• 1
    eldeki imkanlarla gayret göstermektir. benim, sevmekten vazgeçmediğim galatasaray'a tek katkım param oldukça galatasaray forması almaktan ibarettir. maça gitmeleri saymıyorum zira onlar galatasaray'a değil bana katkı oldu hep.

    neyse efendim uzatmayalım, sanırım birçoğumuzun yaptığı gibi ben de küçük çocukları, sevdiğim kadınları, yeğeni, kuzeni hep galatasaraylı yapmaya çalıştım. kendimce iyi de gayret gösterdim. tüm bu enerjimi biriktirip gani müjde üzerinde kullansaydım belki de mizahı bırakmıştı.

    gün oldu evlendik. evlenmeden önce "karar konuşmamız"ı hatırlıyorum. ne beklediğimi, ne istediğimi, evliliğe bakışımı anlattım.

    zaten erkeğiz, düzüz. bir iki maddeden sonra galatasaray'ı anlattım. maç günlerini, mağlubiyet sonralarını, işlerimizi haftanın 1 günü galatasaray'a ait olacak şekilde ayarlamamız gerektiğini...

    "küçükken fenerbahçeliymiş ama anlamıyorum" dedi. bu benim için yeterli oldu.

    geçen sezon, düğündü, mobilyaydı, akaryakıt zamlarının pompaya yansımasıydı derken bileklik bile alamamıştım. yellow fridayi fırsat bildim ve kendime değil eşime bir forma aldım. verirken de "karar senin" dedim. "bence bu renkler çok sevilir" diye de ekledim.

    geçen sezon hep birlikte şampiyon yaptık bu takımı. haberiniz yok ama benim hanımın da muazzam katkısı var. formasını giyip mutfak işi yaptı. takım bastırırken "sen bir çık" deyip totem yaptı, yenildiğimizde "üzülme" dedi ama uzatmadı da. kendi kendimi yeyip bitirmeme müsaade buyurdu.

    gelinen noktada hakemleri öğrendi. fatih terim'i gördüğünde "benim arkadaşım çıktı" diyor. futbolcuları biliyor artık.

    adım hıdır, elimden gelen budur. karınca misali tarafımızı seçiyoruz. hanım bende, sorun yok ama haftasonu bir b*k yedik ya bakalım. hasta fenerli bir abimin küçük kızına telefonda youtube açıp renkleri öğrettim. sanırım biraz ileriye gittim zira akşam renkleri say dediklerinde "sarı kırmızı" diyordu çocuk. babası uyanırsa izimi sürmesi zor olmaz.

    başıma bir şey gelmeden;

    allah kerim fatih terim!