• 13551
    babasının sayesinde lisans almış, allah vergisi fiziğinin yardımıyla da forvet kıtlığına girmiş türkiye'de kral ilan edilmiş kişidir. hiçbir zaman samimi bulmadığım kendisini. sahada veya röportajlarda hiç samimi gelmiyor bana. çektiği video ile ilgili olarak bir şey demiyorum.

    ama burak'ı gördüğüm veya duyduğum zaman yüzüm ekşiyor. misal selçuk, yasin, umut hatta sabri söz konusu olduğunda böyle bir şey hissetmiyorum. yani kötü futbolcu deyip geçiyorum ama burak farklı. ilk geldiğinden beri hiç ısınmamıştım.

    ben hala bunun nasıl futbolcu olduğunu anlamış değilim. tıpkı samet aybaba'nın nasıl teknik direktör olduğunu anlamadığım gibi. gerçi bu ikisinden çok var ülkemizde. yani aslında geldiği noktanın gerekleriyle alakası olmayan insanlardan bahsediyorum. burak bu insanların futboldaki en net yansımasıdır. düşüncelerimi ispatlayabileceğim bir ortamda hatırı sayılır bir süre hiç kalmadı burak. bu yüzden bu düşüncelerim hiçbir zaman dikkate alınmayacaktır. neyse, bir hikaye ile bitirelim;

    çakalın biri boyacı küpüne düşmüş ve rengârenk bir halde ormana dönmüş.

    onu gören orman ahalisi ilk defa gördükleri bu renkli hayvana biraz hayranlıkla biraz da çekinerek:

    - ‘sen kimsin?’ diye sormuşlar.

    diğer hayvanların kendisini tanımadığını ve çekindiğini gören çakal, ‘ben yeni kralım’ diye cevap vermiş. az bir kesim karşı çıksa da orman ahalisi ilk defa gördükleri bu hayvandan etkilenerek onun krallığını kabul etmişler.

    çakallar durumu anlamış ama kendilerinden biri kral olacağı ve kendilerine iltimas sağlanacağı için susmuşlar.

    tüm hayvanlar toplu halde ormanın en yüksek tepesinde yaşayan aslanın yanına gidip yeni kralı takdim etmişler.

    aslan durumu anlasa da diğer hayvanların ona olan teveccühünden dolayı ses çıkaramamış ve çakala dönüp:

    ‘tamam, artık kral sensin ama ben de bunca yıllık kralım, müsaade et bundan sonra da vezirin olayım’ demiş.

    işini aslana yaptırıp krallığının tadını çıkaracağını düşünen çakal bu teklifi kabul etmiş. günler böyle geçerken bir gece dolunay çıkmış.

    tüm çakallar ulumaya başlamış.

    bizim kral çakal da fıtratının gereği çıkmış en yüksek tepedeki uçurumun kenarına ve başlamış ulumaya.

    tüm hayvanlar onun uluduğunu görmüşler.

    herkesin her şeyi gördüğünden emin olan aslan da yaklaşıp pençesiyle çakalın ensesinden tutmuş.

    çakal şaşkınlık ve korkuyla:

    - ‘beni nasıl tanıdın?’ diye sorunca, aslan:

    - “ben senin çakal olduğunu hep biliyordum da millete nasıl anlatacağımı bilmiyordum, şimdi herkes anladı” diyerek çakalı uçurumdan aşağı atmış…"

    burak avrupa'da bir takıma transfer olsaydı keşke de herkes aslında nasıl fos bir futbolcu olduğunu görseydi.
  • 13553
    oldukça fazla defosu olsa da çok iyi bir sistemin en sonundaki dişli olarak mükemmele yakın bir futbolcu. nispeten ortalama üstü bir bitiriciliği var ve savunmayı yoran bir tarzı var.

    bizde de arkasında selçuk-melo'lu o kaliteli kadro ile müthiş iş yapmış. daha sonra takım dağılınca aynı katkıyı verememişti. milli takımda da arkasında çok iyi bir sistem olunca fransa gibi bir takıma karşı bile etkili oldu.

    seneye ise beşiktaş'ta arkasında öyle kaliteli bir omurga olmayacak. o yüzden çok fazla eleştirileceğini düşünüyorum 2019-20 sezonunda.
  • 13555
    turkiye standartlarinin uzerinde bir oyuncu burak. burak yilmaz topla iliskisi mukemmel olmasa da hareketli, guclu, delici kosulariyla rakip stoperleri cogu zaman oldukca zorlayan bir forvet.

    34 yasinda kendine bir turk topcusundan cok daha iyi bakan, yaklasik 10 yildir hep ayni seviyede golculugu surduren, hem yurt icinde hem yurtdisinda goller atan bir adamdan sadece babasindan torpilli diye bahsetmek gercekten haksizlik etmektir.

    adamin kisiligini sevmemek ayri birsey, futboluna haksizlik yapmak ayri birsey. cogu kisi icin kazma bir forvet olarak anilabilir, cogu kisi takiminda burak yerine elmander tipi bir oyuncuyu tercih edebilir. bu futbol anlayisiniz ile ilgili bir durumdur. ancak bu burak yilmazi daha kotu yapmaz. cunku burak yilmazi elmander tipi bir oyuncuya tercih edecek birsuru futbol adami da vardir. burdan burak ve elmanderi karsilastirdigim dusunulmesin; sadece iki farkli tipi kiyasliyorum. ve ben her zaman leblebi gibi gol atan bir forveti takimimda gormek isteyen gruptanim. burak yilmaz deneyen, 10 kez topu kaybetse de 11inci de sanki bu hic yasanmamis gibi yine deneyen bir adam. bu nadir bulunan bir ozellik. 90. dakikada 3 gol attigi bir macta hala 4. golu atmak icin capraz kosu yapan bir adamdan bahsediyoruz. macin kac kac oldugundan bagimsiz olarak laubali olmayip ayni disiplinle hucum yapmaya calismasina, gole ac olma halini kac gol atarsa atsin koruyabilmesine saygi duyulmasi gereken bir oyuncu. hirsiyla, gucuyle, dinamizmiyle oyun icinde bu kadar aktif kalan ve bu sayede takimina statik bir santrafordan en az 2 kat pozisyon saglayan bu adama saygi duymayi bence artik ogrenmeliyiz. mukemmel bir oyuncu degil evet ama ortalamanin cok uzerinde bir oyuncu burak. ve biz bu adamin topculuguna gercekten haksizlik ediyoruz.