• 1024
    bugün 9 ekim. bundan tam 43 yıl önce deniz gezmiş ve yusuf aslan, idama mahkum oldular.
    bunun metin oktay'la, galatasaray'la ne ilgisi var diyeceksiniz.
    metin oktay'ın az bilinen veya özellikle gizlenmeye gayret edilen özelliklerinden birisi sosyalist olmasıdır.
    bugünlerde hani, "siyasi kimliğini bir kenara bırakıp değerlendirelim" safsatası var ya; metin'ler için böyle bir şeye gerek yoktu.
    metin oktay, sahada nasılsa, saha dışında nasılsa politik görüşlerinde de öyleydi.
    metin oktay sahada efendi, saha dışında çakal değildi.
    metin oktay futbolu ve futbolculuğunu birilerinin propagandasına alet etmedi hiçbir zaman.
    görüşlerini açıklamaktan çekinmedi.
    türkiye işçi partisi'ne oy verdiğini açıklayabilen bir adamdı.
    dönüyorum başa.
    metin oktay, deniz'ler idam edilmesin diye başlatılan imza kampanyasına göğsünü gere gere katılan bir adamdı; öyle \"iyi oldu\" diyebilen, ingiltere'deki polis vahşetini örnek gösterip \"bak onlar neler yapıyor ehehemehehe\" diyebilen, galatasaray'ı kullanarak yamandığı iktidar kendisi açıkta bırakınca aniden galatasaraylılığını hatırlayan biri değildi, olamazdı da zaten.
    çünkü metin oktay şerefli bir adamdı.
    metin oktay bugün yaşasaydı, şikeye karşı susması, tepkisiz kalması beklenemezdi.

    metin oktay, iktidar yalakalığı yapacak, güce tapacak, hele hele güç veya para için galatasaray'ı bırakacak biri değildi.
    zaten "bizi sevenleri üzmeyelim baba" tümcesi, o kadar çok şeyi anlatıyor ki!

    bugün 9 ekim.
    bir düşünün bakalım bugün "efsane" dediklerinizden kaç tanesi deniz gezmiş ve arkadaşları için "idam edilmesinler" diye imza atabilir, bunun kampanyasını yapabilirdi?
    bugün "adam" dedikleriniz, bugün "büyük" dediklerinizin kaç tanesinin çapı buna yeterdi?

    metin oktay asla bozulmadı. asla yozlaşmadı. asla davasını satmadı. asla galatasaray'ı kullanmadı. asla galatasaray'ı satmadı. asla eksik mücadele etmedi -ne sahada ne dışarda-, asla teslim olmadı. asla baştan çıkarılamadı.

    metin oktay, milletvekili olamadı.
    metin oktay, kazanabileceğinin en fazlasını kazanamadı.
    metin oktay, ispanya'da -veya o dönem için italya'da- efsane olmak yerine, burada efsane olmayı tercih etti.
    metin oktay, para için galatasaray'ı terkedip galatasaray düşmanlarıyla birlik olmadı.
    metin oktay, "spora siyaset karıştırmayalım" safsatasıyla yüzünü yaşananlardan çevirmedi.
    metin oktay, dünya görüşünü açıklamaktan çekinmedi.
    metin oktay, kendi rahatı için birilerine yanaşmadı.

    metin oktay'ın neden apayrı bir yerde olduğunu, neden gelmiş-geçmiş herkesten farklı olduğunu, neden onunla böyle gurur duyduğumuzu, neden bugünün çakal-çukal takımıyla bir tutulmaması gerektiğini, neden bugün iktidar yalakalığı yapan ultraslan'ın metin oktay pankartı açmasının abes kaçtığı anlaşılsın.

    adamlık, efsanelik, büyüklük vb. kavramlar, matematik gibidir; evrenseldir. saha dışında başka, saha içinde başka olana adam denmez. başka şeyler denir ama adam denmez. dediği başka yaptığı başka olana büyük denmez. galatasaray'a zarar verene efsane denmez.
    ya da bunları kullanacak olanlar, metin oktay için başka kavramlar bulsunlar.

    ya da kavram bulmaya gerek yok; metin oktay başlı başına bir kavramdır zaten.
    bana yetiyor metin oktay. eminim ki benim gibi düşünenler hiç de az değil.
    o'nun gibisi değil galatasaray'a - türk futboluna; dünya sporuna bile kolay kolay gelmez.

    başta idamlarını istemediğin, engellemeye çalıştığın deniz gezmiş, yusuf aslan, hüseyin inan'lara olmak üzere tüm güzel insanlara selam söyle güzel adam.
    aramızda olmadığın için üzülüyorum elbet ama bu dünyayı görmediğin için de seviniyorum.
    seninle aynı tümcede geçen kartondan adamları bir görsen -ki içlerinde senin bizzat galatasaray'a kattıkların da var-, eminim çok çok üzülürdün.

    düzenleme: andrei taganov'un bir hatırlatması var eklemek istiyorum; kendisinin aynı zamanda 12 eylül döneminde ünlü "aydınlar dilekçesi"nde de imzası bulunmaktadır.