• 1183
    https://www.sabah.com.tr/...gi-dizayn-mi-ettiniz

    linkteki habere imza atmış yorumcu.

    --- alıntı ---

    tarih 5 aralık, günlerden perşembe saat 16.50, yer zorlu center nihat özdemir'in bürosu. ağır misafirler ayrı ayrı gelmeye başlıyorlar. peki, nereye? nihat özdemir'in bürosuna. ağır misafirler kimler mi? ikisi ali koç ile semih özsoy. diğeri kim? bence size 5 isim sorsam yine bilemezsiniz. neden? haydi, onlar f.bahçe'de yönetici. arkadaşlar, dostlar. diğeri kim? mhk başkanı zekeriya alp. haydaaa. buyurun cenaze namazına.

    toplantı 2.5 saat sürüyor. arkadaşlar bu toplantıyı neden nihat özdemir'in özel bürosunda yapıyorsunuz? nihat özdemir tff başkanı, gidersiniz futbol federasyonuna açıkça konuşursunuz. neden gizli gizli, kaçak girip görüşüyorsunuz?

    --- alıntı ---

    şu haberleri nasıl sabah, fotomaç gibi yayın organlarında sunup, aspor'da tartışabiliyor gerçekten hayret ediyorum. karşısına aldığı adamlar sırasıyla aynı zamanda tff başkanı olan türkiye'nin en yandaş müteahhitti, aynı zamanda türkiye'nin en zengin ailesinin varisi olan fenerbahçe başkanı. haberi sunması ayrı cesaret, bunu yandaş medyada yapması apayrı bir başarı. siyasete girse memleketi düze mi çıkarır diye düşünmeme sebep oluyor adam.

    ilgili yazısı doğruysa gerçekten çok büyük rezalettir. bilmiyorum bu olayı uefa'ya, fifa'ya taşıyıp memlekette bir şeyleri düzeltebilir miyiz? kendi içimizde hiçbir şeyin çözülemeyeceği çok net.
  • 1184
    https://www.sabah.com.tr/...gi-dizayn-mi-ettiniz

    yazının tamamı,

    --- alıntı ---
    tarih 5 aralık, günlerden perşembe saat 16.50, yer zorlu center nihat özdemir'in bürosu. ağır misafirler ayrı ayrı gelmeye başlıyorlar. peki, nereye? nihat özdemir'in bürosuna. ağır misafirler kimler mi? ikisi ali koç ile semih özsoy. diğeri kim? bence size 5 isim sorsam yine bilemezsiniz. neden? haydi, onlar f.bahçe'de yönetici. arkadaşlar, dostlar. diğeri kim? mhk başkanı zekeriya alp. haydaaa. buyurun cenaze namazına.

    toplantı 2.5 saat sürüyor. arkadaşlar bu toplantıyı neden nihat özdemir'in özel bürosunda yapıyorsunuz? nihat özdemir tff başkanı, gidersiniz futbol federasyonuna açıkça konuşursunuz. neden gizli gizli, kaçak girip görüşüyorsunuz?
    size bu toplantıyla ilgili herhalde 50 tane soru yöneltebilirim. isterseniz başlayalım. birinci soruyu zaten yönelttim, neden nihat özdemir'in özel bürosu?

    ikinci soru, kulüplerin federasyonla ilgili olan dertlerini mi konuştunuz?
    yoksa fenerbahçe'nin bazı dertleri sıkıntıları vardı onu mu federasyon başkanına ilettiniz? fenerbahçe'nin hakem hatalarından dolayı kaybettiği puanlardan mı bahsettiniz? başka takımların sorunlarını veya rahatsızlıklarını mı nihat özdemir'e söylediniz?
    kulübünüzün mali durumunu nihat özdemir'e mi anlattınız? transfer yasaklama oranının çok düşük olduğunu, yükseltilmesini mi istediniz? gibi gibi sorular… peki, zekeriya alp'in bunlarla ne alakası var? zekeriya alp'e "şu hakemi fenerbahçe maçına vermeyin, şu hakemleri fenerbahçe maçlarına verebilirsiniz"i mi sorup tartıştınız? hem kendi takımınızın hem de rakiplerinizin maçlarına hangi hakemlerin tayin edilip, edilmeyeceğini mi tartıştınız zekeriya alp ile veya bazı hakemleri veto ettiğinizi mi söylediniz zekeriya alp'e?

    yahu beyler siz değil misiniz beni ve zeki uzundurukan'ı 6222'den cumhuriyet savcılığına şikâyet eden? üstelik de gerekçesini sporda şiddet olarak göstererek. yoksa lig dizayn ediliyor diye şikâyet ettiğiniz insanlara karşılık ligi dizayn mı etmeye kalktınız? bu toplantıda 2.5 saat ne yaptınız? neden gizli toplandınız? bunun hesabını kamuoyuna nasıl vereceksiniz? fenerbahçe bu hafta lider sivas'a gidiyor. haftaya ise beşiktaş ile oynayacak. beyler ateşle oynadınız! futbolun altına dinamit koydunuz!

