• 140
    ne zaman yardıran bir kanat oyuncusu görsem aklıma gelen sağ bekimiz. "en iyi 11" deyince çoğu galatasaraylı eboue'yi, perez'i, mariano'yu falan yazar ama capone bambaşkaydı. o bahsettiğim yardıran kanat oyuncularını sertliğiyle helva gibi yapar, silik bir adama döndürürdü.

    galatasaray'ın savunma oyuncusu ihtiyacı duyduğu bir dönemde takıma katılmıştı. iulian sebastian filipescu takımdan ayrılmış, bülent korkmaz yönetim ve hocayla problemler yaşadığı için devre dışı kalmış, vedat inceefe de rakip takım oyuncusunu ısırdığı için uzun süreli ceza almıştı.

    savunmaya önce istanbulspor'dan sead halilagic dost ve emre aşık düşünüldü ama olmadı. sonra taffarel'in de önerisiyle capone transfer edildi. ve transfer olduktan bir iki gün sonra fatih terim tarafından pat diye takıma koyulup 11 ağustos 1999 rapid wien galatasaray maçına ilk on birde başladı. gayet iyi de oynadı. kadroda üç sene kaldı, ne zaman forma giyse hakkını verdi. hatta transferinden on, on beş gün sonra 17 ağustos depremi yaşandı, ama capone hiç konsantrasyonunu bozmadı, yoluna devam etti.

    zaman zaman stoper oynasa da dörtlü savunmaya geçtiğimizde genel olarak sağ bekte forma giydi. uefa kupası'nın kazanıldığı, şampiyonlar ligi'nda çeyrek final ve ikinci tur başarılarının yaşandığı dönemde özellikle sağ bek olarak iyi maçlar çıkardı. attığı kritik gollerle de zihinlerimize kazındı. arka direkte kendisini unutturur, ayak veya kafa fark etmeden golünü yazardı.

    luce döneminde kendisini izlemek için bir şampiyonlar ligi maçında brezilya milli takımı'ndan temsilciler gelmiş, fakat capone sakatlandığı için maça çıkamamıştı. röportajında soyunma odasında ağladığını ve kendisini luce'yle kaptan bülent'in teselli ettiğini anlatmıştı, biz de onunla birlikte üzülmüştük. güzel adamdı capone.