• 1184
    eline tarihi bir fırsat geçmiş, şehrimin takımıdır. küme düşmek kesinlikle ayıp birşey değil ancak böyle potansiyeli yüksek bir anadolu kulübünü bu hale getirmek evet büyük ayıptır. şimdi nedir bu büyük fırsat hemen başlayalım izaha. kümeden çıkan takımların, süper lig için düşünmediği dinazor futbolcuları toplarsan o iş olmaz. dortmund gibi bir model ile olur ancak. kümeden çıkarsın ama kümeden çıkmanın ne manası var ki ? şehir takımları içinde şampiyonluk yaşamış son takım bursaspor. müthiş bir stada sahip. çok büyük bir futbol aklı ile bu takımı tekrar süper ligde şampiyonluk kovalayan bir takım haline getirmek mümkün ancak nasıl yapılır ? benim görüşüm öncelikle futbol vizyonu yüksek, potansiyeli olan ve mümkünse yerli bir hoca ile uzun vadeli, enine-boyuna çalışılmış bir proje yapılıp anlaşılmalı. maddi imkansızlıklar hak getire ama altyapı faktörü öne çıkıyor. mevcut şartlarıda göz önüne getirip, 1461 trabzon modeli sanırım bursaspor için en olası senaryo. yetenekli altyapı oyuncularından kurulu genç ve dinamik bir ekip. 2-3 kiralık süperlig futbolcusu takviyesi ile takımın iskeleti kurulabilir ilk etapta. ama herşeyin başı doğru futbol aklı. sen 3 büyüklere 5-10 milyona futbolcuları satıp, üstüne 3 büyükler kadar borçlanırsan senin kaderin küme düşmek değil kapatılmak olur. doğru bir başkan, doğru bir futbol yönetim ekibi ile büyük potansiyeli olan bursaspor tekrar iyi noktalara gelebilir ancak şehrin iç dinamikleri buna hiç inanmıyor belirtmek isterim. yaklaşık 3 futbol senesi boyunca alametleri gözüken bu senaryoyu bu yıl yaşayan bu takım, sanırım yukarıda bahsettiğim reflekslerin hiçbirini yapamaz gibi.
  • 1185
    18/19 sezonunda küme düşen takım. borçları çok olduğu için ellerindeki para eden futbolcuları satmaları muhtemel. kadrosundaki potansiyelli isimler,

    emirhan aydoğan
    burak kapacak
    ertuğrul ersoy
    umut meraş
    ramazan keskin
    okan kocuk
    muhammed şengezer
    furkan soyalp

    bu tarz yerli, genç transferler olası yabancı sınırında elimizi çok rahatlatır. tutmayanları fenere satarız.*
  • 1187
    küme düşmelerine şaşırmıyorum. ligin en az gol atan takımı ve ligin en rezil defans hattına sahipler.
    birisi çıkıp da demiyor; "kardeşim bu chedjou ile ertuğrul nasıl sezon boyunca yan yana oynadı."
    chedjou en son bizdeyken dökülüyordu üzerinden kaç sene geçti halen süper lig seviyesinde stoperlik yapmaya çalışıyor.
    ertuğrul ise tam anlamıyla bir kazma. biri yazmış, bursaspor'un ahmet çalığı diye çok doğru.
    sırf altyapı diye adamı senelerdir oynatıyorlar ama o çocuktan olmaz.
    ne okan ne muhammed, galatasaray için 2.kaleci olabilir. standartları biraz yüksek tutulmalı.
    genç kalecilerin daha çok ekmek yemeleri lazım. hepsinden daha iyi olan harun'un fenerde ki halini bu sene gördük.
    eğer borçlarını yakın zamanda azaltamazlar ise gelecek yıllarda süper lige çıkmaları bile çok zordur.

