• 28
    https://m.webaslan.com/...orlar-SXHBQ114729SXQ

    dünyanın en iyi alt yapılarından birisine girmişsin, vatan hasreti deyip geri dönüyorsun.

    bu ne vizyonsuzluk kardeşim.

    ben ülkemi çok seviyorum, hiçbir zaman bırakıp gitme düşüncem olmadı ama gidersem de ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için elimden geleni yaparım.

    bugün çağrı'nın yerinde olmak isteyen milyonlarca çocuk var, keşke o sabrı gösterebilselerdi aile olarak.

    elbette aldıkları karara saygı duyuyorum ama keşke iyi bir eğitim alarak öğrendikleriyle dönseydi de ülkemizdeki futbolun gelişmesine bir tık katkıda bulunsalardı.

    neyse, inşallah ileride bizim için oynar ve güzel başarılara imza atarsın çocuk.

    edit:
    yanlış anlaşılmış sanırım, ben burada aileyi eleştiriyorum, yoksa çağrı bu kararı alacak olgunlukta değil.
    sanki çağrı'nın problemlerinden ziyade aile orada sıkılmış gibi geldi bana haberden anladığım kadarıyla.
  • 30
    https://m.webaslan.com/...orlar-SXHBQ114729SXQ

    geri dönüş haberine çok sevindim. gerçekten çok yetenekli bi çocuk. allahım esirgesin.

    oraya gittikten sonra playstation oynamaktan başka bir şey yapmıyormuş, arkadaş eksikliği çekiyormuş. sağlıklı bir çocukluk geçirmesi, iyi bir futbolcu olmasından çok daha önemli.

    insanlar şunu anlamıyor. mesela bi baklava yiyemedikten sonra 120 yıl yaşasan nolacak? iyi bir eğitim alırdı amenna ama ya çocukluğu? ben çocukların ilk önce hayatlarını yaşaması gerektiğini düşünüyorum. mutlu olmak futbolcu olmaktan daha önemli.

    hem arda da buradan yetişmiş. kendisi çalışırsa buradan da gider oralara tekrardan. cengiz gibi, merih gibi.

    belki bizim altyapı da bi şeylerin değişmesine sebep olur bu dönüş.
  • 32
    hiç kimse dünya çapında futbolcu olmak zorunda değil. burada bir çocuktan bahsediyoruz, onun mutluluğu -şımarıklığı değil ama- en önemli şey olmalı. ailesinin mal varlığı zaten ona ömrü boyunca yeter. iyi futbolcu olacağım diye çocukluğundan vazgeçmesine gerek yok yani. nerede mutluysa, şımarmadan, başkalarına zarar vermeden nerede daha çok gülecek, huzur bulacaksa orada yaşasın genç kardeşimiz. yaşı daha çok küçük, ileride zaten eğitimi için uzaklaşacaktır bu ülkeden. yuvası hissettiği yere dönmesi iyi bir tercih bence. kaldı ki yetenekliyse ve çok çalışırsa burada da çok iyi bir futbolcu olabilir kendisi. nerede mutluysa, hangi alanda mutluysa orada olsun, yeter ki iyi insan olsun ve çok çalışsın. zaten sevdiği şeyi yapıyorsa çalışmak zor gelmeyecektir.
  • 37
    yurt dışında yaşamanın zorluklarını bilmeyen kişiler tarafından eleştirilen 10-12 yaşındaki çocuk. daha çocuğun almanca bilip bilmediğini bile bilmiyordur çoğu kişi, o yaşta bir çocuk dil sorunu yaşayıp nasıl sosyal hayata dahil olabilir hiç düşündünüz mü?
    hadi diyelim almancayı çok iyi biliyor, bizzat şahit olduğum için biliyorum, bunu açıklasalar da açıklamasalar da, yurt dışında türkler pek sevilmiyor.

    buna ister kültür çatışması diyin, ister geçmişte yaşanan bir takım şeylerin yansıması diyin isterseniz de dinsel ayırım diyin farketmez. insanlar 30 yaşında bile yurtdışında bu tür sorunları aşmakta zorlanırken, 10 yaşındaki bir çocuğun bu tarz şeyleri aşması çok zor.

    türkün yaşayabileceği tek yer türkiyedir, bunu da ancak yurtdışında uzun süre yaşamaya çalışmış insanlar anlayabilir. gerek yemek, gerek iklim, gerek toplum yapısı ve kültür olarak biz oldukça farklıyız.
  • 43
    haberde çocuk değil aile, özellikle de annenin mutsuzluğu yazılmış. minik çağrı orada mutlu ve hayallerinin peşindeyken bundan koparilip annesi istedi diye memlekete dönüldüyse üzücü. çocuk depresyonda ve kötü durumdaysa bilemiyorum. ben olsam firsatim varken değerlendirme yolunu seçerdim. geçtim futbolu falan iki dil ögrensin, düzgün bir egitim alsin ve köklerini orada salsin isterdim. benim ailemin de, eşimin ailesinin de büyük kısmı yurt dışında yasiyor. saygi duymakla beraber ben olsam kalirdim. hayirlisi olsun.
  • 44
    büyük ihtimalle istanbul'da kendilerine çevre edinmiş balta ailesi, almanya'daki hayata uyum sağlayamadı. çağrı'ya 11 yaşında bir futbolcu adayı, bir öğrenci gözüyle bakıyorum. enes ünal, batuhan altıntaş, burak yılmaz gibi babaları futbolun içinden gelen futbolcular var. bunlar diğer meslektaşlarına göre 1-0 önde başlıyor. sporcu bulunan bir ailede yetişmek farklı olsa gerek.

    2000 sonrası doğumlu çocuklarının olgunluk seviyesi farklı bu bir gerçek ama kendisini 16-17 yaşında a takımın eşiğine yaklaşmış bir sporcu olarak eleştirmek haksızlık olur. çağrı, daha 11-12 yaşında futbolun oyun kısmının ağır bastığı aşamada. hakan balta gibi almanya kültürünü yaşamış bir baba, ilgili bir anne ile yetişecek. iyi yerlerde eğitim alacak. sanıyorum gs taraftarı olarak güzel hikayeler istiyoruz ama sonuçta 12 yaşında daha futbolcu olmasına seneler olan bir genç sporcu var.