• 19424
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium

    * 1996-97 sezonunda 3-5-2 ile şampiyona olmuş…

    * 1997-98 sezonunda yine 3-5-2 ile başlamış, kötü gidişin ardından o meşhur klassis kampı sonrası 4-4-2’ye geçmiş ama 3-5-2’ye olan inancını korumuş

    * 1998-99 sezonunda 4-4-2’ye geçiş yapıp, arif’in sağlık durumuna göre şekillenen ilk 11’ine gegenpressing ile kazanılan her top ile dikine hücum etmeyi öğütlemiş, arif varsa 4-4-2 yoksa 4-4-1-1 ile hücumda 2-5-3’e evrilmiş. şampiyonlar liginde 4-4-1-1’i korumaya özen göstermiş

    * 99-2000 sezonunda aynı düzeni korumuş yeri gelmiş chelsea deplasmanına capone -popescu tandemi ile çıkmış yeri gelmiş hasan şaş - okan buruk kanatları ile (emre çolak - engin baytar ikilisi gibi) asimetrik oynamış, yer gelmiş meşhur fenerbahçe (johanson’un frikik golü ile 1-0 biten meşhur maç) maçındaki gibi 3-5-2 çıkmış, zemine, rakibe göre pozisyon almış, rakibin kalabalık bir orta sahası varsa ve hücum olarak iyi değilse 3-5-2, avrupadaki rakiplere karşı 4-5-1 ama çoğunlukla 4-4-1-1 kullanmış.

    * fiorentina ve milan döneminde 4-3-1-2, 4-4-2, 3-5-2’yi kullanmaya devam etmiş, çift forvetten vazgeçmemiş, orta sahasını ve defansını rakibe göre şekillendirmiş (günümüzdeki örneği bkz: mauricio pochettino) ve pres yapmış, etki etmeyeceğini düşündüğü maçlarda 4-4-1-1’ine güvenmiş…

    * milli takımda 2008’de tuncay şanlı’yı bir orta saha oyuncusu gibi kullanıp 4-3-3’e geçmiş tüm eleme maçlarını ise neredeyse 4-4-2 oynamış, kazanmaya ihtiyacı olan maçta semih ve nihat ile çıkmış ve bence semih milli takım performansı sonrası galatasaray’a 3. kez gelene kadar çift forvetten vazgeçmiş.

    * üçüncü gelişinde önce sabri’nin orta saha oynadığı (sonra lahm’ı benzer pozisyonda oynattı pep) bir düzenden elmander ve necati ateş'li 4-4-2’ye geçiş ve sonrasında yapılan hatalı transferler ile 4-3-3 ve 4-3-1-2 arasında gidip gelme ile geçen bir sezon… bruma’nın transferi ile tam olarak 4-3-3’e evrilme..

    ilave not : fatih terim çok büyük bir eğitimciydi. eğitimci teknik direktör yarışmacı teknik direktör olarak yapılan ayrımda hoca eğitimci yönü ağır basan taraftaydı. akdeniz oyunları şampiyonu takımı alıp, eğitip dünya futboluna sistem kazandırması da temelinde eğitimci özelliğinin fazla oluşuyla alakalıydı.

    onca başarıdan sonra hoca eğitimci yönünü geri plana atıp, yarışmacı yönünü öne çıkardı.
    arada, genç oyunculara karşı eğitimciliği devam etti ama genele yaymadı. hazır oyuncu beklentisi çok fazla arttı. bazı alışkanlıkları kazanmış 27-28 yaşındaki oyunculara yeni şeyler öğretmek kolay değil. o da uğraşmadı zaten... bence hocanın yarışmacı kimliğini geri plana atıp eğitimci kimliğini yeniden ilk sıraya koyması gerek.. ama o başka bir yazının konusu.

    veee günümüz…

    şimdi böyle bir kariyeri olan bir spor adamının onyekuru’ya olan saplantısını, asimetrik 4-1-4-1’in feghouli’nin remzi’*nin rolünü üstelendiği bir düzendeki ısrarını (asimetrik düzene lafım yok ancak onyekuru'nun varlığı onu işlevsiz kılıyor) anlamıyorum, anlamayacağımı. hayır bahsi geçen spor adamı capone - popescu tandemi ile stamford bridge’e çıkmış adam. tam anlamıyla bir taktik deha… neden? neden 4-3-3? diye sormadan alamıyorum kendimi.

    hocanın 2-5-3’e karşı kara sevdalı olduğunu anlatmaya gerek duymuyorum ama her başarılı 2-5-3 denemesinin arkasında hücum 3’lüsünün hiç bir zaman kanat forvetlerinden oluşmaması yatıyordu. ama hocam ısrarla o 3’lüyü kanat forveti yapamayı istedi durdu kariyeri boyunca. her seferinde hüsranla bitti o hikaye ve yine, yeniden kanat forvetli bir 2-5-3… ve yine işlemeyen sistem.. tarih gerçekten tekerrürden ibaret sanırım.

    bu şekilde işlemeyeceği çok açık. çünkü artık orta sahalar dunga gibi.. tugay gibi değil. eskiden bunlar çok özel oyuncuydu. şimdi merkez orta saha olup çift yönlü olamayanların yaşama şansı yok. eko sistem içinde anında evrimleşecek yada başkaları yaşasın diye kendilerini feda edecekler. galatasaray merkez orta sahası ndiaye ve belhanda ile aslında çift yönlü kısmına biraz uygun ama 3’lü orta saha için uygun değil.. bu yüzden 4-3-3 ısrarını anlayamıyorum ya zaten. çok bariz görünüyor sahada bu..

