• 210
    haziran dönemindeki dolar kuru ile ilgili kısa analizlerim:
    (bkz: #2424203)
    (bkz: #2424963)
    (bkz: #2425382)

    dolar kuru son 1 ayda ortalama 3 günde bir sıçrama yaşamış durumda. yani yaklaşık son 30 günde 10 kez %1'in üzerinde yükseliş yaşamış durumda ve önümüzdeki günlerde de bu eğilimini devam ettirecek gibi gözüküyor. peki bunun sebepleri nelerdir? aslında hepimiz etrafımızda duyuyoruz: papaz bronson meselesi, tl'nin sadece usd değil tüm para birimleri karşısındaki zayıflığı, türk politikacıların ılımlılıktan çok uzak tavırlar sergilemesi vs.

    yanlış hatırlamıyorsam ağustos'un 6'sında dolar yine, bugün olduğu gibi, pik yapıp %4,5'lar seviyesinde değer kazanmıştı. ardından gelen 'her şeye rağmen abd türkiye'nin dostudur' açıklaması ve türkiye'den bir heyetin abd'ye gideceği haberi doları yatıştırmıştı. kısa da olsa parantez açarak ilk sebebi ele alma gereksinimi duyuyorum: hiçbir ülke hiçbir ülkenin dostu değildir. ülkeler arası ilişkilerde sadece pragmatizm söz konusudur. bugün x ülkesi, y ülkesinin işine geliyorken yarın işine gelmeyebilir. dinmiş, inançlarmış, etnik kökenmiş, komşulukmuş, dostlukmuş... bunlar ülkeler arası ilişkiler söz konusu olduğunda martavaldan öteye gitmemektedir.

    şimdi konumuza geri dönelim. abd'nin ilk kez yaptırım uyguladığı ülke biz değiliz. iran'a, kuzey kore'ye, suriye'ye, sudan'a ve küba'ya çeşitli yaptırımlar uyguladığını biliyoruz. hatta gerçek ve tüzel kişiler bazında da çeşitli yaptırımları ve türkiye'den de tek haneli sayılarda gerçek ve tüzel kişiler de buna dahil. son olarak bakan soylu ve gül de bu listeye eklendi.

    abd ile türkiye arasındaki brunson krizi tabiki usd/try kurunu çok önemli biçimde etkilemektedir. fakat seçim sonrasındaki istikrarlı hava sonrası doların 4.50 seviyelerine inmesi ardından 9 temmuz'da kurulan yeni hümükete negatif tepki verilmesi bilindiği gibi doları tekrar 4.97 seviyelerine fırlatmıştı. ancak g20 toplantıları ve birkaç ılımlı açıklama doları yavaş yavaş geri getirmiş ve -eğer 24 temmuz'daki faiz kararı olmasaydı 4.50'lerin altına getirilmesi muhtemeldi- 4.70'lere sabitlemişti. arkasından gelen 'anlamsız' faiz kararı (hükümet piyasalarla didişmeyeceğini belirtmesine rağmen anlamsız bir agresiflikle böyle bir karara vardı) ile dolar önü alınamaz bir yükselişe geçti. daha da kötüsü doların 5 seviyesine alışılamadan 5.20, 5.40 hatta bugün sabahı itibariyle 5.75'leri bile kanıksar hale gelinmesi ithalat yolu ile ülkeye giren ürünlerin piayasalar üzerinde yarattığı enflasyonu da epey kötü etkileyecektir.

    yalnızca bir rahip mi buna sebep oluyor? görünen sebebi brunson. trump'ın önünde bir seçim var ve trump'ın agresif ve popülist yaklaşımları (nasıl ülkemizde basit vaatlere fit olup rahatlıkla politikacıların yönlendirmesine göre yaşayan bir kesim varsa abd'de de aynı grup mevcut, hatta belki halkın içindeki yüzdesi türkiye'den daha bile fazla) onu seçimlerde yine öne taşıyacaktır. ayrıca evangelistlerin ağırlıkta olduğu abd'de rahip konusunda diş gösterilmesi trump'ın ekmeğine iyice yağ sürmektedir. türkiye tarafında ise erdoğan klasikleşmiş yaklaşımında ısrar ederek aynı agresiflikle 'ey mi yaman, bey mi yaman' deyip kısasa kısas bir politika gerçekleştirmektedir.

