• 26677
    bülent timurlenk bugünkü köşesinde pirlo'nun kendisi hakkındaki ipe sapa gelmez davranışları hakkında müthiş bir yazı kaleme almış.

    --- alıntı ---
    futbol dünyasında 50 yıl geçirmişseniz dost kadar düşman da biriktiriyor, sevindirdikleriniz kadar üzdükleriniz de oluyor. kazandığın kupaların kaybeden tarafında olanların sizi sevgiyle hatırlamasını elbette beklemezsiniz ama saygı?.. türk futbolunda fatih terim’in futbolculuk dönemine şahit olanlar bugün 50’lerini çoktan geçti, galatasaray’daki teknik adamlığının da bir ve ikinci dönemine şahit olmayan kuşaklar bugün üniversite çağında… onlar büyürken italyan futbolunda 2005-2015 yıllarında oynadığı futbolla maestro ünvanını hak eden pirlo’yu izlediler ekranda, her söylediğinin de mühim olduğunu sanabilirler. 40 yaşındaki pirlo geride kalan haftada pro lisans alabilmek için girdiği sınav sonrasında kariyerinde çalıştığı tüm teknik adamlara teşekkür etti, bir hoca hariç: fatih terim… otobiyografisinde terim’in futbol bilgisini sorgulayan, kıyafet seçimlerini eleştiren, sigar içtiğine dikkat çeken pirlo’nun derdi neydi peki? 19 yıl sonra terim’i unutmak bir lapsus değil elbette, o zaman filmi geri saralım..

    uefa kupası’nı kazanan fatih terim, fiorentina’ya imza atarken takımın efsane golcüsü batistuta roma’ya transfer olur. mor menekşeler’in başkanı cecchi gori, terim’i göreve getirme sebebi olarak “büyük yıldızlar olmadan da kazanabileceğini tüm dünyaya gösterdi” der ama transferler için sözünü tutmaz. fiorentina, avusturya ekibi tirol’e elendiğinde “trapattoni olsaydı elenmezdik” diyen gori’ye terim basın toplantısında “büyük bir takım yapmak için geldim ama sözler tutulmadı, böyle olacaksa gidebilirim” diyerek cevap verir. floransa ayağa kalkar ve başkan gori’nin karşısına dikilir. gori’nin “floransalı olmayan birine karşı kendimi savunmam” derken aslında ertesi sezon milan’da yaşanacakların da ön gösterimini yapar. fiorentina, terim yönetiminde inter’i devirir, milan’ı 4-0 ile sahadan siler ama büyük golcüleri batistuta onları roma formasıyla attığı golle yıkar. iflasın eşiğinde olan fiorentina’da sadece eski yıldızları olan yönetici giancarlo antognoni, terim’e destek verir. yıllar sonra floransa’ya gittiğinde yemeklerde buluştuğu kadim dostu antognoni… bir yıllık kontrat imzalayan terim’in artı bir yıllık opsiyonunu devreye sokmayan başkan gori, terim ile yollarını ayırdığında takım ligde 4 golle devirdiği milan’ı kupada da yıkmış ve finale çıkmıştır. göreve getirdikleri roberto mancini’nin teknik direktörlük diploması bile yoktur…

    galatasaray ile uefa kupası’nda ali sami yen’de milan’ı 3-2 deviren, fiorentina ile iki maçta da gole boğan fatih terim, milan’ın yeni teknik direktör adayları listesinde ilk sırada yer aldığında sezon bitmemiştir, galliani, haziran ayını bekler ve imza atılır. rui costa, terim’in fiorentina’dan getirdiği yıldızdır. milan o transfer döneminde inzaghi, donati, guly, brocchi, javi moreno, laursen, cosmin contra ve ezeli rakibi inter’den pirlo’yu alır… 15 yaşında brescia alt yapısında başlayan pirlo, inter’e geldiği 1998 yılından 2001 yazına kadar sürekli olarak başka takımlara kiralanır. 22 yaşında geldiği milan’da o meşhur “beyefendiler masası”na oturmak için 2-3 yıl geçmesi gerekir. berlusconi’nin sağ kolu galliani, terim’e teslim edilen kadroyu “gullit, van basten, rijkaard”lı döneme benzetip sezon başlamadan sinsince baskıyı kurar teknik kadro üzerine. terim’in imza attığı ayda bile carlo ancelotti söylentileri tesislerde dolanmaktadır ama berlusconi patrondur ve onun tercihi terim’dir.

