• 1
    fenerbahçeyi kurtarmak için teklif edilen ve muhtemelen de tüm takımlar için uygulanacak sistem.

    neymiş efendim önce bankalar kulüplerin sağa sola tüm borçlarını kapatacakmış, daha sonra da kulüpler bu tutarı çok cüzzi bir faiz karşılığında yavaş yavaş bu bankalara ödeyecekmiş.

    15 senedir galatasaray finans sorunu çekerken nerdeydiniz demezler mi adama?

    bu arada son 1 hafta içinde;
    yıldırım demirören'in türkiye bankalar birliği ziyaretinin,
    ali koç'un cumhurbaşkanı ziyaretinin nedenleri de ortaya çıkmış oldu.

    herşey fenerbahçemiz için.

    hep ilahi adalete güvenen bir insan olarak bu günahların takımı fenerbahçeyi yine allah'a havale ediyorum. devletin kaynaklarını (kim bilir kaç milyar türk lirası) bu şekilde kullanacakları için.
    edit: kaynak
    http://www.hurriyet.com.tr/...jeye-destek-41066847
  • 2
    tv'de ridvan dilmen'den yaklasik 2 yil önce duyup internete ilk yazanlardanim (belki de tekim) bu projeyi.

    bunun sebebini de söyleyeyim, galatasaray borclarinin büyük kismini riva florya'dan ödeyebiliyor ama bjk ve fb dimdizlak ortada kaliyor onlari da memnun etmek icin daha dogrusu galatasaray bayern gibi 10 sene üstüste sampiyon olmasin diye yapilmis bir hamledir.
  • 3
    hükümetin bu ödemeyi kimin parasıyla yapacağını merak ettiğim önerme. eğer kendi ceplerinden ödeyeceklerse o kadar para o cebe nasıl girdi? eğer devletin parası yani bizim vergilerimizle ödeyeceklerse kime soruldu?

    vatandaşın ve ülkenin ekonomisi bu kadar kötüyken beceriksiz futbol yöneticilerine böyle bir güzellik benden kesilen vergilerle yapılacaksa hakkımı helal etmiyorum.

    bu kulüpler tüm borçlarını silsen de bu kafayla 2 sene sonra yine aynı duruma gelir.

    yönetimleri kulüplerin gelir gider ve borç durumundan sorumlu tutacak yasa çıkmadıkça bunlara karun'un hazinelerini de versen birkaç seneye hiç ederler.
  • 7
    hangi özel banka bu kadar yüksek bedelli bir kaynağı, bu kadar düşük faiz ve uzun vadeyle kullandırmaya yanaşır ki? hem de karşılığında hiç bir teminat alamayacağı batık kulüplere...

    geriye bir tek devlet bankaları kalıyor; bence hükümet ülke ekonomisine hiç bir fayda sağlamayacak bu kaynak israfını yapmaya yanaşmaz ki hele dışardan tefeci faiziyle zar zor kaynak bulabildiği şu dönemde.

    ölü doğmuş bir girişim olduğunu düşünüyorum.
  • 8
    benden vergi alanlar o parayı herhangi bir kulübün borcu için kullanırsa haram zehir zıkkım olsun. (vergi dilimi nedeniyle yıl sonu maaşında ki korkunç erimeyi görenler bu serzenişi daha iyi anlayacaktır.)
    arsa tahsis edersin tamam o tesise yol yaparsın tamam vergi indirim yaparsın ulan tamam değil ama hadi ona da tamam.
    bunca şeye rağmen senelerce saçma sapan yabancılara akıtılan paraları, gövde gösterisi yapmak için mehmet topuz'lara alper potuk'lara verilen milyon euro'ları da mı ben ödeyeceğim.

    kulüpler batıyor geyiklerini geçiniz, fenerbahçe batıyor. (beşiktaş batsa ne batmasa ne varlığını hatırlarsam adam değilim) bu istek için kapsına dayandıkları adam sormuyor mu bunlara "ulan iki gün önce gözümüzü karartıp transfer yapacaz diyorsun paran yoksa nasıl transfer yapıyorsun ? varsa burada bana niye dileniyorsun ? " sormuyor tabi.

    kimse batmaz kardeşim. en fazla ligden düşer, şampiyon olamaz, ortalama bir takım olur. madem o kadar büyük kulüpsünüz "sevinmek için sevmiyorsunuz" ortalama bir takım olarak hayatınıza devam edin. geçmişte yediniz o hurmaların tırmalamalarını hissedin.

