• 21003
    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında mbaye diagne karşı karşıya atsa, hadi onu geçtim ryan babel'in ortasında topa bakıyor olsa, hadi onu da geçtim selçuk inan penaltıyı atsa, hadi bak bunu da geçtim marcao 10 dakika içinde saçma sapan kırmızı kart görmese bugün kendisi hakkında çok farklı konuşulurdu.

    ancak burada kocaman bir ancak demek istiyorum. sonuç her ne olursa olsun hocanın hatalarını söylemek lazım. sözlükte gördüğüm ve çok beğendiğim bir yorumu söylemek isterim. şuan entryi bulamadım yazar arkadaş kusura bakmasın. madem steven nzonzi alındı, o halde fakir nzonzi'si ryan donk varken neden selçuk oynadı? mükemmel bir soru bana göre. diagne bu kadar salmış durumdayken neden kostas mitroglu veya erencan yardımcı oynamadı. eğer erencan sahada olsa babel'in seken ortasına koşar ve boş kaleye topu yuvarlardı, adım gibi eminim veya selçuk sahada olmasa belki de penaltıyı younes belhanda kullanır ve kazanırdık. bu eleştiriler oyuncu tercihleri için.

    ayrıca takım hala çok yavaş hücuma çıkıyor, buna kesinlikle bir çözüm bulunmalı. ceza sahasında hala çoğalamıyoruz. babel'i ortaya doğru kaydırmak güzel fikir ama yuto nagatomo tek başına sol kanadı götüremez. hele de sol iç selçuk iken hiç götüremez, bunu çok affedersiniz ama sokaktaki çocuk söyler. neyse ilk elin günahı olmaz, daha çok şey söylenir ama gerek yok. hem hocanın kredisi, hem takımın kredisi hem de eksik oluşumuz nedeniyle ligi 33 haftadan ibaret göreceğiz. önümüzdeki maçlara bakacağız.

    edit: gozluklu at bilgilendirdi, notgivingup sormuş hatırlayamadığım soruyu. çok mantıklı soru.
  • 21004
    sadece saha içinde değil saha dışında da savaşarak kazanmıştır son iki şampiyonluğu.

    saha içi bir şekilde halledilir ama saha dışında kendisi gibi savaşacak bir teknik adam bu-la-ma-yız.

    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında gösterilen kartlarla 17 ağustos 2019 sivasspor beşiktaş maçında gösterilmeyen kartları gördünüz değil mi?

    sezon boyu yaşanacakların kısa bir özetini izledik aslında.

    bu ahlaksız düzenle göğüs göğüse çarpışan ve çarpışmayla yetinmeyip kazanan bir adam var başımızda.

    bunu beceremeyen bir teknik adam türkiye şartlarında dünyanın en iyi taktisyeni de olsa başarısız olmaya mahkumdur.

    o yüzden hocaya taktik teknik dersleri verme gibi boş işleri bırakıp esas meseleye odaklanın.

    bir iki yenilgi gazıyla hocanı yemeye çalışırsan tıpkı geçen sefer oluğu gibi drogba'lı, sneijder'li, burak'lı, melo'lu, bruma'lı ve telles'li kadro ile ersun'a nasıl nisan ayında verdiysek ligi yine aynı senaryoyu yaşarız. nasılsa tüm şartlar bunun için hazırlandı yeni tff ekibiyle birlikte.

    niyeti belli gereksizlerin gazına gelmeyin. hocanıza ve takımınıza sahip çıkın.
  • 21005
    gördüğüm kadarıyla eleştirilerin çoğu belli bir mantık kisvesinde, neden "yedirmeyiz" flan deniyor anlamıyorum.

    ben şuan eleştirmek istemiyorum çünkü sezon başı, oyun-sistem oturmamış olabilir.

    ozellikle cl'de ve deplasmanda yine kötü oyun görürsek eleştiriler kaçınılmaz.

    hocam "hayalim var" diyorsa elindeki 50-60m'luk ortasaha üçlüsüne, deplasmanda konya'ya, rize'ye ezilmemeyi öğretecek, başka yolu yok.
  • 21006
    küme düşmekten son anda bile kurtulsak göreve devam etmesi gereken efsanemizdir. takımın iyi durumda olmadığını herkes görüyor ama bazıları burdan fatih hocanın kuyusunu kazmaya çalışıyor. fatih hocanın kredisi bir maçla ölçülmez bu kulüpte.
    bir sezonla da ölçülmez.

