• 24541
    ünal aysal ile sıkıntılı ayrıldı. sonra gitti demirören ile basın menuplarına poz verdi. yetmedi demirören'in ünal aysal'a laf atmasına da izin verdi. daha sonra milli takım mecarası da fiyasko ile sonuçlandı yolu tekrar galatasaray'a düştü. şimdi geldiğimiz noktada saçma sapan bir arda turan ısrarı yüzünden son yıllarda ülkemizin gördüğü kulüp başkanları arasında en saygılı, efendi diyeceğimiz mustafa cengiz gibi bir isimle de ters düşmeyi bunu da medya önünde yapmaktan çekinmedi.

    şimdi herkes hatalı herkes suçlu aralarında en çok galatasaraylı en çok kulübünü seven ve en haklı sen mi varsın hoca? ben buna inanmıyorum.

    ayrıca şunu acayip merak ediyorum. şu an milli takımda işler yolunda gitmeseydi ve bugün yapılan mustafa cengiz açıklamaları sonrası fatih terim istifa edip 1-2 hafta içinde milli takım için nihat özdemir gibi bir isim ile basın mensupları karşısında olmaz mıydı?

    işte ben buna kesinlikle hayır cevabını rahatlıkla veremediğim için sinyoru sevmiyorum.
  • 24542
    galatasaray'ın en büyük başarılarının sahibi. defalarca kez bizi abad etti biz de kredisi sonsuz emekli olana kadar çalıştıracak takımı sonrasında isterse başkan da olacak, kulübün en büyük efsanesi, his takımına his veren, mevcut isimler içerisinde dengi bulunmayan, armayla özdeşleşmiş yegane şahsiyet
  • 24543
    canım hocam, en büyük sevinçlerimin mimarı, galatasaray'ın yaşayan efsanesi. kendisine her zaman destek oldum olacağımda, her zaman inandım ve inanacağım, ancak arda konusunda bana göre yanlış yaptı. arda için yönetimle ters düşmesini gerçekten anlamıyorum. şimdi şöyle ki yönetimimiz de sütten çıkmış ak kaşık değil,(haber sızdırma olayları)ama sadece şuan arda olayından bakıyorum duruma ve 2 yıl önce arda başakşehire gelirken transferi bizimde gündemimize gelmişti, ancak hocayla arası bozuktu bildiğimiz gibi ve hoca bir basın toplantısında arda transferi sorusu üzerine "benim arda diye bir gündemim yok" demis ve arda defterini çok net kapatmıştı. şuan geldiğimiz noktada arda 2-3 yıldır neredeyse top oynamayan ve yaptığı skandallarda çığır açan bir isim, buraya kadar tamam.ne olduysa başakşehirle arena da oynadığımız maçta arda hocanın elini öptü ve kameralara poz verdi, ardından hoca tutturdu bi arda.hayır el öpmesimiydi tüm mesele sadece hocam? gerçekten anlamıyorum, ama attığı tweet beni mutlu etti işine konsantre ve inançlı bir şekilde devam edeceğini biliyorum.umarım yönetimle bu sorunu en kısa zamanda çözerler.
  • 24544
    26 ocak 2020 konyaspor galatasaray maçısonrası yapacağı basın toplantısı geleceğimizi belirleyecek olan teknik direktör. kendisine gelecek sorulara başkanla yeni bir polemik oluşturacak şekilde cevap verip işi uzatacaksa, arda gibi bir vasıfsız yüzünden gitmeyi göze alıyorsa istediği yere gidebilir.

    bu takımın efsanesi olması 70 yaşındaki galatasaray başkanına basın önünde posta koyma hakkına sahip olması demek değildir. hemde haksız durumdayken. takımın top oynadığı yok, sivas'tan 10 puan fark yemişiz varsa yoksa arda. gerçekten inanılmaz.

    umarım işi uzatmadan konuyu kapatır ve saha içine döner. bu yönetimden daha iyisini bulamayacağını bilmeli. kendi kadrosuyla rakiplerinin kadrosuna bir baksa anlayacak zaten.
  • 24545
    sivas'tan gerekirse 20 puan fark yiyecek krediyi bu sözlükte yazan bir çok insanı yaşattığı başarılarla galatasaraylı yaparak hak etmiştir. bizim her mevsimimiz yaz diyenler kimin sayesinde bu kadar rahat konuşabildiklerini düşünmelidir. konudan bağımsız metin oktay-gündüz kılıç gibi isimlerin bu leş sosyal medya zamanında yaşamadığına ayrıca şükür ettirendir. zamanında yaşamışlar neyse ki efsanelerimiz olmuşlar.

