• 23436
    öncelikle sert bir entry olacağını belirteyim, zira dün fatih terim'i destekleyenlere "hain", "paralı asker" diyen akıldan izandan yoksun tiplerin derdine ancak böyle derman olabiliyorsunuz.

    ben fatih terim'in bu takımın başında kalması gerektiğini savunuyorum, ve fatih terim'i galatasaray'dan daha çok sevmek gibi bir durum içerisinde değilim. çünkü ben vizyonsuz değilim. geçmişten ders alabiliyorum. nankör değilim falan demeyeceğim, romantik falan bakmıyorum. böyle bir savla gelmiyorum yani.

    vizyonsuz değilim, çünkü mustafa cengiz yönetiminin galatasaray'ın mali durumu için bir şans olduğunun farkındayım. çok ciddi hatalar yaptılar, yapıyorlar ve fatih terim'i ciddi zor durumda bırakıyorlar bu hataları ile, ama yine de mali olarak şu an daha iyisi yok, desteklemek zorundayız. çünkü onlar giderse kulübün başına dursun özbek veya muadili bir başkan gelecek. ve şunu görebiliyorum, mustafa cengiz yönetiminin liselilere karşı en büyük dayanağı fatih terim. neden? çünkü fatih terim gemisini terketmiyor.

    şöyle açıklayayım, bu mali açmazda gelecek olan teknik adam transfer isteyecek ama mustafa cengiz o transferi yapamayacak. fatih terim'e transfer yapmasan da kalacak hoca. forvetsiz sezona başla diyorsun kalıyor, kendi çıkardığı 18 yaşındaki taş gibi stoperi satıyorsun kalıyor. başkası ilk başarısızlıkta yönetimi suçlayacak. hoca suçlamıyor. yönetimi suçlasa şu ana kadar 50 kere gitmişti o yönetim.

    benim derdim şu dönemi olabildiğince az hasarla, ve mali olarak güçlenerek atlatmak. senin gibi günlük başarılara sevinmek değil yani. benim derdim rakip diye gördüğün club brugge'ün, dinamo bükreş'in 6 farklı forvet oyuncusu varken, elindeki biri 33 yaşında diğeri kiralık 2 forvet oyuncusuyla sezona giren adamın şampiyonlar ligi'nde getireceği zafer değil, benim şu anki derdim açık söylüyorum o şampiyonlar ligi gelirini almak. çünkü ben galatasaray'ın sadece bugün oynadığı topu düşünüp, off arkadaşlarım benimle yarın taşak geçecek deyip fatih hoca'ya saydıran bir ergen değilim. ben geçmişte rijkaard'ın, mancini'nin başarısız olduğu ortamdan ders alan, dursun özbek, duygun yarsuvat gibi başkanların kulübü nasıl söğüşlediğini gören bi taraftarım.

    bi de 3 senedir top oynamıyormuş takım. insaf! insaf lan insaf! adam bu takıma geldiğinde 12 kişilik kadro vardı elinde. donk diye bi oyuncun yoktu senin anlatabiliyo muyum? lato'yu ıslıklamaktı en büyük başarımız taraftar olarak. geldi, ne oldu? sadece nagatomo transferi yaptı, takımı şampiyon yaptı.

    ve bu adam 3 yıldır mecburiyetten omurga değiştiriyor takımda. gidin bakın bakayım o çok beğendiğiniz takımlara, kaç senedir aynı futbolcularla oynuyorlar. geçen sene fernando - onyekuru ile oynarken bu sene tamamen farklı nzonzi - babel ikilisiyle başlıyor.

    2 senedir yaptıklarını, yapılanları görmezden gelmeniz tamam da, seneye transferin son günü gelen adamlarla falan başladı bu insan ve bunu yaparken oyun kurmak zorundaydı. bana göre yaptığı tek bir fahiş hata var; linnes mevzusu. onda da mariano'ya güvendi ki getirdiğiniz her teknik adam bunu yapardı emin olun.

    eğer bütün bunların farkında olup, hatta aşağıdaki entry'de yazdıklarımın da farkında olup hala fatih terim istifa diyorsanız, kusura bakmayın ya koç troll'sünüz, ya da vizyonsuz.

    http://gss.gs/2801707

    şu an takımın bu durumda olmasının tek sebebi fatih terim değil, tek sebebi oyuncular değil, tek sebebi yönetim değil. kendi hatalarınızı da düşünün biraz. şu an özgüveni yerlerde bu takımın. gelen oyunculara öyle bir misyon yüklüyorsunuz, istediğiniz olmayınca o kadar kısa sürede o kadar hunharca eleştiriyorsunuz ki futbolcular ayağına top istemeye korkuyor. bu takımda nzonzi, seri, babel gibi süperstar adamlar var, ama takımın yıldızı ömer bayram. neden? kaybedecek bi şeyi yok.

    galatasaray taraftarı olun ulan biraz. ayıp! gelip şu sözlüğe kin kusmaktan, insanları germekten başka bir şey yapın. zor döneminde destekleyin hocanızı, takımınızı. müşteri gibi davranmayın amk, para veriyorum karşılığını istiyorum diyorsanız gidin başakşehir'i destekleyin. bu takımı değil.
  • 23438
    bazı taraftarlarımızın anlamadığı veya anlamak istemediği bir konu var. terim galatasaray'ı bu sene şampiyon yapamaz demiyor kimse. belki devre arası yapılacak gomis, onyekuru, sol bek, linnes, emre akbaba ve belki bunlarla birlikte yapılacak 1-2 transferle daha galatasaray belki sezon sonu yine şampiyon olacak. veya 2. olacak veya 3. olacak veya 5. olacak veya 10. olacak, her neyse.