    lafa gelince fatih hoca bizim alex fergusonumuz olsun, fergusonun da uzun yıllar şampiyonluk alamadığı zamanları kötü sezonları olmuştur hatırlatayım. fatih hocayı 1 maçla gömemezsiniz.

    yaşayan en büyük galatasaraylıdır. mayıs ayında bazı içimizdeki irlandalılar da kupa yine ellerinde kalktığında üzülecekler sanıyorum.
  • 21007
    beni, fanatik fenerbahçeli babama rağmen galatasaraylı yapan adamdır fatih terim.

    her ne kadar çıldırttığı zamanlar olsa da, benim kırmızı çizgimdir, efsanemdir.

    en güzel zamanlarımızı, sevinçlerimizi bu adamla birlikte yaşadık ve allah izin verirse yaşamaya da devam edeceğiz. elbet bir gün gelecek ve o teknik direktörlüğü bıraktığında anlayacağız ne kadar önemli biri olduğunu.

    allah başımızdan eksik etmesin. ali sami yen girişine heykeli dikilmeli.
  • 21010
    yine şampiyon olacak hocamız.

    senelerce böyle oldu. bir üye geliyor, buraya ya da bir başka galatasaray taraftar sitesine "iki kere iki beş eder" yazıyor. fatih terim, iki kere ikinin beş etmediğini güzelce gösteriyor. fakat, söz uçup yazı kalıyor ya "iki kere ikinin beş eder" diyen kişi, sırf yazdığını yememek için bir şekilde fatih hoca'ya giydirmeye devam ediyor. sonra da o giydirmelere, "kendi görüşünü yazıyor, olabilir" deniyor.

    bir hafta önce birileri tarafından mehmet topal'ın adı ortaya atılınca "tam fatih terim'e yakışan transfer hamlesi olur" diyen kişi, bir hafta sonra steven nzonzi alındıktan sonra "elinde bilmem kaç miyon euroluk orta saha var, başarılı olamazsan seni kimse tutamaz" diyebiliyor. e hani bu adam kötü oyuncuları seviyordu, hani evlatçıydı? ne oldu? çat ismail çipe'yi koydu kapı önüne, eray işçan'ı koyduğu gibi.

    geçen sezon "formsuz" diye eleştirildi, tutmadı. formsuz olduğu gerekçesiyle yerden yere vurulduğu sezon sonunda üç kupa kazandı. daha önce de eleştirilmişti; takımı için çok koşmuyor denmişti, eski terim değil denmişti, başarıya doyduğu söylenmişti, egosu ön plana çıkarılmıştı ama hep kazandı. yine kazanacak. "bilmem kaç aydır ne oynadığı belli değil" denilen takımla birlikte sezon sonunda kupayı kaldırışını izleyeceğimizden eminim.
  • 21011
    son dönemi öncesi gelmesini en çok isteyenlerden biri olduğum teknik direktör. o gün doğru olan buydu çünkü. kulüp transfere 40 milyon euro harcamıştı ki bizim gibi bir kulüp için bu para çok çok büyük bir para, bu yatırım boşa gitmek üzereydi.

    terim gelmese 2018 şampiyonluğu gelmezdi. net kere net. en azından bu yatırımın boşa gitmemesi için oyunun çok da önemli olmadığı bir şampiyonluk şarttı. terim de sağolsun bizi yanıltmadı. kupayı getirdi. dedigim gibi oyun önemli değildi, tek önemli olan şampiyonluktu. zira kadroyu o kurmamıştı ve istediği transferleri de yapamamıştı zaten. kendisi de önce sivas sonra kasımpaşa mağlubiyetleri sonrası bundan dem vurup yazın gerekli hamleleri yapacaklarını söyledi. o yaz geldi ama neredeyse hiçbir şeye dokunmadı. tam sezona başlayacaktı ki gomis'i de kaybettik. artık devre arasına kadar ne olursa olsun ihale yönetime kalacaktı. doğal olarak. devre arası geldiğinde ise gerçekten de kendisinden başka kimsenin cesaret edemeyeceği birsey yaparak stoper tandemini hatta alternatifiyle beraber değiştirdi. iyi kötü 2 tane de santrfor aldırdı. allah var topun geriden çıkışında olumlu gelişmeler vardı ama oyun yine akmıyordu. yine bireysel yeteneklere sığınan bir anlayış vardı.

