• 122
    son bir senesini özet geçmek gerekirse...

    her şey geçen sonbaharda inter'in icardi'ye sözleşme uzatma teklifiyle başladı. inter, icardi'nin 2021'de bitecek sözleşmesini uzatmak ve o zamanlar €110m olan serbest kalma bedelini €180m'a çıkarmak isterken; icardi-wanda ikilisi maaşlarının 4,5'tan 9'a yükseltilmesini istiyordu.

    o zamanlar ffp ile boğuşan inter ise €6-7m aralığında bir maaş teklifi sunarken; wanda-icardi ikilisi hem bunu kabul etmediler hem de serbest kalma maddesinin €180m'a çıkmasına itiraz ettiler çünkü gönüllerinde real madrid yatıyordu ve oradan bir transfer teklifi geleceğine emin gibiydiler. bu muhabbet uzunca bir süre sürdü. bu arada ise kulübün ceo'luk görevine juve'den ayrılan marotta getirildi ki bakın burası çok önemli.

    2019'a girildiğinde sözleşme konusu hala karara bağlanmamıştı ve wanda nara sağda solda saçma sapan açıklamalarına devam ediyordu... derken şoke edici bir olay yaşandı: icardi'nin yıllardır sürdürdüğü kaptanlık görevi elinden alınarak handanoviç'e verildi.

    bu kararın alınmasında sözleşme müzakerelerinin aylardır sürmesinin yanında icardi ve wanda'nın diğer oyuncuları kıl eden davranışları da etkiliydi.

    düşünün ki wanda tv'de "icardi istediği oyuncuyu takımdan göndertebilecek güce sahip..." açıklamasını yapabilecek kadar hoyrat; yine tv'de perisiç ve brozoviç'i eleştirebilecek kadar umarsızdı. bu açıklamaları icardi ile brozoviç-perisic'in birbirlerini sosyal medya hesaplarında takipten çıkarmaları izledi.

    icardi'nin kaptanlıktan men edilmesine misillemesi ser oldu ve hiçbir gerekçe öne sürmeden avrupa ligi'nde karşılaşacakları rapid wien deplasmanına gitmedi.

    o ana kadar konuyla ilgili konuşmayan spalletti de dayanamayarak topa girdi ve icardi'yi eleştirdi. "onun burada olmama sebebi ben değilim; biz çağırdık, o gelmedi..." dedi.

    icardi gelen tepkiler üzerine dizinden sakat olduğunu söyledi ve antrenmanlara da katılmamaya başladı. inter ise kulüp doktorların yaptığı testlerde icardi'nin dizinde hiçbir soruna rastlanmadığını basına açıkladı. icardi sakatlık numarası yapıyordu ve bunun bedeli acı olacaktı.

    aklı sıra kulübü hizaya getirdiğini ve yokluğunun ne menem bir şey olduğunu herkese gösterdiğini düşünen icardi sakatlığının geçtiğini ve artık kendini iyi hissettiğini söyledi ama bu defa da yönetimin desteğini arkasına alan spalletti onu oynatmayı reddetti.

    ikili pabucun pahalı olduğunu anlamış ve duruma ayıkmıştı. wanda sürekli katılımcısı olduğu telegolvari bir program olan tiki taka'da konuyla ilgili konuştu ve icardi'nin oynatılması için sabık başkan moratti'den bile yardım istediğini hüngür hüngür ağlayarak (yersen) anlattı.

    durumun vehameti öyle bir hal aldı ki eintracht'la oynanacak avrupa ligi karşılaşması öncesi lautaro da sakatlanınca inter maç kadrosunu altyapıdan iki forvetle (esposito, merola) doldurmak zorunda kaldı ve turnuvadan elendiler.

    spalletti, icardi'yle ilgili gelen soruları "ben sadece inter'i gerçekten seven kişilerle ilgili konuşurum." diyerek cevaplamadı. ufukta şl katılım hakkı için yarıştıkları lazio ile maçları vardı ve artık herkes icardi'nin kadroda olacağını düşünüyordu ama öyle olmadı. bu arada maçı 1-0 kaybettiler.

    spalletti maç sonrası zehir zemberek konuştu: "icardi'yi oynatsaydım diğer oyunculara ayıp ederdim. icardi taraftarların aşık olduğu bu formayı giymek için pazarlık yaparak onlara saygısızlık etti. zaten oynasa da skor değişmezdi. o bir messi veya ronaldo değil."

    icardi'nin yokluğu bu süreçte inter'i gerçekten sarstı. hele lautaro da sakatken... ve çok puan kaybettiler. spalletti o kadar çaresiz kaldı ki bazı maçlarda çaresizlikten stoperliği bile muamma olan ranocchia'yı santrfor olarak oynattı.

    bu vaziyet sezon bitene kadar üç aşağı beş yukarı böyle devam etti. icardi takıma dahil edilmek için bir avukat tuttu ve kulübü neredeyse mahkemeye verecekti. tabii sonradan spalletti onu tekrar oynatmaya başladı. gerçi hiçbir halt oynamadı kalan sürede.