    önemli olan bunlar değil. önemli olan galatasaray'ın türk olmayan takımları yenmesi gerektiği geleneği. galatasaray'ın geleceğine yatırım yaptıracak takımı kurmasını beklerim ben terim'den. gerekirse bu sene şampiyonda olmasın takım ama gelecek 4-5 seneye umutla bakabileceğimiz genç ve yetenekli bir takıma, 1996-2000 sezonları arasındaki gibi hırslı, presli futbol oynatacak terim'in olması gerektiği. kimse kusura bakmasın ama bu antrenör ekibiyle ümit davala ve hasan şaş gibi isimlerle bu mevcut galatasaray'ın üst düzey futbol oynayabileceğini düşünmüyorum. terim'in o eski terim olmadığını ve bu saatten sonra da eski terim günlerine dönemeyeceğini düşünüyorum. bazı arkadaşların hoşuna gitmiyordur bu dediklerim ama maalesef gerçekler acıdır sevgili sözlük. kral çıplak maalesef durum bu.
  • 23439
    fatih terim olmasaydı bu takım nasıl berbat bir futbol oynardı bir düşünün. düşündünüz ve gerçek şu ki ancak bu kadar kötü oynardı. bu gerçeği görmek gerekiyor. 2 yılın şampiyon takımı genel hatlarıyla korundu, bu dar boğazda hocanın onayıyla bir sürü oyucu alındı. rakiplerimiz forvetsiz, sol beksiz başlamalarına rağmen ligde şu an puan ve oyun olarak önümüzdeler. demeyeyim diyorum ama 12 aralık 2019 wolves beşiktaş maçı'nda, ingiltere deplasmanında, sir avcı bile 18, 19'luk gençleri oynatıyor. aynı durumda biz olsak kimin kadroda olacağını sanırım biliyoruz az çok.

    fatih terim'in yönetimi hedef göstermediğine de katılmıyorum. sadece yönetimi değil, hoca kendi ve taktik-disiplini,ekibi hariç, taraftar da dahil olmak üzere bu sene herkesi sorumlu tuttu: organize kötülük dedi (hakem ve federasyon), bu oyuncuları ben istemedime getirdi, geç transfer yapıldı dedi (hepsi yönetimi hedef alan demeçler), taraftar istiyorum seyirci değil dedi, ocak'ta bazıları ile yollar ayrılacak dedi, ffp dedi, makas dedi...dedi de dedi.

    hocanın eleştirilen yanı göz göre göre, hata üstüne hata yapması ve sanki sihirli değnekle her şey çözülecekmiş gibi sürekli ocak'ı işaret etmesi. oysa başka faktörleri işaret edeceğine bazı isim ve dizilişlerde inat edeceğine, mevcut durum içinde alternatif çözümler üretmeye gitseydi, oyuncuları haftalar evvel tehdit etmeye başlamaktan, taraftarı suçlamaktansa ocak'a kadar idare edebilseydi durumu, forma konusunda daha adaletli olabilseydi, belki çok daha farklı olacaktı her şey. sonuçta hocanın bu inatlarından zararlı çıkan galatasaray oldu.
  • 23440
    sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. sahada futbol görmek istiyorum. bunu kim sağlarsa sağlasın. yönetim mi sağlar? fatih terim eski haline döner de o mu sağlar bilemem. fatih hocamın başımın üstünde yeri var. en çok ben sevinirim başarılarına. ama daha önce yaptı yine yapar demeye dilim varmıyor ne yazık ki. hiç umudum kalmadı.

    gidince kıymetini anlamak ...
    biraz romantik biraz edebi geliyor kulağa. aklımdan fatih terim takımına uyan hiç bir veri veremiyorum bu yıl ki galatasaray’dan için. kenarda olan fatih terim değilmiş gibi. nedenleri vardır yoktur bilmem. fatih terim geçmişte ne yaptıysa şu an onların hepsinin tam tersini yapıyor. düzelme yoluna girmeye de pek niyeti yok gibi. kendi rızası ile gidecek gibi de durmuyor. kimse de gönderemez. işin aslı tam bir çıkmaz.

    her yıl şampiyon olalım demiyorum. o oynasın, bu oynamasın meselesine bile girmeden konuşuyorum. yeneriz, yeniliriz. ikisini de çokça yaşadık. büyük zaferler de gördük, büyük hezimetler de. futbol görelim yeter. tutmayan adamın bizim maçları 2. kez izleme ihtimali yok.
  • 23441
    eleştirilmesinin sebebi bu takıma bu oyunu oynatıyor olmasının kendisine hiç yakışmıyor olması olan imparator.