    hocanın 3.gelişinde oynattığı futbolu kim unutabilir. ben de o kurguya döneceğimizi bekliyordum. terim, değişimin 2.dalgasi 2019 yazında gelecek dediğinde tamam dedim orta sahayı komple değişecek. e baba yaz geldi, gelenler gidenler falan... alakası yok. tamam, başka bir kurgu düşünüyordur diyorum ama ne planı var ben anlamıyorum. anlayan varsa bize de anlatsın. daha önce yazdım linç yedim, kurgu da başarısız dedim hoca için. bu yaz bu tezimi köküne kadar ispat ediyor. sağda zaten feghouli varken sola babel'i aldırmak nasıl açıklanır? bunu sundan soruyorum, kanatlar bu oyunculardan oluşacaksa ya nzonzi ya belhanda'dan vazgeçmek gerekir. kimden vazgececek hoca? kadro, kağıt üstünde bakarsan zaten ligin açık ara favorisi. ama normalde "bence" böyle kurgu olmaz. bekler de bu kadar temposuzken babel feghouli ikilisi ile nasıl olacak? orta saha kime yetişsin? bu nasıl planlama?

    hazırlık maçlarındaki tercihleri ayrı konu. 3 sol bek sahadayken sol bekte stoperi kullanmak, kanat oyuncusundan 8 numara çıkarmaya çalışmak vs vs. 4-5 hazırlık maçı yaptık ki hemen hemen hepsi boşa gitti. normalde asla yapmayacağı şeyleri denedi bu hazırlık maçlarında. seri'yi savunma önünde kullandığı tüm maçlarda kepaze olduk. hazırlık maçlarının olayı da budur zaten. yani seri'yi defansın önüne koyup bir bakabilirsin kabul ama bir kere rezil olduk, yetmez ikincisinde de rezil olduksa artık bunu bir daha denemezsin. hazırlık maçları bitti aynı şeyi süper kupa maçında da yaptı, değişen bir şey olmadı tabi. italya'ya götürdü takımı, 1 porsiyon da orada rezil olurken aynı hataları yine yapıyordu. döndü ligde aynısını yine yaptı yine yaptı. sonuç, göz göre göre gitti 3 puan.

    bak, nzonzi'yi aldırdı değil mi? evet. tamam 10 numara transfer. demek ki bu profilde biri şart dedin. değil mi? ben transferde isme bakmam profile bakarım. bu transferle uzun boylu defansif bir adam arıyorum demiş oluyorsun doğru mu? tamam da donk var işte takımda. yanlış anlaşılmasın, donk varken neden nzonzi'yi alırdın demiyorum. ama ideal planda böyle bir oyuncu istiyorsan, bu profilde biri var takımda. peki nzonzi takıma girene kadar neden onu kullanmıyorsun ideal planda? nzonzi gelince de donk kulübeye döner devam edersin aynı kurguda. allah aşkına yanlış bir şey mi diyorum?

    hayallerim var diyor, neyi kastettiğini hepimiz biliyoruz ama lütfen söyleyin bu plansızlıkla daha da önemlisi bu kararsızlıkla bu hayal hayata geçer mi? ben terim'in şu an bile ne oynatmak istediğine karar verdiğini düşünmüyorum. öyle olsa babel ve nzonzi aynı transfer listesinde olmaz. ya da olur ama bu sefer de belhanda'yı sattırman gerekir. kararsızlık burada başlıyor. bek tercihlerinde devam ediyor. santrfor seçeneklerinde zaten tavan yapıyor. devre arası tetteh dedi, döndü 1.5 ay vedat muriqi dedi ki benzer profildir, en sonunda falcao'ya tav oldu. muriqi olmuyorsa falcao'yu alalım nasıl bir planın parçası anlatsın birisi?

