• 24135
    --- alıntı ---

    birçok teklif geldi ama hiçbirini değerlendirmedim. fatih hoca ‘bekle' dedi ve bekliyorum. galatasaray'ın evladıyım. para önemli değil, transferim gerçekleşirse fatih hocamı ve büyük galatasaray taraftarını mahcup etmem."
    arda turan

    --- alıntı ---

    inşallah yalan haberdir, gerçi beklerim fatih hocadan böyle şeyler.
    zira hocam evlatçılığı, biat kültürünü, vasıfsız ama şuursuz itaat eden yardımcıları etrafında barındırıp egosunu tatmin etmeyi sever.

    hocadan büyük bir mevki var kulüpte, o da başkanlık makamı.
    mustafa cengiz daha önce söyledi, gündemimizde yok ve olmayacak.
    daha neyin tatavasıdır bu arkadaşım, fatih terim'den başka kimse istemiyor şu herifi, kimse yahu.

    gerçekten kulübe fayda sağlayacak olsa bunca hatasına rağmen eyvallah ama 3 senedir top oynamamış adamın bizde ne işi var allahaşkına!

    tekrar söylüyorum eğer bu yalan haberse özür dilerim hocadan ama doğruysa da inşallah mustafa cengiz ipini keser imparatorun.

    zira burası hocanın çiftliği değil; hocanın 8 şampiyonluğu var evet ama fatih terim'i imparator yapan yer de galatasaray kulübü, kimse kimseye borçlu değil.
  • 24136
    canimdir, ciğerimdir, masamda fotosunu çerçevelettirdiğim adamdir ama üç sene üst üste şampiyonlar ligi kupasını da kaldırsa benim galatasaray'ımdan büyük değildir.

    eğer olur da arda turan'ın takıma katılmasına vesile olursa sezon sonunda sonuç ne olursa olsun kulupten ayrılmalıdır. arda, burak, caner türevi adamların bu kulupte işi yoktur. hoca bunları çok seviyorsa alıp evinde besleyebilir.
  • 24137
    aklı hür vicdanı hür galatasaray'ın aklı hür vicdanı hür hocasıdır. kendisinin en sevdiğim özelliği de budur. yeri gelir evet videosu çekmesi için gelen çağrıyı duymazdan gelir. yeri gelir taraftarın kendisini linç etmeye çalışacağını bile bile donk'a gelen maaşının %40 ını biz ödeyelim kiralayın teklifini reddeder. onu fatih terim yapan da diğer hocalardan ayıran da en önemli özelliği budur. ancak bugün yazarlar kendisinden aklını sözlük yazarlarına kiraya vermesini istiyor. sonra da aklı hür vicdanı hür diye entry girerler.
  • 24138
    ne arda turan'mış arkadaş?

    en sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. bu adam gelirse galatasaray'ı silmem ama fatih terim'i silerim kendi adıma.

    ''ateş olmayan yerden duman çıkmaz''. arda turan maalesef teknik heyetin listesinde çünkü fatih terim'in bitmek bilmeyen bir arda turan sevgisi var. sebebini gerçekten anlamıyorum. hani şu bizim florya'da yazan yazı var ya '' seni buraya getiren yeteneğin burada tutacak olan ise karakterindir.'' diye. şimdi önce yetenek kısmından bakacağım sonra da karakter kısmından.

