• 525
    amerikalı atletimiz. allah’ı var koşarken çok güzel görünüyor. ama bu kadar işte. koşuyor. sabri de koşuyordu ama en azından çirkefliği ile o açığı kapatıyordu. bunda o da yok. vur kafasına ekmeğini al.
    ama fatih hoca seviyor böyle atletleri. bir de yiğit gökoğlan vardı böyle, vampir filmlerinde oynayabilecek ve robert pattinson’a taş çıkartacak bir yüzü olan koşucu oyuncuydu.
  • 526
    formamızla sadece 9 maça çıkabilmiş, bu maçların 4'ünde de 45 dakikayı geçememiş olan oyuncumuz.

    bu 4 maçın 2'sinde oyuna sonradan girdi, 1'inde sakatlanıp 28. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı, 1'inde de hoca kararıyla ilk yarı sonunda oyundan alındı.

    kalan 5 maçın 4'ünde 90 dakika oynadı, 1'inde de 79. dakikada kırmızı kart ile oyun dışında kaldı.

    kendisini bu sezonki performansı üzerinden değerlendirmemizi doğru bulmuyorum açıkçası. kendi dışındaki sebeplerden dolayı bir türlü istikrar sağlayamadı. gelecek sezon benzer şanssızlıkları yaşamazsa istikrarlı bir performans sergileyeceğini, sadece hızdan ibaret olmadığını göstereceğini, hatta kendisini çok sevdireceğini düşünüyorum. umarım şans yanında olur ve hocasını ve taraftarı hayal kırıklığına uğratmaz.
  • 528
    iyi veya kötü futbolcu olarak değil ama yanlış strateji ile transfer edildiğini düşünüyorum.
    eğer omar dönerse yedek sağ bek pozisyonunu 1 m euro maaş ve yabancı bir isim ile doldurmak bence çok mantıklı değil.
    bunun yerine 2021 ocak ayında frederic guilbert veya kevin malcuit gibi kiralık oyuncuları alıp, sezon sonunda da omar’ın durumuna göre youssouf sabaly‘i kadroya katabilirdik.
    neyse olan oldu artık, eğer omar sağlıklı şekilde dönerse teklif gelmesi durumunda bence kendisi satılmalıdır.
    yabancı sınırının ne olacağı belli değil, tribünde oturma ihtimali olan oyuncuya 1 m euro vermek çok mantıklı bir iş olmayacaktır.
  • 529
    vasat futbolcu. maalesef bu arkadaş da bizim derdimize derman olamayacak. tıpkı omar, linnes ya da şener'in olamayacağı gibi. takımda 4 adet sağ bek var, maaşları sırasıyla omar: 1,3 milyon euro, yedlin: 1,1 milyon euro, linnes 1,4 milyon euro, şener: 700 bin euro. 1 yıl için 4,5 milyon euro maaş ödüyorsun 4,5 kuruşluk performans alamıyorsun. dördünü topla bir mariano etmez. şu bile külfet yaratacağı düşünülen kaliteli topçu transferinin yaratacağı sportif farkla, her sene bonservis, imza parası, menajer ücreti ıvırı zıvıra ödediğin paradan tasarrufuyla aslında uzun vadede kulüp ekonomisinin hayrına olduğunun ibretlik bir örneği. bu konuda olumlu bir örnekse fernando muslera. tamam muslera maaşı yüksek bir futbolcu ama 10 yıldır kaleciye bonservis ödemiyor bu kulüp. ayrıca bunca şampiyonluğa verdiği direkt katkının ekonomik getirisinin yanında maaşı devede kulak kalır.
  • 530
    yedlin kaliteli bir futbolcu. defansı önde kuran bir takım olarak savunma zaafiyeti göze alınarak transfer edildi, tıpkı saracchi gibi. oynadığı çoğu maçta katkı gösterdi ki zaten çok fazla maçta izleyemedik. uzun süredir ingiltere pl'de oynayan bir oyuncuya "vasat" yakıştırması yapmak çok enteresan. yedlin maaşının da uygun olduğu çok iyi bir fırsat transferiydi ve iyi ki alındı. bindirme, orta açma, adam geçme gibi bizim takımın kanayan yarası olan, ihtiyacı olan pek çok özelliğe sahip. süper lig kalitesinde bir lig için de bu özellikler fazlasıyla yeterli. övüle övüle bitirilemeyen rosier'de çok benzer profilde bir oyuncu ama ben beşiktaş taraftarından "pasör değil, defansı kötü" gibi eleştiriler görmüyorum.
  • 534
    bek oyuncusundan ziyade açık oyuncusuna benzeyen bir yapısı var. fakat açıkta oynamak için de yeterince hücum özellikleri yok. açıkçası kendisini sağ içte görmeyi çok isterdim, bir maç da olsa. bence kılınç'ın sol iç performansının bir benzerini görebiliriz o bölgede oynarsa.

    sağ bek için de kendisini duruma göre 3. seçenek yapıp; ismail çokçalış ve omar ile yeni sezona girsek süper olur.
  • 537
    premier lig, premier lig yazanların kaçı premier ligde açıp izledi yedlin'i gerçekten merak ediyorum. bu adamı ingiltere'de kime sorsanız çok hızlı çok atletik olduğunu, hücumda öyle çok bir yaratıclığı olmasa da temposu ve ortaları ile iş gördüğünü savunmada ise çok dengesiz olduğunu ve bir maçının bir maçını tutmadığını söylerdi. hala buraya gelip premier ligde oynamış bizde sorun var bizim taktik kötü falan yazmak da bir yerden sonra bayıyor artık. tamam premier lig bizim ligimizden fersah fersah iyi olabilir ama premier ligden türkiye ligine geliyorum diye de kimse düz atlet bekten mariano gibi bekten oyun kuran bir beyine dönüşmez. kaldı ki premier ligde oynadığı takımlar da hep küme düşme hattındaydı. düştü, geri falan yükseldi hatta. demek ki paul dummet'i getirsek hücumaömer bayram kadar, marcelo sarachhi kadar katkı veremediğinde onun başlığında da premier ligden geldi bizde sorun var tarzı şeyler okuyacağız. halbu ki alakası yok. dummet'i izleyen herkes hücuma ömer ve sarachhi kadar katkı veremeyeceğini bilir

    patrick van aanholt başlığına endişelerimi yazdım. yazdım çünkü önümüzde zaman var, bedelsize düşen başka bekler var. onun 3 yıllık maliyetine kadromuza katacağımız yerli umut meraş var. benzer endişeleri yedlin için de yaşıyordum gelirken. ancak omar'ın talihsiz kazası hücum bölgesine yapılacak takviyeler orta sahadaki boşluk derken yedlin bizim için bonservissiz olması nedeniyle zorunluluk haline geldi. önümüzde hiç sağ bek alamamakla yedlin'i almak gibi bir seçenek kalmıştı. o yüzden zaten martin linnes oynuyor linnes'ten iyidir dedik ki zaten linnes'ten fersah fersah iyi. ama bu demek değil ki premier ligden geliyor şov yapacak. öyle bir beklenti varsa komik.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!