    fatih hocadan habersiz florya'ya kuş giremez. transferlerden dolayı yönetimi suçlamak bu yüzden yersiz. belki falcao transferini istememiştir, o da sosyal medyadaki fotoğraf rezaleti ve inanılmaz taraftar baskısı sebebiyle olmazsa olmaz bir hale gelmişti artık. hadi illa yönetimi suçlayacağız diyelim, yalnızca falcao transferinden suçlayabiliriz. nzonzi, seri, lemina, şener, adem, emre mor, taylan, andone, jimmy durmaz transferlerinin hiçbirini hocanın istemediğine inanmıyorum, mümkün de değil zaten böyle bir şey.

    ne nzonzi abartıldığı kadar ağır ne seri söylendiği kadar berbat ne de jimmy, taylan, adem görüldüğü kadar yetersiz oyuncular. hoca bu oyunculara uygun bir sistem oturtamadı ve takımı üzerinde her zamanki bildiğimiz otoritesini kuramadı. takım sahada ne yaptığını bilmiyor. ayrıca oyuncular arasında takımdaşlık da sıfır. bu belki de iskeletinin çoğunluğu kiralık ve aidiyet duygusu düşük oyunculardan kurulu bir takım olmamızdandı fakat yine de her şey kendisine sorulan, kendisinden habersiz iş yapılmayan bir teknik direktör, bir ikon olarak bu sorunu okumlaması ve çözüm üretmesi gereken de fatih hocaydı.

    hoca takımın sorunlarının farkında olduğunu her hafta dile getirdi, birkaç kez ciddi değişiklikler yapacağını söyledi. maalesef geldiğimiz noktada bunların hiçbirini göremedik ve muhtemelen o meşhur ocak ayına kadar göremeyeceğiz.

    halbuki hoca çok değil bir sezon önce* elinde forveti olmadan sezona başlamış, bu sorunu en erken çözebileceği tarihe kadar geçici çözümler üretmeye çalışmış ve bunda ama öyle ama böyle belirli bir başarı yakalamıştı. bize hala şaka gibi geliyor olabilir ama yarım sezonu forvetsiz oynayan bir takımın hocası olarak o dönemi bir şekilde nispeten az yarayla kapatabilmiş ve sonunda şampiyonluğu kazanmıştı. forvetsiz sezondan bir sene önce ise* takımı tudor'dan devralmış, yine elindekilerden bir şekilde yararlanmış ve ipi göğüslemeyi bilmişti.

    4. fatih terim döneminin ilk iki sezonunda yine iyi futbol yoktu fakat hocanın bir şeyler için uğraştığını, bir şekilde sonuca ulaşabileceğini hissedebiliyorduk. gerek zirve yarışı verebilecek dişli takımların sayıca azlığı gerekse tecrübe faktörüyle son düzlükleri ekstra iyi oynamış ve iki şampiyonluk kazanmıştık. 2019-20 sezonunda hem dişli takım sayısı arttı hem geçen sezonlarda birlikte yarışta olmayan 4 büyüklerin hepsi ayaklandı hem de fatih hoca kendisinin yapmayacağı ne varsa onu yapar oldu.

    eleştirilen nokta tam da bu işte. hocanın elindeki imkanlar zaten hiçbir zaman bir real madrid bir psg olmadı, olması da ülke şartları yüzünden hiçbir zaman mümkün değildi. ama hoca hiçbir zaman bu sezon olduğu kadar bahaneler arkasına sığınmazdı, bu kadar ne oynadığı belli olmayan bir takımı olmazdı, takımlarında otorite eksikliği bu kadar hissedilmezdi, huzursuzluklar bu kadar uzun sürmezdi, tepkiler yerinde ve zamanında mutlaka gelirdi. kenarda fatih hoca olduğuna görmesem inanmayacağım bir sezon yaşıyoruz.

    ben şahsen hocaya en çok bu yüzden kızıyorum, eleştiriyorum. hoca başlı başına bir efsane, bir ekol, bir mihenk taşı. çoğumuz için de bir baba, bir lider figürü. ona hiç konduramadığımız için eleştiriyoruz. eleştirilmez de değil zaten kendisi, ona sorsak eminim o da böyle söylerdi.

    4. döneminin klasikleşmiş bir olayı olarak yine çok hareketli bir ocak transfer dönemi yaşayacağız bu çok belli. dileğim artık yaptığı hatalardan ders alması, daha çözüm odaklı olması ve evlatçılık huyundan vazgeçmesi. kendisi gibisi muhtemelen bir daha gelmeyecektir ama yaş itibariyle kendisi gibisinin böyle gitmesi beni çok üzer. ne kadar kötü de gözüksek yine bu takımdan bir şampiyon çıkartabilecek yeryüzündeki belki tek hoca hala o.

    umuyorum toparlarır, eski hırsına yeniden kavuşur, kafasını sahaya verir. gerisi zaten gelecektir. önümüzdeki 14 aralık 2019 galatasaray ankaragücü maçı ile beraber bir seri yakalama şansımız var. avrupa'dan elenmiş, kupadan da muhtemelen elenecek bir takımın yarışacağı tek kulvarda mutlaka yapması gereken bir seri. cumartesi günü yine bir heyecanla destekleyeceğiz, inşallah kendisi ve takımı bu heyecanı sahaya yansıtırlar.
  • 23442
    şu anda çok formsuz ve takımın başında olmaması gereken efsanemizdir. takımda kaldığı sürece, takıma zarar veriyor çünkü sağlıklı karar veremiyor. 2019-2020 futbol sezonu ilk yarısında, maç sonlarında yaptığı açıklamalarda, sanki transferleri kendisi yapmamış ve başkaları yapmış gibi, açıklamalarda bulunuyor.

