• 753
    hakem konuşmamaya, özellikle maçtan sonra hararetli hararetli açıklamalar yapmamaya devam etmeliler kesinlikle. çok çok gerekirse sosyal medyadan bir açıklama yayınlasınlar tek tük yeterli.

    ben istemiyorum arkadaş galatasaray’ı temsil eden insanların basın önünde hararetli hararetli saçma sapan açıklamalarını. hele ki galatasaray başkanlık makamını böyle görmek hiç hoşuma gitmiyor. benim inandığım galatasaray klasına yakışmıyor böyle boş boş işler. ekstra bir işe yaradığı da yok zaten. kamuoyu oluşturulacaksa taraftar yapar bunu. hoca da yapar. yönetim girmesin bu işlere.
  • 756
    hakem konusunda bağırıp çağırıp konuşmamaları doğrudur, arka planda bi şeyler yapılıyor ama yeterli mi onu yorumlamak için elimizde yeterli veri yok.

    bi kere galatasaray başkanı asil olmalı. öyle her hakkı yendiğinde çıkıp bas bas bağırmak yerine, data biriktirip, kanuni gücünü kullanacağını gösterip, taraftarının farkında olup, yeri geldiğinde lafı gediğine oturtmalı. diğer tüm günahlarına rağmen gördüğüm bunu en iyi yapan başkan ünal aysal’dı. burak elmas yönetimi arkada data topluyor bildiğimiz üzere, hukuki tarafta etkin görünüyor, burak başkan da konuşması gerektiğinde konuşuyor ama devamını bilemiyoruz.

    asaleti bi köşede unutmamak gerek. beyaz sayfa açıklamaları, suratı kıpkırmızı kesilip bağırmak falan yakışmaz. örneğin, rakip takımın stadında fetö göndermesi yapılan pankartı gördüğünde o stadı terketmen gerekir galatasaray başkanı isen. asil olman gerekir. bilmem anlatabiliyor muyum.
  • 758
    hakkımızda olumsuz değil, art niyet kelimesinin vücut bulmuşçasına hareket eden hakemler tarafından verilen kararlardan sonra 24 saat içinde belirleyeceği bir sunucu ile birlikte pozisyonları tek tek projeksiyona yansıtıp bütün medya çalışanlarını çağırıp izletmesi gerekiyor. sunum başlığı da belli: "ayarı kaçan tartar, gün gelir sizi de tartar"

    bu görüntülerden de bi video oluşturup tüm sosyal medyada paylaşılmalı ve maç içerisinde yenilen hakların daima kamuoyu huzursuzluğuna sebep olduğunu hissettirmeliyiz.
  • 759
    galatasaray'ın penaltısının verilmediği, haksız penaltıyla puan kaybettiği, ya da ne bileyim, ofsayttan hak kaybına uğradığı onlarca maç vardır. bunlar futbolun akışı dahilinde olan, bir kısmı zaten liyakat eksikliğinden kaynaklı beşeri hata olan, ve her takımın az çok şikayet ettiği şeyler. "kime daha çok oluyor" muhabbetine de girmeyeceğim.

    25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçı, benim izlediğim derbiler içinde bir ilke sahne oldu. ben galatasaray'ın, yumruklu-dirsekli-tokatlı bu kadar açık meydan dayağı yediği maç hatırlamıyorum (oyunun durduğu ve kavga edilen maçları saymıyorum tabii). bazı arkadaşlar bahsetmiş, antu'sundan fenerbahçeli arkadaş muhabbetlerine, çoğu fenerbahçeli bile ilk kez böyle bir şeye tanık oldukları için şaşkınlıklarını gizleyememiş.

    öyle "penaltım verilmedi de ondan yenildim" maçı değildi 25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçı. galatasaraylı futbolcuların fiziksel sağlığı için ciddi manada endişe duyduğum bir maçtı. nelsson'un düşüşünü gördünüz mü?

    burak elmas yönetiminin 25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçı sırasında yapması gerekense çok basitti. maç sonu çıkıp kameralara iki bağırıp, üç ay hak mahrumiyetini alıp aşağı oturmak gibi etkisiz bir protesto olmayacaktı. galatasaray'a yakışan, noblesse oblige ekolüne uygun bir protesto olacaktı. maç sonunda herkes evine dağıldıktan sonra değil, maç sırasında yapılacağı için çok daha geniş kitlelere ulaşacaktı. galatasaray'ı dışında tutmak için büyük çaba harcayan türkiye futbol makinasında en azından maddi bir zarar olacaktı. kamuoyunda bir farkındalık yaratacaktı hatta belki, sadece belki, bir şeylerin değişmesini sağlayacaktı.

    ha, bu kararı alıp maç sırasında terim'den izin istemişlerse ve izin alamadıkları için uygulayamadılarsa eleştirmem, o başka.