• 246
    şu adamın savunulmasını bir türlü anlayamadım anlayamayacağım da. sanırsın schalke, leverkusen, benfica ya da fiorentina ya da bunların denkgi ile falan defans yapmaya çalışıyor. elinde olan griezzman, lemar, saul, koke gibi adamlara karşın rezalet bir futbol oynatıyor. bunun adı herhangi kompakt bir şey ya da savunma falan da değil. insan elinde olan şu oyuncularla tamamen kendi yarı sahasının yarısına çekilmeye utanır.

    pochettino gibi bir örnek varken kendisi futbol anlayışıyla sıfırdır. itici de.
    son olarak yaptığı hareketten sonra ceza almazsa sıçayım öyle uefa'ya.
  • 247
    elinde değerli oyuncuları olmadığında nasıl oynatıyorsa hala öyle oynatıyor. bunun futbol felsefesi ile alakalı olduğunu anlamak gerekmektedir.

    ben griezmann’a sahibim hadi oyun felsefemizi değiştirelim aaa lemar da geldi artık defansı unutuyoruz değil o işin mantığı. sadece aklındaki futbola en uygun oyuncuları seçmektir o...

    zaten o beğenilmeyen sistem sayesinde şuan dünyanın en iyi kalecileri arasında oblak ve courtois var. godin de mesela dünyanın en iyi stoperlerinden. koke ispanya’nın ve dünyanın en iyi orta sahalarından biri. griezmann’da atletico’ya geldikten sonra top class oyuncular arasına girdi.

    ha bir de şuan lemar’a 70 milyon euro gibi bir rakam ödeyebiliyor ise bunda payı büyüktür. daha 6-7 sene öncesine kadar lemar’ın bonservisinin yarısını ayırabiliyordu transfere atletico.

    son olarak, 20 şubat 2019 atletico madrid juventus maçında yaptığı hareket yüzünden ceza almalıdır. bir antrenöre yakışmayacak hareket. gol olduğunda depara kalkan mourinho’yu örnek almalıdır. *
  • 249
    kendisine bayiliyorum. yaptigi sey dunya tarihinde bir daha yapilamayacak birsey bence. avrupa ligi seviyesinde, bazi iyi oyunculari olan ama asla cl ceyrek finalinden otesini goremeyecek bir takimi aldi. bu takim o zamandan beri 4. kalecisini oynatiyor. 5. forvetini oynatiyor. adamlarin o donemden bu yana sattigi kaleciler de gea, courtius gibi marka kaleciler. forvetleri desen ne kadar pahaliya aldilarsa daha da pahaliya satmayi basardilar. isleyebilecek bir takimi isletmek degil olay, isleyebilecek bir takimi isletirken degerli parcalari elden cikarirken hic korkmamak ve yerlerine ayni gorevi yapacak parcalari muthis bir sekilde monte etmek. ayni felsefeyle 9 yildir avrupa ligi kupasi, super kupa ve la liga sampiyonlugu gordu. la ligayi messi ve ronaldonun arasindan cekilin lan kenara diyerek aldi, hem de nou campta 100bin katalani onunde aldi. 2 tane cl finali kaybetti, ikisini de kazanmak uzereydi. buna ragmen o psikolojiyle kaosa suruklenmeyip ayni seviyede devam ediyor takimi.

    simdi atletico madrid gibi bir takim, paranin bu kadar on planda oldugu bir donemde kalburustu bir avrupa takimindan(sevilla gibi) bir top class takima evriliyorsa ve bu 10 yil gibi bir sure sureklilik gosteriyosa, oynattigi futbol 10 yilin sonunda hala demode olmamis ve ise yariyorsa bu adam cok buyuk teknik direktordur.

    kendisi umarim atleticoyla clyi kazanir. tek eksigi o kaldi, 2 kere kupanin kulpundan tutarken birakti ve artik hak ettigi kupayi almasinin zamani geldi. bu kadar buyuk paralarin dondugu futbol dunyasinda surdurulebilir olmayan birseyi surduruyor 10 yildir, artik o kadar emegi cl kupasiyla taclanmali.

