• 22978
    galatasaray taraftarı geleceğe dair umutsuz. hoca şuurunu kaybetmiş gibi davranıyor. artık böyle gitmeyecek dediği takımdan sadece belhanda'yı kesti, sistem aynı sistem, değişen hiçbir şey yok.

    kimse takımdan memnun değil, bir kısım yenilik istiyor hocanın artık eskisi gibi olmadığını ve olamayacağını düşünüp yeni bir teknik direktör istiyor.
    bir diğer kısımda da fatih terim sevgisi galatasaray sevgisiyle hemen hemen eşit. hocanın her dediğine her yaptığına kanun gözüyle bakıyorlar. hatta bana kalırsa bu insanların birçoğu galatasaray'ı fatih terimsiz başarıya koşarken görmek istemiyor bile olabilir. zira fatih hoca sonrası gelen lucescu ve mancini'ye verilen tepkiler normal tepkiler değil.

    bense hala hocaya inanmak istiyorum, bu sezon şampiyon olmasak bile inanacak bir şey göstermesini, değişimi hissetirmesini bekliyorum fakat ne yazık ki yok. 2 senedir şampiyon oluyoruz fakat ben oynanan oyundan zevk aldığımı tek bir maç için bile hatırlayamıyorum. hocanın artık kendini sorgulama vakti geldi de geçiyor bile. artık sağduyudan çok geçmişinden ders alıp fatih terim'i imparator yapan gözükaralığını, cesaretini göstermesi gerekiyor. ben hala buna inanmak istiyorum fakat açık konuşmak gerekirse bizi 2 sene şampiyon yapan bu isim fatih terim değil de bir başkası olsa çoktan istifasını isterdim. hocanın da artık kendisine karşı olan bu inanca, bu sevgiye karşı boş sözler etmek yerine bir karşılık vermesi gerek. yoksa gerçekten bu taraftara ayıp etmeye başlıyor.
  • 22979
    sonra algı yapan kendisini destekleyenler oluyor.

    bir kısım hocanın artık eskisi gibi olamayacağını düşünüp yenilik istiyor, çünkü galatasaray'ı düşünüyor.

    öteki kısım fatih terim'i neredeyse galatasaray'dan çok seviyor, galatasaray'ı değil fatih terim'i düşünüyor.

    he canım he.

    şu inadınızdan bi vazgeçin. bu ülkede akp iktidarken, federasyonda aziz yıldırım ve yıldırım demirören'in kurduğu, fikret orman ve ali koç'un desteklediği kadrolar varken, ali palabıyık, mete kalkavan gibi hakemler hala pişkin pişkin maç yönetirken fatih terim dışında bir teknik direktör, mustafa cengiz dışında bir başkan, abdürrahim albayrak dışında bir yönetici ile mücadele etme şansınız yok arkadaşım. anlatabiliyor muyum? yok.

    geçen yıl allah'tan seçim vardı da başakşehir'e desteklerini çekmek zorunda kaldılar. yoksa rüyamızda görürdük o şampiyonluğu.

    emin olun, futbol tertemiz olsaydı, gönderelim derdim fatih terim'i şu futbolla. ama akp, federasyon, mhk ve liseliler orada durduğu, galatasaray lisesi mezunu koca koca adamların dahi galatasaray'ı mı yoksa kendi menfaatlerini mi düşündüğünü bilemediğimiz, kime güveneceğimizi şaşırdığımız şu ortamda, kendisinden başka tutunacak dal yok! yok abi anla bunu artık, gelecek teknik adam ilk olarak bu takım çok yaşlı diyecek oyuncu isteyecek. alabilecek misin? hayır. alamayınca taraftar kime tepki gösterecek? önce teknik adama, sonra yönetime. yönetim taraftar desteğini kaybederse nolur? liseliler üstüne çullanır. liseliler üstüne çullanırsa nolur? akp'nin ve ali koç lobisinin istediği, dursun özbek veya muadili bir başkanı kulübün başında görürüz. sonra? sonra eldeki gayrimenkullar falan.