    gerçekleşmesi halinde vergi kaçırmaya teşvik edecek bir hamledir.
  • 10
    ligin ayarlarını sıfırlama operasyonudur.

    baktılar fenerbahçeleri borç batağında adam akıllı takım kuramıyor, öyle ki anadolu takımları bile daha iyi takımlar kurmaya başladı ve fenerin ligdeki konumu belli. dediler ayarları sıfırlayalım.

    her kulübün borçlarının tamamı kapatılır mı bilemem ama transfere ciddi kısıtlamalar olacağına neredeyse eminim. öyle bir kural koyacaklar ki her kulüp takımını bozmak zorunda kalacak, kadro kalitesi düşecek.

    baktılar fenerbahçeleri kalitede rakiplere yetişemiyor, rakipleri fenerbahçelerinin seviyesine çekecekler.

    bu ligde hep fenerbahçeleri için radikal kararlar aldılar.
    şike yaptılar yakalandılar playoff çıkardılar onlar için.
    şike zamanı "gerekirse ülkece 5 yıl(ingiltere gibi) avrupaya katılmayız" algısı kastılar. ve bence o sene uefa küme düşürmeye zorlasaydı fenerbahçelerini o zaman bu 5 sene avrupaya katılmama kararını vereceklerdi.
    şimdi fenerbahçeleri batıyor, takım kalitesi rakiplere yaklaşamıyor ve yine operasyonlar başladı.
    sene sonunda bir playout da çıkartırlar fenerbahçeleri için oh mis.
    yahu galatasaray borç kapatmak için riva'yı falan satarken neredeydiniz? galatasaray'ın borcu varken yalnızca galatasaray'ın borcu var algısı yapanlar fenerbahçelerinin daha çok borcunun olduğunu öğrenmesiyle "bütün kulüplerin borcu var" demeye başladı. tıpkı şikede yakalandıklarında "herkes yapıyor" lafına sığındıkları gibi.

    bakalım ocak ayı başında yapacakları açıklamadan neler çıkacak.

    ekleme: bu avrupa'ya ülkece katılmama olayını da gündeme getireceklerdir yakında. "nasılsa bu düşük kadrolarla avrupayla baş edemeyiz, 5 yıl gitmeyelim o 5 yılda kulüpler kendilerini toparlasın." gibi bir amaç yoktur umarım. "5 yıllık büyüme\düzelme planı" adını da verirler. kendi evimizde oynar dururuz. sonra da ilk avrupa deneyiminde torbaların en altından başlarız sıfırdan. ölme eşeğim ölme.
  • 11
    borçlar silinmeyecek arkadaşlar yapılandırılacak. bu bizim de işimize gelir. ama ben şahsen istemiyorum. vergi borçları bile silinsin istemiyorum. bu ülkede bir ton şirket borçlarını ödeyemediği için battı.

    devlet böyle işlerle uğraşacagına gitsin kobiye, çiftçiye destek olsun. kulüp borçları bugün sıfırlansa, 5 yıl sonra yine aynı durumda olur. çünkü bizde yöneticiler hiç bir zaman hesap vermezler. bu yüzyıllardır böyle.
  • 12
    hükümet kendi cebinden ödüyorsa beni ilgilendirmez ama ceplerinden ödemiyorlarsa başlık devletin kulüp borçlarını ödemesi olarak değiştirilmelidir. ali koç kredibilitesi derken bundan bahsediyorduk, adamlar saman altından suyu yürütüyorlar.

    devlet galatasaray’ın 100 milyon tl borcunu yapılandıracağına 10 bin çiftçinin 10’ar bin tl’lik borcunu yapılandırsa da ülkeye katma değer katılsa keşke.

    (bkz: sadece türkiye’de olabilecek olaylar)