    öyle büyük hatalar yapıyor ki patlama noktasına gelmemek mümkün değil. bazen ayar kaçıyor, maksadını aşan kelimeler kullanıyorum. bunun için de özür dilerim ama tablo hiç iç açıcı değil. bunu da görüyorum. falcao ve nzonzi de takıma girse değişen hiçbir şey olmayacak. patatesle peyniri bir araya getirmiş menemen yapmaya çalışıyor hoca? ben de olmaz diyorum. ne terim düşmanıyım ne başka bir şey. hocaya da yazık. etrafında kimse uyarmıyor hocaya yardımcı olmuyor. belki şurada yazdıklarımız, hepimizi kast ediyorum, kulağına gider de en azından başka açılardan düşünmesine vesile oluruz.

    yangın çıkarmak olarak görülmesin yapılan ama hata yaptığında sesimiz yüksek çıkmazsa tepe taklak devrilecek takım. beşiktaş nasıl saçmaladıysa daha beter saçmalıyoruz. tamam saygısızlık yapmayalım, öyle anlaşıldıysa yeniden özür diliyorum ama bir şekilde o hatalardan, saçmalıklardan dönmesine yardımcı olmalıyız.
  • 21012
    kendisi için yapacağım tek yorum şudur; galatasaray'ı küme bile düşürse zerre ağzımı açıp laf etmem.

    kulüp efsanesi olmak ve krediye sahip olmak bunu gerektirir. yandık bittik öldük diye yaygara yapanlar şimdi ye kadar fatih terim dönemlerinde ne zaman hayal kırıklığına uğramış?

    cl'de ilk üç maçta 1 puan alıp sonrasında çeyrek finale yürümüşlüğü de var. 8 puan geriye düşüp 8'de kapanır 18'de kapanır diyip şampiyon olmuşluğu da var.

    bu sefer batırdı dediklerinde her seferinde tüm fenerli ve beşiktaşlıları göt etmiştir. kısacası fatih terim varsa sorun yok.

    ha isterse bu senede şampiyon olmayalım, çok da önemli değil. kendisinin ayrıldığı 2013'ten döndüğü 2017'ye kadar galatasaray'ı ne çapsız adamlar çalıştırdı ve ne fiyasko sezonlar geçirdik.

    fatih terim'e 3 maçlık 5 maçlık kredi verilmez. tudor, mancini, hamza falan filan değil fatih terim'den bahsediyoruz.
  • 21013
    ligin ilk haftası takım kazanamadı diye paragraflarca eleştirilen efsanemiz. sanırım bu paragraflarca yazılar önceden hazırlandı bu mağlubiyeti bekliyodu. burdaki herkes bu mağlubiyetten hoşnut değil emin olun ama azıcık geçmişi düşünün be azıcık. ilk haftadan yaptiğiniz acımasız ve abartı değil mi sizce de ?
  • 21015
    son göreve gelişi itibariyle iç sahada üstün ve baskılı oynayarak 3 puan alışkanlığını takıma kazandırmış fakat deplasmanda oynadığımız silik oyuna çare bulamamış hocamız.

    oyuncu grubunda yaptığımız değişiklikler çare olabilir mi göreceğiz. ben gelen ve gelecek kalite isimlerle problemleri çözeceğini düşünüyorum.

    hocayı yeri geldiğinde eleştiririz ve eleştirmeliyiz fakat bizde kredisi çok fazladır böylede olmalı.
  • 21016
    neden donk'u kullanmıyor sorusunun cevabını tahminen vermeye çalışacağım.

    muhtemelen, 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı'ndan önce hocanın aklında şunlar vardı;

    -donk fiorentina maçı'nda çok çok kötüydü.
    -denizlispor'un hücum oyuncularının hepsi hızlı oyuncular, muhtemelen kontra üzerinden çalışacaklar.
    -bu da muhtemelen oyunu kendi alanlarında oynamalarına izin verecekleri anlamına geliyor, ön alan baskısına giremeyecekler.
    -böylece biz topu denizlispor sahasında tutacağız.
    -bu yüzden de, yavaş ve formu çok kötü olan donk'u değil, biz ön alanda oynarken daha kilit paslar verip maçı daha erken koparabilecek olan selçuk'u tercih edersem daha iyi. (burada hocanın bir selçuk nefreti olmadığını kabullenmeniz gerek)

    muhtemelen, bakın muhtemelen diyorum hoca nispeten kolay bir maç bekledi. kimse bahsetmiyor da, belhanda'nın rezil performansı kırmızı karta sebep oldu, o kırmızı olmasaydı pozisyon bulan taraf bizdik, muhtemelen de yakın zamanda golü bulacaktık.

    işler hocanın istediği gibi gitmedi. burada evladını koruyor diye art niyetli bakmaktansa, hocanın bu maç için öngördüğü taktiksel duruma selçuk'un daha elverişli olduğunu düşünmek içinizi rahatlatabilir.

    işler her zaman istediğiniz gibi gitmeyebiliyor futbolda, canı sağolsun. ama burada, sezonun ilk maçı üzerinden canı sağolsun diyemeyip, kendisine sallayanlar, kusura bakmasınlar da fatih terim'in parmağı olan hiçbir başarıda gram sevinmeyi haketmiyorlar.

