• 37
    sanırım benim için de 2006 şampiyonluğudur. lisedeydim o zamanlar, üçüncü yıldızı taktığımız 2002 yılından beri 4 yıldır şampiyon olamıyorduk, ve o takımda eric gerets* ile saša ilić'i çok severdim. son maça, hatta son düdüğe kadar, savaşarak elle kolla değil bilekle, parayla pulla değil yürekle şampiyon olmuştuk. mondi, hasan şaş ve dahasının göz yaşları da hala dün gibi aklımda... https://youtu.be/uF-LR21i8Ro
    https://gss.gs/EJ6.jpg
    https://gss.gs/d8P.jpg

    ama...

    2012 yılındaki şampiyonlukta galatasaray için ilk defa deplasmana gittim*, ki o şampiyonluk zaten olağanüstü bir şeydi, karanlıkta kupa kaldırdığımız ilk ve tek şampiyonluk olarak da bilinir. iki kere şampiyon! https://gss.gs/Q2L.jpg

    2013 yılındaki şampiyonluğumuzun da benim için şöyle bir anısı var. o zamanlar austin'de dil kursundaydım ve dönem nisan sonunda bitti. ben de 7 mayıs 2013 için houston - istanbul biletimi aldım. sonradan pişman oldum tabi, çünkü galatasaray ben türkiye'ye varmadan önce şampiyonluğunu ilan etmiş olacaktı, ben de şampiyonluk kutlamalarını gurbette televizyondan izlemek zorunda kalacaktım, sokağa çıkıp tur atmaya kalksam sincaplar "napıyor lan bu manyak" diyeceklerdi. türk hava yollarını aradım ve biletimi ek ücret olmadan 3 gün erkene alabileceklerini söylediler. dolayısıyla 4 mayıs'ta istanbul'a indim, sonra da direkt olarak otobüsle memlekete* geçtim. 5 mayıs 2013 galatasaray sivasspor maçı'nı babamla birlikte her zamanki yerimizde izledik ve sonrasında büyük bir kalabalıkla birlikte kordonda doya doya kutladım şampiyonluğumuzu. 2013'te de çok sevindim yani. kutlamalar sırasında şöyle bir video çekmişim: https://streamable.com/q6zi8v

    e 2015'te sneijder volkan'ı bir sağdan bir soldan avladı, 4. yıldızı taktık ona da çok sevindim. * https://gss.gs/oar.jpg

    2018'de fatih hoca geri döndü, sezonun ilk devresinde fark yediğimiz rakiplerimizi eze eze yenerek şampiyon olduk, o da harika bir duyguydu. https://gss.gs/09e.jpg

    geçen sezon kötü başladık, zirvenin 8 puan gerisine düştük. hoca 8 de kapanır 18 de deyip hem bizi hem takımı şampiyonluğa inandırdı, 19.05.2019 tarihinde başakşehir'i yenik duruma düşmemize rağmen çok iyi oyunla 2-1 yenerek şampiyon olduk, yine çok ama çok sevindim. https://gss.gs/NqJ.jpg

    dolayısıyla benim için bu konuda seçim yapmak pek kolay değil açıkçası.

    ama sadece lig değil de tüm şampiyonluklardan bahsediyorsak cevap çok basit: galatasaray'ın uefa kupası şampiyonluğu

    https://youtu.be/_pcWD8XLhPI
  • 38
    hepsinde ayı gibi, deli dana gibi sevindim. görece daha rahat kazanılan şampiyonluklarda yaşanan sevinç daha az gibi geliyor ama ben böyle durumlarda hep fenerlileri ve beştaşlıları düşünüyorum. o kadar iyi biliyorum ki şampiyon olamamalarından ziyade galatasaray'ın şampiyonluğunun onları delirttiğini, çıldırttığını; sürekli onları düşünüp zevkin doruklarına çıkıyorum.

    bu çapsızlara değil şampiyonluk, kupa kazanmak; galibiyet bile yakışmıyor.

