• 19586
    öncelikle 14 şubat 2019 benfica maçını izleyemedim. maçta ne oldu ne bitti bilmiyorum. lakin;

    avrupaya bildirilen 3 isimde doğru karar. stoper ikilisi ve diagne. mitrouglu’yu bildirsen seni topa tutarlar. ligin altından girip üstünden çıkan diagne ( ki benim tuttuğum bir oyuncu değildir.) yerine her ne kadar cv’si çok daha iyi olan ve marsilya’da tutunamayıp bizimle ilk resmi maçı olan alanya maçında sahada adeta yürüyen adamı yazsan bugün gelen eleştirilerin beş katı gelirdi.

    çıkan ilk 11’e bakıyorum bana göre mevcut kadronun en iyi 11’i çıkmış. belki linnes yerine mariano tercih edilebilirdi. oyuncu değişikliklerine gelirsek kenarda kim var ki. emre akbaba diyecem oda kadroda yok zaten.

    oyun planına gelince hoca daima önde topa baskı yapan, tempolu, hızlı ve hücum oyununu oynar yada oynamak ister. mevcut takımın orta sahası ve kanatları gerek form durumları gerekse özellikleri itibarı ile bu oyuna müsait değil. hatta hiç bir oyun planına müsait değil. savunmayı zaten yapamıyorlar belhanda’yı çıkarsan hücumda edemiyorlar. fernando, ndiaye, belhanda, donk, selçuk orta sahası sezon başından beri kötüler. içlerinden zaman zaman belhanda ve ndiaye ritim tutturabiliyorlar. selçuk ,donk ve fernando’yu bu sezon ki performanslarıyla eminim hoca imkanı olsaydı yedek kulübesinde bile oturtmazdı. bana göre celil yüksel bu orta sahada her türlü oynar.

    feghouli ve onyekuru ise birinde zeka ve teknik var fakat hız ve güç yok. diğerinde ise sadece hız var. zeka, güç, takımdaşlık duygusu hak getire.

    bu orta saha ve kanatlarla istenilen futbolun oynanması hayalden öteye geçmez. hocanın ocak 2019 ve ağustos 2019 değişşmlerinin üstünde durması bu yüzden. 4-4-2 oynayacaksa orta sahaya yeni melo-selçuk ikilisi yada 4-3-1-2 oynayacaksa okan-emre-suat üçlüsünü bulmak zorunda.
  • 19587
    bundan yaklasik 3.5 sene once kendi evimizde benfica’yi 2-1 yendigimiz macin kadrosunu saymak istiyorum.
    muslera-sabri-chedjou-hakan-carole-bilal-selcuk-podolski-sneijer-yasin ve umut bulut.

    bugun oynanan oyun ve kalite olarak sizce biz mi cok geri gittik yoksa onlar mi cok ileri gittiler. simdi bugun yenilen kadromuz bakalim. hepsi yabanci 11 kisi ile sahaya dizilmisiz.
    ama bakiyorsunuz ezim ezim ezildik ustelik 6 ya yakin as oyuncusu olmayan bir takima. ekseriyetle genclerden kurulu bu takima maalesef ne hucum edebildik, ne oyun kurabildik.
    buradan nereye gelmek istiyorum diyebilirsiniz.
    maalesef fatih terim’in kafasinda bir sablon var fakat ne oldugunu henuz uzun suredir kimse anlamiyor.
    oncelikle herkese baskili, veya ayaga top oynayacagiz diye bir kural yok. her rakip, her mac kendine ozel taktikle cikilmali. bazi mac tempo yapilir ama bazi maclar rolantide gider ve yakaladiginu atarsin.

    ozellikle 1-1 den sonra golu bulmus takimin morallenip oyunu karsi tarafa yikmak istemesini saygiyla karsiliyorum fakat daha kontrollu oyuna donebilirdik.

    diger taraftan takimin aylardir ileriye top tasima gibi bir sorunu var fakat hala cozulemedi. bu isi stoperler bir yere kadar yapar. eger elindeki malzeme bu ise buna gore bir futbol oynamamiz lazim. fazlasini yapamiyoruz.
    diger taraftan ozellikle dikkat ediyorum oyuncu degisiklikleri cok ama cok gec yapiliyor. neden oyuna mudahele konusunda bu kadar gec kaliyoruz anlamak zor.
    bu macin ozelinde terim’de bence oyuncular kadar kotu idi.
    bir an once takimin ozellikle deplasman oyun sablonunu oturtmamiz lazim cunku elde kalan alinmasi gereken cok onemli bir sampiyonluk var.
    (bkz: 14 subat 2019 galatasaray benfica maci)
  • 19588
    galatasaray'ı galatasaray yapan 3 kişiden biridir. tanımı yaptık şimdi maça geçelim. (bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı)