    merkez bankası ne yapmalıdır sorusunun ise 4-5 tane cevabı bulunabilir: bunların en az etkili olanı ekonomi bakanının çıkıp aklı selim biçimde sözlü müdaheleler ile piyası yatıştırması veya bekle-gör politikasının gerçekleştirilmesidir. bunun haricinde döviz likiditesini rahatlatmaya yönelik adımlar (geçen günlerde 2.2 milyar dolarlık serbest bırakmaya benzer bir yapıyla olabilir ama çözümün bu olamayacağı o günkü artış seyrinde çıkartılabilir) atılabilir. olağanüstü bir para poltikası ile üstü kapalı bir faiz arttırımı (en az 300 puanlık) yapılabilir. revervler dolayısıyla pek olası olmasa da tcmb'nin direk piyasaya döviz müdahalesi yapması gibi seçenekleri önünde mevcut.

    son not: üstteki paragraflarda bahsettiğim gibi ülkeler arasında ticaret ilişkilerine dayanan pragmatizm söz konusudur. bu sorun sonsuza kadar devam etmez fakat kısa ve orta vadede kötü veya iyi sonucu olacaktır. ya türkiye taviz verir ve orta yol bulunur veya agresif tavırlar karşılıklı devam ettirilip dövizin yükselişi seyredilir.
  • 212
    önümüzdeki eğitim öğretim yılı sonunda doktora için yurt dışına gidecektim. sanırım artık planım bu kur durumları yüzünden hayal oldu. önceden bir yıl çalışıp para biriktirerek bu hedefime ulaşabiliyordum. artık iki yıllık bir çaba gerektiriyor bu hedef. doktorayı türkiye'de yapmak zorunda kalacağım. yerli eğitim.

    futbol takımları da yerli olana yönelmek zorunda artık. yaptığımız hamleler ile bu yolda adımlar atıldığını zaten görüyoruz. genç futbolcuları ön plana çıkardık ve hemen arkasından başka gençlerle profesyonel sözleşme imzaladık.

    bu saatten sonra gerçekçi olmak lazım. her ne kadar denayer'i çok istesem de umarım tek bir transfer dahi yapmayız. ne dolar ne euro kuru durulmayacak ve orta vadede istisnasız her türk futbol kulübü iflas ile yüzleşecek.

    belhanda veya feghouli'den biri satılır ve yerine kimseyi almazsak euro bazından maaşları belki karşılayabiliriz bu yıl. bunun dışında başta kaptanlar muslera ve selçuk olmak üzere oyunculardan ödeme planı ve indirim taleplerimiz olmalı.
  • 213
    önceden de belirtmiştim, banka personeli olduğumu. doğal olarak ekonomi ve finans ile daha bir haşır neşirim. soruyorlar bana ne zaman düzelecek piyasa diye. ben de diyorum, bir papaz yüzünden koca ülkenin parası değersizleşiyorsa geçmişler olsun. bu saatten sonra düzelse nereye düzelecek? dolar geri gelse nereye dokunacak? faizler inse nerede kalacak?

    4 sene önce bankada verdiğim kredilerde oranım yıllık yüzde 16 idi. bugün gelen müşterilere kredi kullandırımımı yüzde 31 üzerinden yapmak zorundayım. yüzde 31'den kredi alan esnaf, yıllık yüzde 60 kar edecek, karının 31'ini bana verecek, kalan yüzde 29 kar'dan personel-vergi-genel yönetim gideri ne yüzde 20 ayıracak, firma sahibi de yüzde 9 kar etmiş olacak. yapma ya :) var mı bu ülkede yüzde 60 kar marjlı bir sektör? varsa yeşillendirin beni, bankalarda sürünmeyim.

    geçen sene bugün asgari ücret alan bir personelin maaşı 446,93 dolardı. bugün asgari ücret alan personelin maaşı ise tam tamına 278,75 dolar.

    2 aydır araba almak için araştırma yapıyordum. 2 ay önce 42-43 bin bandında olan arabayı haftabaşında 48'e aldım. bugün aynı arabaya 50 diyorlar. görünürde 2000 tl kazanmış gibi gözüküyorum daha 5 günde. ama düz mantık hesabı yaramaz bu işlerde. cebimizdeki her bir türk lirası, her saniye değerini kaybediyor. altınızdaki araba, oturduğunuz ev, cebinizde telefon istediği kadar değerlenebilir. şunu asla unutmayın, mevcut birikiminizi ikame edecek ürünlerde aynı oranda ve hatta daha hızlı bir şekilde değerini katlıyor.

    tüm bu gelişmelerin ışığında ülkenin vatandaşları ve önde gelen siyasilerinin kullandıkları bazı cümleler ise şöyle;
    -ekmeği dolar ile mi alıyorsunuz?
    -banane kurdan, ben hep 50 liralık benzin alıyorum.
    -onların doları varsa bizim allahımız var.
    -dolsa ne olur dolmasa ne olur?