    inşallah hep biz şampiyon oluruz. oh.
  • 40
    valla hatırladığım şampiyonluklarımızın her biri ayrı ayrı efsane olduğu ve müthiş öyküler barındırdığı için hepsinde çok sevindim. zaten kupa müptelası bir galatasaraylı, hiçbir şampiyonluğa diğerinden az ya da çok sevinmez. o yüzden yazarlar başlığın usulündendir deyip hep belirli sezonları söyleseler de her sezonun bizde yarattığı sevinç ve coşku aynıdır. hepsinde de sokaklara dökülmüş, hepsinde de çılgınlar gibi eğlenmiş ve şampiyon olduğumuz her sezonu da gah istiklal ve nevizade'de, gah da sami yen'deki son maç sonrası tribünde fener'e küfrederek bitirmişizdir. *

    uzun lafın kısası, hatırladığım her şampiyonluktur efendim.
  • 42
    kadıköy şampiyonluğu.

    gündüzünde formayı giymisim sağa/sola gidiyorum deli gibi, vakit geçirmeye çalışıyorum ve maç başlasın ne olacaksa olsun artık diyorum. bir de bakıyorum, kız kardeşimin eşi arabasını yıkıyor apartman önünde. diyorum ki ; yahu akşama yer yerinden oynayacak senin derdine bak. futbolla alakası olmayan biri ' olum işsiz misin, bırak şu top islerini' diyor. ama nasıl bırakayım heyecandan ölüyorum, bir koşmaya başlasam var ya saatlerce koşacak kıvamdayim.

    vakit yaklaşıyor ve maçı izlememeye karar veriyorum. derken maç basliyor, kapı zili çalıyor ve komşum müsaitseniz acele tuzlaya gitmemiz lazım bizi bırakır misin diyor. canıma minnet. eşimde hazırlanıyor ve yola cikiyoruz. biz gebzedeyiz. goturuyoruz ve bırakıyoruz. tuzlaya gitmisken diyoruz kartal'a kayinpetere geçelim. sallana sallana yola devam ediyoruz, elimizden geldiğince yolu uzatıyoruz, havadan sudan konusuyoruz falan derken zaman baya geçmiş oluyor ve kapının önüne bırakıyoruz arabayı. artık dayanacak takatim yok, koşa koşa apartmana giriyor daireye çıkıyorum zile basıyorum aslında amacım sadece sonuç öğrenmek. futbol izlemeyen bu aile o gün pc'den korsan yayin bulup maçı da tv'ye yansitmislar. maç 0-0 fenerbahçe 10 kişi diyorlar. bende demek ki az sonra bizde 10 kişi kalacağız diyorum ve bir kaç dakika sonra ujfaluji kırmızıyı görüyor. heyecanla geçen dakikalar ve gelen şampiyonluk. kartal meydana ailemle cikis, şampiyonluk kutlayis,bağırış çağrış of ama ne muazzam geceydi.
  • 43
    hepsi güzeldir yeri ayrıdır. özellikle maç esnasında o an tribündeysem(ki olmadığımız sanırım 2012 kadıköy vardı deplasman yasağından dolayı bir de 99 da fb inönü de bjk ı yenince şampiyon olmuştuk durup dururken bir anda evde otururken -şımaraklığa gel :))

    o bitiş düdüğünün çaldığı an ve "evet şampiyonuz demek" o duyguyu sonuna kadar hissetmek, en güzel ve anlamlı "oley oley oley şampiyon cimbombom" u bağırmak, temiz havayı içine çekmek kadar güzel ve özeldir.

    ayırmam ama yeri ayrı olan illaki vardır tabi .
  • 44
    05/06 sezonudur bence.

    fenerbahçe'nin kadrosu bizimkinin çok önündeydi. sezon içerisinde fenerbahçe lehine çok hatalar yapılmıştı. bütün sezon fenerbahçe'yi takip etmiştik. son haftalara doğru kadıköy'e önde gittik ve şampiyonluk için çok önemli bir maça çıktık. fakat ağır hırpalanıp hem avantajımızı kaybedip hem de ümitlerimizi yitiriyor gibi olmuştuk. son hafta iki takım da 80 küsür puana ulaşacaktı. fenerbahçe'nin denizli'de son dakikalarda geriye düşmesi, maça 16 dakika eklenmesi, o 16 dakikada fenerbahçe'nin beraberlik golünü atması ve appiah ve tuncay'ın direkten dönen topları.

