. hiç azımsanacak bir meblağ değil o dönem için. 6 maç sonra yine hoca kesti biletini. bir de 'hoca yetenekli oyuncuyu sever' diye de bir zırva var.

    üstteki bir numaralı fotoğraftan bir iki yıl önce, o kadronun içinde filipescu, ilie hatta bizim artık bitti diyip gönderdiğimiz, bizden sonra ingiltere'de efsane olan tugay kerimoğlu'da vardı. hani bülent korkmaz, suat kaya hoca'dan önce gözden çıkarılmış ya. hoca da tugay kerimoğlu'nu gözden çıkarmış, oldu mu şimdi. cem yılmaz'ın o meşhur repliği kulaklarımda çınlıyor; 'bütün sırrı bozdun ya'...

    hatta yetmemiş bir numaralı fotoğraftan bir yıl önce, o kadronun içinde sergen yalçın var. evet, bildiğimiz sergen yalçın. hagi ve sergen yalçın. ulan, morinho bile böyle bir lüks görmemiştir hayatında. tabii bir de oraya resimde olmayan hasan şaş ve fatih akyel'i ekle. hasan şaş demişken; yine ve yeniden fenerbahçe ile girilen transfer savaşından sonra dönemin rekor ücretiyle kadroya katılıyor. 5,5 milyon dolar. vallahi de çok büyük yoklukmuş!

    iki numaralı fotoğrafta, kariyerini italya ve ispanya'nın baş altı takımlarında geçirmiş, 130 kez çek milli olmuş ujfalusi yok maalesef. eğer miyop falan değilsem oldukça seksi bir kadromuz varmış. 28 yaşında sneijder falan türkiye'ye geliyor. menajerlik oyununda yapamazsın. copa amerika kazanan ve turnuvanın en göze çarpan oyuncusu muslera'yı 25 yaşında bu topraklara getiriyorsun. gerçi o da çakıl taşına gelmiyor, 4,5 milyon euro verip aldığın lorik cana'yı verip üstüne de 6,25 milyon euro sayıyoruz. helali hoş olsun.

    o iki numaralı fotonun içine, 6,5 milyon euro saydığımız chedjou'da eklenecek daha. hocanın bitmez tükenmez ısrarıyla alınan 9 milyon euro'luk amrabat falan hatta. hele bir bruma transferi vardır ki, liverpool, atletico falan kıskanmıştır. 18 yaşındaki bruma'ya 10 milyon euro. geleceğe bu denli yatırım bizim pek alışık olduğumuz şeyler değil. demek bayağı bol keseden sallayabiliyormuşuz o dönem. para da varmış yani!..

    üç numaralı fotoğraf ise yakın dönem tarihin en iyi lig kadrolarından biri. şenol güneş'in beşiktaş'ıyla kafa kafaya gider yani. şimdi çıkıp derler; bu kadro hocaya değil, tudor'a verildi. ona da bir kulp bulunur zira. orada üç orta saha oyuncusu görüyorum; seri, lemina, n'zonzi... transfer etmeye kalksan 50 milyon euro. ama kiralıkmış zaten, öyle diyorlar. öyle bir diyorlar ki; maçın ortasında bağlı bulunduğu kulüp yetkilileri sahaya girip yaka paça dışarı çıkarıyorlar adamı. hayret ki hayret. zaten kiralıksa da bi bize kiralık. elin adamı, gomez, talisca, aboubakar ile şampiyon olurken biz bu oyuncularla olamıyoruz. neden, çünkü kiralık. loan! bak şimdi de kiralık ghezzal'la, rosier'le şampiyon oluyor adam, sen niye olamıyorsun? sen de ol. ne yani, kiraya veren özel madde mi koyuyor, benim oyuncumla şampiyon olamazsın diye, anlamadım ya neyse.

    hocanın eli hiç bir transfer dönemi rahat olmamış bir de. mazallah demek bir de rahat olaydı, diagne'ye filan 25 gömerdik. luyindama'ya 8 milyon euro vermek de iyi cimrilikmiş bu arada!

