• 20464
    her maç birini seçip onun üzerine puan kayıplarını, mağlubiyetleri yıkmaktan vazgeçip artık gerçekçi konuşmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. bunları farklı farklı entrylerde belirttiğimde "karamsarlık" ile suçlandığım da oldu. ancak mevcut durum göz önüne alındığında iyimser bile sayılırım.

    uefa, ffp, dursun özbek yönetimi filan uzun uzun yazıp bu konuda kafa bulundırmak istemiyorum.
    paramız yok, transfer yapamıyoruz, illa + vermesi lazım kar/zarar tablosunun, ona göre bir anlaşma yapmışsın o da tehlikede, falan filan... geçelim.

    şimdi asıl mevzu bunların hiç biri değil.
    asıl mevzu sahadaki oyun. ne oynuyoruz biz??

    şu sorulara odaklanır ve cevaplarını verirsek sonuca daha kolay ulaşırız.
    önde baskı, pres yapabiliyor muyuz? hayır.
    pas oyunu oynayabiliyor muyuz? hayır.
    rakip ceza sahası çevresinde kollektif bir atağımız var mı? hayır.
    ikinci bölgeye çekildiğimizde orada baskı var mı? hayır.
    durağan mıyız? evet..

    şimdi bunlar ortada kabak gibi dururken, isimler üzerinden tartışmak yersiz. o yüzden isim vermeden yazmaya çalışıyorum yazıyı. bir oyun planımız var mı? ona da hayır demek zorundayım. peki biz ne yapıyoruz sahada? net cevap hiç bir şey.

    uli hoeness, 2000'li yılların başındaki sistem takımlarına karşı çıkıp "şampiyon olmak için iyi bir kadro yeterlidir" demişti. sonra dortmund, klopp ile sistem takımı olarak süpürünce kendilerini (almanya kupasında 5 yemişlikleri var dortmund'dan) bu iş sadece kadro ile olmuyor diye özür beyanatı geldi kendisinden. sonrada sistem hocasını getirdi takımın başına. jupp abimiz şampiyonalar ligi şampiyonu yaptı bayern'i de o günden beri onun yerini doldurmaya çalışıyor haspam... sözlük o günlerde kalmış maalesef.

    takımdaki oyuncular iyide olsa sisteminiz yoksa kazanma şansını en aza iner. oyun planınız yoksa bireysel yeteneklere bağımlı hale gelirsiniz. galatasaray taraftarı ünal aysal dönemi ile birlikte buna alıştı. bir ffp anlaşması var ve bu anlaşma şu anda gözden geçiriliyor. belki gelecek sezon şampiyon bile olsa takım ceza alacak ve gidemeyecekler şampiyonlar ligine. böyle bir olasılık mevcut mu? mevcut... o zaman tüketim taraftarlığını bırakıp olaylara gerçekçi yaklaşmak gerekiyor.

    şunu araya sıkıştırayım ; bu takım yaz ayında 3 oyuncu satıp 40 milyon kazanmayacak. kazansa bile yarısını harcayamayacak. anlaşma belli.. şartlar belli. belki dahada ağırlaşacak...

    şu anda eldeki oyuncu yapısı ortadayken fatih hoca ısrarla elinde drogba veya uefa kupası zamanın kadroda olan uzun boylu santrafor varmış gibi oynamaya devam etmesini anlayan varsa lütfen bana da anlatsın. 6 ekim 2018'de oynanan antalya maçının tamamı ve 19 ekim 2018'de oynanan bursaspor maçında eren girene kadar ilk 30 dakikası kanatlardan orta yaparak sonuca gitmenin peşinde bir takım vardı sahada... ama o ortalara kafa vuracak adam yoktu ceza sahası içinde. fatih terim, oyun planımızın giriş, gelişme, sonuç bölümleri var diyor. peki, bunu maçı izlerken görebiliyor musunuz? orta sahanızdaki iki adam dripling ile rakip sahaya geçmenin derdinde diğeri stoperlerin arasında kalıyor sürekli. normalde 4-3-3 oynayan takımların kanatları, o takımın en çok dripling yapan oyuncularıdır. bizde orta sahalar bu alanın lideri, olaya bak sen!!