    şimdi ben de size soruyorum. bu ülkenin ekonomisi düzelir mi?

    düzelir kardeşim. doların geleceği psikolojik alt sınır 5.50 tl artık. 5.50 lere düzelmek derseniz elbet düzelir. ha kulağınıza da küpe olsun, dolar gördüğü yeri unutur mu? asla! dolar bugün 75'lerden geriye gelse, aklında tekrar 75 seviyelerini test edecek ve hatta kırmak isteyecek. düzelir düzelir, dolar 6 tl olduğunda da geleceğim buralara, o zaman da düzelir diyeceğim. çünkü bu ülkede dolar düzelmez dersen başın belaya girer.

    şükür dolar düzelmeye devam ediyor. bu yazıma başlarken dolar 5.74 idi. yazımı bitirdiğim an itibariyle dolarımız 5,89.

    her saniye ülkemizin ekonomisi daha düzeliyor. durmak yok, düzelmeye devam!!!
  • 223
    16 nisan 2010’da 1 allah kuruşu yaklaşık 340 milyon dolarken bu girinin yazıldığı an itibariyle 1 allah kuruşu yaklaşık 80 milyon dolara kadar düşmüş durumda. bu süre zarfında 1 allah kuruşu dolar karşısında %415 değer kaybetmiş. bunlar daha iyi günlerimiz. neyse ki onların doları varsa bizim allahımız var, 1 lira yine 1 lira bize ne dolardan falan. yaşasın aile şirketi devletimiz, yaşasın tam bağımsız merkez bankası.
  • 226
    işe geldim asansöre binmeden arkadaşım abi kur 5,73 olmuş dedi. asansöre bindik 9. kata çıkana kadar tabi internet gitti. aralarda başka katlarda durduk dolmuş gibi. indik yerimize giderken bir daha baktı telefonunda abi 6,20 olmuş dedi. yerime geldim, gittim kahve aldım geldim 6,30 oldu. sorunlu bir işime acil bakmam gerekiyordu kısaca ona baktım 5,90 oldu. uzun lafın kısası isteyen istediği gibi piyasamızla oynuyor. bu kadar kısa sürede bu derece dalgalanmalar bence normal değil. parayı vuran güzel vurdu.
  • 228
    yükselmesinin en temel sebebi ekonomiyi demir ve işçilik dışında hemen hemen herşeyi yurt dışından ithal edilen ve oluşan ürünün de yurt içindeki vatandaşlara satıldığı dışarı bir ürün satılıp para girdisi sağlamayan inşaat sektörü üzerine inşa etmemizdir. kendi çalıştığım 3. havalimanından örnek vereyim. yabancı bankalardan kredi alınıyor. alınan parayla onlardan iş makinesi malzeme vs kiralanıyor. paralarını yine geri almış oluyorlar. üstüne o parayıbi de faizi ile tekrar ödüyoruz. bu durum ekonomimizi zayıf ve operasyon yapılabilir bir hale getirdi zamanla.

    peki şimdi bu kadar zayıflayan ekonomimize istedikleri gibi operasyon yapmalarının sebebi ne? rahip mi? tabi ki değil. zaten o adam rahip de değil. ajan. bi rahibin 9 tane telefon hattı olmaz. ekonomiye yapılan operasyonun asıl sebebi tsknın suriyeye girip sınır bölgesini temizlemesi. abd ye görüşmeye giden heyetten ilk istedikleri şey idlibi tamamen boşaltmamız olmuş.

    seçimden önce doların 8 liraya kadar yükselebileceğini duymuştum ekonomiyi çok yakından takip eden birinden. şuanki yükseliş beni hiç şaşırtmıyor ancak 8 den sonra yükselirse şaşırmaya başlarım.

    dolar uru ve euro kuru ortada. türk ekonomisi nedeniyle türk futbolu da çok zor bir süreçten geçiyor ve bu süreçte ffpden yediğimi kısıtlama bize ilaç gibi gelecek. şu süreçte yurt dışında taksitli bonservisle oyuncu almak büyük risk, yurt içinden euro ile oyuncu almak da öyle.