    velhasıl kelam, vakti zamanında ön libero isteyip eline bedelsiz inamoto verilen, 150 bin euro ödemesi yapılmadığı için ribery'den olan, 80 bin dolara romanya'dan alınan oyuncularla liverpool'un başına çorap ören hocaların ahını almayın bence. çok büyük ayıp olur!
  • 29836
    sahaya çıkardığı kadro ve oynanan oyuna bakınca hafta içi takımın idmanlarda ne çalıştığını çok merak ediyorum. haftalardır sahada dağınık, kopuk bir takım görüyoruz. eskiden pasla çıkıp kaleye böyle gidiyoruz derdik şimdi en ilkel yöntemlerle bile karşı kaleye gidemiyoruz. hakemler sorun, oyuncular covid-19 ve sakatlık gibi sebeplerle eksik ama en azından takım içi bazı prensipler oturtulup her şeye rağmen bunlar sahada sergilenemez mi?

    fatih hoca ile bir alex fergusan ya da arsen wenger ilişkimizin olmasını istiyorum. 3 sene çalışsın gitsin 2 sene sonra tekrar gelsin döngüsüne girmek istemiyorum. çünkü biliyorum fatih hoca kulübü her şeyi ile sahiplenir. maça çıktığının ertesi günü alt yapı maçına gider, evine gitmez florya'da yatar, gerekirse yönetimlerin yapmadığı işi yapıp haklarımızı da savunur. peki bunca olumlu davranışın olumlu bir sonucu olmazsa neye yarar? hem fatih hocamı hem bizi hem de galatasaray'ı yıpratmaktan başka ne işe yarar?

    fatih hocamızın sahada bir oyun, sistem, taktik artık ne derseniz bir yapı oturtması lazım. 2020-2021 sezonunda bununla ilgili emareler gösterdik hatta 2019-2020 sezonunda pandemi arasına kadar da gösterdik. ama hepsinde bir şekilde devamı gelmedi. hocamızın florya'daki odasında, idman sahasında bir şekilde doğru oyunu oturtması ve oynatması gerekiyor. evet dış faktörler çok örseleyici, önünü kesmek, zarar vermek isteyen hazırda dış etkenler var. ama hoca bunları kendi gücü olan futbol aklı ile daha önce yenmedi mi? şimdi neden yenemiyor?

    fatih hocamdan ben başarılar, kupalar istemiyorum. sağ olsun bunların hepsini bana zaten defalarca yaşattı. benim fatih hocamdan tek beklentim geleceğe umut ile bakmamızı sağlayacak bir oyun oturtması. çünkü hocam umut olmadan insan hayatta kalamıyor. umut bizi ayakta tutuyor.
  • 29837
    eline verilen kadroların iyi ya da kötü olduğu konusunda anlaşmazlık yaşanan hoca. ilk geldiği dönem elinde çok iyi bir kadrosu yoktu. suat'ın terim ayrilirken yazdığı mektubu okuyanlar suat'ın olayının formsuzluk olmadığını bilir. suat'i bambaska bir oyuncuya dönüştürdü. o dönemin arşivleri duruyorsa, hagi geldiği için yapılan eleştirilerde ortada. ergun gürsoy askerlik arkadaşını getirdi diye dalga geciliyordu. tugay kerimoğlu, topu ayağına aldimi kendi etrafında bir tur dönmeden pas vermiyordu. ada'ya gittikten sonra oyununu üst seviyeye çıkardı. o dönem gitmesine üzülen bir galatasaray taraftarı olmusmudur bilmiyorum.

    terim hatasız değildir, ,olması da hayatın doğal akışına aykiridir. 4 yılın sonunda daha iyi bir takım çıkarmasını beklemekte en doğal hakkımız. ama seri vardı nzonzi vardı lemina vardı demekte bazı durumları görmezden gelmektir. lemina kaç maç sağlam kaldı. nzonzi bizde olmadı, gitti takımda oldu diye terim'e kizildi, halbuki bir sene önce 30 milyon euro para veren roma kurtulmak icin bedava gönderdi neredeyse. hatta onu roma'ya 30 milyona aldıran monchi çok ucuza geri alabilecekken, bizden fernando'yu aldı. ve süper kadro kuruldu denilen sezon, ne işi var bizde denen adem büyük takimin tek santrforu olarak kalmıştı elimizde. lyundama sezonu kapatmıştı hala geri acamadi. mariano gibi oyun kuran stoperi yedekleyerek kullanmak yerine sözleşme yenilemedik.