    2018-2019 süper lig futbol sezonu
  • 1188
    memleketimin takimi, iyi kotu bir sempatim de vardir az macina gitmedim. kacinilmaz son malesef dun aksam gerceklesti. 3 senedir ucundan kiyisindan dondukleri dusme hattindan bu sene kurtulamadilar. cok yazik oldu cok buyuk bir sehir, her ne kadar taraftari vandallik derecesinde agresif olsa da stadi dolduran futbolla yasayan bir sehir. hepsinden onemlisi bir sehir takimi.

    efsane baskan ibrahim yazici'nin ani vefati sonrasi bir turlu beli dogrultamadilar. son ali ay yonetimi, ki taraftar tepkili olsa da iyi bursaspor'lu olarak bildiklerim kotunun iyisi diger adaylardan iyiydi her turlu demislerdi. yine de yonetim olarak buyuk cuvalladilar. ama kimse kusura bakmasin bu basarisizlikta taraftar ve yonetimin birlikte payi var. takimi desteklemeyi gurultu yapmak sanan, islikla baskiyla ic sahayi kendi oyuncusuna deplasman haline getiren bursaspor taraftari bu hazin sonun hazirlanmasin da pay sahibidir. bir sezon alt ligde akillanip seneye super lig'e daha bir taraftar gibi donmelerini dilerim. futbolcu doveceklerine, isliklayacaklarina puan farki 8'e cikmisken havaalanini dolduran galatasaray taraftarini ornek alsinlar.
  • 1189
    öncelikle oldukça kızgın olduğum için argo konusunda biraz abartırsam kusuruma en başta bakmayın istedim.

    neden buradayım? neden bursaspor başlığına yazıyorum?
    ben çok uzun zamandır futbolla ilgilenen biri olarak ne bulursam seyrederim. şehrimin takımı olduğu içinde galatasaray'dan sonra takip ederim. özellikle ılgaz çınar sonrası daha sıkı takip ediyordum ki sinir, stres sahibi olmak, kanser olmak demekmiş bu takımı takip etmek.

    karakter olarak diğer avrupa liglerinde hep lider takımları değil daha alt seviye takımları takip eder severim.
    rb leipzig, hoffenheim, atalanta (gasperini sonrası), empoli (sarri varken), st etienne, nice, sevilla, betis gibi. bunun sebebi genellikle seçtikleri teknik direktörlerin kalitesinden kaynaklı oluyordu. bursaspor'dan yıllardır bunu bekledim.

    misal, şenol güneş'in 4-2-3-1'nin üzerine koyacak birini beklerken onlar saçma sapan işlere girdiler.

    bugünde değişen bir şey olmadı çok şükür.
    sivasspor'dan ayrılan daha doğrusu çalışma kültürlerinin farklı olmasından dolayı devam edilmeyen biri olan bunu öğrenmek için sivasspor'dan herhangi birini aramanızın yeterli olduğu bir adamı tutup kolundan 5 milyon tl gibi uçuk bir paraya bursaspor koltuğuna oturtuyorsunuz.

    balık baştan kokuyor.
    3 sezondur (bu sezon dahil) sürekli düşme potasından gezinen bir takım olarak, gereksiz borçlanan bir yapıya bakıp ülkenin şampiyon olmuş 5 takımından biri olarak geldiği nokta rezilliğin daniskası olarak tarihe geçer.

    alt yapıdan çıkan oyuncuların üzerinden hareket etmek iyi bir politika olabilir ancak altyapı şampiyonu olmanız bir şey ifade etmediğini anlamanız gerekiyor. çünkü, altyapılarda kazanılan kupalar bir hiçtir. altyapının başarısı a takıma kaç oyuncu gönderdiğin ile alakalı bir durumdur. a takıma gönderdiğin oyuncu sayısı da bir noktadan sonra başarısız bir istatistiktir. zira gönderdiğin oyuncu futbolu ne kadar biliyor? bu sorunun cevabı senin başarındır.

    elinde zeki çelik gibi bir değer varken, gelecek ilgili kararı o günün teknik direktörü olan hamza hamzaoğlu'na bırakırsan ve sen yönetim olarak scout ekibine güvenmezsen sonuçlarına katlanırsın...

    bir kulübün politikası olur.
    yan politikalardan bahsetmiyorum, ana politikadan bahsediyorum.
    eğitimcilerin iyi mi? elbette değil. iyi olsalar bugün bursaspor altyapıdaki başarılarına rağmen küme düşer mi?
    sormanız gereken şey bu?

    a takım bir yana, u17- u19-u21'de sürekli ilk 3'te yer alan bir kulübün küme düşmesi???

