• 844
    bu akşam mevzu galatasaray programında konuşan yöneticimiz.

    kendisi için bir kaç iyi görüşüm bir kaç da olumsuz sayılabilecek görüşüm var. önce iyilerden başlayayım, galatasaray'ı karşılık beklemeden, hesapsız, yürekten sevdiği çok belli. bence en önemlisi bu sevginin, ali koç'un fenerbahçe sevgisi gibi toksik olmayışı. yani başarılı olmayı kendi çıkarı için değil, galatasaray'ın çıkarı için istiyor. yönetim içerisinde bulunduğu kısa zamanda 2-3 sene önce başlayan futbol takımı altyapısı ve basketbol şubesi ile ilgilenmesi gibi mesailerinden faydalandığı da ortada. ayrıca galatasaray'ın dünya çapındaki marka büyüklüğünü iyi idrak etmiş ve bizi dışarıda çok iyi temsil edeceğine inanıyorum. transfer görüşmeleri esnasında görüşülen oyuncunun yakınlarının instagram hesaplarından hoşlandıkları şeyleri araştırıp bu tarz hediye gönderilmesi detayı bence çok kıymetli. eminim görüşülen oyuncular da bu tarz detaylara dikkat ediyordur.

    ayrıca bir diğer önemli gördüğüm nokta ise yapılan harcamalar veya hissedilen sorumluluğun büyüklüğünün farkında olması. programın içerisinde bir kaç defa edilen maddi zararın şahsi işlerinde rahatlıkla yerine konulabileceğini fakat kulübün parasını kullanırken daha dikkatli olduğunu söyledi.

    olumsuz görüşlerim ise kendisinin de ifade ettiği üzere basın karşısına çok sık çıkmadığı için bu tarz söyleşilerde soru cevaplarını çok uzatıp soruyu dahi unutabiliyor. bu ileride başını ağrıtabilir, çünkü bu kadar detay vermek yöneticilik açısından doğru bir yaklaşım olarak görülmez. ancak kendisi, şahsını samimiyet algısı üzerinden kurduğu için bu cevapların uzunluğu inandırıcılığını ve samimiyetini arttırıyor elbette. ancak herkese her konuda samimi olmak özellikle bizim gibi ülkelerde başına çok iş açar. sürekli kendini açıklamak zorunda kalır ve bir süre sonra yorulur.

    sanırım hazırlık kampı sürecinde bir demeci vardı, 'miz her masada varız' minvalinde. hakem açıklamaları konusunda bu açıklamaların kulüplerin camiaların gazını almak maksatlı yapıldığını düşündüğünü söyledi fakat hazırlık kampında yaptığı açıklama da bu doğrultuda idi. bu tutarsızlığı yöneticilik konusundaki acemiliğine vermek istiyorum. ülkenin içinde bulunduğu bu siyasi konjonktürde hakemler konusunda kimsenin elinden bir şey gelmez. sayın erden timur orta sahanın ortasında kendisini dahi yaksa eğer üsttekiler hangi takımın kollanmasını istiyorsa bunu bir şekilde gerek ince ince gerek gözümüze soka soka yaparlar. üstelik bunu iyi hakemlerle değil kötü hakemlerle yapıyorlar ki biz bu meseleleri hakemlerin kötülüğüne bağlayalım. ha edirne'den dışarı çıkınca da her hakemi kötü bularak dönüyoruz, çünkü bizim burada görmeye alışık olduğumuz düdükler çalınmıyor ki erden bey'in dediğine göre yeni gelen futbolcular da 'bu hakemler hep böyle mi?' diye sormaya başlamışlar.