    terim'in bu dönemde benim gözümden en büyük hatası, pragmatik davranmayıp, tek bir oyun modelini oturtmaya çalışması. oyuncu bazlı bakmayıp, makina dişlisi değiştirir gibi herkesin bulunduğu yerde oynamasını istedi. terim ile devam edip etmemeyi buna göre yorumlamak gerekiyor. buna devam edecekse, bizim bunu yapacak bütçemiz yok. fakat tempoya dayalı, 4 4 2 tarzı bir oyun benimseyecekse kesinlikle devam edilmeli, bunu ondan daha iyi yapacak bir hoca da yok zaten. son bir not, ndiaye'si satılmış, fernando'su sakatlanmış bir orta saha sonrası, selçuk donk ikilisi ile herkesin arkasından ittirdigi fener ve basaksehir'e karşı sampiyon olacak başka bir hocada yok. o nedenle geldikten sonra kazandığı iki şampiyonlugu küçük görmeyin. galatasaray zaten iki üç yıla bir şampiyon olur diye düşünceniz varsa da, suyun karşı tarafı da öyle düşünüyordu. 7 yıldır türkiye kupası bile alamadı.
  • 29838
    devri geçmiştir. "galatasaray'ın geleceğini kuruyoruz" cümlesini gerçekten inanarak kurduysa, gerçekten bu uğurda inanarak adım atacaksa, bu takımın geleceğinde teknik direktör olarak kendisinin olmadığını, olmaması gerektiğini de bilmeli. çünkü tekrar ediyorum, devri geçmiştir.

    koskoca barcelona, man city pep'le çalıştı, çalışıyor, koskoca real madrid başarısız olduğu dönemlere rağmen yoluna zidane'la devam ediyor, koskoca manu ole gunnar solskjær'e emanet, conte önce chelsea'yi çalıştırdı, şimdi inter'le şampiyon olacak belki de, rangers gerrard'la son yılların en faydalı futbolunu oynuyor. bunlar başarılı olanlar, buraya -başarısız olduğu halde kovulmayan ve bu nedenle bana göre daha fazla saygı duyulması gereken- arsenal yönetiminin mikel arteta'yla yoluna devam etmesini de ekleyebiliriz. çünkü herkes başarılı olmak zorunda değil, başarı kriteri de takımdan takıma, vizyondan vizyona değişkenlik gösterebilir. dünya devi takımlar bu adımı atıyorsa, biz neyden, kimden çekiniyoruz? yanı başımızda, premier league'de efsane olmuş bir tugay kerimoğlu var. yanlış hatırlamıyorsam "türkiye'de bir daha takım çalıştırmayacağım" demişti. o kadar haklı ki! yine de, söz konusu galatasaray teknik direktörlüğü olduğunda ikna edilebileceğini düşünüyorum. velev ki ikna olmadı, bu sefer gözümüzün önünde şampiyonluk yaşamış, şampiyonlar ligi'nde hemen her maçı kaybetse de oynattığı futbolla iyi kötü adından söz ettirmiş bir okan buruk örneği var. bu isimler illa galatasaray'ı şaha kaldıracak değil, pek tabii istediğimizi veremeyebilirler de. ama sizce de bir deneme fırsatı vermeden "kesin başarısız olurlar" önkabulüyle hareket etmek, nasıl desem, saçma değil mi? her kriz anında fatih terim'in kapısını çalmamızdan daha saçma değil bana kalırsa. en basitinden, bu adam bir gün ölecek ve biz her futbol takımının yaşadığı gibi dönem dönem kriz anları yaşamaya devam edeceğiz. velhasıl, hepimiz galatasaray'ın tüm bu koskoca takımların yanında güdük kaldığını biliyoruz, ne yazık ki yok öyle tarihî başarılar artık. futbolun endüstriyelleşmesi, türkiye'deki ekonominin hali de böyleyken, bir süre daha olmayacak o başarılar. dolayısıyla istesek de, istemesek de, kabul etsek de, etmesek de şampiyonlar ligi'nde çeyrek final bizim için şampiyonluk kadar zor ve çıta olması gereken bir hedef. öncelikle yakın planımızı buna göre kurmakta fayda var.