    distopya romanı yazmıyorum arkadaşım. olan şeyler bunlar. koy mustafa cengiz'in yerine ünal aysal'ı. gitti fatih terim. o andan itibaren gözünün önüne getir yukarıda yazdıklarımı. olmadı mı? oldu.

    galatasaray top oynar. hoca toplar. sabırlı olun. bu kadar mutluluk yaşatan adama bi kez olsun zor döneminde destek olun. bi kez olsun lan, taraftar olun amk. taraf olun, en azından galatasaraylı olduğunu bildiğimiz, güvendiğimiz adama destek olun. taraftar destek olsun, bakın görün nasıl düzelecek her şey.
  • 22980
    insandan ve karakterden anlayan bir yönetmen arkadaşım, kendisiyle özel bir iş için röportaja gittiğinde, "odaya girdiği an hissediyorsun, bir şeyler oluyor, etraftaki herkesin dikkatini çekiyor" demişti ki bunu çok insan için söylemez. futbolla ilgisi de yok hatta.

    fatih hocam, gerçeküstü bir insan. bazen gerçek şeylerin ağırlığı, makul davranmaya çalışan insanların kimyasını bozar.

    hocanın ortalığı ateşe verip havaya fırlatarak sikip atması gereken o kadar çok şey var ki makul davranmaya çalıştığında her şey kötüye gidiyor.

    çünkü kendisine etki etmeye çalışanlar ekstra çaba sarf etmeli ve hoca bunu yapamayacak bir kitle gördüğünde onlara yaklaşmaya çalışıp makul olmaya başlıyor ve her şey boka sarıyor.

    allah aşkına, belhanda oyundan çıkarken bize o küfürleri ettiğinde, hoca böyle birinin tarafını tutar mıydı? "ocak'a kadar bekleyeceğiz" yemini ben de ağzıma koymuyorum, ama kulübün içinde bulunduğu durumu görüyor ve her şeyi yapmaya çalışırken hiçbir şey yapamıyor bence.

    kesinlikle kendisinin avukatlığını yapmaya gelmedim. aylar geçmiş, ortada 1 tane bile köfte yok. kesinlikle son yılların en düşük performansını sergiliyor. elbette kızgın ve kırgınım. aklamaya falan da çalışmıyorum.

    sevdiğimiz insan böyle birisi arkadaşlar.

    kabul edin ya da sevmeyi- övmeyi bırakın, her zaman makul değerlendirin. donk'u ileri aldığında, gol atmış olsa bile, "hayır hocam, kabul etmiyorum, yarattığın çözümü sikeyim" diyebilin toplu olarak, o zaman ortada fatih terim de kalmaz zaten. bu gerçeküstü enerjiyi besliyoruz hepimiz. çünkü galatasaray için olduğunu biliyoruz.

    herkes, konunun teknik yönüyle ilgili elli milyon şey söyleyebilir, söylüyor da ve söylesin de. fakat bence, hepsinin de 'üstünde' demiyorum, ama kenarında kıyısında böyle şeyler de oluyor. çünkü insanın olduğu yerde her acayip şey olur.

    bir tane çok radikal bir şey yapıp ona sığınsa yine peşine düşeceğiz, köpek gibi biliyorsunuz bunu. ama maalesef hocamız makul olmaya çalışıyor.

    makul fatih terim'den nefret ediyorum.

    şampiyonlar ligi'nin de, onun da bunun da, her şeyin de bir şeylerine koymadan entry'yi bitirmek istiyorum. yeminle çıldırmanın eşiğindeyim.
  • 22981
    delilik ve dahilik arasındaki o ince çizgide olan hocamız. hem karakter olarak hem de futbol insanı olarak böyle biri kendisi. çoğunlukla dahilik bölgesinde olsa da, ara sıra delilik sınırlarına giriyor. şu an hoca delilik zamanında. ( bu bir hakaret değildir) umuyorum ki dahilik sınırlarına tekrar dönecek ve kendisinin imparator unvanını almasına vesile olan hünerlerini sergileyecektir.
  • 22982
    o mu oyunculara sırt döndü, oyuncular mı ona bilmiyorum ama işler nasıl buraya geldi hala inanamıyorum.çünkü hoca oyuncu yönetimi konusunda genelde başarılı olmuştur. hele ocak'ı bekleyin dedikten sonra şu anki oyunculara ihtiyacımız var demek ne kadar doğru? imalı imalı oyuncularda suç yok, hata bende demek ne kadar doğru. oyuncu bunları duymuyor mu? ağzından duymasam konuşanın fatih hoca olduğuna inanmayacağım. takımda güvendiği neredeyse 1-2 oyuncu kaldı. nasıl yapacak, oyuncular bundan sonra ne için oynayacak? keşke işler buraya gelmeseydi. hem hoca hem takım çok zarar gördü. daha da fazla görmez umarım.
  • 22985
    daima başarılı olması, her sene bize şampiyonluk yaşatması gerekmeyen hocamız.