    temkinli olmak istediğim nokta ise, altyapı ve organizasyon hakkındaki demeçleri. bu konuda her gelen yönetim bir şeyler vadetti. kulübe yeni profesyoneller (altyapı antrenörü, scout vs.) alındığından söz etti. umarım bu kemerburgaz projesi ile altyapıda ciddi bir atılım görebiliriz. transfer ettiği oyunculara da 5 senelik bir plandan bahsetmiş, dilerim 5 sene görevde kalıp karşısına çıkan engelleri de arkasına aldığı taraftar desteği ve kulübün elde edeceği sportif başarılarla kredisini arttırır ve hayallerini gerçekleştirir.

    bana göre harika bir yönetici profili. kültürlü, alanında bilgili ve görünüş olarak sporun içinde olması gereken bir insan diyorsunuz. yolu ve yolumuz açık olsun.
  • 845
    kendisi bu transfer döneminde başlı başına bir fenomen olarak ortaya çıktı taraftar olarak bir şeyler yazmak istesem de biraz beklemek istedim.

    bir kere adamın nihai hedefi başkan olmak ve o yüzden böyle güçlü bir şekilde olaya girmiş durumda. firması nef olsa da adam aslında al-sat adamı. bir şeyler üretip meydana getirmesi mümkün değil. şu anda bitirmiş olması gereken kandilli ve çanakkale işleri (arkadaşımın yalancısıyım) hala bitmedi ve kendisi hala bu işleri bitirmek için saldırmıyor. ancak şu var, adam boşuna erden timur değil, eski cfo'sunu yeniden firmaya aldıktan sonra yeniden yükseliyor “business” babında. şu anda yaptığı işler başkan olup başkan brövesini aldıktan sonra çok daha rahat finansal kaynaklara erişme imkanını da getirecek. kendisi boş dolandırıcı mı yani diye sordum, sizlere şöyle diyim; 6 ayda 80m civarında bir iş bitirip %50'sini 600 milyonun da üstüne satan, acayip bir herif. ha o paraya nef projeleri biter mi, illa ki biter ama bu yaz gs yazıydı.

    adam topraktan inşaattan ne kadar ilerleyebilirse ilerliyor amerika'da bile işlere başladı ancak o başkan olana kadar bastırdıkça gs baya faydasını görecek gibi. ben galatasaray'da camiada etkili birisi olsam bu kadar hasta galatasaraylı bir adamı nimetten sayarım. son yıllarda ortaya çıkan çapsız yönetimleri düşünürsek erden timur bir nimet. tek olayı kandilli, çanakkale ve hirfanlı işlerini düzgün bi bitirsin gerekirse zarar etsin. millet bu adamın projelerine ilerde “bu adam işini yapar” diye girsin. sadece galatasaray'dan para dönmez. ancak tekrar diyorum; adam hasta galatasaraylı. böyle seven taraftar böyle profil az gelir camialara…

    ve son; efsane taşeron ve barter patlatıyor. altındaki ekipte çok fazla pis adam var. bunun adı kötüye çıkacak sonra…
  • 846
    mevzu galatasaray programının ilkinde konuk olan yönetici.

    her şey bir yana atletizm vurgusu dikkatimi çekti. muhtemelen bu sebepte adama traore'yi çok istedi ama olmadı. en azından alınan oyuncuların atletizme çok da hitap etmediğinin farkında ve bu transfer dönemindeki onca artıya rağmen bu konuya eğildi.

    umarım planlarını gerçekleştirir ve galatasaray onunla ve camiasıyla büyür ve yükselir. uzun süredir aradığımız yönetici profilini bulmuşken en iyi şekilde faydalanırız.
  • 847
    inanılmaz bir kişilik.

    bir bakıyorsun adnan polat'ı seneler sonra florya'ya getiriyor, bir bakıyorsun satılan oyuncu üzerinden dönemin teknik adamı fatih terim'i onurlandırıyor, bi bakıyorsun abdürrahim albayrak ile görüşüyor, bi bakıyorsun arda turan için jübile düzenliyor. kişilik olarak düşününce adnan polat nerede fatih terim nerede, albayrak nerede arda turan nerede... tamamen zıt kişilikler fakat erden bey nasıl yaptıysa bütün bu kişilerin ve camianın ortak noktası olmuş durumda. bu ortak noktayı kendi üzerinden çıkartıp galatasaray olgusuna giydirebilme hedefinde ve allah izin verir de bunu başarırsa bizim önümüzde kimse duramaz, geçmişte bunun çok örnekleri var. tek vücut olmuş galatasaray camiası yedi düvele bedeldir.