    gelelim hocaya. fatih terim, artık çağdaş futbolu eskisi kadar takip edemiyor ne yazık ki. "dünkü çocuklar" dediklerimizin takımları karşısında patır patır dökülüyor bizim takım. evet, ben de biliyorum hakemlerin bizi doğradığını. evet, ben de biliyorum bu yıl takım iyi top oynasa dahi şampiyonuluğun öyle veya böyle elimizden alınacağını. ama takımın şu anki futboluna bakacak olursak, federasyonun ekstra bir harekette bulunmasına gerek de yok zaten. bizim türlü gerekçelerle kendimizi avutmamıza, galatasaray yönetiminden/teknik heyetinden/oyuncularından önce başkalarına sövmemize vesile oluyorlar, o kadar.

    evet, yönetim bence de fatih terim'in arkasında durmadı, ona yeterince destek olmadı ama galatasaray'ın şu anki durumunun bununla zerre ilgisi yok. çünkü bir yerde de sorarlar, "bütün yönetimler kötü, bir fatih terim haklı, öyle mi?" diye. kimse de gıkını çıkaramaz.

    hoca bizde nadiren başarısız oldu, önce bu gerçeği kabul edelim. ama yukarıda da dediğim gibi, başarı kriterleri değişkenlik gösterebilir. şampiyon olmak kimileri için başarı kıstası olarak kabul edilebilir ama oynanan oyundan zevk almayan milyonlarca taraftarı var bu takımın. eğer ki fatih terim galatasaray'ın başında kalmaya devam edecekse, az önce kurduğum "nadiren" ifadesini de değiştireceğine adım gibi eminim. birçok arkadaş, haklı olarak, türkiye süper ligi'ni istediğimiz kadar kazanalım, şampiyonlar ligi'nde rezil olmaktan kurtulamayacağımızı yazmış zaten. kesinlikle katılıyorum. artık, çağdaş futbola ayak uydurma zamanı. artık, yıllardır söylediğimiz "galatasaray'ın hedefi türk olmayan takımları yenmektir" sözünü zırva veya hayal olmaktan çıkarıp, hayata geçirme zamanı. artık genç, dinamik, dünya futbolunu takip eden, dünya futbolunun da takip edeceği bir galatasaray inşa etme zamanı. ve bu galatasaray'da fatih terim'in ne teknik direktör, ne sportif direktör, ne de yönetici olarak yeri var çünkü fatih terim'in olduğu yerde her kararı onun alacağından, çoğunun da saygısından ötürü gık demeyeceğinden neredeyse hepimiz eminiz. çünkü biliyoruz ki burası almanya değil, türkiye.

    yaşattığı başarılar için, çocukluk günlerimde uefa şampiyonluğunu gösterdiği için teşekkür ederim. şimdi sırasını savmalı.
  • 29839
    sezon başı kurduğu güçlü oyun planını yine kendisi bozmuş olan hoca. biz taylan-emre-belhanda orta sahasıyla gayet iyi gidiyorduk zaten oranın değiştirilmesi devre arası yapılacak iş değildi orayı bozmadan bu adamlara bir şey olursa onları aynı düzeyde yedekleyecek bir futbolcu lazımdı. kalede fatih ve okan varken takım hayvan gibi savunma yapıyordu. savunmacılarımız mı değişti hayır. normal şartlarda beklenecek olan yine bu futbolu geliştirecek hamlelerdi ki mohammed transferi bu açıdan alınabilecek en iyi oyuncuydu. bize o topu daha lüks bir şekilde oynatacak adamdı. defansif olarak omar-yedlin değişikliği de aşırı büyük farklar yaratmadı ki omar yedlin'den iki gömlek iyi topçuymuş hakkını verelim.