    beklentilerimiz çok büyük tabii bize bunu hocamız alıştırdı. elbet hepimizin başarılı olduğumuz kadar olamayacağımız dönemlerimiz de var hayatımızda. hocamız da bir insan. hep doğruları yapmak zorunda değil. önemli olan iyi günde ve kötü günde destek olabilmekte.

    galatasaray'a tarihinin en büyük başarılarını yaşatmış kişidir fatih terim. elbet yine yaşatacaktır.
  • 22986
    1996 senesinden sonra kazandığı başarılar zaten galatasaray tarihinin %60-65i olan teknik adam. ki galatasaray tarihinin en başarılı teknik adamı. uefa kupası, şl çeyrek finalini o yaptı. en çok lig şampiyonluğu ve türkiye kupasını terim kazandırdı. öyle bir muamele yapılıyor ki sanki son 2 sene lig şampiyonluğu x bir başka teknik adam kazandırmış, fatih terim de onun yerine konmuş ve şl grubunda yenilgiler almış. şu an avrupa ligi gruplarında olmamamızın sebebi şl oynamamızın sebebi zaten fatih terim. o ligde şampiyon yaptı ve onun sayesinde şl-de oynuyoruz. makasın açıldığını hep söylüyordu. real madrid ve psg ile zorlu kura çektik. bu dev takımlara karşı yapacağımız bir şey yoktu. gücümüzün yettiği brugge ve onları da yeneceğimize şüphe yok.
  • 22987
    biatçılarının anlamadığı birşey var.
    elbette terim’in de başarısız olmaya hakkı var, kimse sürekli başarılı sonuçlar alamaz.

    ama 2019-20 sezonunda içinde bulunduğumuz durum sıradan bir kötü performans dönemi değil.
    çeyrek asırdır takip ettiğim galatasaray futbol takımının en kötü, en karaktersiz performansından bahsediyoruz. hem de nasıl bir dönemde; 2 sene şampiyonluktan sonra, rakiplerin kaostan çıkmaya çalışırken, maaş bütçesi herkesten fazla, kadro yapın herkesten çok oturmuş, en özgüvenli başladığın sezonda?!

    bakın bunun izahı yok, bunun savunması da olmaz. zaten terim’in imtiyazlı olduğunu herkes kabulleniyor, öyle olmasa şu performansla terim dışında kim olursa olsun 1ay önce yollanmıştı..
    yani camia terim’e o krediyi zaten vermiş, insanların yüreği acıyor da bağırıyor, hiç biatçı kafası çekecek durumda değiller yani fazla şansınızı zorlamayın.
  • 22989
    muhtemelen sezon başında çok yanlış bir kadro kurduğunun farkına vardı. kağıt üzerinde çok iyi bir kadro olsa da, iş oynamaya gelince ne yazık ki sistem error verdi. devre arasına kadar da bu futbola katlanmak zorundayız.

    pırpır kanat oyuncuları olmadan kafasındaki sistem işlemeyecek. emre mor'dan pırpır kanat çıkarma fikri vardı. fakat, emre mor'un ne yazık ki dibe doğru gidişi devam ediyor. futbolunun üstüne hiçbir şey koyamadığı gibi, bizde daha da kötü halde.