    hocaya dönersek inadı pistir, egosu çoktur, günahı fazladır. ama bu sayede bu kadar başarılıdır. bu sayede başarılı olmaya devam edecektir.
  • 24546
    imparator.

    hocam senin için istifa, olmuyor, zorlamamak lazım vs. diyecek halim yok. 8 şampiyonluk ne demek, çoğu kişiden daha iyi anlayabiliyorum. 8 sene büyük takım çalıştıramayacak tiplerle kıyasa, mukayeseye sokulman bile saçma. davul bile dengi dengine.

    ama sen de bir aynaya bak yahu. faruk süren ile anlaşamazsın, faruk süren kötü olur, cecchi gori ile anlaşamazsın, gori kötü olur. ünal aysal kötü, yıldırım demirören kötü, mustafa cengiz kötü... bu başkanların - henüz mustafa cengiz hariç - hepsi ile sorunlu ayrıldın. hepsinde de bir şekilde tartışıp, aranız açıldı. tamam bu kadar başarının, bu kadar egonun, bu kadar yeteneğin bir vebali olmalı, ancak hepsinde de başkanla tartışmak mıdır bu?

    bir oyuncu istersin, alınmaz, bunun için yönetimle ters düşebilirsin. anlarım. yani aslında pek açıklaması yok bunun, ama isteyen fatih terim olunca, insan anlamak zorunda kalıyor. bu kadar etkili birisi istiyorsa keramet vardır diyip, başkası olsa ilgilenmeyeceğin bir oyuncuyu transfer edersin. ama şimdi bakıyorum, istenen oyuncu arda. bin tane rezalet, kepazelik yaşamış, hadi onlar bir kenara, başakşehir'e geldiğinden bu yana bir tane iyi maçı olmayan, geleceğe dair de pek bir vaat sunmayan sabıkası kabarık birisi.

    şunu herhangi x bir oyuncu için yap, yerli olsun, yabancı olsun, genç olsun, yaşlı olsun, vallahi anlarım. ama takıma hiçbir faydası olmayacağı 555 km'den belli olan biri için bu kadar tantana yapmaya değer miydi? ben mustafa cengiz başkan için burada empati kurabiliyorum. inanın özne arda değil de ahmet, mehmet, hasan, hüseyin, bilmem kim olsa bu kadar dert etmeyecekti o da.

    yönetime sallarken takım için "kiralık oyuncularla dolu kadro" diyenler, "transfer yapamıyorlar" diyenler, bi düşünsünler bakalım, niye galatasaray transfer yapamıyor, bonservisle oyuncu alamıyor, neden bu kadar kiralık oyuncuya muhtacız? galatasaray ne yaptı zamanında da, bugün para harcayıp oyuncu alamıyoruz? veya hangi yönetim zamanında, ne oldu da bugün transfer döneminde akla karayı seçmek zorunda kalıyoruz?

    hemen ardından da şu soruyu soralım, acaba bu sıkıntılı şartları yaşamamıza neden olan yönetimler ile fatih hoca çalışsa yine 8 sene şampiyonluk gelebilir miydi?

    evet, fatih terim çok büyüktür, türkiye'de dengi yoktur, ama zamanında çalıştığı iyi yönetim ve başkanlarla büyüktür. dursun özbek gibi bir başkan ve onun ayarında yöneticilerle çalışsa bu kadar kupa kazanabilir miydi, dürüst olup düşünün bence. bunun için küçük bir ipucu, mesela rahmetli özhan canaydın dönemine bir bakalım derim.
  • 24547
    19/20 sezonu devre arasında çıkan arda turan krizi mevzubahis olduğunda terim'den yana saf tutanlar sadece hocanın geçmişinden, başarılarından ve büyüklüğünden bahsedebiliyorlar.

    ancak bu klübün terim istedi diye değişmeyecek kırmızı çizgileri var. mesela futbolcu bazında arda turan ve emre belözoğlu. üstelik bu kırmızı çizgiyi taraftar çekmiş. arda turan el öpüp senin nezdinde muteber hale gelmiş olabilir, önemli değil. orda galatasaray ve kırmızı çizgileri hala duruyor. bu çizgileri ihlal kimsenin işine yaramaz. mesela egon dursun özbek gibi yüz karası bir başkana üstün gelebilirdi ve arda galatasaray'a dönebilirdi. ama egonun üstün gelemeyeceği milyonlarca galatasaray taraftarı var. o birliktelikten hayır gelmez.

    velhasıl mevzuda fatih terim'in büyüklüğünün önemi yoktur. zaten arda turan meselesinde terim'i destekleyenler de bu transferin gerekliliğine dair hocanın saçma sapan kaprisine başka bir açıklama getiremiyorlar.