    sonra devre arası gelince bir anda başlayan irfancan savaşı ki irfan orta sahamızda eksik bir parçaydı lakin bizim orta sahada bir şekilde oturmuş bir düzenimiz zaten vardı. son güne kadar kovalanacak durumda değildi. solda oyuna akıl katan arda, sağda dinamizm katan oğulcan ile gayet dengeli bir şekilde götürüyorduk. hocanın bir düşüncesi var ya kazanan kadro bozulmaz diye işte asıl kazanan kadroyu hoca bozdu. bir anda ortaya çıkan emre akbaba sevdası ki emre yedekten sıkışan maça sokulacak adamdı ilk 11 çıkacak durumda değildi hem emre'yi hem galatasaray'ı zorlamaya başladı. sonra işleyen orta sahanın bozulması, taylan yerin etebo inadı, oğulcan'ın kesik yemesi, çift forvet sonra yine tek forvet, belhanda'nın gönderilmesi derken elimizdeki işleyen düzeni aldık çöpe attık.

    tüm zor maçları kazandıktan sonra durduk yere tek bir kayıpla ki o kayıp da hakem hatası neticesinde gelen ankaragücü mağlubiyeti neden elimizdeki her şeyi bir anda çöpe attık hocanın açıklaması lazım. bu kadro şu an bize 8 puan fark atmış beşiktaş kadrosundan eksik veya kötü bir kadro değil. sergen'in yaptığı tek şey takımın sağıyla soluyla çok oynamamak oldu. fatih hoca maalesef o kadar fevri kararlar aldı ki artık tüm kontrolü kaybetti, takımın şirazesini kaydırdı.

    son sivas, rize, hatay, karagümrük maçlarının birini bile kazansak şampiyonlukta varız diyebilecektik ama maalesef artık ne ben diyebiliyorum ne de muhtemelen hoca inanıyor. kendisine saygım sevgim sonuna kadar vardır ama maalesef bu sezon hocaya yazar.
  • 29840
    avrupa kulüpleri gibi istikrarlı ve geleceği düşünen bir yapı istiyorsak fatih terim takımın başında kalmalı.

    benim geldiğinden beri tek şikayetçi olduğum konu kiralık ve yaşlı oyuncuları tercih etmesiydi. bunu da son 2 transfer döneminde üzerinden attı canım hocam.

    şu anda benim kendisinden tek beklentim alt yapıdan da 3-4 genci zaman zaman oyuna atması.

    hocanın bir düşüncesi var şimdi bu gençleri kritik haftalarda sahaya sürersem kötü oynarlarsa kariyerleri biter. hocam artık devir eskisi gibi değil bunu en iyi sen biliyorsun. oynat hocam hata yaparlarsa bu taraftar elbet arkalarında durur. en basitinden etebo yerine bu dönemlerde bartuğ’un oynaması net olarak elzemdi.

    kritik maçlarda bartuğ oynasın demiyorum tabi ki fakat bayern, liverpool, psg gibi takımlar bile zaman zaman maçlara bu gençlerle çıkıyorlarsa bizim de artık gençlere güvenmemiz gerek.
  • 29842
    uzun vadeli ve istikrarlı bir yapı içinde teknik direktör olarak devam etmesi zor gözüken hocamız. 2020-21 sezonu performansını bir kenara bırakırsak, hocanın yaşının artık 67 olduğunu göz önünde bulundurmak lazım. kaldı ki ne kadar yıprandığı da malum. bugün en elit teknik direktörler bile 70'li yaşlarının başında görevi bırakmak durumunda kalıyor.

