• 11
    son yıllarda çok fazla kullanılan kelime. yapılan işte çok para kazanılıyor olması, o işi yapan insanlara hakaret edilmesini gerektirmez. bir çok futbolcu bana göre de yetersiz ve oynamamali ama oraya o noktaya gelebilmek için hayatında bir şeyler yapmış, sen ona çöp derken ne yaptın, ondan daha yetenkliysen sende deneseydin. bir numaralı ofsayt kriterim hatta engel koyduklarımin coğu nefret, öfke kusan ve çöp yazanlar.
  • 13
    işe yaramaz, pis ya da zararlı olduğu için atılması gereken şeylerin tümü. tdk tanımı bu. dolayısıyla bir futbolcu için gayet kullanılabilir bir tabir bu bence. işe yaramaz ve zararlı* olan bir kaç futbolcu var takımda.

    işe yaramaz ne demek; verilen işi layıkıyla yerine getiremeyen demek. zararlı ne demek; işe yaramayan futbolcunun buna rağmen eşek yüküyle para kazanması durumu demek.

    örnek ya da örnekleri size bırakıyorum. ki herkesin aklına aynı isimler geliyor zaten.
  • 14
    bu tabirin son yıllarda daha sık kullanılmasının sebebi olarak bozulan ekonomik koşullar oldugunu düşünüyorum.

    eskiden toplumun temeli olan orta sınıf, günümüzde kalmadığı için ( artık 8 - 15 bin arası kazananlar) insanlar hak etmediği bir para kazandıklarını düşündüklerine karşı daha sert olabiliyor.

    tabi bunun yanında sosyal medyada gelişen zehirli dilin de etkisi büyük, toplumun geneli gerçekte yaşamadığı hayatları yaşadığı için karşı tarafı kıskanmaya da müsait bir ortam yaratıyor.

    ülkece tüketmeye çok alıştık. kapitalizmin başkenti amerika ile yaraşır düzeyde olduğumuzu düşünüyorum.
    özel hastaneler, özel okullar, özel sağlık sigortaları, güvenlikli siteler, fanus içinde yaşamlar, avmler vs.

    sonuç olarak etrafındaki herkes ve her şey değersiz ve anlamsız, yani çöp!

    not: buraya kendimle ilgili bir not da eklemek istiyorum.

    istanbul' un en kötü semtlerin birinde öğretmenlik yapmaktayım. istanbul'da da gidip gezmeyi en çok sevdiğim yer caddebostan, geçtiğimiz gün arkadaşlar ile oradaydık. basketbol oynayan gençler vardı. arkadaş(aynı okuldayız) ile aramızda şöyle bir diyalog geçti. bu çocukları alıp bizim okulun mahallesine götürürsek "nereye geldik biz, burası neresi istanbul' da mı" diye düşünürler. hatta ağlarlar diye konuştuk. :(