    şükür ki başkanımız mustafa cengiz kaya gibi adam. terim o kayaya çarptı ama kaya durduğu yerden gram kıpırdamadı. 24 ocak 2020 basın toplantısında başkanla gurur duydum.

    neyse ki hoca bir tweet ile konuyu kapadı. şimdi yapması gereken ilk basın açıklamasında camiadan ve başkandan özür dilemektir. çünkü çok çirkinleşti. hali ve tavrı tam da demirören'i hakeder cinstendi.
  • 24548
    "şu an milli takımda işler yolunda gitmeseydi ve bugün yapılan mustafa cengiz açıklamaları sonrası fatih terim istifa edip 1-2 hafta içinde milli takım için nihat özdemir gibi bir isim ile basın mensupları karşısında olmaz mıydı?"

    sorusunun cevabı %100 olarak "evet, olurdu". hepimiz bu sorunun cevabının kesin ve net olarak evet olduğunu biliyoruz. öncesinde hocayı uzun uzun, ballandıra ballandıra anlatmadığım için sanki sert bir yanıtmış gibi gözüküyor ama bu yanıttan içten içe hocanın kendisi bile emindir.

    hocamız iyidir, hoştur ama lütfen insanlara tanrı muamelesi yapmayın, etmeyin. dikkat edin hoca sadece görevde olduğu sürece bu kadar büyük galatasaraylı. sizin benim gibi değil. yorum yapmaz, destek olmaz, yardımcı olmaz, hırvat ligi izleyip ben şöyle bir oyuncu buldum diye gelmez, forma almaz, bugün gündem yapan, hergün story atan kızları, damatları maçlara bile bir kez gelmez hoca yokken. hoca bodrum'daki yazlığında sessizce kendisine görev verilmesini bekler.

    hoca galatasaray tarihinin net olarak en başarılı aktörüdür. nokta. demek isterdim ama maalesef virgül koyup devam etmezsem eksik tarif etmiş olurdum. virgülden öncesinden şüphem yok ama sonrası çok şeye gebe. eğer virgül koyup ardından bir sürü şey sıralamamıza izin verecek şeyler yapmamış olsa zaten 96 yılından beri bugüne kadar 20 şampiyonluk, 4 uefa, 1 şampiyonlar ligi kupamız olabilirdi. bugünlere de şükür diyelim.
  • 24550
    teknik direktörümüz.

    2002-2003 sezonunu sorsam, herkes "başarısız" der. neden? çünkü şampiyon olamadık. takım gayet iyi top oynuyordu, hatta 77 puan toplamamıza rağmen haluk ulusoy ve çetesi, şampiyonluğu bir başka çete olan sinan engin ve tayfasına verdi. ama kimse çıkıp da o dönem iyi top oynadık falan demiyor.

    günümüze bakıyorum. çifte kupalar, şampiyonluklar falan alınıyor, bu sefer de "formsuz" deniyor. ee, kimse seneler önce iyi top oynadığımızdan falan bahsetmiyor. hatta eleştiri yaparken "fatih terim'in ikinci dönemi şöyle de böyle" diye başlanıyor. hangisi doğru? bu adam daha ne yapsın, ne yapması gerekiyor merak ediyorum.
  • 24552
    attığı tweet “bak bu yönetim benle uğraşıyor ama sizin hatrınıza kalıyorum” tweetidir. yani yönetime laf çakılmıştır yine, mustafa cengiz arda hakkında düşünmüyoruz derken kalkıp “ben olsam o cümleyi kullanmam” diyeceksin arda da arda diye tutturacaksın yönetim açıklama yapınca hemen bi tweetle taraftarı arkana alacaksın ne güzel dünya.

    şu konuda fatih terim yüzde yüz suçlu ama bizim taraftar hocayı galatasaray’dan çok sevdiği için alayına fatih terim modunda şu an. inşallah artık saha içine odaklanır da şu 10 puanlık farkı kapatırız yoksa sene sonu arda üzerinden laf çakar istifa eder.
  • 24553
    bonservisiyle genç bir futbolcu aldık mı onu artık futbolcu olarak değil ($) ve ya (€) olarak görürüz. 'x futbolcu biraz parlasın 20-25 m €'ya okuturuz.' deriz. neden? çünkü kulübün paraya ihtiyacı var.

    fatih hoca gelmeden önce 'ne yapıp edip şampiyon olalım da kulübümüze cl. den ek gelir gelsin' denildi birçok kez...