    sağ ve sol beklerde tecrübe araması da, çok pahalı şekilde kendisinin başarısızlık hanesine yazıldı. sağ ve sol bekleri mutlaka 30 yaş altı futbolculardan kurmak zorunda. bu yazdığımız her şeyi yılların tecrübesi olarak kendisinin de fark ettiğini umuyorum.

    sezonun devre arasında ne yazık ki kadroya çok fazla değişiklik yapamayacak. ama aklındaki futbola uygun 1-2 oyuncu alabilirsek ya da kiralayabilirsek, en azından şampiyonluk yarışını son haftaya kadar kovalarız.
  • 22990
    kendisinin başlığı her geçen gün ekşi sozlukdeki (bkz: cumhurbaşkanımızı en çok benim sevmem) başlığına dönen teknik direktörümüz. artık insanlarda öyle bir hal aldıki bu durum konu suna donmeye basladı. tamam aga hoca bugun gitti yerine kim gelecek. bu dusunce ulkedeki %50 insana sirayet etmis suanki ulkenin mevcut durumda olmasını gösteren dusunce degilmidir. iktisadta kaybetme esigi vardır. eger bir minimum zararla bir yatırımınızdan vazgecmesseniz bu her gecen gun size daha pahalıya patlar. gorursunuz kenarda kosede. butun emeklilik ikramesiyle bir cigkofteci dukkanı acıp orada uc bes birsey kazanmaya calısan adamları. sonra işler bir anda kötü gitmeye başlar, o anda rasyonel davranıp arkadas ben bu cigkofteyle basarılı olamıyorum diyip cekilmesi gerekir, ama o ne yapar. 25 yıllık emekli ikramiyemi koydum ortaya herseyim benim o para diyip durumu kurtarmanın pesine duser. kendini 5. gunun safagındaki ruhirimleri alan gandalf gibi gorur. karısının bileziklerini ortaya koyar, sonra dayıdan enisteden alınan borclar en son ise evi koyar. o cigkofteci dukkanı adamın ebesini beller tabiri caizse. benim sulalemde bu hikayeden okadar cok varki anlatmaya baslasam hikaye alır basını gider.

    fatih terim konusuda bizim icin suanda cigkofteci dukkanı olma yolunda emin adımlarla gidiyor. mazide yasanan hos gunler hatırına kimse elestiri yapamıyor. yapsa uefa kupası, 8 sampiyonluk, arsenal 4-1 bak gecen sene 8 puandan sampiyonluk diyecekler. ama bu dusunce bugun real madridden 6 yememize, sampiyonlar liginde 7-8 tane isabetli sut cekmemize, 4 mac sonunda hic gol atamamıza neden oldu. cunku siz elestirileri dinlemez, gozlerinizi rasyonellige kaparsanız eninde sonunda gerceklerle yuzlesirsiniz.

    futbol inanılmaz sekilde degisiyor. yazılım sektoru gibi. suanda calısıtıgım firmada bu zamanında olmus. yazılımcıları aynı sirkette 10-12 sene kadar calısıyorlarmıs. sadece delphi adındaki programlama dilini kullanıyorlarmıs. kendilerini gelistirme adına en ufak birsey yapmıyorlarmıs. gun gelmis web projeleri almıs basını gitmis ama bizim programcılar ya neolcak biz rahatız birsey olmaz 12 senedir buradayız gecmiste milyon dolarlık yazılımlar yaptık demisler. ama bir gun 2008 abd mortgage krizi gelmis. sirket kuculmeye gitmis. bu delphici abiler sirkette birer ikiser gonderilmisler. sonra piyasada delphi isleri aramaya baslamıslar ama bulamamıslar. cogu o gunden sonra sektor degistirmis cunku onlar icin cok gec olmus.

    bu konu futboldada boyle. 10 sene kadar once 4-3-3 diyorduk, 20 sene kadar once 4-4-2, ondan once 3-5-2. sadece dizilisler değil mentalitelerde cok degisti gectigimiz 20 yılda. buna karsılık hocamız ne yapıyor ne yapmaya calısıyor gercekten ben anlamıyorum. daha once galatasaray futbol takımı baslıgınada yazdıgım gibi. bizim oynadıgımız futbolun modern dunyada karsılıgı yok. eli yuzu duzgun olan her takım bizi perisan eder. ediyorda zaten.