    ayrıca bugün bir belgeselde geçen cümleler üzerine bu haberi duymak da tam denk geldi. colosseum’un yapımı ve gizemleri ile ilgili belgeselde diyordu ki; colosseum’un varlığı devleti olabilecek tepki ve isyanlardan koruyor, insanlarda afyon etkisi yaratarak onların odak noktasını günlük aktivitelerden colosseum gösterilerine kaydırıyordu. o zaman ne diyelim; oyun devam etmeli.
  • 14
    ülkenin en önemli arazileri riva ve florya'yı elimizden neredeyse bedavaya al, sonra yapılandırmaya destek iste. allah bin türlü belanızı versin. fenerbahçe'nin burnu yöneticilerinin her türlü yaptığı şikelerden dolayı boktan kurtulmuyor. daha beter olun. o tff'nin başındaki ayı oğlu ayı içinde geçerli söylediklerim. şeref yoksunları.
  • 15
    hükümetin takımlar için aldığı karardır. takımlar bundan nasıl faydalanacak merak ediyorum. borcu 3 milyar olan külüpler borçlarını yıllık 10 milyon 20 milyon gibi rakamlarla 20 veya 30 senede mi ödemesi sağlanacak belli olmalı. takımların anadolu takımlarının en alttan en üst kategoridekiler dahil borcu var. bugün 100 milyon borcu olan kulüp bu destek var diye borcunu 150 milyon yaparsa bunu kontrol edecek bir sistem yok. zaten dernek statüsünde olan takımlara bu tür destekleri vermek sadece borcun ödenmesini sağlar 3-5 seneye o rakamlarda yeni borçlar ile ağlayan takımlar yine devlet kapısını aşındırır.
    yıl sonuna kadar kulüpler yasası çıkmalı. 2019 yazından itibaren borçlardan yöneticiler sorumlu olmalı. ondan sonra devlet bu desteği vermeli. bahis ve yayın gelirleri vb. gelirlere temlik koyarak alacaklarını garanti altına almalıdır. alt kategoride olan takımlar için benzer yaptırımlar getirilmeli ve bu düzen son bulmalıdır.
    tek olumsuz tarafı, fenerbahçe ile beşiktaş 5 yıl avrupa kupalarında olmayalım dedikten sonra gelen karar olmasaydı diyebilirim.
  • 16
    gerçekleşmesi mümkün olmayan olay. özellikle de ülke ekonomisine bakıldığında bir rüyadan öteye gidemez.

    ancak devletin müdahalesiyle kulüplerin yurtiçi borçlarında tekrar yapılanmaya gidilebilir. yeni bir ödeme planı ve ya borçların faizlerinin silinmesi gibi. ama devletin bu borçları bizzat üstlenmesi gibi bir durum bence çok zor.
  • 19
    ülke sporuna zerre katki sunmayacak hatta uzun vadede sporu bitirecek hadisedir.
    ulkede hergun bir fabrika kapanma veya küçülme karari alırken; insanlar işsiz, parasiz kalirken veya maaslarini gec ve hatta parca parca alirken; ülke ekonomisini düzlüğe cikarmasi gereken hükümetimiz neymis kulüplerin borçlarını ödeyecekmiş.
    ödemeyin kardeşim. hiçbir kulübün ne borcunu ödeyin ne de borcunu affedin.
    emin olun kulüpler kisa vadede bocalarlar, avrupaya gidemezler falan ama uzun vadede mali yapılarını daha düzenli hale getirirler. kulupten nemalanmaya çalışanlar yerine gercekten kulüplere gönül verenler, ileriye taşımaya hevesli insanlar gelirler yönetimlere.
    futbol evet kitlelerin afyonudur, evet hepimizin sevdigi spordur ama insanlar aç kalmaya başladıkça, çocuklarının taleplerini yerine getiremedikçe futbol da baska sporlar da anlamini yitirecektir.
  • 21
    bu ekonomik ortamda gerçekleşmesi çok zor olan durum... devlet bu takımların borcunu falan ödemez çünkü yeterince kaynak yok.
    devlet bankası desteğine gelince belki olabilir, zaten aşağıda yazdım , ama orada da kanal daraldı, oranlar yükseldi. tüpçü zaten medya kuruluşlarını alırken devlet bankalarının sermaye kapasitesini oldukça azalttı. böylece tüpçü , hem fb'yi, hem de bjk'yi bitirdi ve fbjk kardeşliğini taçlandırdı.

    peki ne yapabilirler?
    bütün özel banka ve kişilere olan borç, tek devlet bankası tarafından ödenip, bu borç tek kredi olarak uzun vadeye yayılır. fbnin kendi borcu tek başına 650 milyon dolar, bütün klüplerin hep beraber tahmini 1,5-2 milyar dolar . zaten bu yükün altına girmek sermaye karşılama oranları kabul edilen düzeyin altında özel türk bankalarını, daha da tehlikeye sokar. ayrıca önümüzdeki on yıl boyunca devlet bankalarının kredi gücünü çok düşürür, bunun da etkisi direk seçimde görülür. üstelik bu fbnin sadece faiz ödeme rakamını azaltır, ana borç kol gibi durur, uefanın ffp kriterlerinde ana borçta önemli bir kriter. uzun lafın kısası , bu kredinin uzun vadeye yayılması sadece kredi faizi taksidi tutarını azaltacağından kısa vadede fbnin elini rahatlatır, ama uefa ve genel borçluluk olarak hiçbir fayda sağlamaz. borç çığ gibi artar.