    bundan sonra ayyuka çıkacak laflara ne cevap vereceksiniz? yahu kardeşim siz nasıl acemi insanlarsınız. siz bugün bu işlere girerseniz nasıl dedikoduların önüne geçeceksiniz?

    yıllardır zekeriya alp, koç grubuna yedek parça yaptı. burada yedek parça masraflarını mı konuştunuz? zekeriya alp'e, "niye bu parçaları pahalı yaptınız?" mı dediniz.
    bunu dediyseniz neden futbol federasyonu başkanı nihat özdemir'in odasında yaptınız?
    yazıklar olsun hepinize.

    ali koç ve ekibi savcılığa yine şikâyet ederler herhalde. bakarsınız bazı taraftarlar bazı televizyon binalarını ve gazeteleri basar, meşale yakıp küfürler ederler.

    beyler bu yaptığınız işlerle türk futbolunu öldürüyorsunuz. yazının başında buyurun cenaze namazına demiştim.
    şimdi kamuoyu bu sorduğum soruları yarın nasıl çoğaltacaktır göreceksiniz.

    hesabı bana değil türk halkına vereceksiniz, hepinize hayırlı işler…

    --- alıntı ---

    çok ciddi bir haberle karşımıza çıkan yorumcu.

    tff bu konuda acilen bir açıklama yayınlamalıdır. böyle rezillik olmaz.
  • 1187
    erman toroğlu akıllı adamdır. hükümetin kanalında, hükümetin bir numaralı yalakları hakkında böyle bir haberi, bazı yerlerden habersiz yapmaz. siyasetten bir duyum mu var bilemiyorum. ancak bu arkadaşların bir şeyler çevirdiği kesin. malum gezi'de hükümet düşmek üzereyken devrimci bir ergendi mali moç. sonradan ne olduysa 15 temmuz etkinliklerinde en önde baş göstermeye başlamış, adeta ak parti gençlik kolları gibi çalışmıştı.
  • 1188
    https://www.sabah.com.tr/...gi-dizayn-mi-ettiniz

    burada bu yazi paylasildiktan sonra eksisozluk'e girip baktim kim ne demis diye.
    sol frame'de yoktu bile...

    biz gundem olusturamiyorsak, hicbir haber kurulusu da gundem yapmaz, haber yapmaz. sacmasapan 'arda geliyor mu?!?!' haberlerini konusacagimiza bunlari konusmamiz, konusturmamiz lazim ki istemeden de olsa haber yapilsin, o adamlar cikip bir aciklama yapsinlar.

    bakin dusmanimin dusmani dostumuz olabilir, en azindan gecici sekilde. fbjk birlikte ise, biz de trabzonspor ile koordineli sekilde gundemi belirlemeye calisabiliriz. biz hepinize yeteriz laflari yurumuyor iste, o kadar coklar ki iktidari, tff'si, hakemi, sikecisi, tek basina galatasaray yetmiyor iste bu konjonkturde. ama yarin goztepe, trabzon, alanyaspor, galatasaray, ankaragucu (takimlari tamamen rastgele yazdim) cikip da aciklama yapar, "yeter artik!" derlerse gundem degisir.

    yoksa mecbur kalmadan hicbir kanal koc grubu aleyhine habercilik aski ile haber yapmaz. o meziyete sahip habercilik turkiye'de oleli yillar oluyor.
  • 1191
    iktidar partisinin borazan yayın organlarının maaşlı elemanı olduğu nedense unutulan patavatsız zat. 3 temmuz'da ifadeye çağırılması ve emniyet çıkışı görüntülenmesinin ardından yaşadığı fenerbahçe düşmanlığının galatasaray taraftarınca doğruluk, dürüstlük, tarafsız gazetecilik falan gibi ilkelerle bağdaştırılması çok hazin.

    kaynaksız, fotoğrafsız, götten sallama olma ihtimali gerçek olma ihtimaline denk giden bir yazıyla yine ortalığı provoke etmeyi başarmıştır. söylediği bu yalan günün birinde bu tarz olası bir görüşmenin ve içeriğinin inanılırlığını ciddi anlamda düşürecektir. bu da maaş aldığı kurumun bağlantılı olduğu, haberde de bahsi geçen çevrelerin elini kamuoyuna karşı güçlendirecektir. kendisi de yine fenerbahçe düşmanlığı yaptığı ve küfürler yiyeceği için kişisel tatminin zirvesine çıkacaktır.

    edit: kendisine bir özür borçlandık sanırım.

