• 1231
    fatih terim ile yol ayrımına gittikten sonra, kendilerini düşman belleyen sosyal medya taraftarları tarafından kirli çamaşırları ortaya dökülen yönetim.

    külotçular, çorapçılar, telefon seksçileri... kulüp mü yönetiyonuz, grinin elli tonunu mu çekiyonuz? internette dolaşan meşhur bir yorum vardır hani; "bu sitenin admini nerede pornoya döndü burası" diye. hakikaten yönetimi özetliyor. bu yönetim gittikten sonra bi yıkayıverin kulüp binasını falan. ışıtan gün gibi selim sefada gibi adı bu skandallara karışan yöneticilerin sağlıklı bir zihin yapısına sahip olma ihtimali yok.
  • 1232
    bugün yogun bir gündü ve nerede ise bütün gün sözlüge ugrayamadim. simdi telefonu elime aldim ve bir göz atayim dedim, neler dönmüs diye. arladas bu burak elmas ekip arkadaslarini vukaatlari bitmiyo ki. ı$itan‘dan sonra bir de selim cikti. 2 kisi daha bulup, maskeli besler‘in devamini ceksinler bari. bu nedir
    abi? yemin ediyorum corona‘dan sonra dünyanin sezon finaline denk geldigimize iyice inanmaya basladim.
  • 1233
    şu an belmas yönetimi olsam ilk yapacağım hareket ikinci emre kadar tüm yönetimin sosyal medya hesaplarını dondurmak/sildirmek olur. işin ilginci 40lı yaşlarında yöneticilik yapmış birinin bilmesi gereken ilk şey. şu an yurtdışında bu mevkide çalışan birinin corporate bir sosyal medya hesabının her tarafının tertemiz olması gerekir. bunun için şirketler, eğitimler vs bulunuyor.

    büyük ihtimalle galatasaray tarihinin önce tff, ardından terimciler tarafından en zorlanan yönetimi oldular. yönetimde iyi niyetli olduğuna inandığım herkese (burak elmas'ın kendisi dahil) ciddi bir sempatim var, ama günün sonunda parçalandılar. yakın zamanda toplu istifalar bekliyorum. tek dileğim olabildiğince şu anki "3 yıllık planlama"nın devam ettirilmesi.

    eğer yeni başkan elneny vs tipleri doldurursa, hatta daha beteri bilinmeyen bir başkan adayı fatih hoca'yı geri getireceğim diye kampanya yaparsa bu takım gözümüzün önünde erir gider. yıllardır yapılan "fenerbahçe olmayalım" geyiği fatih hoca galatasaray'dan tamamen el eteğini çekene kadar gerçekleşmiş olur.
  • 1234
    bu adamlari basimiza kim musallat etti diye sormak kimsenin aklina gelmiyor nedense!
    mustafa baskanin terim ile arasi bozulup calismayacagini beyan eden demecler verdikten sonra adamin ne itibari kaldi ne tarihteki en kotu baskanligi.
    secimde adayligini koyan burak elmas terim’e tam destek verince butun terimci tayfa kayitsiz sartsiz bu adama destek oldu ve secimi kazandi.
    simdi bakiyoruz cogunlugu ayni ekip istifasini istiyor.
    peki bu adamlarin basimiza gecmesine sebep olanlar simdi hic mi sucluluk duymuyor.
    bu adamin baskan olacak bilgi ve birikime sahip olmadigini sirf terime destegi yuzunden secildigini gormuyorlar miydi o zaman?
    bugun ipligi hakli olarak pazara cikan isitan gun ve sukelasi o zaman da yonetimde degil miydi?
    o zaman bu adamlar superlerdi ucuyolardi kaciyolardi.

    ben onu bunu anlamam bu kifayetsiz yonetime destek verip sectiren terim de taraftar da sucludur.
    simdi bunlari da begenmedik yenisi gelsin isteniyor.
    ne guzel dunya olan galatasaray’a oluyor.
    ne terim ne burak elmas ne isitan gun ve digerleri kaybetmiyor kaybeden sadece galatasaray oluyor.
  • 1236
    mayıs ayı itibariyle deli gibi savunulan, istenilen hatta uğruna eski yönetime sövülen şu anda da beğenilmeyen yönetim. şimdi beğenmiyor yenisini istiyorlar.

    keşke şu an ahlak bekçiliğine soyunanlar, araştırmacı gazeteci edasıyla ortaya çıkan tipler o zaman ortaya serseydi tweetleri. ama o zaman fatih terim'i göndermemişlerdi, o zaman sorsan "bize ne adamların attığı tweetten, yobaz mısınız bu adamlar kulüp yönetecek" derlerdi.
  • 1237
    fatih hocam'la ayrılık sürecini kötü yönetmiş olan ama diğer yandan da abartılı şekilde üzerine baskı kurulan yönetimdir. kimse galatasaray'dan büyük değildir, ne burak elmas ne fatih terim.

    gelinen aşamada yönetime yüklenmek için yapılan şeyler makul değil. yönetiminde bulunan isimler aday oldukları dönemde de o tivitleri vardı önceden yazmışlardı. kimse çıkıp tek kelime etmedi.

    ben aday olan hiçbir başkanı bir taraftar olarak özellikle desteklememiştim. çünkü hiçbir aday bana ne özhan başkan sempatisi ne de ünal aysal karizması hissettirdi.

    o dönem burak elmas holiganlığı yapanlar şimdi kelle almak için kara propoganda yapıyor. kusura bakmasınlar ama ne dün ne de bugün yapılanların bende bir taraftar olarak karşılığı yok.