    bir futbol takımında 11 çıkmayan her oyuncu hakkını yendiğini düşünür, “ben yedek olmalıyım, daha iyiler var” diyen daha duymadım, pirlo da terim döneminde şans bulamaz, 22 yaşında geldiği milan’da orta sahanın kendisine teslim edileceğini sanıyorsa da şaşırmak bir gençlik eylemidir deyip geçmek lazım. yıllar sonra da bu kızgınlığını terim için kurduğu cümlelerle çıkartır. evet terim şık giyinir evet o yıllarda sigar içer ve evet terim otoriteye boyun eğen adam değildir.. peki o günlerde terim hakkında başkaları ne demiş? kaptan maldini, “terim çalışma biçimi ve oyun bakış açışıyla bana arrigo sacchi’yi hatırlatıyor.” milan’ın eski yıldızları baresi ve donadoni “somut ve izleyenlere keyif veren bir futbol oynatıyor.” milan derbiyi 4 gol atıp kazandığında, fiorentina’ya 5 attığında son düdüğün ardından tebrik için çağrıldığı curva sud tribünü tarafından “imparator” tezahüratıyla uğurlandığında (san siro tribünleri terim’i çok sevince/29 ocak 2017-sabah) bundan rahatsız olan cesare maldini’nin galliani ile birlikte parma ile anlaşmak üzere olan carlo ancelotti ile milan için masaya oturması takvimlerde inzaghi’nin torino’da penaltıyı tribünlere dikmesinden bir gün sonraya denk gelir… terim görevden alındığında bunu karşı çıkan milan’daki etkili isim ariedo braida’dı ama adriano galliani galip çıkar…

    10 yıl sonra, 2011’de fatih terim, milano derbisine gittiğinde kahve içtiği ve beraber yürüdüğü isim fiorentina’daki antognoni gibi milan’daki kadim dostu ariedo braida’dır. taraftarlar terim ile hatıra fotoğrafı çektirirken san siro tribünlerinden, “imparator, büyüksün” tezahüratı yükselir. her floransa’ya gittiğinde sokakta ve artemio franchi stadyumu’nda olduğu gibi… size bir fıkra anlatayım mı? bir gün pirlo demiş ki… boşverin, anlattım zaten… sevgi emek, saygı ciddiyet ister.. terim’in satranç tahtasında bırakın vezir, kale, fili, sadece piyon olan 22 yaşındaki pirlo’yu milanello’da kim ciddiye almış ki?...
    o sezonun kalanında ancelotti, terim’den maç başına daha az puan topladı ve ancak 4. oldu. fiorentina mı? bir yıl önce terim ile yolları ayıran başkan gori’nin takımı o sezon 17. sırada bitirdi, iflas edip iki alt lige düşürüldü…

    --- alıntı ---

    imparator yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada saygı duyulan bir teknik direktördür. kendisi hakkında ileri geri konuşmak için kırk fırın ekmek yemek gerekir.
  • 26680
    kariyerinin yüzde doksanında başarılı olmuş hocamız.

    lakin başarısız olduğu yüzde onluk dilimi ağzına sakız eden onlarca insan var. burda bile belli dönemlerde birazcık övsen hemen ofsayta boğuluyorsun. 20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçı'nda alınan galibiyetle birkaç gün daha susacaklar, ilk kötü sonuçta buraları dolduracaklar.
  • 26681
    20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçı'nda;

    arda+feghouli değişikliklerini golü yemeden yapınca maçı kazandık ama yine de değişiklikleri geç yaptığını düşünüyorum. takım bu değişikliklerden sonra nasıl da aktı herkes görmüştür umarım.

    arda+feghouli sahadayken top bize geçse ve rakibin kanatları boş olsa bile kontraya çıkamıyorduk ve hoca bunu geç de olsa gördü ve maçı kazandık.
  • 26684
    geçen sezon sözlükte kendisinden iyi olduğu iddia edilen okan buruk'u deplasmanda ve tam kadrosuyla çıkınca yenmiştir. takımı hala hantaldır fakat oyun planını öyle bir yerleştirmiş ki hem 0-0'ı hem 1-0'ı çok iyi oynadık. 19-20'nin 8 haftasına benziyoruz 2 haftadır. özellikle taylan ve emre'ye seviye atlatmış.

    ayrıca 20 eylül 2020 başakşehir galatasaray maçında değişiklikleri ile skor 2-0'a geldi ve 6-7'e gidiyorduk.

    imparator yapıyor şovunu, çok iyiyiz umarım bu şekilde devam ederiz.
  • 26687
    (bkz: 20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçı)

    bugün kaybetsek, hatta berabere kalsak; eksikler, transferler falan denmez; en az 50 entry olurdu başlığında. hocayı eleştirirken en ağır dille eleştirenler, övmeleri gereken zamanlarda suspus oluyorlar ne hikmetse. neyse, ben kendi adına şunu söylüyorum; sezonun devamı ne olursa olsun, bugünkü takımı bana izlettirdiğin için sana minnettarım hocam. allah uzun yıllar daha hayırlısıyla ve başarılarla beraber olmamızı, dünyadan büyük hayaline galatasaray ile ulaşmanı nasip eylesin.
  • 26688
    20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçında kim imparator, kim buraların kralı, kim bir günde kral olmadı göstermiştir.

    futbol anlamında konsantre olduğu zaman, futbolcu eksiklere rağmen, her zamanki gibi, tüm türkiyeye ders veriyor ders, biz sendeki hırsın ve potansiyelin farkında olanlar bugünde iyi ki varsın hocam diyoruz.

