• 23214
    kendisine sevgim saygım sonsuzdur. ama 2. lig takimindan 10 kisi kalmislarken gol yemesinin izahini bana birisi yaparsa sevinirim. bir baska teknik direktör olsa simdiye kadar on kere kovulmuştu bu berbat oyunla. fatih hoca ne yapmaya çalışıyor ve takım neden ısrarla top oynamamaya devam ediyor? alacakaranlik kuşağı gibi bir takim yaratan ve bu batakliktan kurtulamayan efsane teknik direktör. bu gidişle piril piril kariyeri kekremsi bir tat birakarak sona erecek. cok yazik olur gercekten.
  • 23215
    onlarca kupa kaldırmış, 8 lig şampiyonluğu bulunan bir adamla herhangi bir teknik direktörü karşılaştırmak biraz yersiz. fatih terim'in en azından bir sezonluk bile kredisi var, olmalıdır. (2. dönemini saymıyorum şimdilik, zaten sezon bitmeden yollar ayrılmıştı)

    şimdi kalkıp diyeceksiniz ki "abi siz de hemen kupalar, 8 lig şampiyonluğu diye savunmaya başlıyorsunuz." evet abi, öyle diyeceğiz :s yani tuzlaspor'a karşı doğru düzgün plan olmadan, defansı dahi aşamadan sergilediğimiz kötü performansı burada savunacak değilim. genel olarak bu sezon hakikaten kötü oynadığımızı hepimiz biliyoruz ama en azından benim görüşüm, bir sezonluk dahi olsa bende başarısızlık kredisi var. tudor, riekerink, bülent korkmaz vb. ile kıyaslamayacağım yani. bir zahmet kıyaslamayalım hocam :(

    vallahi kişisel olarak birinin entrysini hedef alarak, cevap niteliğinde entry girmiyorum. tamamen beyaz bayrak sallayarak, düşüncemi paylaşıyorum. sonra özelden küfür yiyoruz. :(

    hocaya gelirsek... umarım önümüzdeki 5 maçtan güzel bir seri yakalar. bu sezonu bir şekilde kurtarmamız gerekiyor. inanıyoruz, inanmak istiyoruz. umarım bizi yanıltmaz zira şu ana kadar takımdan pek olumlu ışık göremedik. (4 iç, 1 deplasman. 13 puana razıyım)

    not: nickimizde fatih terim yazdı diye eleştirmeyeceğiz mi sanıyorsunuz... :(
  • 23216
    yorgun olduğunu düşündüğüm teknik direktörümüz. allah var, demirören'le o malum fotoğrafından sonra gelmesini istemiyordum. yine biliyordum ki bu ülke ikliminde kaostan hızlıca çıkarabilecek tek adamdı. ne yazık ki böyle bir bataklıktayız. yine bir kez ses çıkarmamın nedeni taraftarın enerjisini bozmamaktı.

    eminim ki benim gibi hisseden, gitmesini isterken aslında içi cız eden, diğer yazarlardan hakaret, ihanetle suçlanan bir sürü yazar var. onlar için aklımdan geçenleri paylaşmak isterim.

    düşüncem o ki, hoca yorgun, hoca çaresiz. ölmek üzere hastaya elektroşoku veriyor da veriyor ama tepki gelmiyor. kötü futbola rağmen bir de üstüne azıcık koşmuş takıma çok iyi oynamış muamelesi yapıyor, ya da öyle gösteriyor. her ne olursa olsun bu adam tudor'dan sonra geldiğinden beri baskı altında, forveti yok, parası yok, gak dese 3 maç guk dese 8 maç ceza alıyor. bir yere kadar kaldırdı ama belli ki yıprandı artık işlemiyor. yapacak bişi yok. takımın içler acısı halini seyretmeyi yüreğim kaldırmıyor. o futbolcuları, o oyunu, o tepkisizliği görmek ölüm gibi. en büyük başarılarımızı yaratan adamın en kötü anılarımıza da imza atmasını kederle karşılıyorum.

    sanırım en mantıklısı yıprandığını kabul edip, nasıl ki kötü zamanda yerden alıp yukarı taşıdıysa tekrar aldığı yere koymasını da beklentiye dahil etmek. buna hakkı olmasından bağımsız yazıyorum bunları. sadece yüreğinizin soğumasına yardımcı olması için.