    en büyük problem şu bence; porto deplasmanını düşünün, o gün ev sahibi bize karşı ne kadar yetersiz ve hazırlanmamış gözüktü ise biz de o kadar zayıf kaldık benfica'ya karşı. tek fark şu, biz o maçta ne bulsak kaçırdık. benfica biz 2 atsak 3 atan taraf olurdu. biz city değiliz her rakibe kendi oynumuz ile üstünlük sağlayalım. kaldı ki onlar da farklı tercihlerde bulunuyorlar. internet çağındayız açın uefa'yı kazandığımız döneme bakın böyle saçma sapan oynamıyorduk. bu plan ile dengimiz olan takımlara bile üstünlük sağlayamayız. 2-0 olan fener maçı gelsin aklımıza ya da rize maçı öne geçiyoruz fakat bitiremiyoruz. trabzon maçında penaltı ve kartlar verilmiş olsa neler yaşanmıştı hayal etmek istemeyiz. schalke'nin genç koçu bize taktik dersi vermişti, rezil olduk sahamızda. skor 0-0 olmasına rağmen. bugün ise benfica'nın b takımdan a takıma getirdiği acemi hocasının uygulayacağı belli olan anlayışa karşı çaresiz kaldık. hocam trabzon orta sahası bile ne tehlikeler yaşattı bize nasıl olur da aynı anlayış ile oynarız. birebir oyuncu tercihlerinde bulunabiliriz fakat farklı roller, beklentiler yüklenerek.
  • 19589
    14 şubat 2019 galatasaray benfica maçında benfica'nın düzenli oyununa çare bulamamış teknik direktördür. özellikle 60'tan sonra takımın artık pes etmeye olan meyilini senin benim gibi izlemiştir.

    malzeme kısıtlı falan ama en azından oyuna yapacağı "herhangi" bir müdahaleyi o kadar bekledim ki. bir türlü gelmedi o dokunuş. selçuk olur, mariano'nun daha erken oyuna dahli olur vs vs... yapmadı hicbir şey.

    rövanşta şapkadan tavşan çıkarmasını bekleyeceğiz artık. umarım en azından turu son ana kadar kovalayacak bir plan bulur kendisi.
  • 19590
    bu sezon çok büyük takıntılara gark olan hocamız.

    1) rodrigues'i attı sola, adam sağ kanada geçtiği maçlarda 5 dakikada rakip kalede tehlike yaratsa da anında sola çekti. inatla solda öldürdü adamı.

    2) mariano haftalarca dökülüp linnes her oynadığı maçta gayet iyi oynarken bir ara linnes formayı unuttu.

    3) onyekuru sadece kendine oynadığı, takım oyununu ısrarla piç ettiği halde ısrarla oynatılıyor.

    4) donk'un en kötü hali fernando'dan iyiyken ilk tercih hep fernando oluyor. madem fernando gidecek yazın, kötü de oynuyor, neden kesilmez? yani satmaya piyasa yapacağız diye ligi de mi bitirelim?

    allah sonumuzu hayretsin.
  • 19591
    kendisini çok sevmeme rağmen ısrarla aynı sistem ve taktikle oynaması hata olan hocamız. bu şekilde sahaya çıktığımız zaman oyuncular sanki hiçbir plan yokmuş gibi dağılıyorlar. hele ki sisteme uymayan oyuncular aynı zamanda formsuzsa bize böyle acı çektirerek maç izletiyorlar işte. artık sezonun son bölümünde hocanın yeni bir sistem oturtması kanaatindeyim. kendisine uygun gördüğü sistemi her ne kadar beğenmesem de en azından yeni sezona uygun kadro kurana kadar beklemesi lazım. ha hoca bunu anlayana kadar ona söylemeye cesareti ve vasfı olan bir yardımcısı var mı takımda ? yok.
  • 19592
    haklı eleştiriler yapan hocamız. orta saha suçlu defanslar daha masum dedi. biz forvete çok takıldık ama esas sorun orta sahada geçişleri iyi yapamıyoruz.
    ancak trabzonspor’a karşı oynadığın gibi benficaya oynarsan yenilirsin hocam. 1-1 den sonra daha sakin olmalıydık.
    takımın kalitesi belli yapabileceği bu kadar. yapacak bir şey yok.