    allah sana uzun ömür versin...
  • 26689
    the last dance belgeselini izleyenler ve nba basketbolunu takip edenler michael jordan’ın birisiyle kıyaslandığında veya ortaya bir iddia atıldığında nasıl daha fazla hırslandığını ve karşısındakini yok etme moduna geçtiğini bilir. hocam bu konuda mj’den aşağı kalır hiç değil ve (bkz: 20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçı) izlerken bir an aklıma bunu getirdi. * sezonuna harika başlayan ve tüm konsantrasyonu saha içinde olan canımız, efsanemiz. bu sene söyleyecek çok sözü olacak ama belli ki hepsi sahada olacak.
  • 26691
    20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçında galatasarayimiza gercekten guzel futbol oynatmis teknik direktorumuz.

    miy miy pas futbolunun yerine gelen futbol hem goze hos, hem de skora hos geliyor. henuz agir idmanlardan olusan sezon basi kampindan yeni cikmis bir takim ancak cok diri ve cok uyumlu.

    herkesin elestirdigi* kaleci fatih öztürk gayet basarili.

    onundeki luyindama-marcao ikilisi uyumlu.

    arda bile, evet arda bile cok iyi. her ne kadar henuz 50-55 dakikalik oyuncu olsa da, adamin kumasi saglam bir kere. yeteneklerine ihanet edengillerden kendisi. karakterine karsi fikirlerim hala sabit. kolay kolay da degismez. ama galatasaray ona iyi gelmis belli. o da galatasaray'a iyi geldi. belhanda keza oyle. defansa gelip yardim ediyor.

    sonradan babel giriyor, yaptigi asist akil dolu.

    etebo gelmis, heyecanli, ilk macina cikiyor, ufak tefek hatalari var ama cabaliyor, gol pozisyonuna sokuyor.

    taylan ve emre kilinc hakkinda, ya da beklerimiz hakkinda konusmaya cok da gerek yok. hakkini veriyorlar her turlu.

    yedekler giriyor, cabaliyor, pozitif oyun sergiliyor. goze hos gelen hareketleri de eksik etmiyorlar.

    takim bu soylediklerimi de oyle dandik bir takima degil, kadrosuna ekstra katkilar yapmis gecen senenin sampiyonuna karsi yapiyor.

    bu arada basaksehir kotu degildi, gayet iyiydi. birazcik sanssizliklari bile oldu bariz firsatlarda. ama biz cok daha iyiydik. cok cok iyiydik henuz lige baslamis bir takim olarak.

    didiniyorlar, cabaliyorlar, ugrasiyorlar.

    hocanin dediklerini harfiyen yerine getiriyorlar demek ki.

    fatih hocayı en agir elestirenlerden biri benim. kötü oldugunda yine eleştireceğim. bu sefer daha ağır elestirecegim. sevdiklerimizi elestiremeyeceksen neden seviyoruz? yerden yere vurmuyorsan, kendine getirmek icin caba sarfetmiyorsan ben seviyorum, destekliyorum falan bunlar bos laf.

    hoca inadindan vazgecince, birazcik kendisine ve etrafindakilere ceki duzen verince ne guzeliz degil mi? hah iste, ben bunu hep gormek istiyorum. skordan bagimsiz konusuyorum bu arada. su futbolu oynariz, direkler olur, top sevmez, yan yatar camura batar amenna.

    ama ben futbol gormek istiyorum be arkadas.

    bu takim su halde gitsin, ustune koyarak gitsin, 4-5 hafta sonra
    en genc altyapi oyuncumuzu monte edelim takima hic siritmaz. o derece.

    aynen devam hocam. teşekkür ediyorum. bizim zerre etkimiz katkimiz yok biliyorum ama iyi gunde de kotu gunde de yanindayiz. sonucta bana ogretilen bir insani ne kadar cok seviyorsan hatalarini gordugunde o kadar cok tenkit edersin. yeter ki iyi olsun, basarili olsun, mutlu olsun. gulmek sana yakisiyor hocam.

    not:
    yani oyle bir entry yazdım ki, mac basligina da, hoca basligina da, takim basligina da uyuyor. ne yapsam bilemedim, modlar yardimci olursa sevinirim.
  • 26698
    geçen sezon nasıl eleştirdiysek bu sezon da övmesini bilelim. sonunda takımı geçen sezonki mıy mıy pas futbolun bıraktı ve önde 4-5 futbolcunun baskı yaptığı o iştahlı oyuna döndü. ayrıca oyuncu değişikliklerinde de çok geç kalmıyor. geçen sezon 80. dakikadan önce değişiklik yapmıyordu ve değişiklik yaptığı zamanlarda da selçuk inan'ı oyuna alıp bir şekilde gol yememize sebep oluyordu. işte nihayet doğru ve zamanında değişikler yapıyor. istediğimiz, özlediğimiz fatih hoca bu.