• 18957
    son dönemde hocanın eskisi gibi olmadığı, o kadar atik, saha kenarında aktif, maçın devamlı içerisinde olan fatih terim görüntüsünden uzak olduğu söyleniyor. gördüğüm kadarıyla ben de bu duruma katılıyorum. geçen sezon* ve bu sezon* yedek kulübesindeki fatih terim'i düşününce bile, moralsiz, yorgun, söyleyeceklerini tam söyleyemeyen ya da anlatacaklarını anlatamayan adam görüntüsünü rahatlıkla görebiliyoruz. tabi bunda milli takım süreci ve medyanın yoğun şekilde saldırılarının da etkisi yadsınamaz. bundan sakın bizde mutsuz olduğu falan anlaşılmasın, hoca gayet mutlu halinden. sadece yapmak istediklerinin olmasını bekleyen bir görüntü içerisinde.

    2017-2018 sezonu devre arasında geldiğinde fatih hoca bu kadronun ilerde dönüşüm yaşayacağını söylemişti. yazın süpriz ayrılıklara hazır olun demişti ve 2018 2019 devre arasından önce de ocakta ve temmuzda bize fırsat verin, sabırlı olun diye açıklamalar yapmıştı. ardından düğmeye basıldı, serdar ve eren gözden çıkarıldı, rodrigues satıldı, ozan* satıldı, emre ve marcao transfer edildi şu ana kadar. burada kritik olan olaylardan birisi, marcao transferi. oyuncuyu tanıyanların da söylediğ,i oyuncunun yenilgiyi kabullenmeyen, mücadeleci, hırslı ve agresif yapısı. evet aynı paraya alınacak pek çok stoper varken, neden marcao diyenler için, bazen yetenek kadar karakter, savaşçılık, liderlik de oyun açısından çok önemlidir. yoksa bilgisayar oyunundan bir farkı kalmazdı futbolun.

    yani fatih hoca'nın o eski halinden eser olmamasının* nedenlerinden birisi de takımın kendi oynatmak istediği oyuna uygun olmadığı kadar*, bir türlü istediği oyun karakterini ortaya koymaması. burada belhanda'yı neden sevdiği, neden o tarz oyuncuları daha fazla isteyeceğini de anlamak lazım. evet sistem açısından önemli, evet topu dikine oynuyor, evet doğru pres yapmayı bilen takımdaki sayılı oyunculardan. ama daha önde gelen nedenlerden birisi de, galatasaray futbol takımı an itibariyle kolejli liselilerden oluşan takım gibi olması. yani fatih hoca oğlum şu adama faul yap, atağı kes, yerde yat vs. falan dese "ne saçma saçma istekler bunlar böyle .s.s" der gibi bakacak oyuncularla dolu takım. yani enselerine vurulsa ses çıkarmayan, çirkeflik yapılsa odasına gidip ağlayacak, üzerine yürünse "konuşarak halledebiliriz dostum" diyecek adamlar var takımda (evet yeri gelince de kavga ediyor takım ama genelde zararlı çıkıyoruz bu işten. yani zamanında biraz tepki koysalar, o büyük kavgalarda yaşanmayacak ve takım bu kadar sinmeyecek, hatta rakibini sindirecek belkide). sadece belhanda gerektiğinde tepki koyuyor, hırs yapıyor, kavga ediyor. bazen dozunu kaçırıyor kabul, ama takımda tek olduğu için rakibin tüm oyuncuları da belhanda'ya yükleniyor. yani belhanda kolejliler arasına salınmış meslek liseli gibi kalıyor bazen, zaten taraftarın da "bu ne kadar sorunlu bir adam böyle" deme sebeplerinden birisi, beyaz çamaşırlar arasında renkli çamaşır gibi sırıtması, yani olduğundan da fazla disiplinsiz algılanıyor bu nedenlerle. bunun içindir ki takıma mutlaka biraz da futbolun pisliklerini yapacak, rakiple kavga edecek, psikolojik üstünlüğü almaya çalışacak adamlar istiyor fatih terim.