    yıllardır 1 kanatta süratli, adam eksilten, skor yapan oyuncu ve diğer kanatta da set oyununda kilit çözebilen, skor katkısı veren oyuncu düzenini bu sene bozdu. pasa dayalı bir sistem yapmak istediğini belirtti. neticesinde takım kimyasını bir türlü oturtamadı ve atak yapamayan bir galatasaray izliyoruz. yenilgilerimiz artık çok net, sıradan ve çok belli. şampiyonlar ligi maçları ya da ligimizdeki deplasman maçlarını izlerken galibiyet beklentisi olmadan maçı takip etmeye alıştık.

    galatasaray maçlarını izlerken, eğer ki es kaza 1-0 öne geçiyorsak, o maç daha zulüm oluyor. takım gerideyken en azından kendimizi alıştırıp, beraberlik golünü atınca seviniyor hale geliyoruz. zaten rakip 2-0 öne geçince de, teşekkür edip o maçın sonuna geliyoruz, 2-0'dan sonraki skorlar malum.

    hocayı seviyoruz, bizim için yeri ayrıdır. hatta daha önce de belirtmiştim. babam,atatürk ve fatih terim konusunda içimdeki sevgi silsilesi aynı. ama şunu da görmek gerek. hocamızın bu dönemde bize maalesef kattığı his şudur:

    öğrenilmiş çaresizlik.
  • 23443
    hocaya bu sene yaptığı/yapmadığı işlerden, verdiği yanlış kararlardan dolayı ben de sitemkârım. ama yukarıda bir çok arkadaşın da belirttiği üzere cidden yerine şu anda birisinin gelmesi durumunda sezonun kurtulma ihtimali, hocanın takımın başında kalıp sezonu kurtarma ihtimalinden çok çok düşük.
    öte yandan taraftar olarak kendimi "bir takım her sene şampiyon olur mu ya" diye sorguluyorum. tamam hepimiz istiyoruz ama türkiye koşulları göz önüne alındığında* bu çok zor.
    hoca çıtayı öyle bir yere koydu ki öyle tek şampiyonluklar gözümüzü pek doyurmuyor. dört sene üst üste şampiyon olan adama neden dört sene üst üste şampiyon olamadın diye kızıyoruz . ama ne kadro öyle bir kadro ne de hoca aynı motivasyonda.
    not: iş bu entry bir sonraki haftalarda oynanan kötü oyunda hocaya sitem etmeyeceğimi belirtmez.
  • 23444
    ben de öncelikle belirteyim sert bir entry olacak ama kısa olacak.

    kim ki bir topluluğu cepheleştirip, kendi yarattığı enkazdan tek kurtuluş yolunun kendisi olduğu algısını yaratmışsa (veya kim için yaratılmışsa), yerine kim gelirse gelsin o isimden daha başarılı olacaktır.

    tarihte bir çok örneği var. günümüz örneği ise sayın erdoğan. geçmişteki örneklerini özellikle vermiyorum çünkü erdoğan ile yanyana koyarsam öpebilirler. aklınıza gelecek tüm bu tarzda isimlerin tamamının geçmişte büyük başarıları olmuştur. hepsinin pik dönemleri aranmıştır ama sonrasında yarattıkları enkazı hiçbir zaman kendileri düzeltememiş, yerlerine gelen yeni isimler ise bu konuda çok daha başarılı olmuştur. tecrübeyle sabit. devre arasında mbappe messi ronaldo'yu dahi getirsek fatih hoca'nın bu krizi daha da derinleştirme ihtimali %100.

    yeni gelen her isim başta messi etkisi yaratıyor ama 2 ay sonra hepsi yavaş yavaş yurdum topçusuna evriliyor. çünkü ne bir antrenman metodu, ne bir sistem çalışması, ne de bir beyin fırtınası var arka planda. hoca çalışmıyor ki bu enkazı toparlasın. ama dillerde tek beste. bizi ancak buradan hoca kurtarır. hadi bakalım ben de iddia ediyorum, hoca bugün gitse muslera hem antrenör, hem kaleci olarak devam etse bundan kötü olamayız diyorum. yani tuzlaspor'a 3-0 yenilmeyiz. madrid'den yine maksimum 6 yeriz diyorum.

