• 1
    15 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçıyla son bulduğunu veya son bulması gerektiğini düşündüğüm durum.

    bir camiayla rekabet etmek için çok az, eser miktarda bile olsa karşı tarafta haysiyet olması lazım.

    tabi bir de mütekabiliyet. yani karşılıklılık. burada lig sıralamasındaki yerimizden bahsetmiyorum; galatasaray camiasının da fenerbahçeye karşılıklı aynı hisleri beslemesinden, aynı reaksiyonları vermesinden bahsediyorum.

    biz, ne olursa olsun bir fenerbahçelinin bize karşı beslediği nefreti besleyemiyoruz. kendimizi kandırmayalım, her ne olursa olsun bir şekilde dostluk eli uzatılınca onu tutmaya meyilliyiz. rakibe saygı göstermeye meyilliyiz. şu fenerbahçenin düştüğü duruma biz düşsek bizi sokakta gezdirmezlerdi. biz bunun yerine "fenerbahçe olmadan lig eksik kalıyor, tadı çıkmıyor" gibi naif bir duruş sergiledik.

    yanlış anlamayın, kesinlikle yanlış değil ve hatta çok sağlıklı bir şey bu. biz insaniyetimizi, haysiyetimizi yitirmeden yaşıyoruz. rekabeti de buna göre ediyoruz. ama maalesef fenerbahçe camiasında bunun bir karşılığı yok. mütekabiliyet dediğim şey bu. yıllarca bunun sebebi aziz yıldırım sandık, oysa yeni gelen vizyon başkanları da aynısı çıktı. artık aziz yıldırım'ın bir sebep değil sonuç olduğunu anlamış bulunuyoruz. mevcut fenerbahçe camiasından ancak aziz yıldırım'lar veya ucuz taklitlerinin çıkabileceğini anlamış bulunuyoruz.

    tekrar edeyim, galatasaray camiasındaki insani vasıfların, fenerbahçede hiç, ama hiç bir karşılığı yok. ayrı liglerde gibiyiz. sanki ligde 16 normal rakibimiz var, 1 tanesi de mordor yöresinden bir ork takımı. şaka için söylemiyorum bunu, cidden söylüyorum. akla hayale gelmeyecek bir insaniyetten çıkma bu. rakibin oyuncusuna muz sallayıp yönetim kurulu üyesiyle "potasyum eksikliği var" gibi bir basın toplantısı yapabilecek bir utanmazlık seviyesi bu.

    oysa buna rağmen biz halen ezeli rakip/ebedi dost, yok efendim en büyük derbi vs vs diyerek adamlara iltifat ediyoruz. bunları o kadar bile karşımıza almaya gerek yok.

    benim teklifim basit; fenerbahçeyi, üst düzey yönetimlerinden başlayıp taraftarına kadar muhatap almamak. rakip görmemek. ki zaten sportif açıdan uzunca bir süre rakip olamayacak.

    bursa beşiktaş gibi düşünün. bursaspor da yıllardır kinlenir, nefret eder, taraftar grupları beşiktaş'a saldırır, sonuç? beşiktaş yener veya yenilir ama bursaspor'u rakip olarak görmez.

    bence biz de artık, insani vasfı olmayan, galatasaray camiasına nefretten başka bir duygu besleyemeyen, besleyemeyecek kadar sakat (veya sakatlanmış bilemem) olan, hak hukuk adalat kaygısını 2011 şike sürecinde çoktan geride bırakmış bu camiayı muhatap görmemeliyiz.

    eskimoların bir adeti var; birisi cinayet gibi büyük bir suç işlerse onu cezalandırmak için görmezden geliyorlar. toplumdan dışlıyorlar. konuşmuyorlar. yakınına iglo kurmuyorlar. beraber avlanmıyorlar.

    bizim de benzerini yapmamız lazım.

    son olarak söyleyeyim. bunu bir strateji olarak önermiyorum. hayatın olağan akışına uyan bu olduğu için öneriyorum.
  • 2
    bu zamana kadar fenerbahçe'ye iyi veya kötü, az veya çok bir saygım vardı ama son derbide bu kadar bariz hakem hatalarına karşı hala ezikçe kendilerini savunmaları ve var konuşmalarının yayınlanmasını savunmamaları, sonuçta adalet bir gün size de lazım olacaktır, yani tüm bu durumları göz önünde bulundurarak artık en ufak bir saygı kırıntısı bile kalmadı. bunlara her şey müstahak. zaten son yıllarda gereken farkı da attık ligde şampiyonluk anlamında. o yüzden beterin de beteri olsunlar ve amatöre kadar yolları var diyorum. zaten son 20 seneye bakarsak şampiyonluk anlamında onlar ezeli rakip falan da değiller nokta net.