    2 sene üstüste şampiyonluktan sonra ise 'başarısızız', 'oynatılan futboldan zevk almıyorum' vs. deniliyor. isteniyor ki; iyi oynayalım, şampiyon olalım bir de üstüne avrupa'da başarılı olalım. çok teknik direktör geldi geçti ama bu üçlüyü yapan oldu mu? ben hatırlamıyorum. aslında bir kişi yaptı, hem de 2 defa (uefa kupası, cl çeyrek final). fatih terim haricinde illa ki bizi başarıdan başarıya koşturacak birileri vardır ve bir yerlerde bizi bekliyordur belki de. ama hayat bizi bir gün karşılaştırır mı? zor... bu zamana kadar karşılaşmamışız çünkü. en iyisi elimizdekinin kıymetini bilelim. heyecana hiç gerek yok. bu federasyonla bu mali dar boğazla başka teknik direktör başa çıkamaz.
  • 24554
    olası puan kayıplarından sonra muhtemelen yolları ayıracağımız teknik direktörümüz.

    sonrası ne mi olacak? kaos.

    ---süreç başladı---

    bir ya da iki sene başarısızlık. başarısızlık da öyle böyle başarısızlık değil. 6.lıklardan,7.liklerden bahsediyorum.

    başarı ve taraftar desteği olmadığı için yönetim kesinlikle seçime kadar ayakta duramaz. (seçim bu sene değilse)

    halihazırda yönetimin düşmesini bekleyenler baskıyı arttıracak.

    yönetim görevi bırakacak.

    seçim tarihi belirlenecek, 2 ya da 3 aday olacak.

    adaylardan birinin seçim vaadi fatih hoca olacak.

    o aday seçimi kazanacak.

    yeniden yapılanma dönemi.

    ----süreç tamamlandı---

    bu süreçte kaybedeceğimiz milyonlarca euro ve itibarımız olacak.

    plansız transfer giderleri, x hocanın aldığı adamı istemeyen y hoca, taraftara sus payı olsun diye yapılan 35 yaş ihtiyar transferler, şampiyonluk gelirleri, tv gelirleri, şampiyonlar ligi gelirleri..

    sonuç kaybeden yine biz.

    hocanın saha içindeki verimsizliğini anlıyorum da saha dışında aklı selim olmayan açıklamalarını bir türlü anlamıyorum.

    sana biat edenlerin her zaman yanında mı olacaksın yani?
  • 24557
    yaşlandıkça iyi tarafları (teknik direktörlük vasıfları) azalıp kötü tarafları (ego, hırs, demogoji) artan yaşayan efsanemiz.

    hagi de efsaneydi, futbol yaşı geçince, hoca oldu; başımızın üstünde yeri var.

    tabii bir futbolcunun futbol oynama yaşının geçtiğini tespit etmek kolay. peki ya bir teknik direktör?

    terim de artık kulübeyi bırakıp yöneticiliğe (aslında bu kesmez onu, direkt başkanlık daha iyi) oynasa belki hepimiz için daha iyi olacak.

    belki galatasarayı uçuracak, avrupanın sayılı kulüplerinden biri yapacak bir başkandan mahrum kalıyoruzdur, kulübe sevdası yüzünden?
  • 24560
    şu an arda turan'ın alınması konusunda bir ısrarı olmayan hocamız. kaç kere söylemesi/söylenmesi gerekiyor bunu bilmiyorum. arda'yı camia olarak istersek ben de alınması yönünde oy kullanırım demiş, yönetim almama kararı verdiğinde tamam demiştir. bunu mustafa cengiz de basın toplantısında bu şekilde söylemiştir.

    tekrar söyleyelim hala anlaşılmadıysa; arda'nın takıma dahil edilmesi konusunda bir ısrarı olmayan hocamız.

    tekrar söyleyelim mi?
  • 24561
    arda turan'ın alınması konusunda ısrarı yok diyen insan herhalde şaka yapıyordur.

    en son ağzından çıkanları yazıyorum.
    "galatasaray'ın ocağından yetişmiş bir değerine sahip çıkmak, bir şans vermek ve ona bir kapı açmak gerektiği kararımı tekrar ilettim. onlar bu kararda olmadıklarını söylediler. bu bir fikir ayrılığıdır."

    ve bunu yönetim gündemimizde yok demesine rağmen söyledi.
    bu okuduğunuzdan ne anlıyorsunuz arkadaş, yönetim yok demesine rağmen "ben öyle söylemezdim" diyen, "şans verelim" diyen adam şimdi transferde ısrar etmemiş mi oluyor?

    bu arda turan meselesi sıktı artık, mustafa cengiz başkan konuyu kapattı, fatih hocam da takımın başında devam edeceğini söyledi, hâlâ sol framede bu konular konuşuluyor.