    ancak sen ve yönetim elimizdeki forveti tutamayıp takımı 6 ay forvetsiz oynattınız. yerine aldığınız da gönderdiğiniz kadar iyi değil. ayrıca forvetle uğraşırken ortasahadaki sorunları da görmezden geldiniz.

    fener maçından sonra mükemmel oynadık dedin çok eleştirdim, ama bu maç en azından umut verici bir oyun oynadık. eleştirilerinde de çok haklısın. ancak artık biraz da kendinizi eleştirin. gomis olsa diagneye verdiğimiz 10m'a iyi bir ortasaha alıp herkes bitik durumdayken rahat rahat şampiyon olurduk. olan oldu giden gitti.

    bu takımdan avrupada bir beklentimiz yoktu zanten. şimdi önümüzde ekonomik mutlaka şampiyon olmamız gereken bir sezon ve sene başından beri çözemediğin bir 'deplasman fobisi' ve ek olarak önde basan takımlara karşı çözüm üretemeyen bir ortasahan var. umarım çözüm üretebilirsin.

    bu takım ligde ikinci, uefada onca eksiği olan benfica'ya kendi evinde yeniliyorsa, küme düşme potasındaki fener'e 2-0dan maç veriyorsa bunu sorumlusu hakemler,fedarasyon ve başka kimse değil. sen ve beceriksiz yönetimin.
    sen de kendine yakışını yapıp bunca hatanın ardından, bu beceriksiz yönetime rağmen takımı şampiyon yapmalısın.
    eğer bu sezon şampiyon olup ekonomik olarak rahatlarsak zaten önümüzdeki 3-4 sene bize dur diyebilecek bir güç yok süperligde.
    inşallah şampiyon oluruz. yolun açık olsun sinyor terim.
  • 19593
    yenilgiler sonrası eleştirilen bireysel performanslar görüyoruz. bir takımda genel olarak tüm oyuncuların performansları eleştiriliyorsa, asıl eleştirilen ortaya çıkan oyun demektir. hocanın oyunu geliştirmeye kafa yorması, olmayacak dizilişlerle inat etmemesi, gerektiğinde rakibe göre adapte olabilen esnek taktikler denemesi, en güçlü olduğu oyunun yanında zaman zaman b-c planları üretmesi gerekiyor. yoksa bu takımın oyuncuları ortaya daha iyi oyunlar ortaya koyabilecek nitelikte. sorun beraber oynayacakları, onlara uygun doğru oyunu belirlemekte. sistematik olarak çok çalışmak gerek. defans dizilişlerini, alan parsellemeyi, set hücumlarını ve varyasyonlarını çalışmak gerek. hocam hücum futbolunu ilke edinmesine rağmen takımın neden üretmediğini düşünmesi gerek. zaman bildiğinden şaşmama, inat etme değil, çalışma, deneme, düzeltme, değiştirme, geliştirme vakti hocam.
  • 19594
    kağıt üzerinde çok güzel takım kurdu ama uygulamada halen ahenk sorunu yaşıyor. sağ kanatta bek kanat uyumu, hatta sağ iç oynadığında belhandanin artı hareketleri oluyor, fakat sol kanat ve sol iç de o uyum yok. göbek de oynayan 2 stoper ve 2 orta saha isim isim çok iyiler ama bir birileri ile uyum içinde değiller. sanki tüm malzeme en kalitelisinden mevcut ama bir araya getirecek aşçı eksik gibi. 1996-2000 ve 2012-2014 yılları arasında (hagi, popescu, hakan şükür, ujfa reyis, zamanının xelcuk inan'ı, drogba ve şino reyis gibi) bariz lider oyuncularımız vardı. hatta şino gidene kadar ki zorlu dönemde yine takıma liderlik yapmak için çok mücadele verdi evlat kadrolulara karşı. şimdi çok ideal kadromuz da bir tane lider vasıflı oyuncu yok. bazen bir iki insiyatif alan çıkıyor ama devamlılığı yok. bu yüzden hocanın saha içine bir tane sevdiği tarzda lider oyuncu yerleştirmesi şart oğlu şart. ha hata yapsalar da marcao ve luyindama bence buna aday iki gencecik oyuncu. kendi zaten bilerek aldı taraftara karşıda korursa 19-20 sezonundan itibaren iki tane lider oyuncumuz olabilir. ortasahayada parama bakarım demeyen ve iki stoper gibi kendini ispatlamak için oynayan iki canavar da bulursa tadından yenmez.
  • 19595
    kafasındaki sistem belki de galatasaray için en ideal sistem.

    aması da var tabi. o sistemi yerleştirmek için ilk olarak uygun oyuncular ve uzunca bir de zaman lazım.

    malesef bizim elimizde ikisi de yok.