    yani öyle ya da böyle, istesek ya da istemesek de, uzun vadeli düşüneceksek, hocanın olmadığı ya da başka görevlerde olduğu senaryoları düşünmek, kabullenmek ve kendimizi buna alıştırmak gerekiyor.
  • 29844
    "kendisinin de bir kredisi olacak" deniliyor ama kendisinin zaten kredisi olduğu için beklendi bugüne kadar. kendisi yerine x kişisi olsa 2 sezon önce başakşehir ile kıran kırana(!) yarışa girip şampiyon olduğumuz gün kapının önüne konurdu "şampiyonluk için sağol ama senden bir bok olmaz, bu nasıl futbol mk" diyerek. x kişisi demeyelim, mourinho, klopp olsa bugüne kez 3 kez kovulmuştu "bizim lige uymadı abi" diyerek. yani takımın başındakinin ismi "fatih terim" diye hala orada. ama bu kredi bitene kadar daha ne kadar maddi manevi kayba uğrayacağız bilmiyorum. her sene iki kez kadro değiştir ama ne bir sistem, ne bir genç kadro veya iskelet, ne geleceğe dair bir ümit... şampiyon olsak buruk sevineceğim gelecek sezon şampiyonlar liginde bizi kucaktan kucağa alacaklar diye.

    yok abi güncelleyemedi kendini, modern futbola tutunamadı. kendi yaşıtı teknik direktörlerin yüzde 90'ı gibi tıpkı. ayıp değil yani normal bu, olabilir, kabul edin artık şu gerçeği yahu. tamam üzerimizde emeği çok, 4 yıldızın 2'sini tek başına ona yazalım, istiyorsanız heykelini dikelim... ama yeter allah aşkına bir önümüze bakalım artık.
  • 29845
    fatih hocamız hakkında formsuz diyebilirsiniz, tercihlerini eleştirebilirsiniz fakat hoca kendini modern futbola adapte edemedi demek çok insafsızca ve adaletsiz. hoca geçtiğimiz sezon şampiyonluk olacakken pandemi ortaya çıktı ve muslera gibi birçok oyuncumuz ciddi sakatlıklar yaşadı. kaldı ki iki önceki sezonlarda şampiyonluk sonrası hocanın herkese geçmiş olsun dediği mesajları hatırlatmak isterim. hocaya karşı tff’de ciddi bir lobi var ve hoca hem maddi imkansızlıklarla mücadele ediyor hem de bu organize kötülükle. hocanın kadro oturtamadıgından bahsedilmiş ama bütçe olmamasından ve financial fairplay cezalarından bahsedilmemiş. öyle veya böyle ciddi maddi sıkıntılı bir dönemde kiralama haricinde bonservis ile oyuncu alarak kadro oluşturmak mümkün oldu da hoca yapmadı mı? kadrodaki ana oyunlar beceriksiz dursun özbek döneminde fahiş fiyatlara sözleşme yapılan oyunculardı atsan atılmaz satsan satılmaz. ama hoca herseye rağmen şampiyon bir kadro oluşturdu ve bununla yetinmedi bir çok genç oyuncu ortaya çıkardı hatta bu oyuncuları ciddi bonservisle de sattırdı. böyle bir efsane takımın başındayken bir iki sezon anormal durumlarda tff sebebiyle başarısızmış gibi adlandırılması türkiye’deki başarı odaklı durumun özetidir. fatih hoca yerine alternatif arayan arkadaşlara sir alex ferguson sonrası manchester united ın durumunu incelemelerini tavsiye ederim. değer yaratmak zor ama onu kaybetmek kolay biraz vicdanı olan bir taraftar hocaya bugün de sahip çıkmalıdır!
  • 29846
    kendisini 2020-2021 sezonunda iyi futbol oynatamadığı için haklı olarak epey eleştirdik. ancak son haftalarda ayyuka çıkan hakem hatalarına bakınca görüyoruz ki iyi futbol oynatsa bile bu sezon galatasaray'ın şampiyon olmasına izin vermeyeceklermiş. hakemi yenmek falan hikaye. ankaragücü* maçı gibi saçma sapan bir penaltı ve kırmızı kart uydururlar öyle kalırız ortada. umarım seneye güçlü bir yönetim gelir ve hoca tamamen kafasını saha içine verir. bu dediğim gerçekleşirse fatih terim ile galatasaray tekrar başarıdan başarıya koşar. hoca hep güçlü yönetimlerle başarılı olmuştur.
  • 29848
    hakemden önce oyunu eleştiren galatasaray taraftarının gitmemesi için dua etmesi gereken teknik direktör. çünkü fatih terim gidip de bir x kişisi geldiğinde ve aynı durum devam ettiğinde bu sefer hakemi konuşmamak için bir bahane bulamayacaklar.

