• 607
    abd milli takımı ile concacaf uluslar ligi finalini kazanan oyuncumuz.

    omar'ın dönüş bileti olarak yatırım yaptığımız bir oyuncuydu. fakat ben oyuncuda geç farkedilen birkaç mental problem seziyorum.

    yedlin bize geldiğinde kız arkadaşıyla birlikte gsapp uygulamasına röportaj vermişti ve evde futbol konuşmanın yasak olduğundan bahsetmişti. yani günde birkaç saat antrenman ve maçlar sonrası geri kalan zamanda adamın hayatında futbol yok. futbolu sevmeyen oyuncular gördüğümde oyuncudan soğuyorum.
    mesela alex ferguson, beckham için benzer şeyden bahsetmişti, futbol değil modayı seviyor demişti ve krampon fırlatma vs derken yollar ayrılmıştı.
    tabii ki oyunculardan beklentim guardiola, sarri, tuchel, tyler gibi obsesif kompulsife çalan narsistlikle birleşmiş bir futbol virüsü değil ama oyunu geliştirmek istiyorsak da bizim bu oyunu sevmemiz ve yaşamamız lazım.
    fernandinho'yu bu yüzden seviyorum, 36 yaşında man city idmanını kaldırabilecek kadar seviyor bu oyunu, atiba öyle hatta melo öyle, arda turan ile çalışmayı çok çok isterim mesela.

    bazı altyapıdaki oyuncular futbolu sevmiyor, izlemiyor.
    ben de 3-4 sene altyapıda amatör futbolculuk yaptım; şuanki gibi internet çağında değildik ve dünyanın her ligini, her teknik direktörünü, her oyun tarzını, her oyuncuyu takip etme şansım yoktu. resmen akademi hocama yalvarıyordum bana mevkilerdeki oyuncuların yapması gerekenleri öğretmesi için. şimdi farkediyorum ki, o da bilmiyormuş.
    bence ülkedeki temel altyapı sıkıntısı bu.
    mesela emre özcan'ın blog yazılarının hemen hemen hepsini tekrar tekrar okudum, burada da çok değerli sözlük yazarları var kaideyi taciz eden abimin yazılarının bana bir şeyler kattığına eminim. twitter'da eski prekazi niyazi yeni luca var, onun yazdıları da değerli.
    cruyff, ferguson bunlara dair okunacak ve izlenecek ne varsa takip etmeye çalışıyorum. xavi'nin maç içerisinde yüzlerce kez başını çevirip etrafı kolaçan ettiğini biliyorum.
    guardiola futbola dair bildiğim her şeyi bana cruyff öğretti diyordu, çok şükür bizim futbola dair öğretmenimiz de çok oldu.

    şuan altyapıya dönsem xavi gibi kalacağıma eminim. bizim oyuncuların neden 20'li yaşların ortalarında zihinsel olarak ileriye gittiklerinin bana göre kanıtı da bu. çünkü kendini geliştirme çabasında olanlar, bir şekilde doğru insanlarla karşılaşıyor ve öğreniyor.
    kendini erken avrupa'ya atanlara zaten öğretirler doğru oyunu.

    yedlin'de futbol konuşmayı sevmediğini söylediğinde, seninle yanyana gelip ne konuşabiliriz ki dedim ben de içimden.

    gelinen noktada yedlin ile yolları ayırabilirsek mutlu olacağım. bundan sonda oyuncu transferi yaparken de daha dikkatli davranmamız gerekiyor.
    kaan ayhan'da da benzer bir sorun yaşayabileceğimizi düşünüyorum ama fatih terim faktörü ile onu futbola bağlarız belki.

    yedlin uzun yıllar premier ligde oynadı, ama ben lig kalitesini göz önünde bulundurarak championship kariyerini daha çok dikkate almıştım. çünkü championship'i gerçekten domine eden performansı vardı.
    hatta bülent kalafat, newcastle'yi takip eden ingiliz gazeteci ile yayın yaptığında ben de ingilizin söylediklerine katılıyordum. championship'te çok iş yapan oyuncunun bizim ligde baya baya iş yapması lazımdı.

