• 165
    frenkie de jong
    donny van de beek
    matthijs de ligt
    virgil van dijk

    var da türkiye topraklarında biz mi bilmiyoruz?

    her sene efsane örnekler verilir.
    porto bilmem kaç para kazandı transferden, benfica 10 yılda 700 milyon euroluk satış yapmış, ajax 200 milyon euroya üç adam okutmuş... bu örneklerin ardından "bizimde böyle olmamız lazım"...

    nasıl olacaksın?
    altyapılarda eğitmenin yok. çoğu aç kalmış eski futbolcu. eski futbolcu olmayanlar asgari ücretin az üzerinde maaş ile çalışmaya çalışıyor.. a'dan z'ye eğitim yok ülkede. çünkü eğitmene değer yok. bugün öğretmen olmak hayatını kurtarmak demek. türkiye şartlarında güzel maaş 3 aya yakın tatil demek. ben özel sektörde 15. yılı devirirken kredi başvurusu yaptığımda kıçı kırık bir araba için bin dereden su getiren banka bir devlet memuruna anından kredi açabiliyor. yani demem o ki (eğitimciliğe önem verenler dışında) öğretmen olayım yırtayım kafası ile hareket eden milyon tane insan var.

    eğitimci olmak kolay değildir.
    emek ister, sabah akşam kendini geliştirmelisin. biz ne yapıyoruz?

    bugün ozan kabak, atalay, emirhan gibi gençlere güveniyoruz. ozan daha 18'inde gitti.. neden??
    önce bunları araştırman, bunların önlemini alman lazım. 600 pro lisanslı teknik direktörümüz var diye övünen ali dürüst beyfendi lütfen çıksın anlatsın bu 600 tane pro lisanslı teknik direktörün kaçı görev yapıyor aktif olarak, kaçı pro lisanslarını kiralamış.. hiç süperlig de çalışmaları için teşvik ettiniz mi? yoksa şu anki gibi 20 adam arasında 18 takım dönsün diye gizli bir anlaşmanız mı var? lütfen sizi dinliyorum ali bey bu soruma cevap veriniz.

    ülkede pro lisansın bile rantı var amk. kime ne anlatıyoruz??

    sen temeli değiştirmezsen, üstüne istersen dünyanın mimari olarak en güzel yapısını dik yine yıkılır. temel yok lan temel... ülkede futbola dair hiç bir umut ışığı yok. basketbolda öyle... ama orada kulüp bazında başarılar var... yemin ediyorum basketbolda ki coaching futboldakinden çok daha iyi ülkede.

    hala 4-2-3-1'in arkasına saklanan, kendini gram değiştirmeyen insanların teknik direktörlük yaptığı bir ülkede gelse ne olur gelmese ne olur yabancı sınırı??

    türkiye'nin en iyi stoperi denen serdar'ın hali ortada. sadık'ı rezil eden 3. sınıf yabancı oyuncular var. merih demiral'ı keşfedebilmiş bir tane scout yok amk... alanya alıyor da adam uçuyor... düşünün halimizi.. hala hakan çalhanoğlu'ndan, yunus mallı'dan, emre mor'dan medet umuyoruz. sonra yabancı sınırı!!!

    ya bu ülkenin en büyük camiası abi-kardeş bakkalı gibi yönetildi.
    50 bin eurolara ne oyuncular elden kaçtı... çocuklarına soruldu "almayın" dediler alınmadı filan...

    şu ülkede sabah akşam küfür edilen belhanda, feghouli ikilisi kadar oynayabilecek türk oyuncu yok... seviyemiz, zagreb'in 180 dakika bir şekilde diş geçirebildiği benfica'ya elenmek.. çıkıp "bizden daha iyi takım" demek... adamlar o eşleşmeden iki ay önce krizlerden kriz beğeniyordu.. biz ise her şey doğru bir tek forvetimiz yokmuş gibi burada "adam asıyorduk" işte farkımız bu bakış açısında yatıyor... şampiyonlar ligi seviyesinde türk kaleci yok (muhammed şengezer'den umutluyum)amk memleketinde... iki tane stoper var bir italya'da diğeri almanya'da... bek yok bek.... caner ve gökhan'a kaldı millet. emre taşdemir ile olacak iş değil o..

    ülkede sağlam defansif orta saha bir tane o da ispanya'da...

    ülkenin içinde standart üstü adam durmuyor. durmamalı da... ajax örneği verip 70 milyon euro gelir beklersen, 18 yaşındaki stoperine verilecek en yüksek bedeli verip alırlar. hadi 11 değil 20 olsun.. 50 olmaz.. porto ise gider 50'ye satar. sen oyuncu ihraç eden bir ülke olmaya başlarsan bu fiyatlarda ona göre değişecek. ama senin tek tük iyi adam yetiştirdiğin bir ülkede bunun olması asırlar sürer.

    önce eğitimcilere insanüstü para vereceksin.
    bu işe gönül vermiş adamlara 10 yıllık bozulamaz sözleşme yapacaksın ki iki gün sonra u17'de şampiyon olan bir adamı galatasaray, fenerbahçe, beşikta kapmasın. bir ekol oluşturman gerek. belçika örneği verip "hadi bizde 4-3-3 oynayalım ehehe" dersen ağzının ortasına sümsüğü yapıştırırım. taktik, teknik bilen adamlar otursun bu ülkenin ihtiyacı olan sistemi bulsun herkes öyle oynasın... sadece yabancı sınırını kaldırmakla olmaz. madem öyle bir bok yenecek bir sistem belirleyelim ona göre herkes oynasın..

    yer mi??

    çok salak işler bunlar. çok aptal adamların uğraşacağı işler.
    yine yeniden burak, arda, caner üçlüsünün milli takıma dönüşünü izler, fatih terim'e demediğimizi bırakmayız. 30'lu yaşlarının ortalarındaki adamlardan medet umar, şenol hoca her şeyi düzeltti deriz. 3 yıl sonra bir bakarız letonya'ya yine elenmişiz.

    neden?
    çünkü ağır malız...

    edit :

    uefa avrupa liginden bahsetmeyi unutmuşum.
    valencia, napoli, chelsea, villereal, arsenal, s.prag, benfica, e. frankfurt... bu 8'liden slavia prag dahil yenebileceğimiz bir takım yok. hemde yabancı sınırı yokken. geçen sene şampiyonlar liginde gruptan çıkan takım bir sene sonra uefa avrupa liginden çıkamadı.. çünkü bireysel yetenek yoksa yokuz... bireysel yetenek a. madrid vs juventus eşleşmesindeki gibi güç dengeleri eşitse fark yaratır.

    şöyle düşünün aynı mühendisin elinden çıkan iki f1 aracı. teknik olarak hiç bir farkları yok. hızlanma, yavaşlama her şey aynı.. kim kazanır? michael schumacher mi? giancarlo fisichella mı?

    işte bireysel yetenek burada devreye girer.
    karşındaki takım golden state ise sen ucla olursan ancak bireysel yeteneklere güvenirsin. o da sana ancak bir maç kazandırır... şampiyonluk için daha fazlasına ihtiyacın var.