    şu an kelle isteyenler dün destekleyenlerle aynı kişiler.

    dünden bugüne değişen tek şey fatih terim'e yapılanlar. ben yıllardır takımımızda hakkıyla uğurlanan birisini görmedim. bu söylediğim şey futbolcu düzeyinden başkan düzeyine kadar herkes için böyle. jübile yapılmayan oyuncularımıza bir bakın, gönderilen hocalara bakın, şimdi herkesin sevgiyle andığı son başkanımıza bakın.

    fatih hocamız canımız ciğerimiz, efsanemiz. ama ona yapılan şey ilk değil ve son da olmayacaktır.

    galatasaray'dan büyük değiliz, değilsiniz.
  • 1240
    ne kadar amatörce ve rastgele yönetim kurduğunu gördüğümüz mevcut başkanımız.

    yaşananlar, ortaya çıkanlar, yönetime seçilen insanların karakterleri ve geçmişleri... insan gerçekten hayret ediyor. yani bu kadar liyakatten uzak ve problemli insanların yönetime alınmış olması en hafif tabiriyle iş bilmezlik. burak elmas gerçekten başkanlık için ya çok toy ve beceriksizce hareket etti, ya da burak elmas da bu işlerin içinde. ya burak başkan da neler olduğunun gayet farkında ama üç maymuna oynuyor, ya da çok saf bir başkanımız var ki herkesi melek falan sanıyor. zamanında nihat özdemir için kendisi iyi ama çevresi kötü demişliği var ancak şunu unutuyor, kötü çevre insanların altını kazar ve onları sona sürükler. nihat özdemirin çevresi kötü olsaydı kendisi çoktan koltuğundan kalkmıştı. demek ki ya kendisi de kötü, ya da çevresi onun için iyi, ancak başkaları için bu cümleleri kurana kadar keşke biraz kendi çevresine baksaydı.

    seçileli yaklaşık 7 ay olan başkanımız şimdiden yönetim bazında büyük problemler yaşıyor. kadın basketbol şubesinde sıkıntılar baş gösteriyor zaten. erkek futbol şubemizin hali ortada, demek istemiyordum ancak tabiri caizse dingonun ahırıma dönmüş durumda. henüz 7 ay oldu tekrar hatırlatmak isterim. burak elmas gelirken taraftarın büyük bir çoğunluğuna her şeyden önce umut verdi. vaatler, planlar ya da gerçekler değil, hayaller anlattı bize kendisi demek ki. yaptığı ve paylaştığı planlamanın en anahtar kısımlarını uygulamaya koyamamış ve zaten sallantıda olan bir kulübü bu sallantıdan çıkarmak yerine kendi elleriyle sallamıştır.

    kendisini tanımam etmem. açıkçası son olaylardan sonra özellikle fatih hocanın gönderiliş biçimine baktığım zaman (kendisinin gönderilmesi ve galatasaray için artık yepyeni bir sayfanın açılmasını istiyordum zira her kötü dönemden sonra fatih terim'e sarılmak çok saçma, sonuçta o da fani ve eninde sonunda kendi ayaklarımız üstünde durmayı öğrenmemiz lazım.), burak elmas'tan soğumak için bu olay tek başına bile yeterli benim için. artık gözüm kendisi ve yönetimi üzerinde. sözlerine güvenim sıfır. başarılı olacağına olan inancım kayboldu (branş bazlı değil yönetim ve stratejiler olarak düşüncem bu). bu demek olmuyor ki spor şubelerimiz başarılı olamaz veya ben başarılı olmalarını istemiyorum. kesinlikle çok daha iyi hale gelmemiz lazım ve en azından futbol şube için ben hala tünelin ucunda bir ışık hüzmesi görüyorum ancak yönetim için aynısını söyleyemiyorum işte. umarım en kısa zamanda yönetim arındırılır ve liyakatli, iş bilen ve başarılı insanlar tarafından yönetilir kulübümüz, ya da daha fazla galatasaray'a zarar verilmeden galatasaray için daha çok çalışacak ve daha çok şey başaracak şahıslar yönetimimizi devralır. tek temennim galatasaray'ın daha güzel yarınlara sahip olması. gerisi teferruat.
  • 1243
    (bkz: #3182400)

    zamanında söyledim fatih terim adıyla seçime girer, tüm ipleri ona verirseniz sonunda duvara toslarsınız diye hem burada hem sosyal medyada benim gibi düşünenler saldırıya uğradı. şimdi ise bunları seçtirmek için propaganda yapan, diğer aday ve mevcut yönetime* saldıranlar tarafından nasıl hedef tahtasına oturtuluyorlar görüyoruz. keşke seçime girerken eşref bey gibi fatih terim' in arkasına saklanmak yerine şartları değerlendireceğiz filan deseydiniz şimdi bu durumda olmazdınız...