    neyse cozum aslında cok basit. ya hoca direnmekten vazgececek ve yeni seyler deniyecek yada biz coktan enistenin paralarınıda kaybetmis olacagız. belki bu surede bir sampiyonluk falan daha cıkarırız ama 4 macta hic gol atamadıktan sonra artık avrupaya gitmek icin sampiyon olmanında bence hicbir kıymeti harbiyesi yok nazarımda.
  • 22991
    acilen dinamo zagreb, eintracht frankfurt, atalanta, leipzig, salzburg gibi takımları etüd etmesi gereken teknik direktörümüz. bu yıl inanılmaz şekilde reel futboldan ve güncel oyundan kopuk. belki artık yoruldu, yaşlandı, yıprandı ve bıktı. olabilir. ama yukarıdaki takımların ortak özellikleri var. bunu çözdüğünde sorunları aşmak için ilk hamleyi yapmış olacaktır. ikinci hamle ise ocak’ta doğru tarz oyuncu bulmak. iki bek, bir oyun kurucu (10numara), iki hızlı kanat maalesef ihtiyaç listemizin üst sıralarında yer alıyor.
  • 22992
    son zamanlarda oynananan oyun ve yaşanan hezimetlerden dolayı rahatsızlığını dile getirip çözüm olarak teknik ekibin değişimini isteyenlere "sizin yüzünüzden terim bir 'wenger' bir 'sir alex ferguson' olamadı deliniyor.

    fatih terim'in galatasaray için bir arsene wenger, bir sir alex ferguson olamamasının nedeni kendisine sabır göstermeyen taraftar ya da yönetim değil bizzat fatih terimin kendisidir.

    1. terim döneminde genç yaşına rağmen takımın başına getirilen ve henüz ilk senesinde her iki fenerbahçe derbisini de kaybetmesi ve hatta kendi evimizde 4-0 gibi bir skorla yenilmemize rağmen yönetim ve taraftar hep terimin arkasında oldu. terim 4 yıl üst üste şampiyonluğu uefa kupası ile taçlandırmış ve galatasaray'a gerçekten de altın çağını yaşatmıştı. "imparator" lakabını da tüm yaşattıkları ile hak etmişti. ancak belki 40 milyonu aşan galatasaray taraftarının kulübe bağlılığının ve içerisinde galatasaray adı geçmeyen başarıların anlamsızlığının aksine terim'in içerisine galatasaray'ın bulunmadığı başarı planları vardı kendi hayalleri gerçekten de "dünyalardan büyüktü". günümüzde sıkça kullandığı "avrupa kulüpleri arasındaki makas"ın o kadar da açık olmadığı, avrupanın bir numaralı kupasında takım olabilen ve doğru futbol oynayabilen her takımın başarılı olabileceği, dönemin en pahalı ve sansasyonel transferi olan luis figo'nun bile günümüzde premier ligde orta sınıf bir oyuncuya verilen bir bonservis ile real madrid'e transfer olduğu dönemde takımda kendi isteği ile ayrılmış, ligde dönemin olimpik lyon'u gibi ambargo koyup, bayern münih'i gibi tek hakimi olunabilecek iken takımı bir anda bir bilinmez ile karşı karşıya bırakmıştı. belki de kendisinin takımda kalması durumunda muhtemelen hakan şükür, emre belözoğlu, okan buruk gibi isimlerde aidiyet duygusu ile kadroda tutulabilecek, sonraki sezon şampiyonlar liginde çeyrek final oynamış takım şampiyonlar liginde çok daha ilerisini de görebilecekti. ancak terim belki de hayali olan bir numaralı kupanın galatasaray ile mümkün olmayacağını düşündü ve avrupada baş üstü takım ile başarı hayalleri ile kendi isteği taraftarın adeta yalvarırcasına kalmasını istemesine rağmen galatasaraydan ayrıldı. kovulmadı ya da yönetim krizi ile gönderilmedi. kendisi ayrıldı.