    "eleştirmeyelim mi canım?" da dünyanın en saçma argümanı. eleştir arkadaşım, eleştir de, sen baskı oluşturmaya çalışıyorsun, olumsuz hava yaratmaya çalışıyorsun. sosyal medya bu yüzden kötü işte. sen spor yazarı değilsin kardeşim. bak, bulunduğun konuma verilen ismin anlamını bi düşün önce: "taraftar".

    sen taraftarsın, yani tarafsın. eleştirinin içerdiği kelimeler, zamanlaması önemli o yüzden. ben erman toroğlu falan eleştirince onun eleştiri zamanlamasını umursamam, ama sen destek olman gereken zamanda, rüzgar yaratılmasına katkı vermen gereken zamanda eleştirmeyi tercih ediyorsan, taraftarım deme kendine. git spor gazetelerine falan başvur spor yazarı olarak.

    şimdi zamanı da siz belirleyin falan diyenler olacak. bugün de eleştirirsin, ama yapıcı eleştirirsin. mesela dersin ki, "yahu hocam neden selçuk oynuyor" dersin, desteklediğini anlarız. ama sen "fatih terim yine evladını kolluyor" şeklinde eleştirince, işte bu negativite oluyor.

    eyvallah.

    edit: hemen iki alttaki şu entry mesela: http://gss.gs/2736258

    bu entry'yi eleştiri olarak mı görelim şimdi? selçuk başrolde falan diyor adam. bu entry benim gözümde bir taraftarın yazmaması gereken bir entry. fatih terim'den bağımsız burası, teknik adamın daum olsa, selçuk bu takımın 11 oyuncusu dahi olmayacak bunu bile bile, selçuk başrolde diye eleştiri mi yapılır? bu dümdüz, bildiğin art niyet mesela. bunu başka bi teknik adama yazmak art niyet, fatih terim'e yazmak ayıptır.

    edit 2: adam pilot olmuş, entry şu idi : https://gss.gs/Lll.png
  • 21018
    hoca herhangi bir hoca değil. eşsiz mutluluklar yaşatmış kulüp efsanesi. ilave olarak buradaki bir çok insan için, benim için de ailemden biri olarak gördüğüm fatih terim. saygısızca yapılan eleştirilere sinirlenme sebebim, sebebimiz de hocayı bu kadar sahiplenmem, sahiplenmemiz.

    anamı, babamı, eşimi, kardeşimi de insanlar eleştirebilir ama saygı çerçevesinde değilse bu eleştiri ağzının payını veririm. mevzu budur.

    isteyen istediği kadar eleştirsin terim’i, kimsenin bir şey dediği yok. herkes hocaya saldırmaya yer ararken daha sert eleştirsin. ama saygı çerçevesinde. benim ailemden birine saygısızlık etmesin.
  • 21019
    bazı taraftarlar(!) tarafından eleştirilemez, şikayetçi olunamaz, yanlışları söylenemez sıfatları atfedilen bir nevi dokunulmazlık verilen hocamız.

    evet fatih terim kulübün sembol ismidir, evet fatih terim zaman zaman başkandan bile öndedir, evet fatih terim olmasaydı belki 3 belki 4 şampiyonluğumuz eksik olacaktı ve büyük ihtimalle de uefa kupamız bugün müzemizde olmayacaktı, evet fatih terim'in bu camiada limitsiz kredisi vardır, evet fatih terim yaşayan en büyük galatasaray efsanesidir. bu ve bunun gibi diğer her şeye evet.

    ama...

    yanlışa yanlış demeyecek, memnuniyetsizliğimizi dile getirmeyecek değiliz (bkz: fikri hür vicdanı hür galatasaray taraftarı) bu uğurda ister yangıncı deyin ister terim düşmanı ister başka bir şey.

    doğrular değişmez, değişmeyecek;

    1) hocanın haberi veya onayı olmadan kuş uçmaz bu takımda. suçu ümit hocada, hasan hocada, levent hocada onda bunda aramaya gerek yok. hata gerçekten onlarda olsa dahi yücel ildiz gibi 2. lig bilemedin 1. lig hocasının taktik olarak tokatladığı adamları da buraya alan ve burada tutan yine fatih hocadır. bu yanlıştan en kısa zamanda dönülmeli teknik ekibe günümüz futboluna uygun kalibre isimler katılmalıdır. burası galatasaray, burası yetersizlere göre değil. illa birilerine sahip çıkılacaksa kulüp büyük herkese uygun başka görevler elbet bulunur.