    seçim süresince ve sonrasında defalarca sevgi iklimi vurgusunu yaptığında bu derece başarılı ve ciddi bir iş çıkaracağını hayal dahi etmemiştim. zaten kendisi ismine cismine bakmadan sırf galatasaray uğruna sırayla mustafa cengiz, burak elmas ve dursun özbek yönetimlerine desteklerini esirgemeyerek belli bir mesaj vermişti de biz geç almışız mesajı.

    bi bakıyorsun dünya yıldızlarını beş kuruşa bağlıyor, bi bakıyorsun altyapılardaki ırkçılık kuralını belçika'dan takım alarak kaldırıyor.

    bütün bunları yaparken de kimseyle en ufak kavga, gürültü, patırtı etmiyor, kimseyi kırmıyor incitmiyor.

    böyle birine çok ihtiyacımız vardı. bir galatasaray taraftarı olarak kendisine gönülden teşekkür ederim. lütfen arşa çıkardığı bu çıtayı düşürmeden devam etsin, biz de her zaman arkasında olalım.

    her şey için tekrardan teşekkürler.
  • 848
    galatasaray camiasına son derece yakışan, etiyle kemiğiyle elinden geldiğince hem maddi anlamda hem de manevi anlamda şanlı kulübümüze destek veren yöneticimiz. yönetici olmadan önce de hem futbol, hem basketbolda transferlerde elini taşın altına koymuş, bir dönem sponsorumuz olmuştur. ben bir taraftar olarak öncelikle kendisine teşekkür eder, bu çaba ve iyi niyetinin ardına büyük başarılar eklemesini dilerim.

    hazırlık kampı öncesinde kendisinin "her masada varız, artık karar vericiler nereye baksa bizi görecekler" minvalinde, kanımca çok doğru ve yerinde olan, bir açıklamada bulunmuştu. bu açıklama akabinde i.ne basın sayın erden timur'a kendi çapında "cemaatçi" yaftası vurmaya çalıştı. en azından ben bu iftira ve karalama çalışmasını hazırlık kampında yaptığı açıklamaya bağlıyorum. i.ne basının bu çabasının, sosyal medyada galatasaray taraftarının üstün çabası ile bir gün bile geçmeden tırt bir itibarsızlaştırma çabası olduğu anlaşıldı. ben de sayın erden timur ile farklı dünya görüşlerine sahip olan milyonlarca galatasaray taraftarından yalnızca biri olarak, kendisine yapılan bu ahlaksız itibarsızlaştırma çabasına karşı sosyal medyada elimden geleni yaptım. sadece ben değil, milyonlarca taraftar kendisine karşı yapılan bu kara algı ve itibarsızlaştırma çabasına karşı dik durdu, elinden geleni yaptı.

    şimdi dönelim, hazırlık kampında yapılan, gurur duyduğum ve "oh be, bu şanlı camianın hakkını alelade bir taraftar gibi bu kulübü seven ve bu şekilde savunacak adamı bulduk" dediğim açıklamasına. hepimizin malumu olduğu üzere daha sezonun başında olmamıza rağmen birçok hakem hatasına maruz kaldık, hem de var denen teknoloji zımbırtısına rağmen. bu husus taraflı bir holigan söylemi değil, şimdiden istatistiklere yansımış bir veridir. bittabi, bunun hem yönetim kurulumuz hem de sayın erden timur farkındadır. bu sebeple, nasıl ki biz hem önceki dönemden kalma yönetim zafiyeti ve her alanda kötü yapılanmaya rağmen bu sene hem sayın erden timur hem de yönetimimize bir teşekkür borçlu isek sayın erden timur ve yönetimimiz de hazırlık kampında yapılan söylemin arkasında durmaya borçlu. zira sayın erden timur'a yapılan itibarsızlaştırma çabası süresince, şanlı galatasaray taraftarı üzerine düşeni yaparak gücünü herkese gösterdi. şimdi taraftar olarak, en azından benim beklentim, böyle bir desteği hem sayın erden timur hem de diğer yöneticilerimiz görmüş iken hem bu sene yapılan yatırım ve harcanan emeği, hem de taraftarın bu inanmışlığını bu kirli düzene yem etmemeleridir.

