• 799
    vaka sayıları 25 kasım 2020'de tekrar açıklanmaya başlanan hastalık.

    doktor falan değilim, ancak çevremdeki hekimlerle çok sık hasbihal ettiğimiz için kafama takılanları paylaşmak isterim. yanlışım varsa da lütfen hekim yazarlarımız düzeltsin.

    bakanın da belirttiği üzere "pcr testi pozitif çıkanlar" bu açıklanan sayıya tabi. yani test sonucu negatif olmasına rağmen tomografi ile covid teşhisi konanlar bu sayıya tabi değiller.

    bir başka husus, bakan sayıları açıklarken "hastaların vaka sayısının %20si olduğunu, %80'in semptomsuz ya da çok hafif geçirdiğini söylemiştim" dedi. basit matematik ile 6814 olan hasta sayısı şayet vaka sayısının %20si ise, açıklanan vaka sayısı olan 28351 sayısı tutarlı değil. 6814 eğer %20 civarında ise vaka sayısının 34 bin bandında olması gerekli. bu da iki sayının toplamı olan 35165'e daha yakın.

    bir başka husus da, ibb başkanı imamoğlu'nun bahsini ettiği vefat sayısı. bulaşıcı hastalık verisine alanım olmadığı için girmek istememekle beraber, toplam ölüm sayısı üzerinden yine basit bir matematik hesabı yapmak isterim. normalde geçen yıllarda bu aylarda günlük ölüm sayıları istanbulda 180-190 civarında iken şu anda 450'ye yakın dedi. covid olmayan zamanlarda ortalamayı 200 olarak alalım. diyelim ki bu sene hem nüfus arttı hem başka sebeplerle ölümler arttı (ki bunu bilmiyoruz ama covid sebepli ölümleri minimize ettiğimiz bir tablo çizelim) %50 pay verelim ve ortalama ölümü 300 olarak alalım. kalan 150 için böylelikle covid sebepli diyebiliriz. bütün ülkede açıklanan ölüm sayısı ise 168. çok üstünkörü ve pembe gözlükle yapılan bu hesaba rağmen sayıların gerçek olması için kalan 80 ilde ölümlerin 18 kişiden ibaret olması gerekiyor.

    sözün özü, bu virüse karşı hiçbir zaman "fazla" ihtiyatlı olamayız. ne kadar tedbir o kadar iyi.

    işin bir diğer boyutu ise yüzyüze tanışmasak da hemen her gün birbirimizin yazıklarını okuyoruz, bir diğerimiz okusun diye yazıyoruz. tedbirleri alırken de düşüneceğimiz, her birimizi hayata bağlayan bambaşka şeyler var. önem sırası en sonda dahi olsa, burada her gün okuduğunuz biz yazar dostlarınızı üzmemek için de önlemlerinizi alınız.

    sağlıcakla kalınız.
  • 800
    28000 üzeri vakaya karşılık 168 vefat ile ölüm oranını 0.006'ya (binde 6) indirdiğimiz virüs. verileri düzgün vermediğinden veya tutamadığından emin olduğumuz hindistan, rusya ve brezilya gibi örneklerden bile 2 kat, 3 kat iyi durumdayız. avrupa'da ise ölüm oranının %4 civarında olduğunu hesap edersek zaten o gerizekalılardan 7-8 kat daha yiyiz.

    bu entryi yazarken arkada dombıra ve mehteri loopa aldım. ankara ayazı olmasa camı açıp türkiye diye bağıracağım. işte bu kadar gururluyum, işte bu kadar başarılıyız, en başarılı biziz. yerseniz tabi...

    geçtiğimiz 4 ayı sayılarla oynayarak "bakmayın o kadar da bulaşıcı değil çok iyi durumdayız" algısı ile garibi rehavete sokarak hayatıyla oynayarak harcadık, anlaşılan önümüzdeki 4 ayı da "ya tamam bulaşıcı kabul, ama inan bak hiç öldürmüyor binde bir be kardeşim" algısıyla yine garibanı rehavete sokup hayatıyla oynayarak geçireceğiz.
  • 801
    evelsi gün bir yakınını kaybeden bir arkadaşım , izmir'deki bir mezarlığa gitti. öğlen 13:00 itibariyle bir günde corona'dan ölüp gömülen 39 kişi olduğu söylenmiş. saat 13:00'e kadar olan rakam bu. muhtemelen akşama kadar 30 kişi daha hayatını kaybettiği varsayılırsa sadece izmir'de günlük ölüm sayısı 60-70 kişi dolaylarındadır. bunun daha istanbul'u ankara'sı yok. ve diğer şehirlerimiz...