    (bkz: #2839795)
  • 1192
    kendisinin iddiaları bence hiç de yabana atılacak cinsten değildir. önce %30-%40 olayının alelacele bir gecede değişmesi, sonra sivas-fb maçının saatinin erkene alınması, sonrasında ise bu maça fenerbahçe'nin kadrolu hakemi ali palabıyık'ın atanması. sanki bu fanatik 3'lünün bir toplantıda aldığı kararlar tek tek uygulanıyor gibi.
  • 1193
    https://m.sabah.com.tr/...gi-dizayn-mi-ettiniz

    gelişmiş ülkelerde savcıları harekete geçirecek bir olayın, ülkemizde nasıl normal bir olaymış gibi algılandığını görüp bir kez daha umutsuzluğa gömüldüğüm olay.

    fakat bir şey biliyorum ki, umutsuz insanların gazabı fena olur. o son damla bardağa döküldüğünde kimse daha önceki damlaların ne olduğunu bile hatırlamadan patlayacaktır.
  • 1194
    https://www.sabah.com.tr/...gi-dizayn-mi-ettiniz

    refere edilen yazısı, normal şartlar altında kelle alır. kelle almak mecazi anlamda kullanılmıştır. normal şartların olmadığı bir memlekette yanlış anlaşılabilir.

    neyse. gelelim kelle alma mevzusuna. bu tek taraflı bir durum değildir. bahsi geçen iddiaların doğrulanmasına göre kellenin kime ait olacağı değişir.

    haber doğruysa, tff ve mhk başkanlarının görevlerinden el çektirilmesi, aslında istifa etmeleri icap eder ya neyse, gerekir.

    haber doğru değilse veya kanıtlanamıyorsa, erman toroğlu'nun kamuoyu önünde itibarsızlaşmasıı gerekir. yani medyadan uzaklaştırılması. evet. kanıtlanamaması normal şartlar altında yeterlidir bunun için. fakat biz ne iddialar gördük.

    elde kanıt olduğu halde yapılan haberin itibarsızlaştırıldığı, haberi yapanın içeri atıldığı. tam aksine ne haberler gördük, hiçbir kanıt veya tanık olmadan, sadece birer atmasyonken ne infiallere yol açtığını ve haberi yapanlara hiçbir şey olmadığını.

    diğer yandan buluşma olmuşsa, buluşmanın nedeni ve içeriği pek önemli değildir aslında. çünkü kurumlar şüpheyi kaldırmaz. özellikle istim üstündeki, zaten halihazırda sorgulanıyor olan kurumlar.

    başka bir konu ise, metnin yorum kısmıyla alakalı. değinmeden geçemeyeceğim. şu kısım:

    "yahu beyler siz değil misiniz beni ve zeki uzundurukan'ı 6222'den cumhuriyet savcılığına şikâyet eden?"

    evet, bu kısım. metnin ve dolayısıyla haberin bir intikam hırsıyla yazılmış olabileceğini anlatıyor bana. intikam uğruna yapılıyor olması bir şeyi değiştirir mi? eğer haber doğruysa değiştirmez. dolayısıyla kanıtlanması icap eder. bu üç yolla olur, tıpkı hukuktaki gibi: ya itirafla ya tanıkla ya da kanıtla.

    itirafı geç.
    tanıkta ise 1 tane yetmez. 1 olunca dedikodu olur. en azından iki farklı tanığa ihtiyaç var ki doğrulama olsun. ki bu tanıkların isimlerini -bu özel örnekte erman toroğlu'nun- verme zorunluluğu yoktur. ancak tanıkların varlığından bahsetme zorunluluğu vardır.
    kanıt olsa zaten, bir fotoğraf ne bileyim güvenlik kamerası kaydı falan, zaten haberin veya metnin bundan bahsetmesi gerekirdi.

    şu haliyle metin, haber değeri taşımaz. olsa olsa ciddi bir duyumdur, ilgili birim dedikodu sayfası koordinatörlüğüdür ve aslında haberciliğin genel geçer ilkelerine de ters düşer. yayımlanmaması gerekirdi. yayımlanıyorsa da, ivedilikle doğrulanması gerekir.

    şimdi "yahu böyle bir şeyi duyurmasa mıydı! sen ne diyorsun yahu!" diyecekler, yükselecekler olacaktır. eğer doğrulayamıyorsa, duyurmaması icap eder. gazetecilik bu iş, hafif bir mesel değil.

    internete girin bakın. hiç yapmadığı bir şey için, bir başkası tarafından suçlanıp linç yiyen ve dahi baskıyı kaldıramayıp intihar eden insanlar var. sonunda doğrular ortaya çıktığında, bir deşildiğinde bunun sorumluluğunu kim alıyor? sonradan öyle olmadığı ortaya çıksa bile insanlar zan altında kalıyor. çamur at, izi kalsın. tam da bu işte.

    bu galatasaraylıymış, fenerliymiş, muhalifmiş, yandaşmış, oymuş buymuş meselesi değil. bugün ona, yarın sana.