    edit: kısa olacak dedim ama insanın yazdıkça yazası geliyor. mesela hoca bir sistem çalışması, sistem uygun oyuncu araştırması yapmadığı gibi maçları da izlemiyor. ne diğer ligleri ne de bizim ligimizi. sen, ben bir sonraki haftalarda oynayacağımız takımlarla ilgili notlar alıp burada paylaşıyoruz ya bizim teknik heyette bu yok. başakşehir maçında örneğin sözlükte dahi günler öncesinden yazıldı. skor gelmezse okan guldbransen'i oyunu alıyor son 20 dakika ve etkili oluyor diye. nitekim bizim maçta da 70de girdi guldbransen ve darmadağın oldu sağ tarafımız. çünkü hiç bir önlem alınmamış, oyuncular bilgilendirilmemiş kara düzen oyun oynanıyor. dikkat edin kimle oynarsak oynayalım rakip teknik direktör bam bam bam diye oyuncu değişikliklerini yapıp bize karşı sonuç alıyor. biz ise dk 80 emre mor, dk 85 adem büyük, dk 90 donk. he oldu babam oldu.
  • 23445
    bir hekime gidiyorsunuz, kendisi sürekli hastalığınızın kötülüğünden bahsediyor.
    diyorsunuz ki, "ama doktor benim şuramda sorun var."
    o diyor ki, "sen bilmezsin; senin buranda sorun var." ancak, şimdi tedavisi yok, falanca tarihe kadar beklemen lazım ilaç için.
    aylar geçiyor, yıllar geçiyor hekime gidiyorsunuz, yine aynı cevabı veriyor. ilaç yok, sen al şu ağrı kesiciyi, idare et diyor...
    siz kıvranmaya devam ediyorsunuz!..
    oysa anlıyorsunuz ki, hekim yanlış teşhis yapmış.
    sizi yıllarca boşa bekletmiş o ilacı!..

    teşbihte hata olmaz.
    fatih terim hekim olsun, galatasaray da hasta.
    işte aynen durum bu.
    galatasaray yıllardır ilaç (transfer) bekleyen bir hasta.
    fakat, taşıma suyuyla değirmen de dönmüyor.
    geçici çözümlerle ancak günü kurtarıyorsun, yine nüksediyor hastalık...
    çünkü doktorunuz yeterli araştırmayı yapmıyor, sorunun köküne inemiyor, anlayamıyor.
    belki yeterince çalışkan değil, belki günümüz tıbbındaki yenilikleri takip edemiyor.

    fatih terim maç önü ve maç sonu röportajlarında hiç bu kadar kendi takımını değersizleştiren bir ft olmamıştı.
    her şeyden ve herkesten şikayet ediyor.
    hatta öyle ki, bundan 40-50 gün önce yine bir maç sonu röportajında şunu bile dedi:
    "biz hep transfer yapmak zorundayız. çünkü kadromuzda çok kiralık var ve bunlar gidecek, biz tekrar haziran 2020'de aynı şeyleri yaşayacağız. onlar gelecek, sonra yine gidecekler."
    yani demek istiyor ki, ben bir kadro oturtamıyorum.
    ya hu hoca, hepi-topu iki kiralık oyuncun var, daha şimdiden haziran 2020 için şikayet ediyorsun.
    psg maçı öncesi fransız basın mensubu gol atamıyorsunuz diye soru soruyor.
    mbappe, neymar, cavani, di maria ben de yok diye cevap veriyorsun...
    bu hastalıklı bir bakış açısıdır!
    bu bakış açısıyla zaten genç futbolcu kazandıramazsın, laf olsun diye altyapıdan bahsedersin ki, kendisi zaten genç oyuncuları sürekli küçümseyici (çaylaklar, bilmiyorlar vb. gibi laflar kullanıyor)
    şimdi git 34 yaşındaki gomis'i al gel belki seni şampiyon yapar.
    babel de iyileşir, falcao da döner belki...
    galatasaray'ın doktoru hasta olmuştur ve kendi hastalığının bile farkında değildir.
    geçmiş olsun!
  • 23446
    biz galatasaray sözlük yazarları arasında eleştiride bulananların ortak paydası sanırım şu;
    -madem kadro mühendisliği kötü yapıldı bunu gözardı edebiliriz evet, iki sezondur saha da ne yapmasını bilmeyen bir takım olması sadece futbolcularda kaynaklanmıyordur diye düşünüyoruz. hocam seni severiz seni gitmeni de istemeyenlerdenim şu dönemde özellikle. ama n'olur artık bize transfer ile değişeceğini söyleme, bize mentalite değişimi yaparak bir şeyler göster ki maçlarda bizde umutlanalım. topu ileri atıp 3 kişi ile hucüm yapmaya çalışan bir takım göstertme. halı saha maçlarında zayıf takımın güçlü takımlara karşı ne yapmadığını bilmeden tamamen bireysel yeteneği olana topu atıp onun bir şeyler beklemesi gibi bizde tv karşısında bekliyoruz.
  • 23448
    formsuz bir sezon geçiren efsanemiz. ancak olayı sadece hocanın formsuzluğuyla açıklamak basite kaçmak olur. hocanın takıma takımın da hocaya pek inancı kalmamış. 5 tane kiralık oyuncusu olan bir takımda böyle bir psikolojik kopuş çok anormal değil. bence en büyük hatayı ffp yüzünden zorunlu da olsa çok fazla kiralık oyuncu transfer ederek yaptık. kiralık oyuncuların - lemina ve andone (sakatlandı) hariç- katkı vermekten uzak olduğu, mücadeleden kaçtığı açıkça görülüyor. her kiralık oyuncu bir onyekuru olacak değil tabi.