    ayrıca bazı insanlar hakemi eleştirenlere ilk önce oyuna bakın demiştir. hakemi eleştirenler, fatih hocanın suçsuz olduğunu düşünmüyor ama fatih terim isterse oyuncularla her gün nargile kafeye gidip nargile içsin, sahaya sarhoş çıksın, maç esnasında tavla atsın hakemler maçı adil yönetmek zorunda. bunu anlamadan ilk önce oyuna bakacağız diyemezsin, dersen karşi tepki gelir. karşı tepki geldiğinde de sanki ilk kurşunu hakemi eleştirenler atmış gibi yapıp işin içinden sıyrılamazsın.
  • 29850
    takımın yaşayan efsanesidir, sahibi değil! bağlılık duygumuz kölelik seviyesine mi geldi diye sorgulatıyor bana bazen. hakemler rezil, kurullar rezil evet. ama neredeyse 4 senedir biz ne oynuyoruz? şu soruya verebilecek doğru düzgün bir cevabımız, ifade edebileceğimiz bir sürekliliğimiz var mı? fatih terim oyuncuya göre sistem oluşturmaz, kendi kafasındaki sisteme oyuncuyu monte eder. geleli neredeyse 4 koca yıl oldu ve hala ne oynamaya çalıştığımız belli değil, ne oynatmaya çalıştığı belli değil. maçlar 11 e 11 devam ederken bile çoğu zaman galibiyetten emin olamıyoruz. galibiyet için rakiplerin eksik kalması gerekiyor resmen farkında mısınız? mohammed' in bile performansı düştü. takım motivasyonunu kaybetti. bunlarda mı hakemler yüzünden! hakemler eyyam yapar, düdüğünü satar. hele bizim hakemlerimiz eyyamin destanını yazıyor. ama hakemler senin yerine ya da rakibinin yerine gol atmaz, atamaz. yanlış hatırlıyorsam uyarın lütfen, bu sezon iptal edilen nizamı golümüz yok. sen nizamı gol atarsan kaç maç senin puanlarını calabilirler ki? 33 maçın neredeyse tamamında dograndik. buna çözümü bulacak kişi saha dışında yönetim, saha içinde ise hocadır.

    ben artık her şeyi tadında bırakıp, hep iyi anılarla hatırlanıp vedalaşma taraftarıyım. hoca giderse kulüp batar düşüncesi bana tarihteki diktatörlerin düşüncesini çağrıştırıyor. bu kulüp fatih terim ile var olmadı ki gidince bitsin, kapansın. hoca 70 ine merdiven dayadı. bir gün istemesede futbolu bırakmak zorunda kalacak. o zaman ne yapacağız? kişiye değil sisteme dayalı ekolü tercih etmeliyiz.
  • 29851
    son zamanlarda her anlamda formsuz olan yaşayan efsanemiz. yalan yok, kızgındım da kendisine, entrylerimde de arkadaş muhabbetlerimizde de eleştirdim takımın oynadığı oyundan ötürü. ama şu beşiktaş’la fenerbahçe’ye yapılan akıl almaz hakem yardımlarından sonra, tüm camia bir araya gelip iyi bir yönetim ve istediği oyuncular arasından maliyete uygun olacak transferlerle 3 sene daha sapasağlam arkasında durmamız gerektiğine kanaat getirdim. bu kadar olmaz yahu. tff başkanı ‘galatasaray’ı affetmeyeceğim’ diyen bir azılı fenerbahçeli, mhk başkanı bir diğer azılı fenerli şeytan rıdvan’ın göreve getirdiği serdar tatlı. hoca bence iyi bile getirmiş buraya kadar. son 6 haftada 13 değil de 7 puan kaybetseydik şu an 2 puan gerisindeydik beşiktaş’ın. bu kadar kötü oyun, hakem kararları ve kadromuzdaki orta saha oyuncu yetersizliğine rağmen üstelik.
  • 29852
    yardımcılarını seçerken çok duygusal yada memleketçi davrandığını düşündüğüm ülke tarihinin en başarılı hocası. bunca yıldır kendisinin yanında antrenör olarak yetişip de süper ligde teknik sorumlu olarak görev yapan birini hatırlamıyorum.