    yani işin özü eğer istenilen dönüşüm yaşanırsa, hem istediği oyunu oynayacak, hem de psikolojik üstünlüğü eline alacak kadro kurulacak. o zaman işte, bizim de beklediğimiz fatih terim kenarda, 5. günün şafağında gelen ak gandalf gibi belirecektir.
  • 18962
    hoca kendisi için canını verecek, tam olarak komutanı olacağı askerlerden oluşan bir takım istiyor. bence ‘bana izin vereceksiniz, gerekirse 1 seneyi feda ederiz’ gibi ondan duymaya alışık olmadığımız cümleleri kurma sebebi de bu. biz de heyecanla ve merakla bekliyoruz aklından geçenlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini. ölene kadar seninleyiz, senciyiz hocam yolun açık olsun. emin ol biz de askerlerden oluşan bir takım izlemeyi, kırıtan topçulardan oluşan bir takım izlemeye tercih ederiz.
  • 18963
    genel olarak haklı çıkması, bütün kararlarının doğru olduğu anlamına gelmeyen gözümüzün nuru hocamız. en başından söylemem gerekli ki hocayı eleştirdiğimiz zaman ona olan sevgimizden bir şey kaybetmeyiz. günlerdir senden açıklamalar bekliyorum hocam. bu nasıl transfer dedikodularıdır, nasıl vizyonsuzluktur. kusura bakma hocam ama bu beceriksiz yönetim kadar sen de suçlusun. en iyi türk stoper dediğimiz serdar azizi çalışma kültürüne uymadığı için def ettin tamam dedik, ama bi bak hocam bu zamana kadar bi tek serdar mıydı sorunlu futbolcun yapma etme gözünü seveyim. serdar’ın yerine bizi semih kayaya mahkum edecek olan sensin. bu yönetime o kadar laf ediyoruz ama şunu da biliyoruz ki futbol şubesinde senden habersiz kuş uçmaz. nasıl kabul ettin hocam semihi? hiç birimiz seni günah keçisi yapmıyoruz, yapmayız zaten ama sen de suçlusun hocam. artık yumruğunu masaya vurman gerekiyor.*
  • 18964
    terim her zaman evlatlarını kollamıştır. ben olsam sabriyi göndermezdim sözünü hatırlayın, ya da aydınla yaptığı 3 yıllık anlaşmayı. semihi geri getirmesine o yüzden hiç şaşırmadım. sene sonunda cüzi bir bedele semih kesinlikle takıma katılacak. büyük olasılıkla sattığımızdan daha düşük paraya alacağız ve kar ettik diye lanse edilecek basında. demişti dersiniz.

    terim her zaman sözünü dinleyen ve kendi seçtiği ya da getirdiği adamları tutar. ikinci gelişinde lucescunun şampiyon yaptığı takımı dağıtıp onlarca transfer yapmasını hatırlayın. dağıtıp kendi kadrosunu kurmaya çalıştı. sonuçları biliyorsunuz.

    terim çok iyi bir hocadır ama transfer ve oyuncu seçimleri konusunda takıntıları vardır. bundan dolayı da her zaman bu çeşit sorunlar yaşarız. yaşayacağız da.

    kabul edin. semihi geçen sene tudor geri getirmiş olsaydı burası yıkılıyor olurdu. tudor başlığının yanında 200 entry olurdu hehalde.

    18-19 ara transfer dönemi bi bitse de hepimiz rahatlasak. hem yönetim hem teknik ekip daha iyi yaptığı işleri yapsalar.
  • 18968
    transferler konusunda kendine güvenen yaşı yetmeyen genç arkadaşlardır.

    sneijderi haklı olarak öven isteyen, ama hocanın sneijder gelmesin diye kırk takla attığını herhalde bilmeyenler de bu genç arkadaşlardır.

    transferi hocaya bırakırsan ne olacağını ikinci döneminde ampul gibi gördük.

    herkesin takımı, taraftarlığı ve aidiyet duygusu ile ilgili kırmızı çizgileri var, semih kaya transferi benim midemin kaldırabileceğinin çok üstünde.

    öyle iyi bir şey oldu mu "hocam işte ya", kötü bir şey oldu mu "ulan bu yönetim yok mu" masallarına inanacak yaşta değiliz.