    öncelikle zaman. sırf bu mesele için bile bir kaç sezon gerekebilecekken düşün ligin bitmesine sayılı hafta kalmış.

    evet hızlı stoperler lazım o oyunu oynamak için ama aynı zamanda orta alanın da kuvvetli olması lazım. öyle olmayınca tüm yük stoperlere biniyor ve adamlar 90 dakika durmaksızın aynı tempoda savaşmak zorunda kalıyor. ve bu durum bir yerden sonra hata yapmalarına neden oluyor.

    ayrıca tabi kafasındaki oyunun en önemli kısmı birbirini tanıyan oyuncularla oynanabilmesi. sistemin temel taşı olacak santrafor daha 2. resmi maçına çıkmış.

    bütün bunları ele aldığımızda yapılması gereken şey kafadaki planı yeni sezon başlangıcına kadar ertelemek. çünkü eldeki ekip bu oyunu oynayamıyor.

    şampiyonluk zaten zor da 2.'lik bile riske girer böyle gidersek.
  • 19596
    öncelikle, futbolu onun kadar bilmem gibi bir ihtimâl söz konusu dahi olamaz, bu çok açık; fakat birilerinin -ki ben elbette o birilerinden biri değilim- hocaya futbolda tek bir doğrunun olmadığını anlatması lâzım. stoperleri ortasahaya kadar çıkarmak bu oyunun tek doğrusu değil, ön alanda pres yapmak bu oyunun tek doğrusu değil, savunmadan illâ kısa ve ayağa paslarla çıkmak bu oyunun tek doğrusu değil, bir takımın her iki kulvarda (ligde ve avrupa'da) aynı sistemle (dizilişle değil, sistemle) oynaması bu oyunun tek doğrusu değil, hatta aynı dizilişle oynaması dahi bu oyunun tek doğrusu değil. dikkat edilirse, bunlara yanlış falan da demiyorum ben; lâkin neredeyse sınırsız sayıda farklı taktik varyasyon imkânına sâhip olan ve tam da bu nedenle bu kadar ilgi gören bir oyun olan futbolda ''doğru oyun'' kavramının artık gerçekten çok esnekleştiğini hocanın da görmesi gerek.

    üstelik, hocanın direttiği ve sayısı artırılabilecek bu gibi saha içi hususların bir maçlık bir yenilgiden de öte öyle fazla sayıda yansıması var ki... misâlen, hocanın inat (?) ettiği oyun, daha bir buçuk sezon önce 8 milyona aldığın ve aslında iyi kötü piyasası da olan bir oyuncunu (maicon'u), değişimin bir an önce yapılması gerektiği kaygısıyla aceleci davranıp 6 milyon zararla göndermene, yerine 8 milyon bonservis ödeyerek yeni stoper almana yol açabiliyor. burada eleştirdiğim şey, maicon'un gönderilmesi ya da luyindama'nın transfer edilmesi değil; hocanın oyun bazındaki bâzı takıntılarının (?) bâzı oyuncuların değerini düşürmesi ve totalde kulübün bundan dolayı ekonomik olarak zarar görmesi. luyindama'nın iyi ya da kötü olması da değil mevzu veya belki bundan iki sene sonra 20 milyona transfer yapacak olması falan da değil; transfer döneminin* son gününe kadar kalburüstü herhangi bir avrupa kulübü tarafından kapılmamış ve bir sonraki transfer döneminde de alabileceğin bir oyuncu için elindeki aktifini ekonomik anlamda kötü değerlendirmen ve bunu, kaçırmaman gereken bir fırsatla karşılaştığın için ''kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez'' gibi bir düşünceyle değil de oyun takıntın nedeniyle yapman. bu net bir yansımadır meselâ ve bir maçta yenilmenin* falan da ötesinde bir şeydir.