    son olarak dun* yaptigi hareket tam bir arjantin cingenesi hareketidir. rezalet bi tablodur ceza almalidir.
  • 251
    hani taktik dehası demeyelim de, hocamızın demode olduğunu düşündüğü için kullanmadığı 4-4-2'nin kaymağını üzerine bal dökerek şapur şapur yiyen teknik direktör, desek daha yerinde bir tanımlama olur. zira alan parselizasyonu, oyunu domine etme konusunda dünyanın en iyi taktiğidir hepinizin bildiği üzere. sonuç olarak taktiksel ısrarı nedeniyle takımı sahaya ağırlığını ne koyuyorsa kendi de bir o kadar hafif karaktermiş söz konusu görüntülerde görüldüğü üzere.

    https://twitter.com/...337828809912321?s=21
  • 253
    defans futbol oynatıyor diye eleştirilen teknik direktör.

    kendi evinde juventus gibi bir takıma 2 gol atıyor ve gol yemiyor. büyük ihtimalle turu geçecekler. burada eleştiren arkadaşlara tek bir soru sormak istiyorum; güzel oyun mu? yoksa sonuç mu?

    günümüz futbol dünyasında her şey sonuç ve skora kupaya odaklıdır. eğer şampiyonluk yoksa istediğin kadar güzel oyna hiç bir şey ifade etmez. galatasaray 21. şampiyonluğunu deplasman maçlarında genelde 5-4-1 gibi defans ağırlıklı oyunuyla kazandı. e şimdi o maçları defansif oyunu kim hatırlıyor? herkes şampiyon olduğunu hatırlıyor. tarih de bunu yazacak. futbol artık eskisi gibi değil. takımımız güzel oynasın sonuç almasa da olur gibi bir mantık yok. güzel futbol maddi açıdan hiç bir çarkı döndermiyor. ne yazık ki her şey sonuca odaklı.

    ben simeonen’nin başarısını ayakta alkışlıyorum. takdir ediyorum. hırsını, kazanma arzusunu ve kazanmaya olan tutkusunu da hayranlıkla izliyorum.
  • 256
    son yılların mourinho ve conte ile beraber en sağlam hocasıdır. atletico madrid'i uefa'da eşleştiğimiz sezondan beri takip ederim, o sezon hücum futboluyla gelebilecekleri yere gelmişlerdi. kadrolarında forlan, agüero, maxi rodriguez, reyes ve simao oynuyordu fakat ; ligi 9. bitirdiler. quique sanchez flores'in bir sonraki sezonunda ise ligi 7.bitirirken uefa'da aris ve leverkusen'e grubun ilk iki sırasını verdiler. sezon sonu yanlış hatırlamıyorsam quique sanchez'i kovup eski oyuncularından birini getirdiler. o adam da devre arasına boktan bir sıralamayla girince tatava yapmadan simeone'yi getirdiler.

    https://i.hizliresim.com/Rr8Xna.png

    simeone geldiğinde atletico'nun hali bu.

    kadro fena olmasa da iki sezon içerisinde hem barcelona hem de madrid'i geçip şampiyon olacak kalibrede değil... atletico'yu atletico yapan bu adamdır.
  • 258
    uzun uzadıya yazmaya gerek yok. atletico madrid‘i alıp getirdiği nokta ortada. oluşturduğu takımın oyun yapısı, hırsı, mücadelesi, aidiyet duygusu da ortada. her şeyden de önemlisi bence(her zaman pozitif, hücum futbolundan yanayım ama) savunma futbolu oynatmak, hücum futbolu oynatmaktan daha zor. daha fazla emek, efor, mücadele ister; ve kendisi bu konuda bir uzman.

    not: bu satırları kaleme alan zat-ı muhterem de vaktinde; atletico madrid ve hocasının futbol anlayışına anlam veremeyen, haz etmeyen bir bireydir.