    2018-2019 sezonunda fenerbahçe'nin 4 kiralık oyuncu ile ligden düşmenin eşiğine geldiğini unutmayalım. aynı fenerbahçe durumdan ders almış olacak ki bu sezon 2 kiralık oyuncuyla kadro kurdu.

    hepimiz için kabus sezonu olan 2010-2011 sezonunda hagi de kiralık oyuncu istemediğini ifade etmişti.
    http://gss.gs/SZV

    fatih hocamın oynatmaya çalıştığı oyun özveriye dayalıdır. o alıştığımız ve özlediğimiz hücum presli, baskılı galatasaray futbolu için futbolcuların yüksek efor ve konsantrasyonla mücadele etmesi gerekiyor. imparatorun geçen sezon devre arasında forvet ve stoper yokluğunda eren ve serdar'ın üstünü çizmesi bu yüzdendir. bu sene de mücadele açısından takım kimyasını bozan oyunculardan şikayet etmesini bu sebeple normal karşılıyorum. eldeki sakatlar ve formsuzlar nedeniyle bu oyuncuları kesecek bir hamle yapmakta zorlandığını görüyorum ancak hatalı tercihleri olduğunu da inkar etmiyorum.

    makas açıldı söylemi ise gayet haklı. paranız olmadığı için kiralıklarla kadro yapıyorsunuz, biraz kendini gösteren oyuncuyu elinizde tutamıyorsunuz ve tabi biraz piyasa yapan oyuncu için fiyat bile soramıyorsunuz. kendi altyapınızdan çıkan oyuncuyu (bkz: ozan kabak) bile 1 tam sezon oynatamadan satmak zorunda kaldığınız ortamda uzun vadeli yatırımlarla kalıcı başarılar ise bu makas kapanmadan çok mümkün değil. bu makası kapatmanın yolu ise hem başarılı olmak hem de oyuncu yetiştirmek. bazen bu bile yeterli olmayabiliyor - 2018-2019 sezonunda şl'de yarı final oynayan ajax bu sezon yoluna uefa avrupa liginde devam ediyor.

    herşeye rağmen hocamın işaret ettiği devre arasında eğer takımın mücadele gücünü arttıracak oyuncularla doğru hamleler yapılırsa oyun olarak toparlanacağımıza inanıyorum.
  • 23449
    hocam pas oyunu denen illetten tez zamanda ayrilip hizli bir futbola donmeli. bunun icin de hucum hattinda kim varsa yollari ayirmali. ve bunu yaparken de sampiyon olmali. sene basinda o kadar yanlis konumlandirdi ki kadrosunu, simdi bu degisimi yaparken basarisiz bir donem gecirme luksu kalmadi. haa ben hocayla devam etme taraftariyim. istersek bu yil 4. olalim yine degisim istemem hocaya inancim tam. ama hocanin ve oyuncularin kendisine inancinin tam olabilmesi icin birseylerin degismesi gerekiyor. bu yuruyen kadro ile nisan ayini goruruz ama mayisi gorur muyuz bilemiyorum.
  • 23450
    kendisiyle alakali asil soru ne yazikki şu :
    "kurt , kocadı mı?"

    herkesin konuştugu bu basiretsiz futbola dilinin lâl olmasinin nedeni ne ?

    neden cesaretini yitirdi ?
    yoksa son gelisindeki "birdaha benden kaynakli ayrilik olmayacak" sozunun mu altinda kaliyor ?

    her devam filmi bir oncekinden kotu olur derler ama the godfather ll ve lord of the rings serinin 2. filmi gayet iyiydi ama devamlarinda gelen filmler hep bir oncekinin hatrina izlenmis gibi bir bilincalti yaratti.
    bu hocanin 4. donemi , bir mucize olup bunca olumsuzluga ragmen kaptan gemisini limana getirebilecek mi ?

    sahsi kanaatim işin adabini ogretebilecegi ve en az kendi kadar ters aksi inatci basariya ac birini yanina alip daha geri plana cekilmesi. insan 25 yasinda da galatasaray'li 70 yasinda da.
    aradaki fark tecrube ve bu yasayan galatasaray'lilar arasinda en cok kendisinde mevcut.

    unutmadan ortada bir suc yok ama eger olsaydi bu onun degil ona rakip cikaramamis koskoca galatasaray camiasinindir.
  • 23451
    kendisi çalışkan bir teknik direktördür. bilime inanır. oyuncularından maksimum verim alabilmekte ustadır. karşılacağı rakibini çok çok iyi analiz eder. ayağı kötü oyuncuyu pozisyon bilgisi üst düzey, mücadele gücü çok yüksek olsa da sevmez. futbolla ilgili bütün yenilikçi trendleri takip eder.

    gerçi bu son söylediğimden son zamanlarda şüphelenmeye başladım. acaba koptu mu artık? türkiye ligi'nden sıkılıyor mu? şampiyonlar ligi'nde zaten yukarıya oynayabilecek oyuncuları alamayız dolayısıyla sadece lokal başarılar acaba kendisini kesmiyor da torunlarıyla mı vakit geçirmek istiyor? çünkü bizim antrenman yapmadığımız çok ortada. zira antrenman yapsak ve hoca birkaç hücum seti çizse, mutlaka bunlardan 1-2 tanesini görürdük ama yok göremiyorum. genç arkadaşlar bilmez, uefa'yı aldığımız 4 yıllık dönemde mesela bir korner taktiğimiz vardı. gheorghe hagi korneri atmadan evvel herkese eliyle içeri geçin işareti yapardı. halbuki bu işaret aslında ergün penbe ya da tugay kerimoğlu'na 18'e gidin işaretiydi. hagi'nin hareketini gören rakipler iyice içeriye gömülür, hagi de topu 18'de boşa çıkmış ergün ya da tugay'a keser, onlar da gelişine yapıştırırdı. he gol olurdu veya olmazdı ama en azından bir şey görürdük. bu sadece bir örnek. ama şimdilerde hiç yok. hatta 4'ncü döneminde geldiğinden beri hiç yok. geçiş hücumu yapmaya çalışıyoruz ve ileride oynayan oyuncularımızın doğaçlamasına muhtacız. bu anlayış belki türkiye'de ismimizden korkan rakiplere söküyor ama avrupa'da sökmüyor artık. o işler bitti geçti artık.