    bir hayâlinin olduğunu söylemişti hoca. hocanın hayâli bizim de hayâlimiz elbet; fakat biraz daha gerçekçi, hatta temkinli olmak lâzım gelmez mi? gerek şampiyonlar ligi'ndeki grubumuzun, gerekse avrupa ligi'ndeki rakibimizin, örneğin bir sonraki sezon gideceğimiz muhtemel bir manchester city deplasmanında neler yaşayabileceğimize dair bir fragman sunacak kalibrede olmadığını kabul etmemiz gerekmez mi? paris deplasmanında, barcelona deplasmanında kâbusa dönüşürse o hayâller, bunda bu oyun takıntısının hiç payı olmayacak mı? yanlış anlaşılmasın, öylesi eşleşmeler neticesinde elenmemizin sorumlusu elbette hoca olmaz; ama travma yaratacak ölçüde bir hezimetle karşılaşmamız hâlinde hâlâ aynı oyunu savunacak mı hoca? yakın zamanda united'i rezil eden mourinho'nun o dönem çalıştırdığı madrid karşısında bundan ta 6 yıl önce aldığımız 3-2'lik gâlibiyeti hatırlamak güzel de; bir daha sneijderler, drogbalar, melolar, elmanderler, eboueler, o zamanki selçuk ve buraklar olacak mı kadromuzda ya da bugünkü klopp'un liverpool'u o günkü mourinho'nun real'i gibi dakika 80'de özil'i oyundan alıp albiol'u sokacak mı oyuna veya evinde oynadığı maçta daha 10. dakikada golü bulmuşken 3-0'la yetinecek mi?

    son olarak, şu an şikâyetlenmekte olduğum bu durumun bir müsebbibinin de biz taraftarlar olduğunu belirtmem gerek. ayrıca, hocaya şirin görünmeye çalışan bir kısım medya mensubunun da payı var bunda. ''fatih terim takımı'' gibi kavramlarla, ''fatih'in aslanları'' gibi gücünü mâziden alan ve fakat bugün bir slogan hâline dönüşmüş söylemlerle biraz da biz zorluyoruz hocayı bu oyuna. kaldı ki, burada bir mantık hatâsı da var aslında. eğer adına ''fatih terim takımı'' denilen şey bu kadar belirgin bir şey ise, o takımın oynadığı oyun da rakipler açısından bir o kadar öngörülebilir olmaz mı? klopp'un, guardiola'nın dahi sürekli olarak öngörülemez şeyler peşinde koştuğu bir zamanda, hocaya ''fatih terim takımı'' baskısı yapmak ne kadar hakkâniyetli?
  • 19597
    tottenham' ın dortmund maçında sol wing back olarak jan vertongen' i oynattığını kendisine hatırlatmak isterim. pochettino neden bu tercihi yaptı?
    cevabı çok basit jadon sancho' ya önlem almak için.

    (bkz: 13 şubat 2019 tottenham borussia dortmund maçı)

    önlem almam, aldırırım cümlesi kulağa oldukça hoş geliyor ama sahada işlerliğini göremeyince anlamsızlaşıyor.

    dün gece ki maçta gördük ki rakibe karşı herhangi bir önlem alınmamış ve zaafları açısından ekstra bir çalışma yapılmamış gibi duruyordu. açıkçası maç bir 90 dakika daha oynansa duran top dışında gol atması pek mümkün durmuyordu.

    (bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı)
  • 19598
    daha önce de söylediğim gibi ya rasyonel analiz yapamıyor ya da gururundan mazeretlere sığınıyor.
    (bkz: fatih terim/#2557337)

    terim seviyesinde bir futbol adamının 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçındaki fiyasko futbolu hakem hatasına bağlaması, gole kadar iyiydik avuntusuna girişmesi komik kaçıyor. baya oyunlarıyla ezdiler hocam. her maçtan sonra bir bahane bulmak yerine artık ne oynadığını bilen bir takım olsak nasıl olur?
  • 19599
    kulübe yakın bazı arkadaşlardan duyduğum kadarıyla, sezon başı aklı başka bir olayla meşgul olduğu için şimdi toparlamakta zorlandığını düşündüğüm galatasaray teknik direktörü. bu durumun yanına, 4-3-3 inadını da eklersek pekte haksızlık etmiş olmayız sanırım.

    kendisini nasıl sevdiğimi bilen bilir, ama bu saatten sonra gelen her başarısızlık direkt kendisine yazar. tabi bir sene başarılı olamadı diye koca terim'in ipini çekecek halimiz yok, tarih utandırır insanı. ama doğruları da dile getirmek lazım. inşallah toparlayacağına inanıyorum.
  • 19600
    bir sonraki lig maçımıza nasıl çıkacağını merakla beklediğim hocamız. (bkz: 17 şubat 2019 kasımpaşa galatasaray maçı)

    geçen maçla* aynı 11 ve aynı dizilişle çıkarsak; daha da diyecek söz kalmaz. belli ki bu orta saha oyuncularıyla, 3'lü oyunu beceremiyoruz. bundan sonra da beceremeyeceğiz. aynı şeyi denemekteki ısrar niye? bir dokunuş, arayış bekliyorum bir taraftar olarak. yoksa aynı adamları sahaya sürüp, "bu takım deplasmanda niye oynamıyor" muhabbetlerine yeterince doyduk.