    bunlar cevapları basit sorular.
    cevapları basit ama uygulanması imkansız çünkü futbolun f'sinden anlamayan sadece iş adamı olduğu için başkan olan birisi var. birileri var veyahut. ali ay kimdir? tekstil işinden parayı kırmış biri. başka bir özelliği yok...

    bu adama tüm karar alma yetkilerini verirseniz küme düşersiniz.
    çünkü, zeki çelik'i geri alma mevzusu varken "birileri onun iyi bir bek olmadığını söylüyor" diyebilecek kadar futboldan uzak biri. futboldan uzaksanız futbola yakın olanlara güvenirsiniz. ılgaz çınar gibi...

    o özellikle zeki'yi geri isterken almayıp bu adam losc lille gidip milli takıma seçilebilir.
    işte altyapının hali budur!!!

    bunun dışında scout ekibinin hiç bir önerisini beğenemeyen, bize futbol öğretmeye kalkmayın diyerek atarlanan, kanatsız bir oyun planlıyorum derken (muhtemelen 4-3-1-2) bir anda yaz transfer sezonunun bitmesine 5 gün kala bana kanat bulun diyen, hayattaki tek başarısı beşiktaş kulübünde bir kaç sezon oynamış, bırakın futbolu yumurta kırmasını bile bilmeyen menemenci bir adama kulüp emanet ederseniz bu kaçınılmaz sonu yaşarsanız.

    gol atamadığı beraberlik serisi yakaladığı bir dönemde lima'yı hızlanması kötü diye oynatmayan ama aslında bir ılgaz çınar transferi olduğu için içine sindiremeyen içten pazarlıklı biri samet aybaba... oysa onu 4-4-1-1 gibi dizilmiş takımda talisca gibi kullanamayı deneseydi bugün hem kendi hem bursaspor bu durumda olmazdı. ama 4-2-3-1'e olan saçma sapan bağı yüzünden ligin başlamasına 5 gün kala sistem değişikliğine gidecek kadar boş beleş bir adam olması göz kanatır.

    genç oyunculara şans vermesi bir artı değil.
    o oyunculara ne kattığı önemli. ben bir şey katmadığını düşünüyorum. ali ay ve yönetim kurulu da boş beleş adamlardan oluşmakta. ne yazık ki iş adamı olmak, hadi param var biraz ünlü olayımcı bir bakış açısıyla futbola dalanlar iyi niyetlerine rağmen sıçmıştır.

    iyi niyetin bir fayda sağlamamasına rağmen bir savunma argümanı olarak kullanılması da sadece bizim ülkede vardır diye tahmin ediyorum.

    şunu unutmamak gerekiyor ;

    samet aybaba, mesut bakkal, yılmaz vural, tolunay kafkas, ertuğrul sağlam gibi demode adamların türk futbolunda olmaması gerekiyor. abdullah avcı, ersun yanal gibi adamlarında öyle...

    ülke futbolunu kurtarmanın yolu, yerli teknik adam kısıtlamasıdır.
    şampiyon olamamış tüm yerli teknik direktörler alt liglerde şampiyon olana kadar üst lige çıkmamalıdır. uefa pro lisansı kiralayanların varlığını unutmamak gerekiyor. siz eğitimci adamları yok sayıp, sırf bir kulüpte top oynadı diye onu bir takımın başına getirirseniz sonuç hüsran olabiliyor.

    şu ligde iyi forvet ve iki kanat oyuncusu ile ligde kalman hatta avrupaya gitmen çok olası.
    çünkü o kadar kötü ki bu tip adamlar yüzünden bu lig. bir tek visca ile şampiyonluğa oynayan takımlar var bu ligde. o kadar kötü bir lig... o kadar berbat teknik direktörler var.

    şimdi bursaspor'un önünde bir yol var.
    iki sezon altligde kalıp yalçın hoca gibi biri ile sağlam bir yapı kurup, kulüp politikasını sadece bursaspor altyapısındaki eğitimsiz ama yetenekli gençlere bırakmadan tüm dünyayı kullanarak ılgaz çınar yönetiminde sağlam bir scout grubuyla ülkenin en büyük 5. kulübü olduklarını hatırlamaları gerekiyor.

    yoksa daha çok sürünürler.