    2. terim dönemi uefa zaferi sonrası lucescu ile ilk dönem jardel'li kadro ile şampiyonlar liginde çeyrek final oynamış, süper kupayı 1. dönem los galacticos'un elinden almayı başarmış olan takım okan buruk, emre belözoğlu gibi isimlerin sabote ettiği ankaragücü maçı ile şampiyonluğu kaçırmıştı. ancak lucescu galatasaray tarihinin en iyi şampiyonlar ligi performansını sergilemişti. sonraki sezon fleurquin, perez gibi kiralık oyuncular ile şampiyonlar liginde ikinci tura kalmış, radu niculescu gibi bir isimden bile liverpool maçında gol katkısı alarak roma, liverpool ve barcelona'dan oluşan belki de tüm zamanların en zorlu gruplarından birinde son maça kadar nağmalup gelerek çeyrek final şansını barca maçı ile kaçırmıştı. ligde ise sezonu şampiyon olarak bitirerek yine bir yıldız muhabbetinde fenerbahçeyi geride bırakarak fenerbahçeye son maçta her tarafı yıldızlarla kaplı forma ile çıkma kepazeliğini yaşatmıştı. her şey mükemmel gider iken 2000'lerin başı sonrası yaşanan karanlık dönemi başlatacak başkalık seçimi sürecine girilmişti. "hayalleri dünyalardan büyük" olan imparator işlerin yolunda gitmesine rağmen fiorentina'dan ayrılmış dönemin dominant kulüplerinden olan milan ile anlaşmış ancak başarısız olmamasına rağmen italya basınında oyuncuların da başını çekitiği itibarsızlaşma ile takımdan gönderilmişti. tüm bunlar yaşanır iken galatasaray lucescu ile şampiyonlar ligi performansı iffhs sıralamasında ilk sırada bulunduğu dönem olmuştu. mehmet cansun sonrası başkan adayı olan özhan canaydın lucescu'ya rağmen gönüllerin teknik direktörü "fatih terim" vaadi ile girdiği seçimi kazanmış, şampiyon kulüpler kupasında yarı final sonrası 1 numaralı kupadaki en başarılı, şampiyon teknik direktörü göndererek terimi takımın başına getirmişti. fatih terim yine "aslolan galatasaraydır" sözü ile çelişerek kendisinin mimarı olduğu altın çağ sonrası ılımlı yaşanan geçiş ile gayet yolunda giden lucescu dönemini sonlandırarak galatasaray için rüya dönemini bitirmiştir.

    ikinci terim dönemi ise lucescu dönemi kadrosu sanki yetersiz ve başarısızmış gibi ilk 11 de yalnızca 5 yabancı oynatılabilmesine rağmen almaguer, felipe, batista, christian, pinto, revivo, xavier, lukunku, sarr, baliç, bartu , petre, prates gibi hemen hemen hiçbirinden verim alınamayan isimler ile sözleşmeler yapılmış ilk sezonunda takımdan gönderdiğimiz lucescunun 85 puan toplayarak şampiyon tamamladığı ligi 77 puan ile ikinci bitirmiş ayrıca fenerbahçe derbisinde rakibin en büyük silahı olan ariel ortega'nın 57. dakikada kırmızı kart gördüğü ve 30 dakika 10 kişiye arşı oynanan maçtan 6-0 gibi bir hezimet ile ayrılmıştı. şampiyonlar liginde de işler yolunda gitmiyordu. galatasaray kulüp tarihinde ilk defa şampiyonlar ligi ön elemesi oynanmadan katıldığı şampiyonlar liginde bir önceki sezon barca, roma, liverpool grubunudan gruptan çıkma şansını son maça kadar sürdüren takım barca, lokomotiv moskova, brugge gibi takıların olduğu grupta sonuncu olmuştu. sonraki sezon yine olympiakos- sodiedad- juve'nin olduğu nispeten önceki sezona göre zor bir gruptan çıkamayarak belkide uefa dönemi ile kendisinin yarattığı "avrupa kupalarında saygı duyulan ekip" olan galatasaray'ı artık her sezon avrupa kupalarında boy gösteren ancak eski saygınlığı olmayan bir kulübe doğru evirip rize deplasmanı sonrası