    2) aklı başında hiçbir taraftar artık selçuk görmek istemiyor, zorunluluk olur 15 dk. - 20 dk. bilemedin bir devre çıkar oynar amenna ama son iki resmi maçın ikisinde de 90 dk. selçuk'u oynatmak hem taraftara yapılan işkence hem de futbol katliamıdır, net kere net.

    3) kadro planlaması son 3 transfer döneminden beri aksadı/aksıyor. 2 forvet alacağız diye çıkılan yoldan forvetsiz dönmeler. mitroglou'nu takıma katıp hiç şans vermemeler. sezon başı muriqi'e talip olup peşinden tamamen farklı bir oyuncu olan falcao'yu kovalamalar vb... hepsi ayrı tutarsızlık abidesi. acilen; oturaklı, uzun vadeli, realistik kadro planlaması yapmak ve taşlarımızı buna göre oynamak zorundayız.

    4) yaşları gereği hem sağ hem sol bek aksıyor bunun sinyallerini hem hazırlık maçlarında hem de son iki resmi maçta gördük. buna rağmen hem yaşlı, hem formsuz hem de önlerinde onlara yeterli desteği sağlayamayacak oyuncularla maça çıkma ve maçı bu şekilde bitirme inadı taraftarı çileden çıkarıyor bir an önce bu hatadan geri dönülüp gerekli aksiyonlar alınmalıdır yoksa şl'de cezanın kralını keserler.

    5) galatasaray değerlerine/evlatlarına sahip çıkmalıdır anlayışından bir an önce vazgeçilmelidir daha önce dediğim gibi illa birilerine vefa gösterilecekse kulüp büyük o kişiye uygun vasıf elbet bulunur, yetersiz isimleri saha içinde veya saha kenarında bile bile önemli görevlerde kullanmak büyük hatadır profesyonellikte hele hele günümüz futbolunda yeri yoktur.
  • 21020
    2018-19 sezonunu 3 (üç) kupayla tamamlayan efsane teknik direktör.
    bunu türkiye'de en son kim yaptı hatırlayanınız var mı?
    fb'lisi, bjk'lısı, ts'lisi galatasaray'dan kim gitsin derseniz cevap olarak ne falcao der (gelmiş olsa bile), ne muslera, ne de feghouli...
    onların vereceği cevap fatih terim olacaktır.
    çünkü hangi futbolcu giderse gitsin yeri bir şekilde dolacaktır.
    ancak, 2000'lerden sonra fatih terim'in olmadığı sezonlara bakın, galatasaray çok iyi kadrolarla bile, çok sıkıntılı sezonlar geçirmiştir.
    maç maç değil, makro ölçekte bakarsanız; galatasaray'ın başarıları fatih terim'e bağımlı hâle gelmiştir.
    haa bu iyi bi' şey mi, kötü bi' şey mi tartışılır ama, gerçek budur.
    fb ve bjk ile aramızdaki makasın açılmasını sağlayan bizzat fatih terim'dir.
    17-18 sezonunda igor'un yerine fatih terim harici kim gelirse gelsin o takım şampiyon olamazdı.
    geçen sene açılan onca puan farkından sonra ft olmasa hepimiz havlu atacaktık.
    en iyi ihtimalle üçüncü olacaktık.
    ama, o, son ana kadar çalışan, vazgeçmeyen bir komutan. onun kariyeri hep böyle gelişti.
    galatasaray'ın başına geçtiği ilk yıl bile takımdan ayrılmanın eşiğinden dönüp, 4 yıl arka arkaya şampiyonluk getirdi.
    maçlar kaybedilebilir ancak, ft takımları en kritik zamanda ne yapacağını bilir.
    galatasaray yaş ortalaması yüksek bir kadroya sahip.
    sezon öncesi ciddi bir yükleme yapıldı.
    böyle kadrolar nispeten geç form tutarlar.
    daha durun bakalım falcao gelsin, zonzi ve seri işlemeye başlasın.
    takım hem iyi futbol oynayacaktır, hem de kupalar gelmeye devam edecektir.
  • 21021
    tabii ki eleştirilmez değildir.zaten burada selçuk inan 'ın neden oynadığını soran bir çok arkadaş gerçekten merak ediyor. hocanın düşündüğü birşeyler olduğunu da biliyoruz . keşke olması gerektiği gibi , bir basın mensubu saçma sorular sormak yerine taktiksel sorular sorsa da burda yok şundandır yok bundandır demesek.
    hocanın donk u ne kadar sevdiğini biliyoruz. selçuk u geçen sezon 11 de hiç görmedik neredeyse. yani evlatçılık yapmak için iyi oynayanı kesecek biri değil hocamız. bunu biliyoruz. yeni tanışmadık ki.
    (bkz: 18 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı) nin ilk 20 dakikası zaten fark acabileceğimiz bir 20 dakikaydı. uzun zamandır deplasmanda bu kadar iyi başlangıç görmedim.
    bir de şunu düşünüyorum. bartali muhtemelen kondisyon programını ekim ayında top yapacak seviyede ayarladı şampiyonlar ligi oynayacağımız için. sahada bir çok oyuncumuzun yürüyecek hali yokmuş gibi takılmasını buna bağlıyorum. ki bence büyük takımların sezon başı kayıplarının en büyük sebebi (buyuk takim dedigim türkiyedeki kuşlar degil tabii ki) konsantrasyon eksikliği ile beraber bu söylediğim kondisyon meselesi.
    fatih hocamız kulübedeki biz. yıllarca tekrar tekrar tekrar kanıtladı. onun için burda birbirimizi ya fatih terim sever , ya fatih terim düşmanı diye ikiye bölmeyelim . bu hocamiza da zarar verir. çünkü 96-00 dönemi gibi bir ivme yakalamak üzereyiz. bunu diğer takımlar da görüyor. onun için tüm arkadaşlardan ricam ; eleştirirken kullandığımız dil suçlayıcı , niyet okuyucu , ötekileştirici olmasın. tam tersi eleştiren her arkadaşı da hoca veya galatasaray düşmanı gibi görmeyelim.