    önümüze bakmamız lazım.
    imparatorumuz, fatih hocamızdan beklentimiz açık.

    (bkz: hedef 23)
    (bkz: sen şampiyon olacaksın)
    (bkz: allah yardımcınız olsun)
  • 24562
    bazı taraftarların dillendirdiği formsuz haliyle 4 şampiyonluk kazanan hoca.

    buna formsuzluk deniyorsa formda olan ne yapardı aklım almıyor. son 10 yılda prandelli, tudor, riekerink gibiler teknik direktörlük yaptı bu takımda yahu.
    fatih hoca geldi 2 şampiyonluk ardı ardına kazanıldı hala vır vır... gerçekten vefadan hiç haberimiz yok maalesef. sadece taraftar da değil başkan da maalesef.
  • 24564
    sorarsanız kendisi arda turan'ı hiç istememiştir. sadece ne dediler başlığına biraz baksanız aslında süreci analiz edebileceksiniz ama işinize gelmez.

    hala daha "hoca medyada haber olmasına kızıyor" diyenler var. hoca medyada haber olmasına filan kızmıyor. işine gelmediği bir haber sızdırıldı diye kızıyor. yoksa ahmet bulut "arda galatasaray'a gelirse 1 kuruş ücret almayacak" derken, ultraslan "arda gelirse destekleriz" derken, arda kendisi "hoca bana bekle dedi" derken gık demedi.

    insanları salak yerine koymayın, rica edeceğim.
  • 24565
    son ağzından çıkanlar şu şekilde;

    "ben bu konuda denizlispor maçından sonra fikirlerimi söyledim. bu konunun sadece teknik bir konu olmadığı, camiamızın, taraftarlarımızın, eski-yeni tüm yönetimlerin ortak konsensus içerisinde bunu değerlendirilmesi gerektiğini söyledim." (herkes aynı fikirde olursa benim oyum arda'nın alınması yönünde olur diyor)

    "bunun için geçen gün toplantı için davet edildim ve buraya geldim. başkan, abdurrahim bey ve yusuf bey vardı. oturduk ve ben daha evvel ne söylediysem aynı şeyleri tekrar ettim. burdaki benim adıma olan kararın, galatasaray'ın ocağından yetişmiş bir değerine sahip çıkmak, bir şans vermek ve ona bir kapı açmak gerektiği kararımı tekrar ilettim. onlar bu kararda olmadıklarını söylediler. bu bir fikir ayrılığı mıdır, evet fikir ayrılığıdır." (hala ısrar ettiği gibi bir durum yok, onların kararı o yönde, benimki bu yönde oldu, evet ayrı fikirler olduğuna göre bu bir fikir ayrılığıdır diyor)

    "çıkarken de burdan ben bu kararın iyi yönetilmesinden yana olduğumu özellikle üstüne basarak söyledim. ancak ben daha eve varmadan bir gazeteciye, akşam birkaç gazeteciye verilmiş. tabi bu galatasaray'a yakışan bir durum değil açıkçası. bakın arkadaşlar, ben her zaman yönetimle arasında sorun var dedirtmemek için çok çabalıyorum, fakat zaman zaman çaba harcadıkça da hayal kırıklığı yaşıyorum." (yönetimle aramdaki sıkıntı bu fikir ayrılığı değil, bu fikir ayrılığına sebep konunun 10 dakika geçmeden basında yer alması diyor)

    "açıkçası ben bu konuya olan yaklaşımımı hiç değiştirmedim, toplantıda aynı şeyi söyledim. sadece galatasaray'ı yöneten iradeye de saygı duydum ve çelişki çıkmasının önüne geçtim , söyleyeceklerim bu konuda bu kadar." (ben bu toplantıda onlar kararlarını söylediklerinde tamam dedim diyor)

    şimdi gelelim mustafa cengiz ne demiş kısmına:

    "yönetimden bir arkadaş geldi toplantı sonrası, sordu "hocamız gelmiş, nasıl oldu?" diye, ben de hiç problem yok, gayet iyi hiç sorun yok dedim." (yani diyor ki hocayla uzlaştık ayrıldık, buradan anlayabilirsiniz yukarıda hocanın arda konusuna tamam dediğini)

    ilk günden beri söylüyorum, sıkıntı arda değil. sıkıntı iletişim. şunu bi anlayalım artık.