    "şu anki vedam döneceğimi gösteren bir veda değil. galatasaray'da öğrendiklerim, her şeyi ulu orta kamuoyunun önünde tartışmak değildi. 20.45 itibariyle galatasaray'da teknik direktörlük ceketini tamamen astım. bir daha asla galatasaray'da teknik direktör olarak çalışmayacağım. türkiye'de de çalışmayacağım. vedam biraz geniş kapsamlı veda. siz fatih terim olun bir takım şeylere maruz kalın. benim ihtiyacım yok kendimi savunmaya. yurtdışında biz yine kendi insanlarımızı temsil etmeye devam ederiz" iddialı demeci ile istifa etmişti. sonraki dönem yurt dışında herhangi bir takımla anlaşmayan terim milli takım ile yoluna devam etmişti. hani diyorlar ya terim başımızda daha uzun süre kalsaydı acaba nasıl bir galatasaray filmi izleyecektik diye asıl soru "eğer ikinci terim dönemi yaşanmasaydı ve sonraki dönemlerinde "sahtar doneks" ten her yıl şampiyonlar ligine katılan saygın bir ekip yaratan lucescu ile galatasaray yoluna devam etseydi acaba nasıl bir film izleyecektik? lucescu ile şampiyonlar liginin saygın ekiplerinden iken sadece 2 yıl sonra yapılan statü değişikliği ile ikinci turda grup eleme sisteminin kalktığı ve biraz da kura şansının yardımı ile her takımın yarı final-final yolunun açıldığı şampiyonlar liginde ilk sezonda izlenenen porto-monaco finalistlerinden biri belki de biz olacaktık kim bilir.

    3. terim dönemi ise adnan polat sonrası her anlamda dibi görmüş bir galatasaray sonrası ünal aysal ile farklı bir vizyona bürünecek ve 2000 lere en yakın galatasarayını bize izletecek bir dönemdi. bir öncesi sezonda galatasaray dışındaki süper ligdeki hemen her akımın şike skandalına bulaştığı ve temmuz ayında yapılan baskınlar ile iki ezeli rakibin birinin başkanının diğerinin ise eski teknik direktörünün tutuklandığı ve süper kupa finalinin oynanmadığı bir kaos ortamında iç piyasada bir önceki sezon fenerbahçe ile son maça kadar çekişip şike ile şampiyonluğu kaptıran trabzonsporun kilit isimlerinin de transferi, arda turan gibi "yeniçeri" zihniyetli ismin takımdan ayrılışı ve yerli yabancı tüm trasnferlerden alınan verim galatasaray adeta yeniden doğuyordu. üst üste gelen iki şampiyonluk, şampiyonlar liginde çeyrek final başarısı ile 2000 sonrası galatasaray'ın hem türkiye de hem de dünyada en çok konuşulduğu dönem olmuştu. ancak fatih terim için galarasay ile kazanılacak başarılar belli ki yine yeterli gelmemişti ki kafasında hem galatasaray hem de milli takım yönetme gibi grandiyöz planları vardı. ünal aysal'ın

    "fatih hoca çok faydalı bir elemanım. ben maaşlı çalışan lafını tüm profesyonel çalışanlar için söyledim. fatih hocamızla da ben hep temas halindeyim ve inanılmaz bir diyalog içerisindeyim. kulübümüze büyük bir katkı sağlıyor. onun arkasından konuşmak gibi bir şey olmaz. olursa ayağıma kurşun sıkmış olurum. kendisiyle yüz yüze konuşmasak da sürekli telefonlaşıyoruz"
    demeci sonrası "eleman" benzetmesine yıllık "2,5 m eu" alan fatih terim çok içerlemiş sonraları ünal aysal çok defa laflarının çarpıtıldığını söylese de aslında tıpkı ilk döneminde de faruk süren ile de zaman zaman gündeme gelen başarıyı paylaşamama hastalığı ortaya çıkmıştı.