    işte tüm bunları topladığımda, galatasaray futbol takımı'nın içinde bulunduğu durum fatih terim'in geçmişiyle tam bir tezat oluşturuyor. ne yapar ne eder bilmiyorum ama ben bunu kendisine hiç yakıştıramıyorum. tez zamanda toparlanması dileğiyle.
  • 23452
    bu sezon kötü geçecekse de ki öyle görünüyor kendisinin arkasındayım önce onu söyleyelim. 40 yıllık fatih hocanın bu sene başarısızlıkla beraber ilk defa bahane arkasına sığındığını görüyorum bunun da şaşkınlığı içerisindeyim.

    1. makas açıldı lafı. avrupa kulupleri ile aramızda özellikle ekonomik ve finansal anlamda makasın açıldığı doğru bir söylem. bu adamlar 220 milyon euro'ya mbappe 180 milyon euro'ya neymar 80 milyon euro'ya maguire alabilirken senin uefa'dan gelen sattığın kadar al zorunluluğun var ve satmaya çalışsan ne çok satılacak adam var ne de 8-9 milyon euro üzerinde satabilecegin adam var (muslera hariç de lan). bu anlamda makasın açıldığı ne kadar doğru görünse de bu makas zaten uzun süredir vardı. 90'ların sonunda 2000'lerin başında real madrid yine uçuk rakamlara figo'yu zidane'ı, inter vieri'yi alabiliyordu mesela fakat bir arkadasın makasın açılması başlığında dediği gibi bu makası alıp kıran adam kurduğu kadro oynattığı oyunla fatih terim'di. yıllar önce kırdığı bir makastan günümüzde açıldı diye söz etmesi hoca ile ilgili en üzüldüğüm değişimlerin başında geliyor açıkcası fakat bunu hocayı itin bir tarafına sokmak için espri malzemesi yapıp ellerini ovuştura ovuştura sacma sapan şeyler yazanları ve ergen şakaları yapanları da seri offluyorum. he bunu güzel bir dille hocanın zamanın gerisinde kaldığı şeklinde, günümüz futbolunun değişimine ayak uyduramadığını düşünerek gerçekten eleştiri çerçevesinde yazanlara da saygı duyuyorum.

    2. konu ise ki benim makas açıldı olayından daha çok dikkatimi çekmişti bu ; çarşamba - cumartesi oynuyoruz muhabbeti. hoca bunu öyle bir söylüyor ki sanırsın dünyada haftada 2 maç yapan takım tek biziz. aynı adam 96-2000 yılları arası ''çarş-cmt oynuyolarmış yoruluyorlarmış, öyle bir şey yok, tüm dünya oynuyor'' diyordu. yani 20 sene önce ortaya koyduğu vizyon bugun koyduğundan çok öteydi. he tabii ki çarşamba avrupa'ya gidip perşembe gelip cmt erzurum deplasmanına gidersen yorulursun ona lafım yok ama bunun genellemesi olmamalı. milyon eurolar kazanan adamlar haftada 2 kez 180 dakika koşabilsinler bi zahmet işleri bu amk. hocanın bu söylemlerinin futbolcuyu da etkilediğini düşünüyorum açıkcası olumsuz motive olma anlamında. ya da hoca cıkıp ''bunlar g.t oğlanı oynamıyor amklarım'' diyemeyeceği için böyle bir bahane tercih ediyor onu bilemeyeceğim.

    yine söylüyorum hocanın yanında olan biri olarak hocanın eleştirilmesine asla karşı değilim. belirli saygı çerçevesinde isteyen istediği gibi eleştirir hocayı hele burda ama kurt kocayınca köpeğin maskarası olurmus misali hocaya sürekli ''makas açıldı heheheheh'' gibi laf sokanlara da darlanıyorum açıkcası. ya geçen bu sözlükte ''bu adamı savunan varsa paralı askerdir'' yazıldı ötesini de görmedim.
  • 23454
    fatih terim nefreti kusan kişilere yalnızca bir soru sormak lazım;

    hoca bugün bırakıp gitse, onun yerine geçip her şeyi düzeltebilecek biri var mı? gerek kısa vadede, gerekse uzun vadede?
    elin yabancısı bu tabloya gelir mi?
    elde doğru dürüst bir kadro yok, satıp para sağlayabilecek oyuncu yok, alt yapı mechul...uefa cezası var transfer yapman imkansız
    yönetimin ayağı çukurda, birileri koltuğu kapmak için ellerinden geleni yapıyor.