    şu an üç yaşındaki çocuk bile her şeyin kendisinin talepleri ile yapıldığını bilir. hadi diğer konularda yanılayım, semih'i kiralayalım fikrinin herhalde yönetimimizeki sessiz üyelerden birinden geldiğini düşünmüyorsunuzdur?

    hiç çekinmece yok, gücenmece de olmasın, ben hocaya defalarca yaşayan galatasaray efsanesi yazdım hala da arkasındayım, bu takımı şampiyon yapar mı, yapar o sınıf bir hoca, adla inkar etmem ama ben çomar değilim, hoca da allah değil öyle ne yaparaa doğru falan midem bulandı bugün sözlükten gerçekten.

    sezon başından beri top oynattı mı, beş kuruşluk top oynatmadı, serdar olayını eline yüzüne bulaştırdı, torun torba sahibi adam sırf egosundan yanlış adım attı, üstüne bir de evlatçılık huyu hortladı.

    neymiş ozan'ın gitmesini istememiş de bilmem ne, bana ne , bulduğun çözüm semih mi, bu mudur dünyalardan büyük hayal?

    yönetim seni dinlemiyorsa da çık anlat hoca. ben kendi adıma normalde o gelmiş bu gitmiş pek takmam, sonuçta ben çoğu adı geçen oyuncuyu izlemiyorum bile, izlesem de çoğu aklımda kalmaz doğal olarak.

    ama sinek küçük, mide bulandırır. bazı konuları taraftar olarak ben sindiremiyorum. forvet alınmasa en fazla gomis'i niye sattınız o zaman derim maksimum tepkim bu olur, para yok düşük seviye oyuncu alıp deneyeceğiz desek ona da varım, ama semih'e yokum, sindiremiyorum ya.

    kafayı yiyeceğim ikilemimden ben öyle tepki olarak falan maç izlememezlik yapan biri değilimdir, en fazla totem için izlemem (biraz da sağlık sebebi ile istemeyerek de olsa bazı heyecanlı maçları), şimdi ne yapacağım bilmiyorum.

    zorunda mıydın hocam yani dünyada stopere kim gelse bıçak gibi böler camiayı desen 2-3 oyuncu sayabiliriz, en pisini aldın getirdin başımıza.

    hoca yeni sistemini kuruyor müsaade edelim mesela yaygın bir yorum, hatta bazen ben de samimi olarak bu erdemi gösteren taraftara imrenmiyor değilim, ama soruyorum, aramızda okuduğumda "lan ben ilkokulu bitirmemiş miydim acaba" diye sorgulatan yazarlar var oyunun incelikleri hakkında, semih hangi sisteme uyuyor, hangi sistemin optimum seçeneği, şiir gibi bir kadroda sadece göze batmaması başarı olan bir sene.

    ben galatasaray'ı çok ama çok seviyorum, hepimiz gibi, ama biatçılık, rasyonellikten uzaklaşma falan gördüm mü bu camiada babam olsa tanımam, bizi biz yapan değerlere o değerlerin en önemlilerinden biri bile olsa zarar veren, yazmalı birileri, ben yazmalıyım, kendi vicdanıma borcum bu hocam, bu işler hiç inanmasam da eğer senin kontrolünde değilse de çık anlat bilinsin. ha işte ffp falan denilirse ama benim ona da karnım tok tabi, semih mi dünyanın en uygun maliyetli stoperi?

    neyse sabaha kadar yazsam toparlayamayacağım, alamıyorum hırsımı, nasıl yapıyorsun ya bunu bize?
  • 18969
    2018-2019 transfer sezonunda ömer bayram, muğdat çelik, semih kaya, emre taşdemiri takımımıza kazandıran hocamız.
    hocam neden bu kadar yetersiz oyuncuları doldurdun takıma anlamıyorum. dorukhan galatasarayın ayağına kadar gelmişken neden aldırmadın?
    umarım yanılırım ikinci yarı bu oyuncular beni utandırır. bir de bu transferleri hamza hamzaoğlu yapsaydı ne derdik acaba.