• 36
    dunyada sporun en cetrefilli ve bas belasi konularindadir. kullananlar arasinda tahmini yakalanma orani %2'dir. yakalanan da turlu cesitli bahane one surerek doping yapmadigini iddia eder, hatta sucu kullandigi penis buyutucu haplara atan dahi olmustur (2008 pekin olimpiyatlari 400 metre sampiyonu lashawn merritt). yapilan kisitli arastirmalar gostermistir ki doping yapanlarda sucluluk duygusu olusmamakta, sporcular bunu normal karsilamaktadir.

    ilk resmi doping kontrolu 1968 olimpiyatlari'nda yapilsa da, bunun daha sistematik ve duzenli hale gelmesi 2000'leri bulmustur. nitekim wada da 80'ler ve 90'larda ozellikle de atletizm ve bisiklette yasanan skandallar sonrasi 1999 yilinda kurulmustur.

    sporcular surekli yeni teknikler ve ilaclar denedikleri icin mucadelesi zor ve masraflidir. ayrica bazi ulkeler sporcularinin doping yapmasina goz yummakta veya devlet kontrolunde doping programi yurutmektedir. bu isin piri zamanin dogu bloku ulkeleri ve ozellikle de dogu almanya'dir. daha yakin zamanlarda da ihale rusya'ya kalmistir (2017 yapimi ve oscar sahibi icarus belgeselinde rusya federasyonu'nun sistematik dopingi carpici bir sekilde ortaya konur).

    her ne kadar cezalar agir olsa da, yakalanma riskinin yuksek olmamasi ve sporcularin/ulkelerin madalyadan bekledigi menfaatler nedeniyle cok da caydirici olamamaktadir. tum bu kisir dongu icerisinde bir de "efendim birakalim herkese serbest olsun"cular vardir ki bunlarin argumanlari da ciddiye alinacak kuvvette degildir.