    seçimi kazandığı günden beri hocadan habersiz hiç bir karar alamayan, ilk defa bir karar alıp hocayı gönderdiğinde ise hayatın gerçekleri ile yüzleşen, kendilerini başkanlığa getirenler tarafından linçlenen yönetim. aslında sezon başından beri kulübü yöneten bile kendileri değildi, her istediği yapılan, her kararda onayı olan hep başkasıydı ama şimdi gölge başkan gidince başarısızlığın faturası bile kendilerine kaldı. bu medya baskısı ile sene sonunu görebilirlerse dua etsinler. galatasaray medya gücü kulüp lehine pek bir katkı yapamaz ama iş kendi içinden birini yemeye gelince dünyada eşi benzeri yoktur, geçmiş olsun.
  • 1245
    6 aylık yönetimleriyle bile hemen her alanda bize yaşattıkları pişmanlık çok büyük. fenerbahçelilerin yıllarca beklediği ali koç ve yönetimi için ne düşündüğünü hayal edince bile kalbim sıkışıyor. neyse ki her geçen gün kendi kendilerini yok ettikleri için uzun süreli bir beraberliğimiz olamayacak. sene sonunu dahi görebileceklerini düşünmüyorum.
  • 1246
    fikri hür vicdanı hür irfanı hür ifadesindeki hürlüğü yanlış anlamış görülen yöneticilerinden oluşmuş kurul.
    özellikle +16 ve +18 twitler atmış olanlar tam türbünlerden gelme galiba. fatih hocanın gönderilmesinde haklı olabilirler ama galatasaray gibi kendi gelenek göreneklerinde muhafazakar bir yapıya sahip kurumda başta kalmaları mümkün değildir.
  • 1248
    haklarındaki iddialar zaten korkunç seviyelerdeyken üzerine geçmişte attıkları tweetler sebebiyle gündemden düşmemekte olan yönetim.

    istifa etmeliler. galatasaray spor kulübü, yönetim kurulunun bu tarz rezillikleri ile gündemde olacağı bir kulüp değil. kaldı ki, istifa etmeleri gerekliliği fatih terim ile yaşanan olaylarla başlayan bir durum değil. spor kulübü yönetme işini beceremediler. şu sıralar gündemde olmalarının sebebi olan twitter'da atıp tutmak kadar kolay olmadığını anlamışlardır. başkanlık makamının hiyerarşik olarak altında yer alması gereken teknik direktörlük makamını pratikte önce kendilerinin üstünde konumlandırdıkları yetmedi, ipleri ellerine alma işini de yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

    fatih hoca'nın artık gitme vakti gelmişti. yapılanma adımını sezon başında hepimiz destekledik, en hoca karşıtı olanlar dahi gençleşmenin gerekliliği hakkında olumsuz düşünmedi, ki olumsuz düşünülebilecek bir konu zaten değil. yalnız fatih hoca, yapılanma sırasında ne taraftar ne yönetim tarafından yarı yolda bırakılmadı. kendisi taraftar nezdinde kulübün en çok krediye sahip ismi olduğu halde transfer sezonu öncesinde yolların ayrılması gerekliydi. şampiyonluk yarışına girmiş ve averajla kaybetmiş olmamız takımın ne kadar rezalet bir durumda olduğunu taraftara unutturdu genellikle. 3 yıllık yapılanma için kendisine sabır göstermeyi hak edecek bir oyun planı gösteremedi geçtiğimiz sezonlarda. sadece ama sadece kendisinin fatih terim olması bir şansı daha hak etti. ve bu sezon da kısır oyunumuz devam etti.

    yönetim, fatih hoca ile yolların ayrılması konusunda oldukça geç kalmakla beraber bu işi yapma şekliyle de kaos ortamı oluşturdu. seçim sonrası tutulamayan uçuk vaatler, bahsedilen büyük sponsorluklardan sonra stat sponsorluğu konusunu batırmaları gibi şeyler, ki erden timur müthiş bir galatasaraylı olmasa bu anlaşmayı bile beceremeyeceklerdi, ve fatih hoca olayını idare edememeleri kendilerinin imajını yerle bir etmekle kalmayıp makamlarını terk etmeleri gerekliliğini göstermektedir. aklı başında galatasaray taraftarı bugüne kadar hem hocanın gitmesi gerektiğini hem de yönetimin istifasının gerektiğini iddia etmişti. sırada kendileri var.