    http://gss.gs/skU.png

    half-space'lere adam girmediği için rakip defanslar kapandığında açamıyorsun. bunun en büyük sebebi de kanat oyuncularının merkeze girme konusunda hünersizliği. feghouli'nin teknik kapasitesi üst düzey olduğu için orada belhanda ile birlikte ikiye birler ile tehlike yaratabiliyorlar. hele birde rakibin bek savunması zayıf ise mariano'da katılınca o ikiliye bambaşka bir şey oluyor ama her rakibe karşı bu hareketler yemiyor.. çünkü, orada bira kaos var. hocanın kaosu kontrol altında tutmak istediği bir gerçek. henry onyekuru half-space alanına girmediği için hücumda şöyle bir sıkışmaya neden oluyor.

    http://gss.gs/BEB.png

    herkes statik olduğu içinde rakip sadece alanı savunması yeterli oluyor... üstüne üstük rakibi enine boyunu uzatamadığınız için sıkışık kalıyor. birde şut tehdidi olmayınca, çevir gazı yanmasın futbolu karşılıyor bizi. kontra atak yemeye çok müsait olduğumuzu da kaos kontrolü sırasında alana tam yerleşemediğimizi de belirtemeden geçmeyeyim.

    http://gss.gs/Ufp.png

    half-space'i kullanırsa kanat oyuncusu, bu sefer bek için alan açılıyor ve arka tarafta defansif orta saha ile birlikte 3 kişi ile savunma yapabildiği gibi rakibini enine boyunu uzatarak gol atmak için yeterli alana sahip olunabiliyor. henry bunu yapmadığı için biz half-space'leri kullanamadığımız gibi bekin bindirmesi sonrası o bölgede yapılacak tek bir hata, tek bir yanlış pas alana yerleşemediğimiz için gol tehlikesi ile karşı karşıya bırakıyor bizi... hem set hücumu, pas istasyonu gibi kavramalara uzak olduğumuz için, hemde pres yapabilecek bir takıma da sahip olmadığımız düşünüldüğünde 2-5-3 hülyası ile kendimizi ne kadar paralarsak paralayalım asla gerçekleştiremeyeceğiz. hele bu takımla mümkün değil.

    http://gss.gs/NHs.png (4-3-3 /4-4-1-1 alan ve adam paylaşımı)

    bu sezon kaybedilen tüm karşılaşmalarda neredeyse 4-4-1-1 ve türevlerine kaybetmiş bir takımın 4-3-3 ısrarı çok mantıklı gelmemekle birlikte iki yeni stoperin varlığı ile 2-5-3 oynamaya çalışan bir takımında, stoperlerin pas yetenekleri göz önüne alındığında merkez orta sahalarından şikayet etmesi çok şaşırtıcı. 2-5-3 oynarken yeterli olan merkez orta sahalar 4-4-2 veya 4-4-1-1 oynarken mi yetersiz kalıyor? böyle bir şey mümkün mü?

    hocamın aklının karışık olduğunu düşünmekle beraber yanlış yönlendirildiğini de düşünüyorum. deplasmandaki porto maçınında bu duruma etkisi olabilir. nihayetinde galatasaray'ın tek kurtuluşu oyunu kanatlardan kurarak half-space'leri etki kullanarak kapanan takımları açmak. zaten futbolu çirkinleştirmeden oynayan takımlara karşı alex ferguson'un kontra atak oyununu oynamak doğru bir bakış açısı olabilir. böyle olduğunda yani kontra atak oyununda (topun rakibe verildiği) onyerkuru'nun mantığını anlayabilirim ama zaten ayağını taç çizgisine basarak tüm alanın verimli kullanılmasına engel olan birinin kapalı savunmalara karşı ne gibi bir fark yaratacağını da merak ediyorum.

    http://gss.gs/0mK.png

    ısrarla dile getiriyorum ama oynanması gereken, gelecek sezonda oynanması gereken oyun grafikteki gibidir.
    4-4-1-1 üzerine emre'nin bir kaka, bir necati adasıyla hareket ettiği (oos değil ikinci forvet gibi yer aldığı), iki kanatta da oyun kurabilen oyuncuların olduğu merkezde iki baskılı (donk yerine iki ndiaye'de olabilir) orta saha oyuncusunun olduğu ve bunların görevinin tamamen ball-winnning olması gerektiği ve oyunun kanatlardan kurulmasının şart olduğu düzene dönmek şart oğlu şart. eğer 2-5-3 oynayacaksak önce uçurtmalardan kurtulmak, sonra sistemi iyice yedirmek, ondan sonrada 4-4-1-1'in üzerine 2-5-3'e evrimleşmek gerekiyor. ama pres yapmakta zorlanan adamlardan kurulu bir takıma, pres yapmadığı takdirde çok pozisyon vereceği bir diziliş ile sahaya sürüp "sayıların bir önemi yok önemli olan felsefe" derseniz olmaz.

    hocamın kafası bu yüzden karışık ... sevdasına dönmenin yollarını arıyor ancak, günümüz futbolu 2-5-3'ü kaldıracak gibi değil ki bunu 1 milyar euroluk takımlar zor oynuyor... bu gerçeği göz ardı etmeden hareket etmek gerekiyor gibi.. umarım bu hülyadan çabuk uyanır ve 4-4-1-1'e döneriz. emre akbaba'yı kanatlara atıp, ondan yüzde 60 verim alarak mutlu olacaksak o başka. ben ondan yüzde 100 verim almak isterim.. zone 14'de bu yüzden emre akbaba olmalı. her koşulda...