    bu adam futbol hayatı boyunca hep ama hep abartılmış bir oyuncuydu. hızlı bir kanat değildi, şutör bir on numara değildi, duran top kullanmazdı, kafa vuran biri değildi, gol oranı bile hep düşüktü. öyle ahım şahım bir futbolcu hiç olmadı. en iyi zamanında atletico madrid'te bile ortalama 45 dakika süre alıyordu. ki yasin öztekin'i bile diego simeone'nin eline versen fayda sağlar, öyle bir hoca. fc barcelona'ya transfer olması zaten ortada, türk seyircisi, barcelona için iyi bir müşteri, türk firmalar da iyi bir sponsordu. türk pazarını real madrid'e kaptırmak istemediler. sonuçta bizim ekmeğimiz soru işareti iken bütün yerli firmalar uluslararası organizasyonlara sponsor olmaya bayılıyor, her sene zarar eden türk hava yolları gibi. 3 senedir oynadığı maç sayısı 20 değil. başakşehir bile gereksiz buluyor ve oynatmıyordu. hem de bunu yapan kankası ve abisi okan buruk, yabancı biri de değil. başakşehir'de oynamadığından beri başakşehir tekrar çıkışa geçti. dünya üzerinde doğru düzgün bir takım bile istemediğinden eminim. felipe melo'yu yaşlı diye gönderdiğimizde 32 yaşındaydı, wesley sneijder'i yaşlı diye gönderdiğimizde 33 yaşındaydı, albert riera 32 yaşındaydı, johan elmander 32 yaşındaydı. 33 yaşında arda turan mı gelecek vadediyor. şu adama verilecek emek kime verilse daha iyi.

    karakterini, yaşam tarzını yazmaya kalksam sayfalar yetmez, siz de okumaktan sıkılırsınız. çevresi türkiye'nin en gereksiz, en itici çevresi. acun ılıcalı , rıdvan dilmen, oğulcan engin, emre belözoğlu, caner erkin, burak yılmaz....kusucam gerçekten. yaşattığı skandallar, aman allah'ım. anlatmaya değmez. fatih terim bu adam için hem galatasaray'ı hemd e milli takım'ı çalıştırmaya kalktı. şampiyonlar liginde rezil oldu, ünal aysal göndermek zorunda kaldı. wesley sneijder'i sevmeyen, beğenmeyen, tahammül edemeyen fatih terim, arda turan'a nasıl bir aşk duyuyorsa, hala daha babalar, evlatlar gibi filan saçma sapan kelimeler kullanıyor arda turandan bahsederken. arda değil miydi, uçakta senin yanında arkadaşın olan babası yaşında gazeteciyi döven. aslında o gün seni dövdü, o gazateciyi değil. hala daha arda, baba, evlat... acaba bu duruma bugün bilal meşe ne diyor? daha sabaha kadar anlatırım.

    bu konuya bir kitap bile yazsam en sonda söyleyeceğim şu: ''fatih hocam eğer arda'yı galatasaray'a getirirsen, umarım ilk fırsatta ikiniz de gidersiniz.'' (bkz: galatasaray bir his takımıdır)

    (bkz: fatih terim/@football)
    (bkz: arda turan/@football)
  • 24139
    kendisine tek bir soru sormak istiyorum; bir arda inadı yüzünden bütün takımın, taraftarın, camianın huzurunu/havasını bozmaya gerek var mı?
    arda’nın maaşını kendi maaşından karşılayacaksa sözüm yok ama ffp diye ağlayıp son 2 sezondur top oynamayan adama maaş vermek bana saçma geliyor. bu günümüze zaten evlatlara saçılanlar yüzünden gelmedik mi? yellow friday dediniz koştuk, kombine dediniz aldık ama kusura bakmayın arda bu kulüpten para kazandığı sürece müşteri değilim, store’a da uğramam. kimsenin emeklilik ikramiyesini ödeme hevesim yok, hele de silahla hastane basan bir magandanın.
  • 24140
    fatih hoca'yi ailemden biri gibi severim. daha önce de bahsetmistim bir yeni yıl partisinde kulüpte, sahne öncesi kuliste kendisiyle karsilasmis ona sarilmistim. hayat boyu unutmayacagim o anı. ama arda'yı bunca tantanaya getirirse yıl sonu gitmesini dileyecegim. kendisinden büyük sarı kırmızı renkler var. bu kulüp kimsenin oyun alani degil. arda'nin hiç degil. lütfen artik şu saçmaliklardan bir kurtulup saha içine odaklansin bu ne acaipliktir?
  • 24141
    inatlaşmayı seviyorsun hocam. seni ömrün boyunca sen eden şeyin de bu olduğunu biliyorsun. sinematiktir ve evet herkes sana ‘bu yoldan gitme bozguna uğrarsın’ dediğinde sen gidersin, ve filmin sonunda sen kazanırsın. biliyorum, bu fatih terimin ömürlük filminin salondan çıktığın zaman ağzında bıraktığı tattır, binlere karşı tek olmak ve sonunda yapamazsın olmaz dediklerinde yapmak, onu olur etmek. bunların hepsi fatih terimdir lafım yok. zira defalarca izledik biz bu filmi, kaybettiğin çok azdır, nadiren ve dolaylıdır, mutlu sonları düşündüğümüz filmleri hatırladığımızda o nadiren kötü sonla birmiş filmlerini çoktan unuttuk bile..

    ve fakat ama.. şimdi bir filme daha başlıyorsun hocam, başlıyorsun da ama bundan sonrası çok üç nokta...