    yakın geçmişe baktığımız zaman, beğenmediğimiz abdullah avcı'nın yanından okan buruk, erol bulut çıktı. okan hocanın yanından stjefan tomas çıktı. sergen'in yanından çağdaş atan, onun yanından da karagümrük takımının yeni hocası çıktı.

    kendine modern futbol, modern antrenman teknikleri gibi konularda yardım edebilecek, gerektiğinde fikrini söyleyebilecek gerçek antrenörler lazım.
  • 29853
    hocayı taktiksel yönden yeterince eleştirdiğime inandığım için, bu sezon yukarıdan kalemimizin kırıldığı aşikar olduğuna göre saha dışındaki bir konuya değinmek istiyorum. fenerbahçe bu sezon biz şampiyon olmayalım diye olağanüstü bir gayret gösterdi ve yaptığı bütün eylemlerle beşiktaş şampiyonluğunu bizim şampiyonluğumuza tercih etti. beşiktaş ise çok muhtemeldir ki afla çıkarılan meşhur bir organize suç örgütü liderinin himayesiyle aleyhine hakem hatası görmeden buraya kadar geldi.

    bütün bunlar olurken, başkan mustafa cengiz'in hastalığı ve bunların ne olduğunu bilmesek de başka türlü kaygıları galatasaray'ın hakkını savunmasına engel oldu. galatasaray adeta yapayalnız kaldı. güya saha dışındaki gücümüz olan abdürrahim albayrak veya arda gibi isimler de klişe sözlerle tepki vermenin ötesine geçmeyince galatasaray için ses çıkaracak bir allah'ın kulu kalmadı. galatasaray bu sezon futbol anlamında beklentileri karşılamasa da beşiktaş'ın sekiz puan arkasında kalması gibi absürt bir durumun hakça olmadığını taraflı tarafsız herkesin gördüğü kanaatindeyim.

    bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse bir poker masasındayız. fakat kartları dağıtırken içine bakarak, oyuncuya göre dağıtıyorlar. biz yeni kart isteyince vermiyorlar, rakipler isteyince desteyi açıp hangisini istersin diye soruyorlar. küçük bir çocuğun bile anlayabileceği üzere böyle bir masada oyun oynayarak kazanmamızın imkanı yok, ya kaderine razı olup hileyle mağlup edileceksin ya da bu masayı devirip isyan edeceksin. fatih hoca ağzını her açtığında ceza bombardımanına tutulduğu için bu masayı devirirse gelecek sezonu da kaybedeceğini biliyor, bu sebeple isyan edemiyor. fakat galatasaray adına isyan etmesi gereken adamlar sessiz kalırken onları suçlayan herhangi bir açıklamada da bulunmuyor. twitter profil fotoğrafını terazi emojisiyle değiştirmek gibi komik işlerle yetiniyor. geçen sene "belli ki bu sene zorlu geçecek" deyip bombayı federasyonun kucağına bırakan hoca, 2011-12'de "sezon sonunda bütün bildiklerimi anlatacağım" restiyle şampiyonluğun çalınmasına engel olan hoca bu sene "o hakem şu pozisyonu çaldı, bu hakem bunu çalmadı" demekten ötesini yapmıyor.

    nihat özdemirse nihat özdemir, serdar tatlıysa serdar tatlı, alaattin çakıcıysa alaattin çakıcı. galatasaray'ın hakkını çalan çete kimlerden oluşuyorsa, hangi odakları kullanıyorsa, kim tarafından finanse ediliyorsa paslarsın bir gazeteciye, çıkar cayır cayır anlatır hepsini. fatih hoca bizzat kendisi konuşmak zorunda değil, bir sürü tanıdığı var, bir sürü çevresi var. ali ece çıkıp "futbol düzeninin arka planındaki kişiler artık fatih terim'i istemiyor" itirafında bulunurken ben hocadaki bu sessizliği gerçekten anlamıyorum.

    hoca bunlara yenilecekse de o masayı devirerek yenilmeli. ona verecekleri teselli ödülünü alarak değil.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!