    ben o maça yanımda fanatik fenerli arkadaşımla baktım ve hüngür hüngür ağladığını gördüm.

    ağır travma geçirdiler o sezon. ki alsalar tarihlerinde ilk defa 3 sene üst üste şampiyon olmuş olacaklardı. ki ertesi sezon da şampiyon oldukları için 4 de olacaktı. çok önemlidir bu yüzden 05/06 sezonu.

    diğer şampiyonlukların elbette özel tarafları vardır fakat 05/06 sezonundaki sevinci birdaha nerede yaşarım bilmiyorum. mustafa keçeli'nin golündeki o an. sonra 16 dakika denizli'nin gol yememesi için kendini sıkma. bu konuda en beğendiğim video eric gerets'in heyecandan her parmağıyla önündeki demir parçasının içini kazıması.
  • 45
    hatırlamasam da geçmiş yayınlardan gördüğümüz kadarıyla, büyüklerden duyduğumuz kadarıyla en anlamlısı eskişehir galibiyeti ile gelen şampiyonluktu sanırım. 14 yıllık çilenin bittiği o kutlu gün. unutulmaz maçlar serisinde derwall'in o sevincini görmek bile sanki o günleri yaşamışım gibi hissettiriyor. eğer ki tanıklık etseydim hiç düşünmeden tercihim bu sezon olurdu.

    son 30 senede ise galatasaray açısından dönüm noktası olan şampiyonluk, kadıköy deplasmanında gelmiştir. evet 2005/06 sezonu da mucizevi ve şaşkınlığın delice bir sevince dönüştüğü o gece ile unutulmayacaktır. ancak sonraki sezonlarda fenerbahçe üstünlüğü devam etmiştir. 2011/12 sezonunda ise şampiyonluğu kadıköy'de bıraksaydık çökerdik. sonuna kadar hak edilmiş bir şampiyonluğu play-off sistemi üzerinden ötelemek durumunda kalmıştık. iç sahada galibiyetle kapatılamayan fenerbahçe ve trabzon maçları ile resmen şampiyonluğu altın tepside fenerbahçe'ye sunuyorduk. son maçta bir de şampiyonluğu bıraksaydık etkileri kolay kolay geçmezdi. şampiyonlar ligi geliri, şampiyonluğun getirdiği hava, yapılan transferler ile kendimizi toparlamıştık. o nedenle kulüp tarihi açısından etkisini de düşününce hatırladıklarımın arasında en sevindirici şampiyonluk 2011/12 sezonu.
  • 47
    harry cool’un “türkiye’de futbol galatasaray’a karşı oynanan bir oyundur” sözünden yola çıkarak haksızlığa uğrayıp da şampiyonluk yaşadığımız çok seneler gördük, geçirdik. gerek 2006 gerekse kadıköy şampiyonlukları bu yüzden çok aklımızda yer etti.

    ama benim için 2018-2019 sezonunun yeri ayrı. yaş ilerlemiş ve seneler sonra tekrar kombinemi almış batı 402’ye konuşlanmışım. o dönem özel hayatımda da doluyum, işten ayrılmışım, avareyim. geriye kalan yine galatasaray olmuş. maç günleri dışında hibernate ediyorum kendimi.

    öte yandan sezona forvetsiz girmişiz, topu tankı tweeti kimin neyi varsa hocama saldırıyor. ilk yarı takımın da tadı yok, forvet yok, oyun yok.. puan kayıpları, hakem faciaları, yönetim basiretsizlikleri..

    derken devre arası oluyor, takviyeler yapılıyor, bir meczup forvete 10 milyona transfer ediliyor, bir antalya maçı 417. blok isyan ediyor, sekiz de onsekiz de kapanıyor... futbol tarihimizin gördüğü en kolpa teknik direktör, polis koruması istediği sami yen’den mosmor bir suratla ayrılıyor...

    göğsüm kabarıyor, yaz dostum! eşşek kadar adam oldum yine gözlerim doluyor.

    çok taze diye mi, o sezon çok üzerimize gelindi diye mi bilemiyorum ama bu şampiyonluğun yeri benim için apayrı oluyor.