    2013-2014 sezonunda basının da sürekli üzerine oynadığı kriz sonrası ile drogba, wesley sneijder, felipe melo gibi üst düzey oyunculardan kurulu şampiyon kadro en rahat şampiyonluklardan birine ulaşacak iken hiç olmuş ve belki üst üste 4. şampiyonluk şansımız ortadan kalkmıştı. o dönem önce "eleman" dedi tartışması, ardından 2 sezon boyunca demeçleri ile mücadele ettiği tüpçü ve ekibinin milli takım teklifi sonrası; yönetimin tartışmaları sonlandırmak adına kendisine sunduğu kontratı ısrarla kabul etmemesi 3. dönemini de aslında kendisi sonlandırmış oldu. 2000 li yıllarda güzellik yarışması jüri üyeliğinden, azılı fenerbahçeli acun'un surivor programı birleşme partisine kadar tüm kesim tarafından takdir görmek terimin önceliği olmuştur. aynı dönemde ismi iktidar tarafından stadlara verilen, demirören ile kader ortaklığı yapan galatasaray dışında her kesim tarafından yine tam istediği gibi sevilen bir "değer" olmuştu. o sezon ayrılıktan hemen sonra play off, yabancı kısıtlaması, kazanılan başarıların seremonilerindeki yüz ifadeleri ile tarihteki galatasaray'a karşı en art niyetli federasyon başkanı olan demirören ile sırıtarak verdiği o poz da unutulmazlar arasında yerini aldı. kaderin cilvesi ki aynı demirören bu defa terim'in istifasını kabul etmeyip 1 hafta sonra milli takımdan kovarcasına sözleşmesini fes etmişti. üstelik kepapçı baskını, kepapçının sonradan yaptığı açıklamalar ve haklı olarak "ahımız var hocam" sitemi ile küskün galatasaray taraftarı ile itibarı ülke içinde hiç olmadığı kadar düşmüştü.

    3. terim dönemi öncesi hatalarla dolu adnan polat dönemi mevcut. ibra edilmeyene ve baştan sona skandallarla dolu galatasaray döneminin en karanlık yönetimi de olsa takım dipte iken "acaba" umudu ile terim'e teklif yaptıklarını adnan polat bizzat açıklamış biraz da sitemli şekilde terimin teklifi kabul etmediğini belirtmişti. o dönem adnan polat ve ekibi haksız, terim ise haklı bulunmuştu ancak sonrasında 4. döneminde galatasaray tarihinin belki de en kötü niyetli, en karaktersiz başkanı olan dursun aydın özbek'e can suyu olacak 4. terim dönemini başlatacak teklifi kabul etmiş ve üstelik canlı yayında dursun özbek'in gövde gösterisi olacak şekilde sözleşmeyi deklare etmişlerdi. terim her dönem kariyer planlamasında galatasaray ismi mantıklı ise galatasaray'ı seçmiştir. teknik direktörlüğü yetersiz olsa da george hagi'nin "galatasaray iyi ben yok,galatasaray kötü ben var." fedakarlığı hiçbir zaman terim'de olmamıştır. 4. terim döneminde eğer ki terim basın ve toplum tarafından bu kadar itibarsızlaştırılmamış olsaydı ve demirören ve ekibi tarafından belki de kariyerinde ilk defa "kovulmamış" olsaydı 4. terim dönemi belki de hiç başlamayacaktı.

    8 lig, 3 tsyd kupası, 3 türkiye kupası, 2 cumhurbaşkanlığı kupası ve 3 kez tff süper kupa, 1 uefa kupası galatasarayı galatatasaray yapan başarılardandır. fatih terim de türk futboılunun gördüğü muhtemeelen de göreceği en başarılı spor adamıdır. kesin olan bir şey varsa terim'n galatasaray sevgisi, terim semptatizanı olan galatasaraylılar ya da galatasaray'a gönül vermiş herhangi bir taraftardan fazla değildir. 3. terim sonrası tüm terim ailesinin sosyal medya hesaplarında 4. terim dönemi başlayana kadar galatasaray ile ilgili tüm paylaşımları silmesi de bunun kanıtıdır. ne derseniz deyin terim sizin kadar galatasarayı sevmiyor. ilahlaştırmanın anlamı yok.