    galatasaray taraftarı ve fatih terim birlestigi zaman neler olduğunu çok iyi biliyorlar arkadaşlar...
  • 21022
    duyduğuma göre milli maç dönüşüne kadar 2 maç daha takımın başında bulunamayacak türk futbolunun imparatoru. allah acil şifalar versin.

    bence hocam şu dönemi keyifle izliyordur. ortalık yangın yeri, gelmesi beklenen transferler var, kötü futbol var,istifa edenler var, var oğlu var ve hocam ortalarda yok. tahminin cl kurası, transferlerin bitmesi ve en önemlisi de kendi sağlığına kavuşmasının ardından içeride çok baskın bir oyunla kazanacağımız maçtan sonra sözü alacak ve camiaya gerekli mesajları göndererek hepimizi şampiyonlar ligine motive edecektir. bu anlar için yaşayan bir adam sonuçta, biz de bunu seviyoruz.
  • 21025
    kendisinin çok baskın bir karakter olmasından ötürü eleştirilerin de, savunmaların da çok kutuplaşmış olarak yapıldığı hocamız. fatih terim’e yönelik savunmaların da, eleştirilerin de genelde ciddi şekilde önyargı içerdiğini düşünüyorum.

    fatih hoca’yı tanımlayacak ilk söz herhalde yaptığı işe saygı, çalışkanlıktır. bel fıtığı ameliyatı olduktan 96 saat sonra işbaşı yapan, antrenmanda 2 saat takımın başında ayakta duran dünya üzerinde teknik direktör olmadığını geçtim, bunu yapacak masabaşında çalışan beya yakalı yönetici bulamazsınız (hocanın yaşına değinmiyorum bile). tam da bu sebeple hocanın serdar aziz, eren gibi çıtkırıldım oyunculara tahammülü olmaz. hocasının ameliyatından 96 saat sonra işbaşı yaptığını gören oyuncuların da antrenmanlarda kaytarmaları, işlerini sahiplenmemeleri mümkün değildir.