    ...ama sürekli ısrarda ısrar etmek bir yerden sonra kibir ve egonun şişmesine o noktadan sonra da kimseyi dinlemeyip sadece kendi yaptığının doğru olduğuna inanmayı götürür ki tarihte böyle büyük başarılarının arkasından unutulmaz ve onulmaz yenilgileri olan kişilerle doludur. bazısının filmi bile çekilmiştir, izlediğini düşünüyorum. ama kötü bir parantez içi de şudur ki, tam da bu anlarda ısrarda ısrar eden insanlar başka kimsenin söylediklerini duymazlar. kendi bildiklerini okurlar. halbuki başka bir kaç yazarın da kitabına bakmak gerekir hatta tam da senin düşündüğünün karşısında bir şey söyleyen yazarların kitabına. kendi bildiğini değil de başkasının bildiklerini de okuyanlar daha çok öğrenirler çünkü...

    şimdi burada örnekler verip kimsenin tadını bozmak istemem ama herkes tarihten bir kaç isim düşünürse başarılı hikayelerinin ya da kahramanlıklarının bir noktadan sonra nasıl darmadağın olup bozguna uğradığını görürler.

    hocam. arda turan olayı tam da budur. kış şartları baskındır, düşman bu havaya uygundur ve bizim cephanemiz de erzağımız da kısıtlıdır. ve komutanların da askerlerin de şimdilik bu hamlemin doğru olmayacağını söylüyor, geri çekilelim girmeyelim oraya diye sana konuşuyorlar. ve sana arda turanı alma hamlesi doğru değildir diyorlar. ama sen ben yaparım, bunu da yaparım, çünkü ben -sadece ben- bunu yaparım diyorsun. bu ısrar ve “kararlılık” her zaman zafere götürmez hocam. ve tarihte bütün liderler, kahramanlar, yani öncü olanlar, son meydan savaşı ile anılırlar. ve hepsinin en büyük kusuru ve trajik hataları güç ile büyüyen egolarını günü geldiğinde tamir edemeyip kibirle hareket etmeleridir. onları da trajik sona götüren hep bu olmuştur...

    hocam ömrüm boyunca sana böyle bir söz söylemezdim. kibir ve egoyla hareket ediyorsun diye bir şey demezdim. kusura bakma. ama şu anda.. kibirli ve egosu olan bir insan olduğun üstüne bir yazı yazıyorum...bundan sonrası benim için de trajiktir, iç geçirerek yazıyorum, öyle okumanı diliyorum. çünkü yazması zor olan şeylerin okumasının da zor olduğunu düşünenlerdenim hocam.