    gelgelelim günlük ölüm sayısı 150 açıklanıyor. sonra biz bunları söyleyince muhalif devlet düşmanı vatan haini ilan ediliyoruz. keşke bir vatan hainliği testi yapılsa da kim kimden daha çok vatanını seviyor ortaya çıksa.
  • 805
    insanların hem burada hem de bilhassa ekşisözlük'te hiçbir bilgiye dayanmaksızın söz sahibi olmasına ifrit olduğum pandemi yaratan hastalık olur kendileri.

    ben 2 ay önce dedemi kaybettim bu hastalıktan. bize bile pek söylemediği böbrek hastalığı da tuz biber olmuştu yakalandıktan sonra.

    bu işin içinde olmama rağmen beni bile dinlemediydi rahmetli. biz eski toprağız bir şey olmaz diyip durdu koca torununa. rüyalarıma giriyor sözlük arada niye beni kolumdan tutup 500 km gelip götürmedin hastaneye daha erken diye. götürdüm götürdüm dedem ama geç kaldın be çok geç kaldın.

    edit: harf hatası.
  • 806
    iş yerinde 3 kere temaslı olup henüz yakalanmadığım hastalık. daha önce yaptırdığım 2 sürüntü 1 antikor testi negatif çıktı. şantiyede cuma selaları dışında ayda 1 sela ya duyardım ya duymazdım. şimdi cuma selalarından hariç haftada 3-4 sela daha duyuyorum. bu artışa covid dışında da bir açıklama getiremiyorum.

    evet öldürücülük oranı çok korkutucu değil, bizde bulaşan 5 personel de sıkıntısız atlattı bu hastalığı, ancak yaşlılar üzerinde ya da kronik sorunları olan insanlar üzerinde farklı seyir gösterebiliyor. çünkü alt taşeronlarımızdan birinin istanbuldaki bir şantiyesinde patlayan salgın patronlarına kadar bulaştı ve ortaklarından biri covid 19 nedeniyle vefat etti. zengini de öldürebiliyor yani bu hastalık. taşeronlarımızdan birinin işvereni türkiye'deki ilk hastalardandı. kayınpederini covid nedeniyle kaybetti. kendisinin hastanedeki 15 günü de acayip sıkıntılı geçmiş. en son umudu kestim, babama helallik iste herkesten ben gidiyorum falan demiştim diye anlatmıştı. 15 gün solunum zorluğu, öyle bir solunum zorluğu ki adam geceleri uyku bile uyuyamamış solunum zorluğu yüzünden. tabi hastalık şuan şiddet olarak o zamanki gibi şiddetli seyir etmiyor ama yine de covid nedneiyle ölümler mevcut. bununla birlikte hastalığı atlattıktan çok kısa süre sonra kalp krizi geçirip ölen insanlar da duyuyorum.

    açık konuşmak gerekirse benim aslında çok bir korkum yok bu hastalıkla ilgili. bünyeme güveniyorum diyelim. domuz gribi falan atlatmışlığım var. ancak eşim 6 aylık hamile. kapar da ona bulaştırırsam diye aklım çıkıyor. bir yandan düşünüyorum. 3 kere temaslıydım ama bulaşmadı. diğer insanlara nasıl bu kadar kolay bulaşabiliyor bu hastalık anlamakta bazen cidden zorlanıyorum.
  • 807
    bu gün bolca doktorun olduğu bir zoom toplantısına katıldım. tabi ki covid aşıları da konuşuldu. bazı düşüncelerimi değiştirdiler.

    herşeyden önce hepsi de çin aşısından yana kanaat geliştirmiş. sebebi ise aşının virüsün zayıflatılması suretiyle üretilmesi. %90 koruma oranı da gayet yüksek. batı menşeili aşılar (mesela pfeizer'inki) ise rna aşısıymış. açıkçası hepsi de bu methoda karşı güvensizler.

    onun dışında şaşırarak gördüm ki hepsi de aşı olma konusinda büyük tereddüt yaşıyorlar. en ılımlısı hemen olmam diyor. olmam diyen doktor da çok. hatta çin aşısının 3. faz çalışmaları izmir'de yapılıyormuş. biri istesem şimdi tepeciğe gider olurum dedi. ama 3. fazdan geçse bile aşı olmayacakmış.

    ben çıkarsa batı üretimi aşılardan olacaktım para ile elde etmek mümkümse. ama şu an sanırım bilinmeyenleri göz önüne alındığımda çin aşısı daha risksiz.