    hocanın baskın ve güçlü karakterinin artıları da, eksileri de mevcuttur. mesela tam da bu sayede kazanma arzusu, heyecanı asla azalmaz. ama mesela hocanın kafasında düşündüğü birşeyi denemek için kendi pozisyonunda dünya çapında kariyer yapmış bazı oyuncuları farklı yerlerde oynatır, verim alamasa da bir süre ısrar eder. bu oyuncunun adı bugün seri, ilk döneminde transfer edildiği sene ilk 5-6 hafta önliberoda her yere koşuşturmaya çalışıp etkisiz kalan popescu’ydu, 3.döneminde de ilk 3-4 hafta sol açıkta oynayan eboue’ydi. ha, hoca hatasından döner ama, birkaç hafta sonra taşları yerine oturtacaktır.

    hocanın bir negatif yönü de transfer sezonu kapanmadığı sürece her sorunu transfer ile çözmeyi düşünmesidir. bu da yeni değildir, eskiden de böyleydi. mesela uefa’yı kazandığımız sene şampiyonlar ligi’nden elenmemizin en önemli sebebi ilk 2 maçta ilk yarılarda ön liberoda sadece avrupa maçları için transfer edilen bruno quadros’u oynatmasıdır. ilk hertha berlin maçının ilk yarısını içeride 2-0 mağlup tamamlamış, quadros çıkınca maçı ikinci yarıda 2-2’ye getirmiştik. 2.maçta milan deplasmanında da ilk yarı 2-0 bitmiş, quadros çıkınca 2.yarı oyun olarak ezmiş ama sadece 2-1’i bulup 2.’yi milan kalecisinin harika oyunu sebebiyle bulamamıştık. o maçlarda quadros oynarken yedekler kimlerdi? suat, tugay, ergün vs... oysa hocayı en özel kılan şey, beraber çalıştığı oyuncuları bu süreç içinde eskisinden daha iyi oyuncu haline getirmesidir. bunun da transfer sezonu bitince normale döneceğini düşünüyorum.

    uzun lafın kısası, hoca artısıyla eksisiyle budur. “kafasındaki oyun demode” ise en boş ve ezber eleştiridir, onun 2000’de oynattığını 15 sene sonra klopp oynatınca “geggenpressing” adıyla literatüre soktu. taşlar oturana kadar biraz saçımızı başımızı yolarız ama sonrasında her şey oturur. kendisi dünyanın en iyi teknik direktörü olmayabilir ama eşit koşullarda galatasaray’da kendisinden daha başarılı olabilecek bir hocanın var olduğunu sanmıyorum.
  • 21026
    uçurulmayacaksam eğer kendisinin oynattığı futbolu çok uzun süredir beğenmediğimi belirtmek. beğenmiyorum çünkü takım üretken değil. çok zayıf rakipler karşısında bile gol atmakta, gol pozisyonu bulmakta zorlanıyoruz. belki oyuncuların yetersizliğinden kaynaklanan bir durumdur bu, öyle olduğunu düşünüyorum ama falcao gibi bir dünya yıldızı gelir de aynı sorun devam ederse hocanın sezonu bitiremeyeceğini ön görüyorum.

    fatih hoca, galatasaray ve galatasaray taraftarı için teknik direktörten fazlasıdır. benim futbolu anlayarak izlemeye başladığım dönemde fatih hocalı galatasaray avrupada zaferden zafere koşuyordu. ondan başka başarılı lucescuları, geretsleri gördük. onlar da saman alevi gibi, yaz yağmuru gibiydi. kendisi galatasaray'ın en büyük efsanesidir. bunu inkar etmek için kör olmaktan fazlası lazım ama hoca oyun düzenine çeki düzen vermezse kendi sonunu kendi hazırlamış olur. takımın başında fatih hoca olsun da 2. olalım 3. olalım yeter demez galatasaray taraftarı.
  • 21027
    kendisinin de herkes gibi eleştirilmeye hakkı vardır. çünkü o da bir insan hata yapacak, yapması da olağan. sonuçta kusursuz değil. ama bizim kaçırdığımız bir nokta var. biz direkt adam harcıyoruz. fatih hoca değil miydi en boktan zamanlarda hızır gibi yetişen. gel hocam ocağına düştük diye yalvarılan. adamlar iki günlük başarılarının ardına sığınıp kendilerine kahraman yaratmaya çalışıyor biz kendi kahramanlarımızı göz göre göre harcıyoruz. yazıktır günahtır. tekrardan söylüyorum kimse körü körüne bağlanmasın ama kimse de boş boş yorum yapmasın. herkes hocaya takıma inanıp destek versin. bu kadro şampiyon olacak!