    bunun dışında devlete vergi silme ve ufak tefek teşvik olur ama o da çok az, pansuman etkisi yapar

    bir de gözden kaçan başka bir hamle ali koçun savunma bakanını ziyareti... onun için fb tarihine baktığımızda eski fb başkanlarının hepsini savunma sanayisi ile iş yaptığını ve generallerle kol kola dayanışma içinde olduğunu görürüz. ali şen, bayülken, tahsin kaya, aziz yıldırım, ve hatta adaylar saadettin stewen sarar bile orduya savunma sistemi ve silah satmıştır. hatta bir zamanlar iyi kar marjı ile orduya silah satmak için fb başkanlığı çok önemli bir mevki idi. ali koçun bir sürü bakan varken ( maliye, spor, vs), tutupta savunma bakanı ile görüşmesi bu olasılığı akla getiriyor. ama o devirler geçti, savunma sanayi başka türlü yapılandı, koç grubunun savunma şirketleri de artık ihaleleri kaybetmeye başladılar.

    benim aklıma gelen geçerli senaryo, ali koç iyice rezil olup yüzüne gözüne bulaştırmasından sonra görevi bırakmasıyla birlikte , fbnin konkordato ilan edip başa kayyum atanıp endirek olarak devlete bağlanmasından sonra bir şekilde rahatlatılması olabilir.
  • 23
    30 mart seçimleri sonrası, üç büyük ilin belediyelerinin akıbetine göre değerlendirilebileceğini düşünüyorum.

    normalde böyle bir şeyin, optimal şartlarda gerçekleşmesi ülke ve takım hayrına olurken, malesef bizim ülkemizde çıkar, rant ve kayırmanın ötesini işaret etmektedir.

    nitekim başta fenerbahçe'nin, sonra da beşiktaş, trabzonspor ve diğer anadolu takımlarının mali ve sportif durumuyla doğrudan bağlantılı ve onun ihtimali dahilindedir.

    halbuki senede toplam 25-30 milyon euroluk bütçeler kullanan fenerbahçe basketbol takımlarının bütçesini masaya yatırsalar, hiçkimsenin gündemine bile gelmeyecek. üzücü, ancak gerçek.

    sen piyasadaki yıllık maaş ortalaması 250 bin lira olan bir lige ortalama 2 milyon euro kazanan sporcu, yine daha da fazlasını kazanan bir koç getirirsen, insanlar sorgular. kimsenin bütçesinde, takımında, parasında değilim; ancak başkanın bir yandan dilencilik yapıp, diğer yandan kişisel sponsorlarını bu iş için devreye sokuyorsa, ben de konuşurum.
  • 24
    bu uygulamayı yaptıktan sonra dernekler kanunu değiştirilip ya da en azından spor kulüplerine özel madde eklenip, göreve gelen yöneticiler kendi dönemlerinde oluşan zararlardan sorumludur, kanunu getirilmezse aleni siz soymaya devam edin halk öder nasıl olsa demek olur bu da büyük tepkiye sebep olur. ayrıca devletin borçları silmesi söz konusu değil devlet bankalar aracılığı ile kulüplerin borçları sıfırlaması için düşük faizli kredi verilmesini sağlayacak. en fazla devlete olan borçlar ya da faizleri silinir. bundan sonraki hamle dernekler kanunu tamamen değiştirilerek kulüplerin satın alınmasının önünü açmak olacaktır. bu kadar borçlu kulüpleri satın almaya ne dışarıdan ne içeriden hiç bir yatırımcı cesaret edemez parça parça sahiplik döneminin başlamasına şahit oluyoruz diye düşünüyorum. koç bu kadar yatırımı suyun karşı yakasına boşuna yapmıyor.
  • 25
    ekonomimiz pamuk ipliğinde ilerlerken, 600 milyon dolarlar hibe edilemez bence. edilirse zaten dolar kaldığı yerden tırmanmaya devam eder. ekonomik kalkınma planları açıklanmış ve kemerler sıkılmaya başlanmışken, kulüplere milyonlarca dolar hibe edelim diye kimse demez. dememeli. ama yapılandırma olabilir, borç vadeleri belki uzatılabilir. o konuda bir şey diyemem.