    çünkü sen bugüne kadar (arda turan meselesine kadar) benim nezdimde “ego” ya da “kibir” denilen duyguları sevdiklerin için, sevdiğin için, sonunda kazanmaktan ziyade kendi hayatının ve aynı zamanda da tarihin bir yerine çentik atmak için birer duvar olarak ördüğünü/kurduğunu düşünürdüm. ve tabiki de bu kötüler sofrasında, bu kurtlar sofrasında, bu duvarları sevdiğin galatasaray için de sımsıkı örerdin. çünkü sen böyle biriydin. çünkü bunu eşin, kızların, ailen, dostların için de örerdin, hayatta da yani. misal galatasaraylı fatih olarak da daha ilk geldiğin günden itibaren (ki hakkını yiyemem şimdi de) kurtların tamamı için de örmüştün. hep bizi korurdun, bizim gibi korurdun, kimseye bırakmazdın galatasaray’ı. bizim gibi sevinip bizim gibi üzülmen de hep bundandı hocam. hani şu 90’lı yollarda ilk terim dönemindeki meşhur röportajında dediğin gibi bir şeydi hep benim için:” her firavunun bir musası vardır”.. tıpkı orada dediğin gibi galatasaraylı fatih olmak böyle bir şeydi: firavunlara karşı musa olmak için yola çıkmaktı... sana “kibir” ve “ego” diye etiket yaptıkları şey aslında senin asandı. öyle deme hocam o asayla ne denizler aştık ne yollar geçtik yepyeni bir yere vardık. o şey kibir ya da ego değildi hiç. o şey sevdiklerini korumak için ördüğün duvardı. galatasaray’a dokunmak isteyen herkes önce o duvara değiyordu. öyle güçlü öyle kuvvetli bir duvardı ki hala yıkamıyorlar hocam. sürüsüyle geliyorlar, koçlarıyla geliyorlar, duvara koçbaşları ile vuruyorlar, gene de yıkamıyorlardı.

    niye anlatıyorum bunları. çünkü ilk kez yıkacaklar gibi hocam. ilk kez duvarı aşacaklar. seni sen olduğun yerden vuracaklar. inanma evlat hikayesine hocam. seni de bizi de duvarı da evlat yerinden vuracaklar. tam da oradan yıkacaklar. sonra bir akşam torunun lise karnesini getirdiğinde hiç de alakasız bir yerde birden durup kafanı kaşıyacaksın ve pişman olduğunu anlayacaksın. iş işten geçecek hocam. duvar çoktan tuzla buz olmuş olacak. olma diye diyorum hocam, bu filmin sonu çok boktan çünkü...

    çünkü ilk kez arda turan olayında ben de çıkıp kimseye bu öyle değildir hoca yine bizim için sevdikleri için galatasaray’ımız için kurtlara duvar örüyor diyemiyorum. hocanın bir bildiği vardır diyemiyorum. bu kibir ya da ego değil firavunlara karşı hocanın asasıdır diyemiyorum.

    bunu anlayamıyorum hocam. eğer arda’ya ‘bekle seni takıma alacağız’ dediysen bu öyle bir musa işi değil hocam bu bildiğin firavun işidir. arda ‘evlattır’ ‘taraftardır’ ‘bizim çocuğumuzdur’ deyip istediğiniz kadar yağlayıp ballayın allayıp pullayın arda firavundur hocam. bir zamanlar evlattı evet, bir zamanlar o da musaydı evet, ama sonra firavunlaştı. hep firavun olsaydı iyiydi hocam da sonradan firavunlaşana hiç inanmam hiç güvenmem ben.

    bizi buraya getiren yeteneğimiz ise (asamız ise) burada tutacak olan karakterimiz (firavun olmamamız hep musa kalmamız) nasıl olacak hocam? bunu akademideki küçücük çocukların zihnine nasıl koyacağız? filmin otuzuncu dakikasından sonra kötü karakter olan birini firavunlaşan birini filmin altmışıncı dakikasında iyi biri olduğuna musalaştığına nasıl inandıracaksın hocam? ve biz firavunlarla bu musa ile mi savaşacağız hocam?

    hocam inatlaşıyorsun. öyle ki arda’yı bu kulüpten içeriye kimse bir daha sokamazdı ama ben sokarım diyorsun. ve.. biliyorsun. bu taraftar bir tek senin karşında saygıda kusur etmez. doğrudur hocam. öyledir de belki. fakat bu arda turan o arda turan değil hocam. sen musaysan bu arda bu kulüpten girmemeli çünkü hocam. sen firavunlara karşı açtığın savaşta o duvarları sevdiklerin zarar görmesin diye diktiysen eğer arda turan firavun hocam. ve sen ego yapıyorsun hocam. ve sen kibrinle hareket ediyorsun hocam. ben yaparım olur diyorsun. kimseyi dinlemiyorsun. sadece kulüpten içeri sokmam bir de top oynatırım diyorsun.

    fakat hocam ben de naçizane yineliyorum ki... bu arda o arda değil... eğer sen de o musa isen bu firavunu kulüpten içeri sokmazsın...