    bizim üç beş dinozora yedirecek galatasarayımız yok. umarım bu inanmışlığın ve desteğin farkındadır. taraftar olarak arkasındayım.
  • 849
    kendisinin samimiyetini cok sevdim ama basina her zaman is acar bu tarz soylemler. kendimden biliyorum. ne kadar cok konusursan o kadar kendinle celisiyorsun gelecekte. hayatin dogasinda var bu ama kimseye gidip "o zaman oyle gerektigi icin oyle dusunduk yaptik, suan boyle dusunup boyle hareket ediyoruz" diye anlatamiyorsun kendini.

    kendisine ve akabinde galatasaraya basarilar. umariz hep boyle kalir ve bir gun baskan olarak da devam eder.
  • 850
    dün akşam konuk olduğu mevzu galatasaray programının ilk bölümünde transfer sihirbazı olduğu övgüleri üzerine yaptığı konuşmanın satır arasında şöyle bir ifade kullanmıştı nedense şimdi aklıma geldi:

    --- alıntı ---

    köklü bir kulüp olarak oyunculara projelerimizden, hedeflerimizde bahsediyoruz. avrupa şampiyonu olmak istiyoruz mesela orta vadede, bunu her fırsatta dile getiriyoruz.

    --- alıntı ---

    orta vadede, yani gelecek yıl şampiyonuz diyor erden abim. *
  • 853
    eldeki imkânlar dahilinde süper bir kadro kuruldu. bu takım rahatlıkla şampiyonlar ligi'nde oynar mıydı, oynardı. türkiye'de saha dışından saha içine hakemler eliyle sürekli müdahale edildiği için bu takım gerçek kapasitesine denk düşen puanı toplar mı, bilmiyorum. sezonun geri kalanında hakemleri de yenmek suretiyle zirvede yer alıyor, ancak ligde lehine var'a gidilmeyen tek takım hala galatasaray. en az beş penaltısı verilmemiş ve aleyhine uydurma kartlar çıkan tek takım galatasaray. erden timur dedi ki, tüm bu yanlış kararları tff ile paylaşıyoruz. ancak, şu ana kadar değişen bir şey göremedik. yarış bu kadar yakın gidiyorken, bir puan bile çok önemliyken galatasaray'ın her maç hakemleri de yenme lüksü yok. bir maç gelir, yine bir penaltı verilmez, puan kaybedilir işte o puan şampiyonu belirlerse bunca emeğe, isteğe ve iyi niyete yazık olur.

    biz bunları bu ülkede çok yaşadık maalesef. daha üç sezon önce bir gol averajla şampiyonluk kaçtı ve verilen, verilmeyen hakem kararlarını tartarsak galatasaray ciddi derecede alacaklıydı o sezon da. ezcümle erden timur çıksın bağırsın çağırsın demiyoruz ancak, yaşadığımız coğrafyanın dinamiklerine uygun olarak bu konuda daha etkili olmanın yollarını bulmak zaruriyetinde. galatasaray eşit şartlarda mücadele ederse şampiyonluk yolunda takımın çok daha rahat ilerleyeceğinin çoğumuz farkında.

    dünkü röportajının bir yerinde şöyle dedi "televizyonda zaten galatasaraylı çok az" hem doğru hem de eksik bir söylem. çünkü olanlar da rahat konuşamıyor, özellikle rahat kontrol edebildikleri ve tepki veremeyen kişileri galatasaray yorumcusu olarak seçiyorlar. örneğin bein sports tugay kerimoğlu gibi hiçbir şekilde galatasaray'ın hakkını savunmayan birini istihdam ediyor. trt'de, hafif hafif okan buruk muhalifliği yapmaya başlayan necati var. yani olanlar da galatasaray'ın faydasına konuşmuyor.