    sahanın belirli bölgelerinde oyuncular küçük üçgenler kurarak pas istasyonu oluşturup o üçgendeki oyuncularla birbirine alıp verirler.. bu baskıdan kurtulmak için yapılan bir kaide'dir. bizde var mı? yok. topu alan orta saha oyuncusu dripling yapar. top kaptırır, bekler zaten allah'a emanet (linnes ve nagatomo yoksa. bazen onlarda olsa kar etmiyor) sonra kontra atak... ben topu kaptırdıktan sonrasına bakmıyorum. öncesi önemli. çünkü sorun öncesinde... topu kaptırmadan önce var mı bir hazırlık? forvet orta sahaya yaklaşıp verkaça mı girmiş? kanat oyuncuları ayaklarını çizgiye basmadan half-space'leri mi kullanmış? bekler rakibin defans boyunu enlemesine mi uzatmış? ne yapmış??? pozisyon alabilmişler mi? nerdeeeee!! bunların hepsi hak getire!!

    bırakın isimleri, buna odaklanın siz! bunu çözmezsek hiç bir transferin anlamı yok. yahu biz hala topu forvete şişirip, onun indirmesi üzerine bir hücum organizasyon içindeyiz. millet satürn'e vardı, paralel evrene geçecek bizde hala forvet transferi tartışan var. kanat oyuncunuz var mı? rodrigues çalım atacak robben gibi içeri girip şut çekecek. sıfıra inmek? yok.. savunulması kolay bir oyuncu oluyor türkiye liginde. çünkü ne yapacağı o kadar bariz ki!! hocanın onu sağ tarafa alıp sıfıra inmesini istemesi lazım. ters kanatta ters ayakla iki oyuncu barındırıp kanattan şut yüzden 13'te kalıyorsa deneme artık bunu. maç içinde değiştir bari... ama o da yok. yarım (0.5) kanat ile oynuyorsun... bunlar gerçekler. birde şu var "galatasaray'ın oyuncusu değil" eyyy romalılar, paranız yok paranız. galatasaray seviyesi diye düşündüğünüz tüm adamlar ateş pahası. bu yüzden onuda geçelim.

    muslera iki stoperede açılın diyor iki maçtır. iki stoperde açılmıyor. çünkü stoper biliyor ki o topu önünde sonunda şişirmek zorunda kalacak. fernando stoper gibi oynadığı için alayım topu, döneyim, pas vereyim yok. savunma ile orta saha arasındaki bağlantı bu yüzden kopuk. sonra ndiaye gelsin, belhanda gelsin top alsın 40 metre sürsün... top yapsın... yersen.

    pres?
    hocanın alametifarikası... görebilen var mı sahada?

    isimlere takıldığı için taraftar, oyun hakkında bir eleştiri göremezsiniz. bu maç özelinde de öyle analiz kasılacak bir şey yok. genel olarak ligdeki 9, şampiyonlar ligindeki 2, toplamda 11 maç üzerinden konuşuyorum. bizim bir oyun planımız yok ey romalılar!!! arafta kalmışız. ne pas oyunu oynuyoruz, ne target men'lik bir oyun oynamak için gerekli teçhizata sahibiz. ki target men içinde pozisyon bilgisi filan uçan bir adam lazım. para bunlar hep.

    acil olarak 3'lü orta sahadan vazgeçemliyiz. bu takımın yiyeceği bok değil o. geçen sezon ite kaka bitti ama bu sezon bitmez. sistemi değiştirmek gerek. mevcut finansal yapıda 10 oyuncu değiştirelemeyeceğine göre alternatif sisteme geçiş yapmak elzem... ama öyle bir şey olmayacağına da o kadar eminim ki..