    düşünün lütfen kim elini taşın altına koyar bu dönemde?
    ben söyleyim fatih hoca dışında yalnızca 2 kişi;

    bülent korkmaz
    hamza hamzaoğlu

    bırakın allah aşkına şu işleri destek olun, iyi günde kötü günde size sayısız başarılar yaşatan adamın yanında olun.
  • 23455
    hocam saha içindeki ele başı adamları bir bir takımdan uzaklaştırıyor: (bkz: steven nzonzi).
    en büyük ele başı linnes'i de sezon başı uzaklaştırmıştı takımdan. hepsini tek tek gönderecek hocam, tüm oyuncuları. yeniden hocama göre kadro kurulacak ocak'ta olmazsa temmuz'da. sonuçta galatasaray'ın parası gitsin önemli değil. hocam tamam diyene kadar 10 kişi gitsin yeni 10 tane gelsin. teknik-taktik önemli şeyler değil. önemli olan doğru 11 oyuncuyu bulmak.
  • 23456
    19/20 sezonunda şu ana kadar bence en rahatsız edici şey hocanın reaksiyonsuz kalmasıydı. her hafta aynı şeyleri deneyip aynı şeyleri izletmesiydi. nzonzi kararıyla en azından hocanın artık florya'ya indiğine inanmak istiyorum. tabii burada mesele nzonzi özelinde değil, mesele radikal bir karar alınması. bugün nzonzi, yarın başkası. bu da diğer futbolculara bir mesajdır en nihayetinde.
  • 23459
    19/20 sezonunda galatasaray futbol takımı kadrosunda kendisi döneminde alınmayan hatırlayabildiğim 4 oyuncu var. soso, belhanda, mariano, ahmet.

    soso, belhanda ve mariano’dan kendisi de vazgeçmedi zaten. geri kalan oyuncular kendisinin isteği ve onayıyla takıma katıldı. ortada şikayet edebileceği hiçbir şey yok. ffp, makas falan masal anlamasın kimseye. senin bütçenin yarısına sahip olmayan takım barça deplasmanından inter deplasmanından çıkıyorsa sen kameranın karşısına geçip bahane üretemezsin. bahane üretme makamında değil çözüm üretme makamındasın.

    sistemimiz yok, taktiğimiz yok, savunma yok, duran top yok vs vs. yok oğlu yok ama sen her fırsatta suçu oyuncularına atıyorsun. başta bu davranış yakışmıyor sana. sonrasında çözüm için elinde bir şey olmadığını gösteriyor ki bu daha acı.

    neyse bekleyelim ocak ayını. 2-3 giden gelene uçarız zaten.
  • 23460
    toplam: 9,10 mil. € maliyetle 14 adet oyuncu alınmış. bunun sadece 5.10 mil. €'su luyindama'ya gitmiş. kalan 4 milyon € ile 13 adet oyuncu satın alınmış. türk oyuncular ve andone hariç kalan her oyuncu klüplerinde tutunamamış istenmeyen, geçen senelerde oldukça kötü performans göstermiş veya yaşı dolayısıyla artık ıskartaya çıkarılmış ahı gitmiş adı kalmış futbolcular. bunlar yerine 4 milyon € kullanılarak 13 adet genç oyuncu alıp şampiyonlar liginde oynamaya çalışmak, aynı zamanda tekrar şampiyon olmak arzusunda olsaydık keşke(romantiklere göre böyle birşey mümkün çünkü).

    çok kötü kadro mühendisliği,hoca süreci yönetemedi dedikleri sanırım 4 milyon € ile 13 oyuncu alıp(hepsi potansiyelli ama o potansiyeli göstermeye aşırı uzak olsalar bile) bunlardan bir takım oluşturup verim almaya çalışmak. bence de keşke hoca bu 13 oyuncu yerine gençleri alsaydı kadroya gençlerle çıksaydık. 3 yenilgide altyapıyı kapatın lan bu ne böyle diyip floryaya dayansaydı genç fetişistleri. hocanın yanlışları var. bende bazı yanlışlarını görüyorum, ama romanın "bedelsiz" 2 yıl kiraya verdiği süperstar'ı kadro dışı bıraktı diye hocaya sallamak biraz abesle iştigal. hocayı eleştirmeye varım ama lütfen doğru düzgün argümanlarla gelin.

    hocanın başlangıç mantığını anlayabiliyorum az parayla çok iş yapmak istedi. (transferi hocaya bırakmayalımcılar 4 mil € harcadık).
    hoca da sanırım şampiyonlar ligi için lig için oldukça iddaalı olacağını düşündüğü potansiyeli olan(ancak her biri verim vermekten uzak oyunculara) yönlendi. verim vermediği aşikar, takım olmaktan uzak, belkide taktiksel anlamda zayıf bir durumda takım. ama hocanın taktik bilgisinin çok yetersiz olduğunu düşünmüyorum. çağın gerisinde kaldığını da düşünmüyorum. sadece yapmak istedikleriyle yapabildikleri arasında şuan dağlar kadar fark var. 4 mil € ile iyi bir takım kurmaya her eksiği kapatmaya çalıştı ama beceremedi. bunun için hocayı suçlamam, hocayı suçlayabileceğim tek konu radikal kararlar almayışı olur. istediğin sonuç gelmiyorsa taktiğini, oyuncu kadronu niye köklü değişikliklere tabi tutmuyorsun hocam. şartlar lehineyken, bazı kelleleri niye almıyorsun.