    öte yandan altyapıya bu kadar kafa yorması çok kıymetli. bu konuda tesis ve personel kalitesinin yukarı çekilmesi oldukça elzem. dün izlediğim bir videoda eski altyapı oyuncumuz ferhat öztorun'un bir demecini dinledim ve bana kulübümüzün altyapı eğitiminde ne kadar amatör kaldığını gösterdi. (bkz: #3460112) galatasaray'ın bu hususta alması gereken çok yol var.

    son olarak kendisine olan inancımızı ve güvenimizi belirteyim. umarım hayalindeki tekrar avrupa şampiyonu olmuş galatasaray'a çok yakında hep birlikte ulaşırız.
  • 854
    icraatleri ve vizyonunu bir kenara birakarak bir kac kelam etmek isterim.
    erden bey cok iyi bir insan. bu camiada ve bu kirli duzende kolay kolay esine benzerine rastlayamayacagimiz derecede samimi, icten ve duzgun bir kisilik. camia icinde herkes tarafindan saygi ve sevgi gordu kisa zamanda.
    emin oldugum nokta ise şu; yanlis kararlar verecegi ve maneviyatina cok guvendigi icin hayal kirikligina ugradigi zamanlar da olacak ama iyi insan olmak her seyden daha onemlidir. kendisiyle uzun yillar cok guzel seyler basaracagiz.
  • 856
    kakafoni yaparak hak arayamayacağımızı kibar dille anlatan yönetici.

    taraftara bunu anlatamadık ama tff kadroları fenerbahçe ve beşiktaş tandanslı adamlarla dolu. hükümetin galatasaray'a yaklaşımı belli. haliyle ince ince oyuyorlar bizi alttan, bizden birileri de bağırıp çağırınca bu nedenle ceza yardımına tutuluyor. erden timur'un söylemeye çalıştığı, ama açık açık söylemekten konjonktür nedeniye imtina ettiği şey bu. fatih hoca'ya ilk sinirlenmesinde en az 6 maçtan başlayan cezalar yediren sistem yani.

    buna rağmen, hala o masaya yumruğunu vursun, vuralım kıralım tarzı yorumlar var. o devirler geçti arkadaşlar. şu anda vurmak kırmak bu takıma hak mahrumiyetinden başka bir şey getirmiyor.

    bu halde ne yapmalıyız? bana kalırsa iki yol var:

    1. uzun dönemli lobileşme düzeni - bu düzende galatasaray tff ile ılımlı ilişkiler kurup orta-uzun vadede adamlarını sistemin içine sokar, sesimiz duyulur sözümüz dinlenir. var'da olan hakem üç buçuk atar galatasaray aleyhine karar verirken.

    2. kısa dönemli taraftar kaosu - bu da 2011'de aziz'in yaptığı taktik. ortalığı taraftar vasıtasıyla ateşe verip sonuç umma. galatasaray taraftarı sokağa çıkar, protesto eder. maçta hakemleri madde yağmuruna tutar. konu gündeme gelir, çözüm bulunabilir. ama internette vuralım kıralım diyenlerin hiç birinin buna yeltenmeyeceğini de iyi biliyoruz. özetle taraftar vur kırı dönemi kapanıyor.

    bence bu anlamda ılımlı söylem erden timur'un gerçekçi olduğunu gösteriyor. ben bu anlamda kendisinden memnunum. söylenilmesi gerekeni doğru biçimde ifade etmiş.
App Store'dan indirin Google Play'den alın