    inter çok zorlansa da son maçta (empoli maçı) ilk 4'te kalarak şl'ye katılım hakkını kazanmayı başardı. bu süreçte olaya pek de dahil olmayan marotta ise icardi'nin defterini dürmeyi kafaya koymuştu. olacaklardan habersiz gerzek çift yaz başında hala lay lay lom takılıyordu: https://twitter.com/.../1146932324568899585

    oysaki yeni yönetimin büyük maharetiyle ffp yaptırımlarından kurtulan ve conte'yi takımın başına getiren inter'de yeni bir dönem başlıyordu. mottosu "not for everyone" olan bir dönem...

    marotta çok şaşırtıcı bir açıklama yaparak bu dönemi resmen başlattı: "icardi ve nainggolan'ı takımda istemiyoruz!"

    oynamadığı süre boyunca piyasa değeri yarıya düşen ve jovic transferinden sonra artık real tarafından da istenmeyen icardi mal gibi ortada kalmıştı. roma, napoli vs. istese de onun artık tek hedefi juve'ye transfer olabilmekti.

    ama şöyle bir sorun vardı ki juve çok harcama yapmıştı ve halihazırda kadrosunda higuain, mandzukiç ve dybala vardı. marotta eski kulübü juve'ye icardi-dybala takasını önerdi ama juve taraftardan çekindiği için bunu reddetti.

    velhasıl; napoli, roma, monaco gibi kulüpler icardi'yi istese de o sadece juve'yi istediği için ve bu transferin de gerçekleşmesi mümkün görünmediğinden icardi'nin kafaya durum dank etti.

    icardi ve wanda, inter'de kalmak istediklerini açıkladılar. (tabii bu açıklamada heyecan verici inter projesinin de etkisi büyüktü. düşün ki forvette 16'lık esposito'yu oynatmak zorunda kalan takımın forvet rotasyonu şu an lukaku, lautaro, alexis sanchez, politano)

    marotta'nın bu açıklamaya cevabı sert oldu: "wanda'nın söyledikleri tiksindirici. icardi'ye bu takımda yer yok!"

    bu sözlerden kısa bir süre sonra icardi, monaco'dan gelen €65m bons.+ €10m maaşlık teklifi reddederek inter'i tekrar çileden çıkardı.

    cuma akşamı ise bomba haber duyuldu. icardi avukat tutup inter'i mahkemeye veriyor. yaşadıklarından dolayı inter'den €1,5m yıpranma tazminatı ve acilen taktiksel antrenmanlara dahil edilmeyi talep ediyor. kulübü ise mobbing'le suçluyor. şahit olarak da tüm takımı yazdırmış salak. mobbing'e örnek olarak takımın whatsapp grubuna dahil edilmemesini bile eklemiş ki bu şerefsiz geçen sezonun ikinci yarısındaki hem sampdoria hem milan galibiyetlerinden sonra soyunma odasındaki kutlamalara bilerek ve isteyerek katılmayan şerefsizin ta kendisi.

    yalnız allah var inter durumu temiz yönetti. icardi'yi taktik antrenmanlara almasalar da diğer tüm antrenmanlara dahil ettiler. lukaku'ya 9 nolu formayı verince icardi'ye talebi üzerine 7 numaralı formayı tahsis ettiler. yani buradan pek bir şey çıkacağını sanmıyorum.

    nihayet dün şöyle bir çözüm bulundu: inter bununla 2021'de biten sözleşmesini 1 yıl daha uzattı ve karşılığında da psg'ye gitmesine müsaade etti. psg 5 milyon avro kiralama ücreti ödeyecek ve sezon sonunda da 65 milyon avroya bonservisini alma hakkına sahip olacak. bu dallama ise orada senelik 8 milyon avro garanti para (+2 milyon avro bonusu da var) kazanacak.

    gider gitmez "psg'ye gelmek kariyerim için büyük bir sıçrama" demiş ama beyinsiz karısıyla uslu dururlar mı tam bir muamma. mükemmel bir golcü olduğu yadsınamaz ama inter'de bu kadar tutulmasının ve geçen seneye kadar dokunulmaz olmasının sebebi biraz da koyunun olmadığı yerdeki abdurrahman çelebi modunda takılmasından kaynaklanıyordu. kulüp finansal durumu düzeltip marotta ve conte gibi iki dominant adama yetkiyi verince kıçına tekmeyi yedi.

    yoksa çekilecek çile olmadığı gün gibi ortada. geçenlerde nainggolan'ın röportajında geçen "soyunma odasında çok sıkıntılar yaşandı" sözü de direkt bu dallamayı hedef alıyordu ki entry'yi maxi lopez'in son instagram postunu bırakarak bitireyim; beğenene ve fotoğraftakilere bakınca bu adamın geçmişinin de geleceğinin de nasıl olduğunu ve olacağını rahatlıkla görebiliyor insan.

    https://gss.gs/fZW.jpg