    oyuncuyu elden çıkaramazsak tabii ki destekleyeceğiz. ama hazır piyasası varken gönderirsek de yerine daha iyilerini de buluruz, en azından bizim oyun tarzımıza daha uygun olanını buluruz. zira yedlin 3'lü oynayaman her takımda zarar yazacaktır.

    omar'ın sağlıklı şekilde aramıza döneceğini varsayarsak ve kaan ayhan'ı da savunmayı 3'leyen bek alternatifi olarak düşünürsek bize sağ bekte çok yönlü bir oyuncu gerekiyor.
    bence hedef olarak mariano'nun genç hali gibi oyuncular kovalamalıyız.
    bakalım zaman ne getirecek.
  • 608
    geçen sezon kendisiyle ilgili çok yanıldım. savruk, konstrasyonu düşük ve en basit savunma temellerini bile sahaya yansıtamayan bir görüntü çizdi.

    belki rosier'in getir götürünü yapacak bir performans sergilemeseydi burun farkıyla kazanan onlar değil de biz olurduk. aralarındaki en net fark ne diye sorarsanız; açık ara konsantrasyon derim. onun dışında topla araları, hızları vs benziyor.

    ama yedlin'in aklının yüzde 10'u falan sahada heralde. "evde futbol konuşmuyoruz" demiş ama sahada da pek konuştuğunu görmedim.

    işin güzel tarafı genç bir oyuncu olduğundan ve bonservis ödemediğimiz, fahiş yıllık ücretle anlaşmadığımız için rahatça kontratından çıkabiliriz. bence de bir düşünülmeli.
  • 609
    premier ligden gelip süper ligi küçümseme hatasını yapmış sağ bek. mario lemina da böyleydi. ligi küçümsemiş, iyi antrenman yapmamış, sonra çıktığı ilk lig maçını tamamlayamamıştı. yedlin'in "ben bu ligi süpürürüm." yada "arkamda açık bıraktığım alana deplase olacak zekada futbolcu yok." gibi düşüncelere kapıldığına eminim. lemina bir süre sonra ciddiye almıştı ancak yedlin bir yarı boyunca o ışığı vermedi. ancak ligin çok üstünde olan atletizmi ve takımda sağ ayağı ile orta açabilen tek isim olması nedeni ile bir sene daha şans verilmesinden yanayım. ama önüne kesinlikle bir oyuncu* alınmak zorunda.
  • 610
    galatasaray'da sadece 5 maçta 90 dakika oynamış oyuncu. bunların birinde de asist yapmış. 79 dakika sahada kaldığı başka bir maçta da 1 golü var. toplamda ligde 668 dakika oynamış ki bu da 8 maç bile yapmaz. bu arada 1 maç kart cezalısı, 4 hafta da sakatlıktan dolayı forma giyememiş. daha takıma bile uyum sağlamamıştır. hal böyleyken bu adamdan ne bekleniyordu anlamıyorum. evde futbol konuşup konuşmaması da pek önemli değil, championship'te çılgın atan, premier ligde 100 maçta oynayıp sırıtmayan adam süper lige gelince yine "çöp" olmuş. ben de mariano tarzı daha aklıyla oynayan bir oyuncu görmek isterdim o bölgede ama her transferi 8 maçla rafa kaldıracaksak bu takıma adam dayanmaz.
  • 611
    adam 20'li yaşlarında premier lig yapmış. kabul edin ya da etmeyin 6 koca sene de dayanabilmiş yani.

    ingiltere prensinin amca oğlu değil bildiğim kadarıyla, torpille kalmamıştır yani 6/7 sene premier liginde. sezonun yarısında apar topar getirdik elin amerikalısını, verdik formayı. 11 maça çıkıp 1 gol 1 asistlik katkısı da olmuş şaka maka.

    sonuç? çöp! ha aliyyül ala bir performans göstermemiş kabul ama çöp ilan etmek en basit tabiriyle ayıp, emeğe ayıp.

    ben aslında otu boku çöp ilan eden taraftara değil de yönetime kızıyorum.

    cafu'yu neden getirmezler ki şu sağ beke? cafu abi. vericen parayı, alıcan adamı. basiretsizler...
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!